“Üç üstâdım imansız gitti!”

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 23 Mayıs 2007

Salihlerden birisi şâhid olduğu bir hâdiseyi şöyle anlatıyor: Bir seher vakti zemzem kuyusunun yanında oturuyordum. Bir kimse geldi. Kuyudan bir kova doldurup çekti, içti. Kalanını bırakıp gitti. Yüzünde örtü olduğu için kim olduğunu da anlayamadım. Kovada kalan artığını içtim. Tadı bâdem ezmesi gibiydi. O âna kadar o lezzette bir şey içmemiştim...

Devamını oku...

Âlim bir hükümdar Sultan Keykâvus

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 22 Mayıs 2007

Sultan Keykâvus “Ziyaroğulları” denilen devletin hükümdarıydı. İran taraflarında hüküm süren bu devletten bugünlere önemli hiçbir şeyin kalmamasına rağmen, Keykâvus hiç unutulmadı. İsmi siyaset bilimciler tarafından her zaman saygıyla anıldı.
Hükümdar Keykâvus, aynı zamanda büyük bir âlim idi. Vefat edeceği zaman oğlu Giylanşah’a yaptığı vasiyetleri İran’da meşhur olmuştur:

Devamını oku...

Büyük mutasavvıf Ya’kûb Germiyânî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 21 Mayıs 2007

Büyük velî Ya’kûb Germiyânî’nin baba ve dedeleri Osmanlı ordusunda yüksek rütbe sâhibi kimselerdi. Ya’kûb Efendi ilk zamanlarından îtibâren, ilim öğrenmek husûsundaki gayretleri sebebiyle zamânında bulunan yüksek âlimlerin, sohbet meclislerinde ve derslerinde yetişerek kemâle geldi, olgunlaştı. Fazîlet ve irfân sâhibi olmakta ve tasavvuf yolunda ilerlemekte yüksek istidât ve kâbiliyet sâhibiydi. İstanbul’a gelerek, Kocamustafapaşa Dergâhında bulunan, Sünbül Sinân hazretlerinin talebeleri arasına girdi...

Devamını oku...

“Genç Osman” İkinci Osman Han

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 20 Mayıs 2007

İkinci Osman Han, 1604 senesinde İstanbul’da doğdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. İyi bir terbiye ve tahsil yaptırdı. Zeki ve enerjik bir padişahtı. Bıyıkları henüz terlememiş olan İkinci Osman Han, sima itibarı ile çok güzeldi. 26 Şubat 1618 günü babasının yerine tahta geçen amcası birinci Mustafa Han’ın rahatsızlığı yüzünden tahtı bırakmaya mecbur olması üzerine Osmanlı sultanı oldu. Atılgan, cesur ve gözü pek olan bu padişah yaşasaydı “İkinci bir Fatih olurdu” diyenler vardır...

Devamını oku...

Şâfiî ve Şâzili Alvân Hamevî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 19 Mayıs 2007

Büyük velî Alvân Hamevî hazretleri 1468 (H.873) senesinde doğdu. Doğum yeri belli değildir. 1530 (H.936) senesi Cemâzilevvel ayında Hama’da vefât etti. Vaaz ettiği yerin civârında defnedildi. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır.

Devamını oku...

“Hat üstâdı” Hamid Aytaç

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 18 Mayıs 2007

Hattat Hamid Aytaç, 1893’te Diyarbakır’da doğmuştur. Hattat Amidî yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa’nın oğludur. İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb’usu hoca Mustafa Akif Efendi’den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi’den rik’a ve jandarma kolağalarından (ön yüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi’den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sagîr imamı Said Efendi’den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdü’s-selam efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür...

Devamını oku...

Hârûn Reşîd’in kâtibi Bilâl-i Ma’ribî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 17 Mayıs 2007

Bilâl-i Ma’ribî, Halîfe Hârûn Reşîd’in kâtibi idi. Bu görevde iken, sara hastalığına yakalandı. Sık sık düşüp bayılıyordu. Bu hâl ile uzun zaman dolaştı. Şeyh Muhammed Dîneverî Bağdât’a geldiğinde bir gün yolda kendinden geçmiş hâlde olan Bilâl Ma’ribî’yi gördü. Hemen paramağını ağzına götürdü ve ıslattığı parmağını ilâç niyetiyle Bilâl-i Ma’ribî’nin ağzına sürünce, ayılıp iyileşti. Bilâl-i Ma’ribî talebeliğe kabûl edilmesi için Muhammed Dîneverî’ye yalvardı. Talebeliğe kabûl edilince, Vâdı-ül-Kurâ’ya gidip yerleşti.

Devamını oku...

Şeytana secde eden âbid: Bersesisa

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 16 Mayıs 2007

İsrailoğullarından Âbid Bersesisa, halk arasında sevilen ve sayılan bir kimse idi. Şeytan onu saptırmanın yollarını arıyordu. İblis, bir gün bütün avanesini topladı ve sordu:
-Bu âbidi kim yoldan çıkarabilir? O sizi artık aciz bıraktı!
Şeytanlardan bir ifrit dedi ki:
-Onu ben fitneye düşürebilirim!
Bunun üzerine İblis:
-Haydi hemen işe başla, dedi.

Devamını oku...

Cepheden cepheye... Abdülezel Paşa

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 15 Mayıs 2007

Abdülezel Paşa, askerlik mesleğine âşık bir insandı. Çok gayretli ve çalışkan olduğu için; otuz yaşlarında subaylığa geçirildi. 1853-56 Kırım Harbinde, baştan sona bulundu. 1868 Girit İsyanının bastırılmasında görev aldı. 1872’de Sırbistan ayaklanmalarının bastırılmasında dillere destan kahramanlıklar gösterdi. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinde, Plevne Muharebelerindeki hizmetlerinden dolayı, Tuğgeneralliğe yükseltildi.

Devamını oku...

“Kerem sâhibi olan Allaha kavuştum!..”

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 14 Mayıs 2007

Ebû Ali Dekkâk hazretleri, ilmi âlimden öğrenmeyi teşvik ederdi. Bir gün buyurdu ki: “Kendiliğinden yetişen ağaç, yaprak verir. Fakat meyve vermez. Verse de tatsız olur. İnsan da böyledir. Hocası olmayan kimseden hiçbir şey hâsıl olmaz. Ben söylediklerimi kendiliğimden söylemiyorum. Bu anlattıklarımı hocam Nasrabâdî’den öğrendim. O, Şiblî’den, o da Cüneyd-i Bağdâdî’den öğrendi. Bizim büyüklerimize olan hürmet ve tâzimimiz o kadar fazlaydı ki, hocamın huzûruna gideceğim zaman, mutlaka gusül abdesti alıp, ondan sonra giderdim.”

Devamını oku...