Şah Cihan'ın hanımı Mümtaz Mahal

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 16 Ocak 2008

Dünyanın 7 harikasından biri sayılan “Tac Mahal”, Hindistan Türk İmparatorluğu’nun Gürganiye hanedanının 5. hükümdarı Şah Cihan (1593-1666) tarafından, Hindistan’ın Agra şehrinde inşa ettirilmiştir... Bu türbe, Şah Cihan’ın çok sevdiği eşi Mihrünnisa Nurcihan Banu’nun (Mümtaz Mahal) ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır...
Bir isyanı bastırmak için ordularıyla Burhanpur’a giden Şah Cihan’a; on dördüncü çocuğuna hamile olan eşi Mümtaz Mahal de eşlik etmişti. Ancak, Mümtaz Mahal, bu çocuğu doğuramadan vefat etti... Ölmeden önce Şah Cihan’dan son bir dilekte bulundu: “Hatırlanmam için dünyada eşi benzeri görülmemiş güzellikte bir eser yaptır...”

Devamını oku...

Allah adamına itirazın sonu!..

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 15 Ocak 2008

Birçok evliyanın hayatını kaleme alan Reşâhat kitabının müellifi Ali bin Hüseyin el-Vaiz enteresan bir hadiseyi şöyle hikâye ediyor: Bir gün Şeyh Abdülkebir hazretlerinin meclislerine girdim. Harem seyyidleri, şeyhleri, âlimleri ve fakihlerinden, meclislerinde pek çok kişi vardı. Şeyh hazretleri ilâhî marifetten söz ediyorlardı. Fakih geçinen ve Allah ehli ile olanların kelâmlarını inkâriyle tanınan kaba bir adam şeyh hazretlerine itiraz etmeğe yeltendi...

Devamını oku...

Büyük mutasavvıf Mevlânâ Ârif

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 14 Ocak 2008

Mevlânâ Ârif Dikgeranî, Emîr Külâl (Gilal) hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Doğduğu ve vefat ettiği yer, Buhara yakınındaki Dikgeran kasabasıdır. Emir Külâl, Mevlânâ Ârif hakkında “Benim yakınlarım arasında, Şah-ı Nakşibend ve Mevlânâ Ârif’ten üstün olanı yoktur” buyurmuşlardır. Bizzat Şah-ı Nakşibend Hazretleri, mürşidlerinin bu nefeslerine uyarak tam yedi yıl Mevlânâ Ârif’in sohbetine devam etmişlerdir. Ve ona öylesine saygı göstermişlerdir ki; su kenarında abdest alsalar onun üstüne geçmemeğe ve altında taharetlenmeğe bakarlardı. Yolda giderken de ileriye geçmemeğe dikkat ederlerdi. Çünkü Mevlânâ Ârif, mürşidlerinin hizmetine kendilerinden evvel girmiştir ve maddî zaman ölçüsüyle daha kıdemlidir...

Devamını oku...

Bir gönül sultanı Abdullah el-Mısrî

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 13 Ocak 2008

Abdullah bin Necmeddin el-Mısrî, evliyânın büyüklerinden olup, Mısır’da yaşamıştır. Âriflerin gözbebeği, evliyânın baş tâcı, yüksek ve kıymetli hâllerin sâhibi, kerâmetleri açık ve tasarrufu kuvvetli bir zâttı. Yüksekçe bir kürsünün üzerine çıkıp, din ve hakîkat ilimlerini anlatırdı. İslâmiyetin emir ve yasaklarını bildirir, evliyâlığın yüksek hâllerini haber verirdi. Onun meclisi, âlim ve velîler ile dolup taşardı. Himmet ve yardımı ile tasarrufu kuvvetli olup, duâ ve murâdı çabuk hâsıl olanlardandı.

Devamını oku...

