Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı
Hamidizâde Mustafa Efendi 119. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1144'te (m. 1731) doğdu. Medrese tahsilinden sonra saray hocalığına getirildi. Nakşiben­di tarikatına mensup olduğundan saray görevlilerinden bir­çoğu onun müridi oldu. 1204'te (m. 1789) şeyhülislâm tayin edildi. 1208'de (m. 1793) Ma­nisa'da vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:
Gusül abdesti alınca, hasta olmaktan veya hastalığının şiddetlenmesinden yahut uzamasından korkan teyemmüm eder. Bu korku, kendi tecrübeleri ile yahut müslüman, âdil tabibin söylemesi ile mâlum olur. Fıskı, günah işlemesi dillere düşmüş olmayan tabibin sözü de kabul edilir. Soğuk olup barınacak yer, suyu ısıtacak şey, şehirde hamâm parası bulamamak, hastalığa sebep olabilir. Hanefi'de, bir teyemmüm ile dilediği kadar farz kılabilir. Şâfi'ide ve Mâliki'de her farz için yeniden teyemmüm eder. Abdest azasının yarısında yara olan teyemmüm eder. Yara yarıdan azında ise, sağlamını yıkayıp, yarayı mesheder. Gusülde, bütün beden bir uzuv sayıldığı için, bütün bedenin yarısı yara ise teyemmüm eder. Yaralı yer, yarıdan az ise, sağlamını yıkayıp yaraları mesh eder. Yaraya mesh zarar verirse, sargıya mesheder. Buna da zarar verirse, meshi terk eder.
Abdestte ve gusülde, başa mesh zarar verirse, başı meshetmez. Eli çolak olup, su kullanamayan teyemmüm eder. Yüzünü, kollarını yere, [kireçli, topraklı, taşlı duvara] sürer. Elleri ve ayakları kesik olanın yüzü de yara ise, namazı abdestsiz kılar. Abdest aldıracak kimse bulamayan, teyemmüm eder. Çocuğu, kölesi, ücret ile tuttuğu kimse, yardıma mecburdurlar. Başkalarından da yardım ister. Fakat, onlar yardıma mecbur değildir. Zevc ve zevce de, birbirlerine abdest aldırmaya mecbur değildirler.
Ayakta duramayan veya ayakta durunca, hastalığının uzayacağını çok zanneden hasta, namazını oturarak kılıp, rükû için bedenini biraz eğer. Sonra dikilip, sonra yere secde yapar. Kolayına geldiği gibi oturur. Diz çökmesi, bağdaş kurması, ihtibâ etmesi, yani kaba etleri üzerine oturup kollarını dizlerinin etrâfına halka yapması câizdir. Baş, diş, göz ağrısı hastalık sayılır. Düşmana görünmek korkusu da, özürdür. Ayakta orucu, abdesti bozulan da oturarak kılar. Bir şeye dayanarak ayakta durabilen, dayanarak kılar. Ayakta fazla duramayan, iftitâh tekbirini ayakta alıp, ağrı hâsıl olunca oturarak devam eder.

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Vehbi Tülek

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Vehbi Tülek

İyi Kimselere Yaklaş Kötülerden Uzaklaş!

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmaya Mâni Olan Her Şeyi Düşman Bilmeli!

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek