Sizi Ve Bütün Yaptıklarınızı Allahü Teala Yaratıyor

Sizi Ve Bütün Yaptıklarınızı Allahü Teala Yaratıyor

Ebû Abdullah Halimi hazretleri kelâm ve Şafii fıkıh âlimidir. 339 (m. 950)'de İran'da Cürcân'da doğdu. Küçük yaşta Buhara'ya gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden kelam ve fıkıh ilmi tahsil etti. Tahsilini ta­mamladıktan sonra kadılık vazifesinde bulun­du ve "şeyhü'ş-Şâfiiyyin" adıyla meş­hur âlim oldu. 403 (m. 1012)'de Buhara'da vefat etti. Buyurdu ki:

Ehl-i sünnet vel-cemaat âlimleri, Kaza ve Kader bilgisini şöyle anlattılar: İnsanların hayırdan ve şerden yaptıkları bütün işleri, Allahü teâlânın takdiri ve irâdesi ile hâsıl olmaktadır. (Takdir), halk, icat etmek, yaratmaktır. Allahü teâlâdan başka, hâlık, mûcid, yaratıcı yoktur. Allahü teâlâ, (Sâffât) sûresinin 96. âyetinde meâlen, (Sizi ve bütün yaptıklarınızı, Allah yaratıyor) buyurdu. Hayrı ve şerri, Hak teâlâ yaratıyor ise de, yapılan işlerde, kulların irâde ve ihtiyârlarının da tesiri vardır. Evvelâ, insan irâdesini kullanır. Sonra, buna uygun olarak, Hak teâlâ da irâde ederse [isterse], bu işi halk eder, yaratır. Kulun irâde etmesine (Kesb) denir. İnsanın yaptığı işi yaratan, Allahü teâlâdır, kesb eden, kuldur. (Onun izni olmadan, hiçbir şey hareket edemez!) sözü halk etmek bakımındandır.
Kulda irâde, ihtiyâr olmasaydı, Allahü teâlâ, bunlara zâlim demezdi. Âl-i İmrân sûresinin 117. ve Nahl sûresinin 33. âyetlerinde meâlen, (Allahü teâlâ onlara zulmetmez. Onlar, kendilerine zulmettiler) buyuruldu. Kâtili öldürmek ve fâsıklara azâb yapılması, kesb ettikleri içindir.
İnsanlara, şeriate uyacak kadar ihtiyâr ve kudret verildi. Titremek ile oynatmak arasındaki fark meydandadır. Allahü teâlânın merhameti pekçoktur. Kullarına, yapamayacakları şeyleri emretmedi, yapabileceklerini emretti. Bekara sûresinin son âyetinde, (Allahü teâlâ, kullarına yapabilecekleri şeyleri emretti) dedi.
İmâm-ı a'zam Ebû hanife, imam-ı Câfer Sâdık'tan sordu: (Ey Resûlün torununun torunu! Allahü teâlâ, insanların işlerini, kendi arzularına bıraktı mı?) deyince, (Allahü teâlâ, Rab olmakta, kullarını ortak etmez) buyurdu. (Kullarına cebr eder mi?) dedikte, (Kullarını cebr edip de azâb etmek, Onun adaletine uygun değildir) dedi. (O hâlde, nasıl inanmalı?) dedikte, (İkisi arası. İşleri cebr ile yaptırmaz. Onların keyflerine de bırakmaz) dedi.

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Vehbi Tülek

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Vehbi Tülek

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Vehbi Tülek

Okuduğu Her Hasta Şifaya Kavuşurdu

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, Büyük Bir Musîbettir

Vehbi Tülek