Gariplerin sığınağı Ebû Bekr Ayderûs

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 16 Ocak 2007

Ebû Bekr Ayderûs hazretleri, Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Zamânın meşhur ve benzeri az görülen kıymetli âlim ve velîlerinden idi. Babasına o doğmadan önce rüyâsında kıymetli bir evlâdı olacağı müjdelenmiştir...
Bu mübarek zat, küçük yaşta babasından ilim öğrenmeye başladı. İlk temel bilgileri babasından öğrendikten sonra beldesinde bulunan âlimlerden ilim öğrendi.

Devamını oku...

Şems-i Tebrîzî Konya yollarında

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 15 Ocak 2007

Büyük velî Şems-i Tebrîzî hazretleri Şam’dan Konya’ya geliyordu... Yol üzerinde bulunan bir hana uğrayarak burada yatmak istedi. Fakat uğradığı bütün hanların dolu olduğunu, hiç kalacak yerlerinin olmadığını öğrenince, bir câmiye gitti. Orada yYatsı namazını cemâatle kıldı. Cemâat dağıldığında, o hâlâ duâya devâm ediyordu. Duâsını bitirdiğinde, câmide kimse kalmamıştı. Cübbesini çıkarıp başının altına koyarak uzandı. Günlerce süren yolculuğun verdiği yorgunlukla hemen kendinden geçti...

Devamını oku...

Hadîs hâfızı ve tarihçi Abdül-a’lâ el Gassani

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 14 Ocak 2007

Abd-ül a’lâ bin Müshir el-Gassânî, Şam’ın meşhûr hadîs hâfızı (rivâyet edenleriyle birlikte yüzbin hadîs-i şerîfi ezbere bilen hadîs âlimi). Künyesi “Ebû Müshir”dir. 140 (m. 757) senesinde doğup, 218 (m. 833) senesinde Bağdâd’da vefât edip, Tibn kapısında defnedilmiştir. Ona İbn-i Ebî Dârime de denir. Şam’ın hadîs, megâzî (muharebeler ve muharebe târihi) âlimi idi. Aynı zamanda Şamlıların târihlerini, neseplerini (soylarını) çok iyi bilirdi...

Devamını oku...

Fıkıh âlimi Arabî Feştâlî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 13 Ocak 2007

Zamânının usûlüne göre ilim tahsîlinde bulunan Arabî Feştâlî el-Mağribî hazretleri, fıkıh ilminde yüksek âlim oldu. Pek çok âlim ve evliyânın ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Kendisini zâhirî ilimler yanında tasavvuf ilminde de yetiştirdi. İlim ve tasavvufta yüksek dereceye ulaşan Arabî Feştâlî hazretleri, ders okutup talebe yetiştirdi. Birçok âlim ve velî onun meclisinde yetişti. Ebû Mesûd ed-Debbağ ondan ilim öğrenen kimselerdendir...

Devamını oku...

Büyük mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevî

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 12 Ocak 2007

Büyük mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevî hazretleri, Azerbaycanlı velîlerdendir. Kâmil ve mükemmîl bir zat idi. En büyük talebelerinden biri, Şems-i Tebrîzî’nin torunlarından olan Pîr Muhammed Gencevî’dir...
Şeyh Abdülgaffâr hazretlerinin âilesi bir gece yarısı; “Sizden sonra yerinizi hangi oğlunuza bırakacaksınız?” dediler. “Oğullarımızın bizim yerimize geçme hakları yoktur. Yerime Pîr Muhammed geçecek, ona bırakacağım” deyince, râzı olmadılar. “Oğullarından birini elbette yerine bırakmalısın” dediler ve bu hususta ısrar ettiler...

Devamını oku...

Âlim manifaturacı “Demir Hoca”

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 11 Ocak 2007

Demir Hoca, tahsil çağı gelince Köse Vâiz Medresesinde ilim öğrenmeye başladı. Hocası Hacı Hamdi Efendiden icâzet, diploma aldı. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra manifaturacılık yaparken, en çok Nevşehir’in Tavukçu Camii’nde ve daha sonra da diğer bütün câmilerinde ücretsiz imâm-hatiplik yaptı. Bir süre sonra ticâreti tamâmen bırakıp insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeye çalıştı. Kendisi için tutulan han odalarında çok talebe yetiştirdi...


Devamını oku...

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 10 Ocak 2007

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi, Bursa’da mürşid-i kâmil Seyyid Münzevî Abdullah Nasreddîn hazretlerine talebe oldu. Tasavvufta ilerledi ve çok kısa zamanda kâmil ve mükemmil büyük bir velî oldu. Osmanlı devlet adamlarından İzzet Paşa ona talebe oldu. İzzet Paşa’nın daha sonraki senelerde Sadrazam olmasıyla İstanbul’a geldi ve orada talebe yetiştirmeye başladı...

Devamını oku...

Bir garip mümin Nalıncı Baba

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 09 Ocak 2007

Sultan III. Murad Han bir gece garip bir rüya görür. Veziriazam Siyavuş Paşa ile birlikte tebdil-i kıyafet ederek çıkarlar yola... Padişah gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd’a çıkar, döner Vefa’ya. Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. “Kimdir bu?” diye sorarlar. Ahaliden biri şöyle anlatır: “Aslında iyi sanatkârdı. Azaplar Çarşısında çalışır, nalının hasını yapardı. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcardı. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerede namlı mimli kadın varsa takardı peşine...”

Devamını oku...

Çanakkale şehidi Üsteğmen Zahid

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 08 Ocak 2007

Şiran ilçesinden Yetimoğlu Mustafa’nın oğlu Üsteğmen Zahid, (Mülâzim-i Sani Zahit Efendi) Çanakkale’de şehit olan kahramanlarımızdan biridir. Vefatından önce hanımına yazdığı mektubu ibretle okuyalım:

“Eşim Hanife Hanıma...”
“Aziziye (Pınarbaşı) ilçesinin Kılıç Mehmet Bey Köyü’nden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma...

Devamını oku...

Hadis âlimi Ali bin Harb

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 07 Ocak 2007

Ali bin Harb hazretleri, hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 791 (H.175) senesinde Azerbaycan’da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra ilim tahsil etmek için Hicaz, Bağdad, Kûfe ve Basra’ya gitti. Buralarda birçok meşhur âlimden ders aldı ve Hadis-i şerif öğrendi. Son olarak Bağdad ulemasından ilim öğrenmek için uzun seneler burada kaldı...
Abbasi halifesi Ali bin Harb hazretlerine çok kıymet verir ve zaman zaman sarayına davet ederek kendisinden nasihat ister, hadis-i şerif dinlerdi...

Devamını oku...