Bâyezîd-i Bistâmî

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 19 Mart 2006

Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri; Aşk-ı ilâhîde o kadar ileri ve ibâdette o derece yüksekte idi ki, namaz kılarken Allah korkusundan göğüs kemikleri gıcırdar, yanında bulunanlar bunu işitirlerdi. Son derece âlim, fâdıl ve edîb idi. Şiirleri meşhûrdur.
Bâyezîd-i Bistâmî devamlı; “Allah!.. Allah!..” derdi. Vefâtı ânında da yine; “Allah!.. Allah!..” diyordu. Bir ara şöyle duâ etti:
“Yâ Rabbî! Senin için yaptığım bütün ibâdet, tâat ve zikirleri hep gaflet ile yaptım. Şimdi can veriyorum. Gaflet hâli devâm ediyor. Allah’ım! Bana huzûr ve zikir hâlini ihsân eyle!..”

Devamını oku...

Rum Kayserinin kızı

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 17 Mart 2006

İbrâhim-i Havvâs hazretleri başından geçen bir hadiseyi şöyle anlattı: “Bir sene, hacca gitmeye niyet ederek yola çıktım. Ne zaman Kâbe-i şerîf tarafına gitmek istedimse, gayri ihtiyârî ters istikâmete doğru gidiyordum. Allahü teâlânın irâdesi beni bu tarafa çekiyordu. En sonunda İstanbul tarafına gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapısı önünde, bir kısım insanlar toplanmıştı. Yaklaşarak:
-Niçin toplandınız? diye sordum. Onlar da;
-Rum Kayserinin kızı delirmiş, çâre bulmak için bütün tabipleri topladı, dediler.

Devamını oku...

Mimşâd ed-Dîneverî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 16 Mart 2006

Küçük yaştan îtibâren doğum yeri olan Dînever’de ilim tahsîl eden Mimşâd ed-Dîneverî; Cüneyd-i Bağdâdî, Rüveym bin Ahmed ve Süfyân-ı Sevrî gibi büyük velîlerle aynı yıllarda yaşadı... Pekçok âlim ve velînin sohbet ve ilim meclislerinde bulunarak zâhirî ve mânevî ilimlerde ilerledi. Yahyâ el-Celâ, Sırrî-yi Sekatî ve Mâr-f-i Kerhî hazretleriyle görüşüp, sohbetlerinde bulundu. Hübeyretü’l-Basrî hazretlerine talebe oldu.

Devamını oku...

Ahmed Rıfâî

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 15 Mart 2006

Ahmed Rıfâî hazretleri, Mısır’da yaşamış olan büyük velîlerdendir. Peygamber efendimizin soyundan olup seyyiddir. Anne tarafından da nesebi hazreti Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî’ye dayanır. Bu yüzden kendisine “Ebü’l-Alemeyn” (iki sancak sâhibi) künyesi verilmiştir. Ebü’l-Abbâs da denir. Benî Rıfâe kabîlesine mensûb olduğu için Rıfâî nisbesi ile meşhur oldu...
Ahmed Rıfâî hazretleri, hayâtını hep dîne hizmet ile geçirirdi. Bid’at sahiplerine öğüt verir gittikleri yolun bozukluğunu bildirir, kurtuluşlarına vesîle olurdu.

Devamını oku...

İbrâhîm Harbî

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 14 Mart 2006

İbrâhîm Harbî hazretleri, aslen Merv’den olup, Bağdâd’da yerleşmiştir. Ahmed bin Hanbel’den fıkıh ilmini öğrendi. Ebû Nuaym, Fazl bin Dekkîn, Affân bin Müslim, Abdullah bin Sâlih, İclî Mûsâ bin İsmâil, Ebû Havdî, Ubeydullah bin Muhammed, Amr bin Merzûk, Ahmed bin Hanbel ve diğer âlimlerden hadîs-i şerîf işitip, rivâyet etmiştir.
Hadîs ilminde hâfız derecesinde olup, yüz bin hadîs-i şerîfi senetleriyle birlikte ezberlemiştir. Ayrıca lügat ve nahiv ilminde de âlim olup, edipliği ile meşhûrdur. Edebî ilimleri, Ebû Abbâs Sa’lebe’den öğrenmiştir. Vera, takva ve edebde, asrının seçkin âlimlerinden idi.

