Selahaddin Eyyûbi

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 08 Eylül 2006

Selahaddin Eyyûbi, Eyyûbi Devleti’ni kurarak İslâm tarihindeki müstesna yerini almıştır... Öğrenimini Baalbek’te tamamlayan Selahaddin Eyyûbi bilhassa İslâmî ilimler ve edebiyatta üstün başarılar göstermiştir. Daha sonra Musul Atabeyi olan Emir Nureddin ile Mısır Seferine katılmış, Hristiyan Kudüs Kralı’na karşı zafer kazanıp, Kudüs’ü fethetmiştir. Filistin, Mısır, Suriye, Hicaz ve Yemen’in tek hakimi durumuna gelmiştir...

Devamını oku...

Babazâde Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 07 Eylül 2006

Babazâde Efendi, zamânýn âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, çeþitli yerlerde müderrislik yaptý. Allahü teâlânýn rýzâsý için öðrendiði güzel ilimleri, yine O’nun rýzâsý için tâliplerine öðretmeye baþladý. Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptý. Ýlmi, zühd ve takvâsý, Allahü teâlânýn emir ve yasaklarýna uymaktaki gayreti, Resûl-i ekremin (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnet-i þerîfine riâyette sebâtý ile meþhûr oldu...

Devamını oku...

"Beni Muhammed'in Rabbi öldürdü!.."

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 06 Eylül 2006

Müşriklerden bilhassa beş kişi, sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmı çok üzmekte ve alay etmekte idiler. Bunlar arasında , Âs bin Vail , Esved bin Muttalib, Esved bin Abdi Yagves, Velid bin Mugire ve Haris bin Kays vardı. Bir defasında Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Kâbe’nin yanında oturmakta iken, Cebrâil aleyhisselâm da gelmişti. Müşriklerden bu beş kişi önlerinden geçerken Cebrâil aleyhisselâm, Âs bin Vâil’in ayağının tabanına, Esved bin Muttalib’in gözüne, Esved bin Yagves’in başına, Velîd’in inciğine, Hâris’in de karnına birer işaret koydu ve;

Devamını oku...

Bi'r-i Mâune şehitleri

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 05 Eylül 2006

Hicret’in dördüncü yılında Uhud Savaşından dört ay sonra Necd Reisi Ebû Berâ’ Medine’ye geldi. Peygamber efendimizden kendi kavmini irşad etmeleri için rehber öğretmenler istedi. Resûlullah efendimiz durumdan şüphelenmişti. Ona;
-Göndereceğim kişiler hakkında Necd halkından endişe ederim, buyurdu. Ebû Berâ’;
-Onları ben himayeme aldıktan sonra Necdlilerden hiçbiri dokunamaz, diye teminat verdi...

Devamını oku...

Abdülkadir Cezayirî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 04 Eylül 2006

Fransızlar, 1830 Temmuzunda Cezayir’i işgâl ederek ülkedeki üç yüz yıllık Türk idâresine son verdiler. Vehrân ve Müstefânem bölgelerindeki halk düşmana karşı ayaklanarak Şeyh Muhyiddîn’i kendilerine “Emir” seçtiler. Ancak o oğlu Abdülkâdir’i bu işe daha lâyık gördü ve Emirliği ona devretti...

Devamını oku...

Sultan I. Ahmed Han

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 03 Eylül 2006

Birinci Ahmed Han, ondört yaşında padişah oldu ve ondört sene hüküm sürdü. Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine talebe oldu. Çok zeki idi. Tahta çıktığında Avusturya ile savaşlar devam ediyordu. Doğuda İran, Osmanlı sınırlarına saldırıyordu. Sultan Ahmed Han, Avusturya Savaşının sona ermesi ve İran cephesinde olayların durgunluk devresine girmesinden sonra iç meselelerin halli için harekete geçti...

Devamını oku...

Sâlim Benânî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 02 Eylül 2006

Sâlim Benânî hazretleri Basralıdır. Kırk sene Enes bin Mâlik’in “radıyallahü anh” sohbetinde bulunmuştur. Hz. Enes bin Mâlik, Peygamber efendimizin uzun seneler hizmetinde bulunması sebebiyle Kur’ân-ı kerîmin tefsirini çok iyi öğrenmişti. Âyetlerin tefsirine dair bildirdiği rivâyetler tefsir kitaplarını süslemektedir.

Devamını oku...

Ahmed bin Cübbâb

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 01 Eylül 2006

Ahmed bin Cübbâb hazretleri, Kurtubalı (Endülüs) olduğu için “Kurtubî”, Mâlikî âlimi olduğu için de kendisine “Mâlikî” denilirdi. Cübbe satan babasına verilen “Cübbâb” lakabından dolayı, “İbn-i Cübbâb” diye tanındı. 246 (m. 860) yılında Kurtuba’da doğdu. 322 (m. 933) yılında vefât etti...

Devamını oku...

Dâvûd-i Tâî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 31 Ağustos 2006

Dâvûd-i Tâî hazretleri, Tayy kabîlesine mensûb olduğu için “Tâî” ve Kûfe’de doğduğu için “Kûfî” nisbeleriyle meşhurdur. Aslen Horasanlıdır. Doğum târihi bilinmemektedir. 781 (H.165) senesinde Bağdat’ta vefât etti. Kabri oradadır...
Gençliğinde ilim tahsîliyle meşgûl olan Dâvûd-i Tâî’nin kalbinde dünyâya karşı sevgi de vardı. Bir gün ölen bir kimsenin arkasından birinin şu beyiti okuduğunu duydu:
Hangi güzel yüz ki toprak olmadı,
Hangi ceylan göz ki yere akmadı!..

Devamını oku...

Zileli Abdurrahmân Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 30 Ağustos 2006

Zileli olan Abdurrahmân Efendi, Kastamonu’ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. 1660’da Şeyh Mustafa Çelebi’nin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Bir taraftan talebe yetiştiriyor, diğer taraftan halka vaaz ve nasîhatler vererek Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeye devâm ediyordu.
Abdurrahmân Efendi, sabah namazını kılar, kuşluk vaktine kadar talebelere ders verirdi. Sonra evine gider, öğle namazı vaktinde tekrar gelip namazı kıldırırdı. Namazı kılınca bir saat halka vaaz ve nasîhat eder sonra talebelerine ders vermeye devâm ederdi.

Devamını oku...