Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.180.418

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Bahaeddinzade Muhyiddin Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet sahibi bir zattır. Resmî ilimleri Mevlânâ Kestelî'den okudu. Bayramiye Şeyhi Yavsi hazretlerine mürid oldu ve Bayramiye yolunda icazet aldı. Bir müddet mürşidi Şeyh Yavsî hazretlerinin makamına geçerek âşıkların irşadı ile meşgul oldu. 951 (m. 1544) senesinde Kayseri'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

İran Şahı, Sultan IV. Murad Han'a bir çok hediyeler göndermişti. Bunlar arasında bir de yay bulunuyordu. Dünyada bir benzeri olmayan bu yay, son derece sertti ve ancak kuvvetli bir pehlivan bunu gerebilirdi. Padişah bu yayı ellerine alıp incelediler. Hediyeleri getiren İran elçisi sinsi sinsi gülüyordu:-Pek serttir efendim!..dedi.Fakat Murad Han'ın bakışlarını farkedince susmayı tercih etti. Yoksa kellesinden olacağını anladı. Padişah, çok kuvvetliydi. Fakat kendisi yayı kurmayı denemeden önce, başkalarını denemek istedi ve :-Bu yayı kim germek diler?...diye sordular. Kimsenin cevap vermesini beklemeden:-Sen gel!..diye nöbetçilerden birini çağırdı.

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Mısır hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Fransa ile İngiltere'ye bir oyun oynamıştı. Takvimler 1801 yılını gösterirken, İskenderiye yakınlarında bir yerde, çok çok eski zamanlarda Sezostris tarafından yontturulmuş iki sütun vardı. Bunlardan biri çölün yumuşak kumlarına sere serpe uzanmış yatıyor; diğeri de zaman ile inatlaşır gibi hâlâ dimdik ayakta duruyordu. Her ikisi de yekpâre olan bu sütunlar, Kleopatra tarafından, artık harâbe olan ilk yerlerinden alınıp kendi adına inşâ ettirdiği mâbedde kullanıldığı için halk arasında, "Kleopatra sütunları" olarak biliniyordu. Kavalalı, bir gün yanına Fransız ve İngiliz askeri erkânını almış harâbeleri gezdiriyordu. Sütunların yanına geldiklerinde her iki heyetin kumandanlarına hitâben, "Bu sütunlardan birer tanesini beğeniniz" deyiverdi.

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hasan Ebû Halâve

Hasan Ebû Halâve hazretleri Kudüs'teki evliyânın büyüklerindendir. Gazze'de doğdu. 1892 (H.1310) senesinde Kudüs'te vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü...
Yûsuf Nebhâni hazretleri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Zür’a Dımaşkî

Vehbi Tülek

Ebû Zür'a Dımaşki hazretleri hadis hafızı, yani yüzbinden ziyade hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 200 (m. 815)'de Şam'da doğdu. O devirde Şam ve çevresinde yaşayan birçok muhaddisten hadis rivayet ederek genç yaşta hadis âlimi oldu. Kendisinden Tahâvi ve Taberâni gibi âlimler rivayette bulundular. 281'de (m. 894) Şam'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden ikisi şunlardır:

Muhammed Olmasaydı Seni Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Hadis âlimlerinden Hassân-ı Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Hassân bin Muhammed Nişâbûri, Horasan'da yaşamış olan Şafii âlimlerindendir. 883 (H.270) senesinde Nişâbûr'da dünyaya geldi. 960 (H.349) senesi Rebiul-evvel ayının beşinde, cuma gecesi Nişâbûr'da vefat etti. Hadis ilminde de derin bir âlimdi...

Duâ Ve Istiğfarı Üçer Defa Yapmalı

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Önce Ahiretini Düşünendir

Vehbi Tülek

Resûlullah âşıklarını Üzmemeli

Vehbi Tülek

Beşiktaşlı Yahyâ Efendi

Vehbi Tülek

O Müminler Için âhiret Saadeti Vardır

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiret Saâdetinin Kapısı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Yüz Vermedin!

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Arkadaşlarımı Korumak Için

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Allah'ın Emaneti

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek