Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.161.817

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaşında Kusur Aramayı Bırak, Sen Zarar Görürsün!

Ebû Nasr bin Ziyâd hazretleri Tâbiînin büyük velîlerdendir 712 (H.94) senesinde Basra'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, Topkapı Sarayı'nı yaptırdığında burası şimdiki gibi büyük binâlardan müteşekkil değildi. Ama Hz. Fâtih buradaki bir odayı, hazine odası adıyla müze yaptırmayı ihmâl etmemişti. Burada hem ata yâdigârı silahlar, hem de kıymetli mücevherât muhâfaza edilirmiş. Dünyada henüz modern müzecilik anlayışı gelişmeden kurulan bu Osmanlı müzesinin, Yavuz Sultan Selim Hân'dan sonraki en kıymetli eserleri hiç şüphesiz Mukaddes Emânetler olmuştur.Hz. Fâtih'in hazine odasında çok kıymetli bir mücevherât koleksiyonu olduğu bilinmektedir. Hatta müsâfir elçilere ve hükümdarlara bu oda gezdirilir ve bu koleksiyon gösterilmiş.

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Kanije Kalesinin Fethi Ve Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Düşünceler Ve Işler Sebeplere Bağlıdır

Caferzâde Sunullah Efendi, Yirmiüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 960 (m. 1552)'de İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra çeşitli medreselerde müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskerliği yaptıktan sonra 1599'da Şeyhülislam tayin edildi. 1612'de İstanbul'da vefât etti. Keşşaf Tefsirine haşiyesi meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdâdî'ye Bırakılan Emanetler!..

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Tasavvuf ehlinin çok tanınmışlarından olup, "Seyyid-üt-Tâife" denmekle meşhûrdur. Künyesi, Ebü'l-Kâsım'dır. Bu mübarek zat 822 (H.207)'de Nehâvend'de doğdu. Bağdat'ta büyüdü ve orada yaşadı. 911 (H. 298) senesinde vefât etti.
Bir kimse Cüneyd-i Bağdâdi'den duâ istediğinde şöyle duâ ederdi:

Tövbeye Sebep Olan Mektup!..

Vehbi Tülek

Dünyanın Zararından Kurtulmak Için.

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Sıddîkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Bağdad'da doğdu. Devrinin büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde bulunarak yetişti. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu. Kudüs'e yerleşti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

En Kıymetli Amel Edeptir

Vehbi Tülek

Ali Venâi

Vehbi Tülek

Muhammed Emin Erbilî

Vehbi Tülek

Onlar, Mucize Görseler Yüz Çevirirler

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyen Kimse

Vehbi Tülek

Biriniz Bir Hata Yapmış Olmasın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Ayyaşin Sonu

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

SelÂmetle Gidip Gel

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek