ABBAS BİN ABDÜLMUTTALİB (RADIYALLAHÜ ANH)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 01 Mart 2007

Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)’in amcası idi.Resûlullah efendimiz, İslâmiyeti anlatmaya başlayınca, Hazreti Abbâs muhâlefet etmeyip, akrabâlık şefkatinden dolayı, Peygamber efendimize yardımda bulundu ve destek oldu. Mekke’nin fethine dâir yapılan hazırlıkların son safhada olduğunu haber alınca, artık Mekke’de kalmayı lüzûmlu bulmayıp, fetihten az bir zaman önce Medîne’ye hicret için yola çıktı. Zü’l-huleyfe’de Resûlullaha kavuştu. Peygamber efendimiz ona buyurdular ki: -Ey Abbâs! Ben, Peygamberlerin sonuncusu olduğum gibi, sen de muhâcirlerin sonuncususun.

Devamını oku...

ABDULLAH BİN CAHŞ (RADIYALLAHÜ ANH)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 01 Mart 2007

Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) halası Ümeyme ile Cahş’ın oğlu, Eshâb-ı kirâmdan. Kızkardeşi Hazreti Zeyneb; Peygamberimizin hanımıdır. Hazreti Ebû Bekir’in vasıtasıyla, Erkam’ın (radıyallahü anh) evine gelmeden önce kelime-i şehâdet getirerek ilk müslümanlardan olmak şerefine kavuştu. Hazreti Abdullah orta boylu, çok yakışıklı bir zât idi. Peygamber efendimizi pek ziyade severdi. Bu muhabbet uğrunda canını fedâdan çekinmemiş, Uhud harbinde en büyük kahramanlığı göstererek, Allahü teâlânın rızası uğrunda şehâdet şerbetini içmiştir.

Devamını oku...

ABDULLAH BİN EBİ BEKR-İ SIDDÎK (RADIYALLAHÜ ANH)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 01 Mart 2007

Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk’ın oğludur. Hazreti Abdullah, babası Ebû Bekr-i Siddîk'in da’vetiyle, küçük yaşta Müslüman oldu. Peygamber efendimiz ile babası Mekke’den Medîne’ye hicretlerinde, Sevr Mağarasına geldiklerinde, habercilik vazifesini yaptı. Onun hilafetinin başlangıcında, hicretin onbirinci yılının Şevval ayında, daha önce Taif’te aldığı yaranın iyileşmemesi sebebiyle vefat etti. Cenaze namazını babası Hazreti Ebu Bekr kıldırdı. Kabrine ise Hazret-i Ömer, Talha ve kardeşi Abdurrahman (radıyallahü anhüm) indirdiler. Taif şehidlerinden sayılmaktadır.

Devamını oku...

Dil âlimi Ferrâ

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 01 Mart 2007

Ebû Zekeriyyâ, “Ferrâ” 144 (m. 761) senesinde Kûfe’de doğup, 207 (m. 822) târihinde, Mekke-i mükerremeye giderken vefât etmiştir. Kûfelilerin en büyük nahiv, lügat ve edebiyat âlimi idi. Ferrâ aynı zamanda, fıkıh ve kelâm âlimi idi. O Mu’tezile fırkasına hiç meyletmemişti...Büyük Arap dili âlimi Ebû Abbâs Sa’leb, “Eğer Ferrâ olmasaydı, Arapça olmazdı” diyerek onun Arapça’ya yapmış olduğu hizmetleri ifâde etmiştir.


Devamını oku...

Hadis ve fıkıh âlimi Abdülkerim el Irâkî

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 28 Şubat 2007

Abdülkerim el Irâkî hazretleri, Mısır ve civarını tenvir eden, nurlandıran büyük âlimlerdendir. Bu mübarek zat, olgun ve kâmil bir velî idi. Allahü teâlânın ve O’nun dostlarının âşığı idi. Çok talebe yetiştiren bu mübareğin pek çok hikmetli sözü vardır. Talebelerine buyurduğu ve eserlerinde yazdığı bâzı kıymetli sözleri şunlardır:

Devamını oku...