Baharatçı velî Berbehârî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 12 Ocak 2008

Berbehârî hazretleri, kerâmet sâhibi evliyâ zâtlardan ve Hanbelî mezhebinin meşhûr fıkıh âlimlerindendir. Tam ismi, “Hasan bin Ali Berbehârî”, künyesi, “Ebû Muhammed”dir. 847 (H.233) senesinde doğdu. 940 (H. 329)’da vefât etti. Hanbelî mezhebinde zamânının en meşhûr fıkıh âlimi idi. Berbehâr, Hindistan’da yetişen bir baharatın ismidir. O zaman bunu getirtenlere “Berbehârî” denilmiştir. Bu işle uğraştığı için Hasan bin Ali’ye de bu lakab verilmiştir. Bugün bu işle iştigal edenlere “baharatçı” denilmektedir.

Devamını oku...

Kırâat imâmı A'meş

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 11 Ocak 2008

Hazreti A’meş, (Süleymân bin Mihrân) Tâbiîn devrinin büyük hadîs, kırâat, fıkıh âlimlerindendir. Bu mübarek zat, 680 (H.61) senesinde başka bir rivâyette, hazret-i Hüseyin’in şehîd olduğu gün Kûfe’de doğdu. Hazret-i A’meş, hadîs ilminde hâfızdır. (Yüz bin hadîs-i şerîfi râvileri ile birlikte ezberlemiştir.) Zamânında, Kûfe’de Allahü teâlânın kitâbını onun kadar iyi okuyan, onun kadar güzel söz söyleyen, onun kadar anlayışlı, sorulan her suâle onun kadar süratle cevap veren biri yoktu...

Devamını oku...

Mükemmel süvâri Ebüd-derdâ

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 10 Ocak 2008

Ebü’d-derdâ (radıyallahü anh) Eshâb-ı kirâmdandır. Hazrec kabîlesindendir. Resûlullah efendimizin huzûrunda Müslüman oldu. Ev halkı ise kendisinden önce iman etmişlerdi...
Ebü’d-derdâ hazretleri Müslüman olmadan önce Bedir Savaşı yapılmıştı. Uhud Savaşında ve diğer savaşların hepsinde bulundu. Uhud Savaşında gösterdiği cesâret ve kahramanlığı çok dikkati çekmiş, Peygamber efendimiz onu; “Ne mükemmel süvâridir” buyurarak methetmiştir

Devamını oku...

Unutulmaz denizci Burak Reis

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 09 Ocak 2008

İkinci Bâyezîd Han Venediklilerin elinde olan ve Akdeniz’deki Osmanlı hâkimiyetinin kurulmasına engel teşkil eden Lepante (İnebahtı) ve Navarin limanlarıyla, Modon ve Koron kalelerini bir an önce fethetmek istiyordu... Sultan İkinci Bâyezîd Han karadan, Kaptan-ı derya Küçük Dâvûd Paşa da denizden 270-300 parçadan kurulu donanma ile 1499 yılı baharında Gelibolu’dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden; Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek Reisler de aralarına katılmışlardı...

Devamını oku...

Ser veririz ama sır vermeyiz!..

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 08 Ocak 2008

Yıl 1528... Muhteşem Süleyman, Alman İmparatorluğunun taht merkezi Viyana kapılarındadır. Avrupa’nın titreme, Osmanlı’nın ihtişam devrindeyiz. Viyana çevresinde yapılan muharebelerden birinde, 5 Türk askeri Almanlarca pusuya düşürülüp esir alınır. Az geçince de Viyana kumandanının önüne çıkarılır ve sorgulama başlar:
“Hangi paşanın askerlerisiniz?”
“Kaç bin askeriniz var?”
“Kaç topa sahipsiniz?..”

Devamını oku...

Kerâmetler menbaı Talhâ bin Îsâ

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 07 Ocak 2008

Ebû Muhammed Talhâ bin Îsâ, gençliğini ilim öğrenmekle geçirdi. Çok kerâmetleri görüldü. Bereketli ve hikmetli sözleri çoktur. Her fırsatta Kur’ân-ı kerîm okur, geceleri devamlı ibâdet ederdi. Allahü teâlâya olan aşk ve muhabbetinin çokluğu sebebiyle, mânevî hallere ve kerâmetlere kavuştu...

Devamını oku...