Ubeydullâh Ibn-i Batta

Ubeydullâh Ibn-i Batta

Ubeydullâh ibn-i Batta hazretleri Hanbeli fıkıh ve hadis âlimidir. 304 (m. 917)'de Bağdat yakınlarındaki Ukberâ'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat, Basra, Şam, Humus ve Mekke gibi ilim merkezlerinde büyük âlimlerden ders aldı. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Ukberâ'ya döndü ve birçok talebe yetiştirdi. 387 (m. 997)'de Ukberâ'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hazreti Âişe (radıyallahü anhâ) anlatır: Eshâb-ı Kirâm bir mesele hakkında ihtilafa düştüğü zaman, babam Ebû Bekr (radıyallahü anh) hemen imdâda yetişir ve o mesele hakkında kesin hükmü verirdi. Resûl-i ekrem efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) vefât ettiği zaman, defin husûsunda Eshâb ihtilafa düştü. Bunun üzerine babam: "Ben, Resûl-i ekrem efendimizin 'Her peygamber vefât ettiği döşeğin altına defnedilir' buyurduğunu işittim" dedi. Eshâb-ı Kirâm, Peygamberimizin mirası hususunda da ihtilafa düştüklerinde, yine babam: "Ben, Resûl-i ekrem efendimizin 'Biz peygamberler miras bırakmayız. Bizim bıraktıklarımız sadaka, olur' buyurduğunu duydum" dedi.
Ukbe bin Amir el-Cüheni (radıyallahü anh) anlatır: "Resûl-i ekrem efendimizle karşılaştığım zaman bana, 'Ey Ukbe! Seni ziyâret etmeyen akrabaları sen ziyâret et. Sana bir şey vermeyene, sen ver. Sana zulm edeni, sen affet' buyurdu."
Başka bir zaman karşılaştığımda, 'Ey Ukbe! Sana Allahü teâlânın Tevrât, Zebur, İncil ve Kur'ân-ı kerimde bir benzerini indirmediği sureleri öğreteyim mi? Her gece onları mutlaka oku. Bu sûreler İhlâs, Felâk ve Nâs sûreleridir' buyurdu. Resûl-i ekrem efendimizin bu emrinden sonra, bu sûreleri hiçbir gece okumadan yatmadım."
İbn-i Mes'ûd (radıyallahü anh) anlatır: Resûl-i ekrem efendimizin yanına bir kişi gelerek, "Yâ Resûlallah! Kendim, çoluğum-çocuğum ve malım için korkuyorum" dedi. Resûl-i ekrem efendimiz ona: "Her sabah ve akşam, Allahü teâlânın adıyla başlayarak; Allahım, dinimi, nefsimi, çocuğumu ve ailemi ve mallarımı koru, diye duâ et" buyurdu. O kimse öyle duâ etti. Bir ara tekrar Resûl-i ekrem efendimizin yanına geldi. Resûlullah efendimiz ona, "Korkun gitti mi?" diye sorunca, "Seni hak din ile gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, bendeki o korku hâli gitti" diye cevap verdi.

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek