Ateş Pahasi

Ateş Pahasi
Evin sahibi, sohbette konuşulanlardan, bu misafirlerin sıradan kimseler olmadığını an lamıştı. Hiçbir şekilde hürmette kusur etmedi. Yağmur devam ediyordu. Mecburen o geceyi orada geçirdiler. Sabah erkenden kalkıp ev sahibinden yol (izin) istediler. Ve muhasip kibarca:-Bizi burada güzelce ağırladınız. Karnımızı doyurduk, artık ayrılıyoruz. Size borcu muz ne kadardır? Diye sordu. Evin sahibi de kibarca:-Bin altın efendim...dedi. Herkes şaşırmıştı. Bu miktar para bir servetti. Böyle olmaması gerektiği hatırlatılınca adam dedi ki:-Bu bin altını siz takdir ettiniz. Zira dün ısınırken şu muhterem insan, bu ateş bin altın değerinde, demişti. Sizleri ağırlamak için yaptığım masrafı, hediye kabul ediniz, onu almıyorum. Kanuni Sultan Süleyman Han bu sözlerden çok hoşlandı. Yanındakilere:-Anlaşıldı, bu istenen para, ateş pahası imiş...dedi. sonra ev sahibini memnun ederek oradan ayrıldılar. O zamandan sonra, böyle normalin üzerinde istenen bedeller için "Ateş Pahası" tabiri kullanılır oldu.

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Vehbi Tülek

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Vehbi Tülek

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Vehbi Tülek

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Vehbi Tülek

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek