Harput velîlerinden Beyzâde Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 30 Eylül 2006

Beyzâde Efendi tahsîl çağına geldiğinde, ilk olarak “Şeyh’ül-ulemâ” diye tanınan Hacı Ali Efendi’den ders almaya başladı. Daha sonra Dağıstanlı Hâfız Mehmed Efendinin derslerine devâm etti. Genç yaşına rağmen tahsil döneminde zekâ ve dirâyetiyle kendini herkese sevdirip, durup dinlenmeden çalışarak yüksek derecelere kavuştu...

Devamını oku...

Garip göçmen Abdullah Dağıstanî

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 29 Eylül 2006

Abdullah Dağıstani’nin doğduğu günlerde Dağıstan, Rus işgal ordularının korkunç zulümleri altındaydı. Köyün manevi lideri olan dayısı ve ünlü bir hekim olan babası, Türkiye’ye hicret etmeği düşünmeğe başlamışlardı. Bu hicretin manevi açıdan o zaman uygun olup olmadığı konusunda Abdullah’ın fikrini sormuşlar, o da “Türkiye’ye göçelim” diye fikrini beyan etmişti. Hemen yola koyuldular ve Ruslar, Türkiye tarafına geçinceye kadar, hiçbirini fark edemediler, sağ salim Türkiye’ye ulaştılar. Daha sonra Şam’a yerleşen Abdullah Dağıstanî orada vefat etmiştir.

Devamını oku...

Kutlu talebe İmâm-ı Züfer

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 28 Eylül 2006

İmâm-ı Züfer hazretleri, 728 (H.110) senesinde doğdu. 775 (H.158) senesinde henüz 48 yaşında iken Basra’da vefât etti. Aslen İsfehanlı olmasına rağmen Basra’da yaşayan Züfer bin Hüzeyl, orada ilim tahsîl etti. Önce zamânının âlimlerinden hadîs ilmini öğrendi. Sonra Kûfe’ye gidip İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsîl ederek zamânının meşhûr fakîhlerinden oldu. İmâm-ı A’zam; “Talebelerimin en mükemmelidir” buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu. Hanefî mezhebinde fukahânın ikinci tabakasından yâni mezhepte müctehidlerden oldu...

Devamını oku...

Şeyh’ül-islâm Molla Gürânî

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 27 Eylül 2006

Molla Gürânî; heybetli, vakûr, sarsılmaz bir ilim haysiyetine ve ahlâkına sâhip bir zat idi. Fâtih Sultan Mehmed Han’ın yetişmesinde, büyük emeği geçmiştir. Fâtih, şehzâdeliğinden beri hocasını çok sever, saygı ve hürmette kusur etmezdi...
Bu mübarek zat, 1488 (H.893) senesinin bahar mevsiminde bir bahçe satın aldı. Kışa kadar o bahçede kaldı. Vezîrler haftada bir bu bahçede ziyâretine gelirlerdi. Kış geldiğinde iyice hâlsizleşti...

Devamını oku...

Ferîdüddîn-i Attâr

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 26 Eylül 2006

Ferîdüddîn-i Attâr hazretleri, 1119 (H.513) senesinde Nişâbûr’da doğdu. Babası attâr idi, yâni ilâç, esans, parfüm satardı. Ferîdüddîn-i Attâr, zühd ve takvâ sâhibi olup haramlardan sakınıp ibâdetle uğraşırdı.
Ferîdüddîn-i Attâr hazretleri, küçüklüğünde Şadbah kasabasında bir yandan babasının yanında attârlık mesleğini öğreniyor, bir yandan da Kutbüddîn Haydar isimli büyük bir zâtın sohbetlerine devâm ediyordu. Babasının vefâtı üzerine onun yerine geçip, attârlık mesleğini bir süre devâm ettirdi. Attârlıkla uğraşırken, bir taraftan da kıymetli dînî kitapları, velîlerin hayatlarını ve menkıbelerini okuyordu.

Devamını oku...

"Şeyhül-meşayıh" İbn-i Hafîf

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 25 Eylül 2006

Muhammed İbn-i Hafîf hazretleri, hadis ilminde büyük âlimdi. Kendisinden birçok muhaddis, hadis-i şerif rivayet etmiştir. Çok ibadet ederdi. Çok zaman sabahtan akşama kadar bin rekat namaz kılardı... Bu mübarek zatın gıdâsı her gece sâdece yedi adet kuru üzümdü. Hizmetçisi yedi tane üzüm hazırlar ve onu yerdi. Bedenen “hafîf”, rûhen “yüksek” bir hâle sâhipti. Hizmetçisi bir gece sekiz üzüm verdi. Farkına varmadan bu sekiz kuru üzümü yedi. Kendinde önceki ibâdet zevkini bulamayınca, hizmetçisine sorup yedi yerine sekiz üzüm verdiğini öğrenince;

Devamını oku...

Ebü'l-Hasan-ı Harkânî

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 24 Eylül 2006

Ebü’l-Hasan-ı Harkânî hazretleri, uzun boylu, güzel yüzlü, geniş alınlı, iri gözlü ve kumral bir zat idi. Hazret-i Ömer’e benzerdi. Büyük İslâm âlimi Bâyezîd-i Bistâmî’nin rûhâniyetinden istifâde ederek kemâle gelmiş, yükselmişti. Zamânının kutbu idi.
Ebü’l-Hasan-ı Harkânî hazretleri, on iki sene Harkân’dan Bistâm’a, hocasının kabrini ziyâret için gitti. Bu ziyârete giderken, yolda Kur’ân-ı kerîmi hatmederdi. Her gittiğinde ziyâret ile ilgili vazîfelerini yaptıktan sonra;

Devamını oku...

Sâlim Mevla Ebû Huzeyfe (radıyallahü anh

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 23 Eylül 2006

Sâlim Mevla Ebû Huzeyfe hazretleri, aslen Horasanlıdır. Asıl ismi bilinmemektedir. “Salim” ismi ona Arabistan’da verilmiştir. “Salim Mevla Ebû Huzeyfe=Ebu Huzeyfe’nin azadlısı Salim” ismiyle meşhur olmuştur...
Sâlim Mevla Ebû Huzeyfe (radıyallahü anh), Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazalara katıldı. Hazreti Ebû Bekir zamanında “Yalancı Peygamber” Müseylemet-ül-Kezzâb’a karşı yapılan Yemâme Gazasında şehîd düştü...

Devamını oku...

Ferîdüddîn Genc-i Şeker

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 22 Eylül 2006

Ferîdüddîn Genc-i Şeker, Hindistan’da yetişen Çeştiyye büyüklerindendir. Adı Ferîdüddîn Mes’ûd’dur. Ferrûh Şâh Kâbilî neslinden, Celâleddîn Süleymân’ın oğludur. Baba ve annesi şerefli, asîl âilelerden olup, nesebi hazreti Ömer’e ulaşır. 1174 (H.569) yılında Hindistan’da Delhi’de doğdu. Bu mübarek zat, bu dünyâya, Allahü teâlâya muhabbet ve bağlılık içinde geldi ve o halde vefât etti. Çok kerametleri görülmüştür.

Devamını oku...

Yavuz Sultan Selim Han

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 21 Eylül 2006

Sultan Selim Han, 1470 yılında Amasya’da doğdu ve 1520 yılında vefât etdi. Osmanlı Devleti’nin topraklarını iki buçuk mislinden fazla genişletti. Babasından devraldığı 2.373.000 kilometre karelik olan ülke toprakları onun zamanında 6.557.000 kilometre kareye çıktı. On altıncı yüzyılda Osmanlı kara ordusu, dünyânın en büyük ordusuydu. Kara askerine verdiği önemi donanmaya da verdi.

Devamını oku...