Seyyid Abdülazîz
Seyyid Abdülaziz hazretleri, Doğu Anadolu'da yetişen kıymetli velilerdendir. 1880 (H.1297) senesinde vefât etti. Kabri, Yukarı Doğubâyezid'dedir. Babası Seyyid İbrâhim, dedesi ise Seyyid Abdurrahim hazretleridir. Dedesi, Arvas Medresesinde ve babalarının sohbetinde yetişip kemâle ermiş, büyük bir âlim ve veli olmuştur. 1785 (H.1199) senesinde İshâk Paşa tarafından Doğubâyezid'e dâvet edildi. Bu dâveti kabûl edip oraya yerleşti. Böylece Arvas âilesinden bir kol da oradan yayıldı...
Seyyid Abdülaziz hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce, bir dostuna belâ ve musibetlere sabır husûsunda (Seyfeddin-i Fârûki hazretlerinin Mektubat'ından nakille) şöyle nasihatte bulundular:
Allahü teâlâ Bekara sûresi 156. âyet-i kerimesinde meâlen; "Ey Resûlüm! Belâya ve musibete sabredenlere müjdele ki, onlar belâ ve musibet gelince dediler ki: (Biz hayâtımızda Allahü teâlânın kuluyuz ve öldükten sonra da yine O'na döneceğiz) buyuruldu. Üzüntümü nasıl anlatacağımı ve ne yazacağımı bilemiyorum. Herkesin sevdiği ve Allahü teâlânın sonsuz affına muhtaç, Seyyid Emir Hanın insanı ürperten ölüm haberini işitince ne kadar elemlere gark olduğumuz, ne türlü gam ve sıkıntılara düştüğümüz, söz ve yazıya sığmaz. Bir gün bu haber gelince, bütün ev halkı dayanılmaz acılara ve hüzne kapıldılar. Hastalık gibi bâzı mâniler olmasaydı, bu fakir bizzat gelerek başsağlığı dileyecektim. Bu acı yalnız sizin değil, hepimizin, bütün dostlarımızın müşterek acısıdır. Lâkin elden ne gelir...
Sizin için de bizim için de ölüm hemen önümüzdedir, gelecektir. Nâziât sûresi 7. âyet-i kerimesinde meâlen; "Kıyâmet günü birinci sûr ile bütün gökler harekete geçecek, bütün mahlûkât yok olacak, herkes ölecektir. İkinci sûr ile bütün mahlûkât yeniden hayat bulacaktır" buyuruldu. Hazret-i müceddid-i elf-i sâni rahmetullahi aleyh, İmâm-ı Nevevi'nin rahmetullahi aleyh Hilyet-ül-Ebrâr kitabından naklen buyurmuşlardı ki:
VEBADAN ÖLDÜLER!..
"Abdullah ibni Zübeyr radıyallahü anh zamânında insanlar üç gün tâûn (veba) hastalığına yakalandılar. Bu salgın hastalıkta, Peygamberimize sallallahü aleyhi ve sellem hizmet eden Enes'in (radıyallahü anh) seksen üç oğlu ve torunu ve Abdurrahmân ibni Ebi Bekr'in (radıyallahü anh) ise kırk oğlu ve torunu vefât etmiştir." İnsanların en hayırlısı Peygamber efendimize, Eshâb-ı kirâmına (radıyallahü anhüm) öyle muâmele yapılınca, bizim gibi âsiler hangi hesâba dâhil edileceğiz?