Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.537.494

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂsiklardan Uzaklaş

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Peygamberimizin En Büyük Mucizesi

Yahyâ bin Sellâm Teymî hazretleri tefsir âlimidir. 124 (m. 742)’de Kûfe’de doğdu. Hasan-ı Basrî’nin talebelerinden kıraat dersi aldı. Tunus’ta Kayrevan’a giderek tefsir dersleri verdi, dönüşte Mısır’da Fustat’ta 200 (m. 815)’de vefat etti. “Tefsîru Yahyâ bin Sellâm” isimli kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Haydar Bey

Vehbi Tülek

Ali Haydar Bey son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1837 senesinde İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve Mülkiyye Mektebini (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi. Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültelerinde profesörlük yaptı. 1903 senesinde vefat etti. (Mecelle) kitabına yaptığı (Dürer-ül-hükkâm) adındaki şerhi çok kıymetlidir. Bu kitabında diyor ki:

İslâm Târihçilerinden Ahmed Bin Abdülcebbar

Vehbi Tülek

Bilgisiz Kişiler, Zillete Düşmeye Mahkûmdur!

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Muzaffer hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Ebû Sa’îd-i Ebü’l-Hayr ve diğer büyük zâtlarla görüşüp onlardan ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimseler istifâde etti. Hicri 5. asrın ortalarında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Huzeyfe Bin Yemân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Günahı Çok Olan Çok Su Dağıtsın

Vehbi Tülek

İhlâs Sahibi Olanlar Hidâyet Kandilleridir

Vehbi Tülek

Susan Güzel Suâl Sorar Ve Güzel Anlatır

Vehbi Tülek

Abdülmü’min Dimyâtî

Vehbi Tülek

Selîm Kırımî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Osmanlı evliyalarından olan bu zat, Çanakkale'de yaşamıştır. Devrin Osmanlı sultanı Dördüncü Mehmed Han rüyâsında Ahmed Câhidi hazretlerini gördü. Bunun üzerine derhâl Kilidü'l-Bahr'e gelerek onu ziyâret etti. Sohbeti ile şereflenerek duâsına mazhar oldu. Ahmed Efendi, Sultanın hiç bir maddi ikramını kabûl etmedi. Dördüncü Mehmed Han bunun üzerine Ahmed Câhidi hazretlerine "Sultan" ünvânını verdi. Bundan sonra Evliyâ Sultan ve Ahmed Câhidi Sultan diye de anıldı.1659 (H.1070)'da vefât eden Ahmed Câhidi Kilidü'l-Bahr'de zevcesi Kerime Hâtun'un medfun bulunduğu türbeye defnedildi. Kendisinden 17 yıl önce vefât eden oğlu Âdem Efendinin kabri ise türbenin dışında güney taraftadır. Câhidi Sultan, vefâtının üzerinden üç asırdan fazla bir zaman geçmesine rağmen hâlâ gönüllerde yaşamakta kabri ziyâret olunarak mânevi istifâdelere kavuşulmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Allah Diyen Genç

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Firkateyne Bininiz

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek