Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.123.722

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Batililari Utandiran Manzara

I.Dünya savaşından evvel Bab-ı Ali'de hukuk müşâviri olan Kont Ostrolog anlatıyor: İngilizlerin, Kut-ül Amare yenilgisini takip eden günlerde, Londra'da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam dolayısıyla ben de bulundum... Başbakan Lloyd George şöyle dedi: "Efendiler, ben bir şeyi anlayamıyorum: Bizim medeni milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımız bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatini fevkalâde te'min ediyorlarmış. Yaralılarımızı imkânları nisbetinde tedavi ediyor ve şefkat gösteriyorlarmış. İşte bu davranış larının sebebini bir türlü anlayamıyorum..." Daha sonra savaş bakanı söz alarak şunları söyledi:

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Abdûs Kayrevânî

İbn-i Abdûs Kayrevâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 202 (m. 817)'de Tunus'ta Kayrevan'da doğ­du. Başta Sahnûn olmak üzere çeşitli âlimler­den fıkıh öğrendi. 260 (m. 874)'de Kayrevan'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı Abdullah Nesefî

Vehbi Tülek

Abdullah Nesefi hazretleri on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yetişmiş büyük fıkıh ve tefsir âlimidir. Doğum yeri ve târihi kesin olarak bilinmemektedir. 1310 (H.710) senesinde Bağdat'ta vefat etti. Zamanının büyük âlimlerinden Kerderi, Hâherzâde gibi zatlardan akli ve nakli ilimleri öğrendi. İmâm-ı Abdullah Nesefi hazretleri "Umdet-ül-i'tikâd" kitabında şöyle buyuruyor:

İnsanların Elindekine Düşkün Olma Ki

Vehbi Tülek

Günahınız Çok Olup Göklere Ulaşsa Da

Vehbi Tülek

İsmâil Âsım Efendi Yetmişdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimleriden aklî ve naklî ilimleri tahsîl edip müderrislik diploması aldı. Birçok medresede müderrislik ve kadılıklarda bulundu. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli Kadıaskerliğine getirildi. Nihayet Şeyhülislâmlığa tayin edildi. Bu vazîfede iken 1173 (m. 1760) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Namaz Gözümün Nûrudur

Vehbi Tülek

Allahın Rahmetinden Mahrum Edilenler

Vehbi Tülek

Resûlullaha Çok Salevat Getirirdim

Vehbi Tülek

Abdülhâlık Goncdüvânî

Vehbi Tülek

Namaz Kılarken Atılan Tokat!..

Vehbi Tülek

Velîler, Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratıldılar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehb b. Münebbih'ten rivayet edilmiştir, diyor ki:

- "İsrailoğullarının abidlerinden biri vardı ki, nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi. Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı. Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip, kemerini ve elbisesini çıkarır. Nehirde elbisesini yıkar. Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.


Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Tüccarin Rüyasi

Abdullah Bin MübÂrek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek