Zileli Abdurrahmân Efendi

Zileli Abdurrahmân Efendi
Zileli olan Abdurrahmân Efendi, Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Veli tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. 1660'da Şeyh Mustafa Çelebi'nin vefâtı üzerine Şâbân-ı Veli tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Bir taraftan talebe yetiştiriyor, diğer taraftan halka vaaz ve nasihatler vererek Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeye devâm ediyordu.
Abdurrahmân Efendi, sabah namazını kılar, kuşluk vaktine kadar talebelere ders verirdi. Sonra evine gider, öğle namazı vaktinde tekrar gelip namazı kıldırırdı. Namazı kılınca bir saat halka vaaz ve nasihat eder sonra talebelerine ders vermeye devâm ederdi. "Size dahi mâlum olsun ki!.."
Abdurrahmân Efendi 13 sene Şeyh Şâbân-ı Veli tekkesinde insanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. 1673 senesi içerisinde vasiyetnâmesini yazarak Amasya'da bulunan ve orada halkı irşâd etmekte olan Şeyh İbrâhim Efendiye gönderdi. Vasiyetnâmenin özeti şu şekildedir:
"Ey benim aziz kardeşim Hâfız İbrâhim Efendi! Size dahi mâlum olsun ki biz zâhiri olarak hacca gitmeye niyet edip onun tedâriki ile meşgûl iken, bir seher vaktinde gaipten bir sedâ geldi. 'Hazır ol mânevi hacca gitsen gerektir' denildi. Biz cenâb-ı Hakk'ın emrini beklemekte iken Recep ayının yirmi yedinci gecesi ki Mirâc Gecesi ruhlar âleminde geziyorduk. Resûl-i ekrem Mirâca giderken bindiği Burak'a binmiş olarak geldiler. Bizi de terkisine aldılar ve gittik. Levh-i mahfûzun yanına varınca; 'Siz burada eğlenin, bundan öte izin yoktur' buyurdular. Levh-i mahfûza nazar eyledik, baktık ki kendimizin Şâban ayında dünyâ evinden âhirete gideceğimizi, sizin de Şâban Efendi Tekkesinde şeyh olacağınızı gördük...

"Bu fakire duâ eyle!.."
Ey benim kardeşim! Hemen fakire duâ eyle ve duâdan unutmayıp tekkede meşgâle ve mücâhede Allahü teâlânın dinini yaymakla meşgûl olup gayret kemerini yedi yerden kuşanıp ve benim evlatlarımı dahi gözden ve gönülden çıkarmayınız. Bize lâzım olan hakkı tebliğ eylemektir..."
Şeyh Abdurrahmân Efendi bu vasiyetnâmeyi İbrâhim Efendiye gönderdikten sonra yazdığı gibi Şâban ayında hayâta gözlerini kapadı. Kastamonu'daki Şâbân-ı Veli hazretlerinin türbesine defnolundu.

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Vehbi Tülek

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Vehbi Tülek