“mısır’ın Fakihi” Abdullah Ibni Vehb

“mısır’ın Fakihi” Abdullah Ibni Vehb
"Niçin kabûl etmiyorsunuz?"
Hazret-i Abdullah bin Vehb, fıkıh ilminde de çok yüksek idi. Bu yüzden, kendisi için; "Hadis ilmi ile fıkıh ilmini cem eden zat" buyuruldu. Bir defâsında, İmâm-ı Mâlik'in huzurunda, İbn-i Kâsım ile İbn-i Vehb'den bahsediliyordu. İmâm-ı Mâlik hazretleri; "İbn-i Vehb bütün ilimlerde âlimdir. İbn-i Kâsım ise sadece fakihdir" buyurdu. Medine ahâlisi bir meselede ihtilaf ettikleri vakit, İbn-i Vehb'in gelmesini beklerler, geldiği zaman ihtilaf ettikleri meseleyi kendisine arz edip verdiği fetvâyı kabûl ederlerdi.
Zamanın halifesi, kendisine mektup yazıp, kâdı olması için teklifte bulundu ise de, mesûliyetinin çok ağır olması sebebiyle kabûl etmedi. "Niçin kabûl etmiyorsunuz? Allahü teâlânın kitâbı, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) sünneti ile hüküm verirsiniz" diyenlere; "Bilmiyor musunuz? Kıyâmet günü âlimler peygamberler ile ve kâdılar sultanlar ile berâber haşr olunacaklar, berâber diriltilecekler" buyurdu.

Kıyâmet halleri okunurken...
Bir gün huzurunda kendisinin telif ettiği Kitabu Ahvâl-il Kıyâme isimli eserinden, kıyâmet hallerine ait mevzular okunuyordu. Kitap bittiğinde, benzi sararmış, yüzünün kanı çekilmişti. Bundan sonra hiç konuşamadı ve birkaç gün sonra vefât etti.
Abdullah ibni Vehb'in son sohbetindeki nasihati şöyle oldu:
"Kişinin beğendiği şeyi başkası için de beğenmesi güzel olur. Kendisine faydası olmayanın başkasına faydası olmaz."

Akıllı Bir Kimseyi, Hatâsı Için Azarlamak Yakışmaz!

Vehbi Tülek

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Vehbi Tülek

Teheccüd Ve Evvâbin Namazı Müstehâbdır

Vehbi Tülek

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Vehbi Tülek

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Vehbi Tülek