Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.078.754

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimin Ölümü, Büyük Bir Musîbettir

Ebû Bekr el-Esrem hazretleri büyük velî ve âlimlerdendir. 873 (H.260) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel'in talebesidir. Ondan çok meseleler nakletti. Bunları mevzularına göre yazdı. Büyüklerden bahseder, insanların istifade etmesi için nakiller yapardı. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Hafız Mehmet Akkoyunlu sarayının mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardır ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coşar, kâh akar sular gibi. O yanık Kahire aksanı ile okumaya başladı mı, dinleyenler bir hoş olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sıcak damlalar kayar. Şah İsmail'in fitne kaynattığı günlerde doğu Anadolu'da cinayetler, baskınlar birbirini izler, halk canından bezer. Geceleri kapı sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir ağırlık vardır. Hani sıkıntı, kasvet karışımı bir şey. Kargaşa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunluları da sarar. Öyle çok cami yıkılır ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlı geçti sanır.

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onlar, Adâletleri Ile Örnek Oldular

Molla Cürcân hazretleri Osmanlı devrinde yetişen fıkıh, kelâm ve fen âlimi olup, Sakarya'da Akyazı kasabasında doğdu. 969 (m. 1562)'de Amasya'da vefât etti. Hazreti Ebû Bekir ve Ömer'in (radıyallahu anhüma) faziletleri hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küçük Günaha Devam Edilirse

Vehbi Tülek

Mahmûd Dükûki hazretleri Hanbeli mezhebindeki hâfız ve vâizlerdendir. Bağdâd'da 643 (m. 1266)'da doğdu. 733 (m. 1332)'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir dersinde, büyük günahların kırk olduğunu bildirmekte ve her biri için kitap ve sünnetten delil getirmektedir. Buyuruyor ki:

Zikir, Allahü Teâlâyı Hâtırlamak Demektir

Vehbi Tülek

Osmanlının Ilk Şeyhülislâmı: Şemseddîn Fenârî

Vehbi Tülek

Şemseddin Fenâri hazretleri Osmanlı Devleti'nin ilk şeyhülislâmıdır. İsmi Muhammed olup, "Molla Fenâri" diye meşhur oldu. 1350 (H.751) senesinde doğdu. Alâüddin Esved, Şeyh Cemâleddin Aksarâyi, Şeyh Hamidüddin-i Kayseri'den ve birçok büyük âlimden ders okudu. Mısır'a gidip, orada bulunan meşhûr Hanefi fıkıh âlimi Kemâleddin-i Bâberti'den ilim öğrendi. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Bursa'ya yerleşti ve talebe yetiştirmeye başladı.

Câhiller Çoğaldığı Için, âlimler Garip Oldu

Vehbi Tülek

Kim Bana Mirasçı Olursa

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Alâeddîn-i Attâr

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzî Efendi

Vehbi Tülek

Tecvîd Ve Kırâat Üstâdı Muhyiddîn Niksârî

Vehbi Tülek

Kalp Vardır Ölüdür, Kalp Vardır Gâfildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Allah’a Firar Et

Kul Hakkı

Başka Du Bilmez Misin?

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Karşılık Beklemiyorum

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek