Yolumuzu Aydınlatanlar • 29.06.2026
Ali Havâs hazretleri büyük velîlerdendir. 1534 (H.941) senesinde Kâhire’de vefât etti. Ümmî olup, okuma-yazması yoktu. Allahü teâlânın ihsânı ile Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler üzerinde, âlimleri hayrette bırakan çok kıymetli açıklamalarda bulunurdu.
Yolumuzu Aydınlatanlar • 30.06.2026
Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.
Yolumuzu Aydınlatanlar • 01.07.2026
Ezher el-İsfehânî hazretleri büyük velîlerdendir. Filistin’de Remle'de otururdu. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Türâb Nahşebî gibi büyüklerle görüştü. Muhammed bin Yûsuf el-Bennâ'nın talebesidir.
Yolumuzu Aydınlatanlar • 02.07.2026
Ali Kazvânî hazretleri büyük velîlerdendir. 1483 (H.888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 1548 (H.955) senesinde Tâif’te vefât etti. Hama şehrindeki Seyyid Ali bin Meymun Magribî adlı büyük bir zâtın talebesi idi. Şeyh Seyyid Ali'nin vefâtından sonra halîfesi olan Şeyh Alvân'ın terbiyesi ile mânevî hâllere ve makamlara kavuştu. Bir müddet bu şekilde devâm etti. Daha sonra Anadolu'ya geldi. Buradan Mekke-i mükerremeye gitti. Orada Abdülvehhâb-ı Şa'rânî hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Yolumuzu Aydınlatanlar • 03.07.2026
Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:
Yolumuzu Aydınlatanlar • 04.07.2026
Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.
Yolumuzu Aydınlatanlar • 05.07.2026
İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:
Yolumuzu Aydınlatanlar • 06.07.2026
Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:
Yolumuzu Aydınlatanlar • 07.07.2026
Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu...
Yolumuzu Aydınlatanlar • 08.07.2026
Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.