Hasan-ı Berkî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 25 Mayıs 2006

Hasan-ı Berkî hazretleri, Hindistan’da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi zâhirî ilimlerde âlim idi. Tasavvuf yolunda yetişip evliyâlık derecelerinde yükselmek için, Şeyh Ahmed-i Berkî’nin talebesi oldu. Onun hizmetinde, yüksek makamlara, ilâhî ma’rifetlere kavuştu. Hocasının işâreti ile Serhend’e giderek, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hizmetine girdi. Onun talebesi olmakla şereflendi. Sohbetleriyle yüksek hâllere ve makamlara erişti. Sonra vatanına dönerek eski hocası Ahmed-i Berkî’nin sohbetlerine devâm etti. Onyedinci asrın sonlarında Osmanpur’da vefât etti.

Devamını oku...

Malik bin Dinar'ın zenci kölesi!..

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 24 Mayıs 2006

Basra’da kuraklık had safhadaydı... Müminler son bir kere daha bir tepenin üstüne çıkarak Cenab-ı Hakk’a dua etmeye başladılar. Akşam olup ortalık kararmaya başlamasına rağmen havada tek bulut bile görülmedi...
Şehre dönmeye başladılar. Tam bu sırada sırtında yamalı bir aba bulunan güler yüzlü bir zenci köle ortaya çıktı ve ellerini açarak şunları söylemeye başladı:
“Yâ Rabbi! Ben kuluna olan sevgin hürmetine, bekledikleri yağmuru esirgeme!..”

Devamını oku...

Hâcegi Emkenegi

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 23 Mayıs 2006

Emkenegi hazretleri, 1512’de Buhara’nın İmkene kasabasında doğdu ve 1599’da orada vefat etti. Evliyanın büyüklerinden Derviş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâki-billah hazretlerinin hocasıdır. Zahiri ve batıni ilimleri babasından öğrendi. Babasından feyiz alarak tasavvufta kemale erdi. Tasavvuf ilminin ve hallerinin mütehassısıydı.

Devamını oku...

Ahmed Siyâhî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 22 Mayıs 2006

Ahmed Siyâhî Efendi, 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu’da doğdu. Babası Derviş Demirci Ahmed Efendi’dir. Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerindendir...
Ahmed Siyâhî Efendi, hocası Mustafa Efendinin bir işareti üzerine, kendisini irşâd edecek, yetiştirecek “Hâlid” ismindeki zâtı aramaya başladı. Karadan hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam’a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin ismini duyunca; “Hocam Şeyh Mustafa Efendinin buyurduğu Hâlid bu olabilir” diyerek hemen sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı...

Devamını oku...

"Pamuk Kâdı" Abdüllatîf Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 20 Mayıs 2006

Abdüllatîf Efendi, zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, Mevlânâ Müslihuddîn Yârhisârî ve Anadolu Kadıaskeri olan İmâm Şeyh Mahmûd’un sohbet ve hizmetlerine girdi. İlim öğrenmekteki gayret ve istidâdının çokluğu sebebiyle, kısa zamanda yetişerek kemâle geldi ve medreselerde ders verecek, talebe yetiştirecek seviyeye ulaştı...

Devamını oku...

Ebû Saîd el-Harraz

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 19 Mayıs 2006

Ebû Saîd el-Harraz hazretleri, büyük velilerdendir. Tasavvufta ona tâbi olanların mensûb olduğu yola “Harrâziye” denmiştir. Doğum târihi bilinmemektedir. Bağdat’ta doğmuştur. 890 (H. 277) senesinde orada vefât etti. Kabri Bağdât’tadır...

Devamını oku...

Abdullah el-Makdisî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 18 Mayıs 2006

Abdullah el-Makdisî hazretleri, 1185 (H.581) senesinde doğdu. 1232 (H.629) senesi ramazan ayında cumâ günü Şam’da vefât etti... Kur’ân-ı kerîmi amcası Şeyh el-İmâd’dan öğrendi. Fıkıh ilmini Şeyh Muvaffakuddîn’den, Arab dilinin inceliklerini ise Ebi’l-Bekâ el-Akberî’den öğrendi. Şam’da, Bağdâd’da, Mısır’da, Nişâbûr’da birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledi, yazdı ve rivâyette bulundu. Bunun yanında Mûsul, Erbil, Mekke ve Medîne’ye de gidip hadîs-i şerîf dinledi.

Devamını oku...

Abdülhâlık Goncdüvânî

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 17 Mayıs 2006

Malatyalı Abdülcemîl hazretleri, Hızır aleyhisselâm ile görüşüp sohbet ederlerdi. Bir gün Hızır aleyhisselâm kendisine:
-Ey Abdülcemîl! Senin sâlih bir erkek evlâdın olacak. İsmini Abdülhâlık koyarsın, buyurdu.
Abdülcemîl bu konuşmadan kısa bir zaman sonra Buhârâ’ya göçtü ve Goncdüvân kasabasına yerleşti. Çok geçmeden Hızır aleyhisselâmın buyurduğu gibi bir erkek evlâda sâhib oldu. İsmini Abdülhâlık koydu...

Devamını oku...

Yahudi pehlivanı "Merhab"ın sonu

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 16 Mayıs 2006

İslam askeri Hayber önlerine gelmişti... Bu arada Hazreti Ali’nin gözleri ağrıyordu. Resûlullah efendimiz okudu ve şifa bulması için Allahü teâlâya duâ etti. Hazreti Ali’nin gözlerinde bir ağrı sızı kalmadı...
Yahudilerin, “Merhab” adında yenilmez bir pehlivanları vardı. Nara atarak, mücahitlere şöyle seslendi:
-Hayber halkı iyi bilir ki, ben, gelip çatan harplerin tutuştuğu, kızıştığı zamanlarda, tepeden tırnağa kadar silâhlanmış, cesaret ve kahramanlığı denenmiş Merhab’ımdır. Ben, kükreyerek geldikleri zaman aslanları bile kâh mızrakla, kâh kılıçla vurup yere sermişimdir!..

Devamını oku...

"Gavs-ül-a'zam" Abdülkâdir Geylânî

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 15 Mayıs 2006

Abdülkâdir Geylânî hazretleri, 1078 (H.471)’de İran’ın Geylân şehrinde doğdu, 1166 (H.561)’da Bağdad’da vefât etti. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengîdost’tur. Hazret-i Hasan’ın oğlu Hasan-ı Müsennâ’nın oğlu Abdullah’ın soyundandır. Annesinin ismi Fâtıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkâdir Geylânî, hem seyyid, hem şerîftir.

Devamını oku...