Devamını oku...

Molla Fenârî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 13 Mart 2006

Molla Fenârî (Muhammed bin Hamza) zamanının en güçlü ve büyük âlimlerindendi. Faziletli, sağlam karakterli, yüksek ahlâklı üstün bir insandı. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı “Fenârî” nisbetiyle meşhur oldu. Osmanlı Devletinin ilk şeyh-ul-islâmı ve büyük velîledendir...
Bu mübarek zat, uzun zaman Bursa’da kalan ve “Somuncu Baba” diye tanınan Hâmid-i Aksarâyî’den de ilim ve feyz aldı. Büyük bir velî ve yüksek âlimlerden olan Somuncu Baba, önceleri Bursa’da yaptırdığı fırında pişirdiği ekmekleri satarak geçinirdi. O sırada Molla Fenârî de Bursa’da kadılık yapıyordu. Somuncu Baba’nın ilimdeki ve velîlikteki üstünlüğünü bilenlerdendi...

Devamını oku...

Abdullah bin Menâzil

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 12 Mart 2006

Abdullah bin Menâzil hazretleri Hamdun Kassâr’ın derslerinde ve sohbetlerinde yetişip zâhir, bâtın, açık ve gizli ilimlerde âlim oldu. Tasavvufta yüksek haller, fazîletler sâhibi ve hadîs ilminde derin âlim idi. Pek çok hadîs-i şerîf dinlemiş ve yazmıştır.
Abdullah bin Menâzil hazretleri buyurdu ki:
“İnsanlar edebe, ilimden çok daha fazla muhtaçtır.”

Devamını oku...

Ömer bin Abdülazîz

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 11 Mart 2006

Ömer bin Abdülazîz hazretleri, halîfeliği sırasında, dîne sokulan bid’atleri ortadan kaldırıp, unutulmuş sünnetleri meydana çıkardı. Hadîs-i şerîfleri tasnif ettirdi. Ehl-i beyte dil uzatanların çirkin hareketine mânî olarak, son verdi. Bu uygulamaları, Ömer bin Abdülazîz’i “müceddid”, “İkinci Ömer” ve “Beşinci Halife” unvanına kavuşturmuştur. İki sene beş aydan fazla sürmemiş olan Hilafeti esnasında, içte ve dışta fevkalade hayırlı işler yapmıştır.

Devamını oku...

Ebû Süleymân Dârânî

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 10 Mart 2006

Ebû Süleymân Dârânî hazretleri Şam’da yetişen büyük velîlerdendir. Sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda yaşamıştır. Doğum târihi bilinmemektedir. Şam’da vefât etti. Kabri, Dârân köyündedir... Şam’da bulunan âlimlerin ve velî zâtların meclislerine devâm eden Ebû Süleymân Dârânî hazretleri ilimde ilerlediği gibi, tasavvuf yolunda da büyük mesâfe katetti, yüksek derecelere kavuştu. İbrâhim bin Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetinde bulundu. Şakîk-i Belhî, Mârûf-ı Kerhî, Ahmed bin Âsım el-Antâkî, Sırrî-yi Sekâtî ve Hâris el-Muhâsibî gibi büyük velîlerle sohbette bulundu.

Devamını oku...

Hazreti Mevlânâ

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 09 Mart 2006

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, büyük bir velî idi. Onun; Müslümanların haricindekileri de kendisine hayran bırakan merhameti, insan sevgisi, tevâzuu, gönül okşayıcılığı gibi üstün vasıfları, İslâm dîninin emrettiği güzel ahlâkından bâzı nümûnelerdir. Hazreti Mevlânâ’yı yalnız bir mütefekkir, şâir gibi düşünmek çok yanlıştır. O, tasavvuf deryâsına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasîhatleri bu deryâdan saçılan hikmet damlalarıdır.

Devamını oku...