Alâeddin Attar’ın mübarek annesi

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 27 Şubat 2007

Büyük velî Alâeddin Attar hazretleri kendisi bizzat şöyle anlatır: Ben on altı yaşlarındayken Emîr Kulan Vâşî hazretlerine eriştim. Gizli zikir yolundaydılar. Beni de o yolda uğraşmaya davet ettiler ve bana gizli zikir esnasında hâlimi kapalı tutmamı, benimle yan yana ve diz dize oturanların bile halimden bir şey anlamamaları gerektiğin telkin ettiler. Bu telkinde o kadar mübalâğa gösterdiler ki, eğer halk benim hâlimden bir şey sezecek olursa, bir yastık edinip ona dayanmamı ve öylece zikre devam etmemi tenbihlediler...

Devamını oku...

Kûhistan Sultanı İskender bin Kâbus

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 26 Şubat 2007

Kûhistan Hükümdarı İskender bin Kâbus”un “Kâbusnâme”si çok meşhurdur. Tarih boyunca pek çok padişah, sultan ve devlet adamı tarafından birçok dillere çevrilmiştir. Bu eser, birçok edebî, tarihî ve ahlâkî eserlere kaynak teşkil eder. İskender bin Kâbus “Kâbusnâme”de özetle diyor ki:

Devamını oku...

EBÛ BEKR (RADIYALLAHÜ ANH)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 25 Şubat 2007

17. EBÛ BEKR (RADIYALLAHÜ ANH) Adı Abdüllah bin Ebû Kuhâfe bin Âmir bin Amr bin Kâ’b bin Sa’d bin Teym bin Mürredir. İlk îmâna gelen hür adamdır. Büyük tüccâr idi. Bütün malını, evini, barkını Resûlullah uğruna verdi. Gençlikde de arkadaş idiler. Müslimânların birinci halîfesidirHazret-i Ebû Bekr, Aşere-i mübeşşerenin birincisidir. Peygamberlerden sonra, bütün insanların en üstünüdür. Bütün gazâlarda bulundu. Âyet-i kerîmeler ile medh olundu. Kur’ân-ı kerîmi kitâb hâlinde ilk toplıyan budur. 13 [m. 634] senesinin Cemâzıl-âhır yirmisekizinci salı gecesi, altmışüç yaşında vefât etdi. Resûlullahın yanındadır.

Devamını oku...

Bir Allah adamını üzmenin acı sonu!

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 25 Şubat 2007

Mutarrif bin Abdullah, Basra’da yaşamış, zühd, verâ ve takvâ sâhibi ve velî bir zâttır. İlim ve amel bakımından zamânın bir tânesi idi. Zamânındaki insanların hepsinden hürmet ve saygı görürdü. Sözleriyle onların hak yola kavuşmasına, nefislerinin insanı dünyâ ve âhirette felâkete götüren fenalıklarından kurtulmalarına sebeb olmuştur. Peygamber efendimizin sağlığında doğmuştur. Haccâc’ın Irak’ın idâresini ele aldığı zaman zuhur eden vebâ salgını sırasında 713 (H.95) yılında Basra’da vefât etmiştir.

Devamını oku...

Sürgündeki Şehzâde Cem Sultan

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Cem Sultan, 1459 yılında doğdu. Fâtih Sultan Mehmed vefât edince, babasının yerine tahta çıkan İkinci Bâyezîd’e muhâlefet etti ve ona karşı mücadeleye başladı. Fakat kaybedince önce Mısır’a gitti ve tekrar Anadolu’ya döndü...
Cem Sultan, nihâyet Rodos Şövalyelerine mürâcaat etmeye karar verdi. 29 Temmuz 1482 günü, Rodos limanında karaya ayak bastı. Talihsiz şehzâde için, 12 yıl 7 ay sürecek ve sonu ölümle noktalanacak olan acı sürgün hayâtı başlamış oluyordu...

Devamını oku...