Namaz Kılamadan Cennete Giden Zat!

Namaz Kılamadan Cennete Giden Zat!
Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadis-i şerif rivâyet edenlerdendir. Yemen'in Devs kabilesindendir. Hadis-i şerif öğrenme husûsundaki gayreti çok fazlaydı. Bir defâsında hazret-i Âişe vâlidemizden; "Resûlullah'ın sözlerini ve hâllerini siz mi çok biliyorsunuz, yoksa Ebû Hureyre mi?" diye sordular. Şöyle cevap verdi:
"Ebû Hureyre bilir. Çünkü ben ev işleriyle meşgul olurdum. Yemin ederim ki, Ebû Hureyre bütün vaktini Resûlullah'ın huzûrunda geçirmiştir."
Ebû Hureyre'nin Sevgili Peygamberimizin vefâtından sonra en çok sevdiği ve meşgul olduğu iş, hadis-i şerif rivâyet edip yaymak olmuştur...
UHUD'DA GERÇEĞİ GÖRDÜ!..
Ebû Hureyre hazretleri bir gün, yanında bulunanlara "İman edip, hiç namaz kılmaya fırsat bulamadan vefat eden ve cennete giren kimseyi bana söyleyebilir misiniz?" dedi. Orada bulunanlar "Biz bilemiyoruz, siz söyleyin?" dediler. O da "Abdüleşheloğullarından Usayrım diye anılan Amr bin Sâbit bin Vakş" cevabını verdi.
Hadisin râvilerinden Husayn diyor ki:
Ben Mahmud bin Esed'e "Usayrım'ın durumu ne imiş? Ne yapmış?" diye sordum. Şöyle anlattı:
"Usayrım, kavminin İslâm'a girmesine hep engel oluyordu. Uhud Savaşı yaşandığı gün, gerçeği anladı ve Müslüman oldu. Sonra kılıcını aldı, yürüdü. Savaş alanına girip savaştı. Aldığı yaralarla hareket edemez hâle geldi...

"O, CENNET EHLİNDENDİR"
O sırada, Abdüleşheloğullarından bazıları savaş meydanında kendi cenazelerini arıyordu. Derken Usayrım'a rastladılar;
"Vallahi bu, Usayrım! Burada ne arıyor, biz ondan ayrılırken Müslümanlık davasına karşı idi" dediler. Yanına yaklaşarak, "Ey Amr, niçin geldin? Kavmine acıdığın için mi yoksa İslâm'a girmek için mi?" diye sordular. "İslâm'a girmek için geldim. Allah'a ve Peygamberine iman ettim, Müslüman oldum. Sonra kılıcımı aldım. Resûlullah ile birlikte yürüdüm, şu yaraları alıncaya kadar savaştım" dedi. Çok sürmedi, onların elleri arasında ruhunu teslim etti.
Durumu Peygamber Efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) bildirdiklerinde, "O, cennet ehlindendir" buyurdu.

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek