Selîm Fetihpûrî

Selîm Fetihpûrî
Selim Fetihpûri hazretleri, Hindistan'ın meşhur velilerindendir. 1492 (H.897) senesinde doğdu. Soyu evliyânın meşhurlarından Fudayl bin İyâd hazretleri ile Genc-i Şeker hazretlerine dayanır. Çeştiyye yolunda kemâle ermiştir. Zamânın hükümdârı Ekber Şahın çocuğu olmuyordu. Selim Fetihpûri hazretlerine gelip, duâ istedi. Onun duası ile Ekber Şahın bir oğlu doğdu. Selim Fetihpûri hazretleri ona Selim ismini koydu. Ekber Şah, doğru yoldan ayrılıp; "Dini İlâhi" diye sapık bir yol kurdu. Ehl-i sünnet âlimleri sapık fikirlerine cevap verdi. Fakat âlimlere ve Müslümanlara çok zulüm ve işkence yaptı. Sonunda şiddetli bir dizanteri hastalığına yakalanıp öldü. Yerine oğlu Selim Cihangir pâdişâh oldu. Babasının kurduğu sapık yolu tamâmen ortadan kaldırdı. İmam-ı Rabbani ve oğlu Muhammed Masum hazretlerine talebe olup, Ehl-i sünnet itikâdının her yere yayılmasına vesile oldu. Selim Fetihpûri hazretleri 1571 (H.979)de vefât etti. Fetihpûr şehrindeki türbesindedir. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde, tevekkül hakkında buyurdu ki:
Huzeyfe-i Mer'aşi, İbrâhim-i Edhem'e hizmet ederdi. Sebebini sorduklarında, şunları anlattı: "Mekke'ye giderken çok acıkmıştık. Kûfe'ye gelince, açlıktan yürüyemez oldum. "Açlıktan kuvvetsiz mi kaldın?" dedi. "Evet!" dedim. Hokka, kalem, kâğıt istedi. Bulup getirdim. Besmele ve "Her şeyde, her hâlde sana güvenilen Rabbim! Her şeyi veren sensin! Sana her ân hamd ve şükrederim. Seni bir ân unutmam. Aç, susuz ve çıplak kaldım. İlk üçü, benim vazifemdir. Elbette yaparım. Son üçünü sen söz verdin. Senden bekliyorum" yazıp, bana verdi ve "Dışarı git ve Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey umma ve ilk karşılaştığın adama bu kâğıdı ver!" dedi...

"BUNU KİM YAZDI?"
Dışarı çıktım. İlk olarak, deve üstünde biri ile karşılaştım. Kâğıdı ona verdim. Okudu, ağlamaya başladı. "Bunu kim yazdı?" dedi. "Câmide birisi" dedim. Bana bir kese altın verdi. İçinde altmış dinâr vardı. Bunun kim olduğunu sonradan, etrâftakilere sordum. Hristiyandır, dediler. İbrâhim-i Edhem'e bunları anlattım. "Keseye elini sürme! Sâhibi şimdi gelir" buyurdu. Az sonra, o Hristiyan geldi. İbrâhim'in ayaklarına düşüp, öptü. Müslümân oldu...
Îmânı kuvvetlendirmek için, böyle nâdir olayları okumak lâzımdır.

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Vehbi Tülek