Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.623.352

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Sirâcüddîn Ebû Süleymân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan’da doğdu. 781 (H.165) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Zamânının âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Tâbiînin bazı büyüklerinden hadîs-i şerîf dinledi. Habîb-i Acemî hazretlerinin sohbetlerine devâm edip, ondan feyiz aldı. Tasavvuf yolunda ilerleyip evliyâlıkta yüksek derecelere ulaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesir Macunu

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müşfik Bir Asker H. Hayri Aytepe

Millet, din ve vatan sevgisiyle dolu bir asker olan Hasan Hayri Aytepe, ömrü boyunca hoş sohbetleri ve nasihatleriyle insanlara faydalı olmaya çalıştı. Kızına yaptığı nasihatleri çok ibretlidir. Bir nasihatinde şöyle diyordu:
"Ey kızım! Dünyâdaki bütün insanlar mesûd olmak ister. Fekat, mesûd olan, pek azdır. Neden bu böyledir? Çünkü, saadetin neden ibâret olduğu bilinmiyor. Asıl iş, saadetin ne olduğunu bilmektedir. Müslümânlık, dünyâ ve âhiret saadetini sağlayan tek yoldur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ebûbekirzâde (Tirevi) Ahmed Efendi 99. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1097'de (m. 1686) Tire'de doğdu; medre­se tahsilinden sonra kadı, sonra Anadolu ve sonra da Rumeli Kadıaskeri oldu; 1761'de Şeyhülislâmlığa getirildi. 1181 (m. 1767)'de İstanbul-Kanlıca'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sâlih Bir Müslüman Olan Nasrânî

Vehbi Tülek

Cehenneme Girmeyecek Olan Müminler

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Nablûsi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 674 (m. 1275)'de doğdu. Hadis ilminde büyük bir âlim olarak yetişti. Yüzbinden çok hadis-i şerifi râvileri ve senetleri ile birlikte ezbere bilirdi. 758 (m. 1357)'de Şam'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları

İslâmiyet Üç Kısımdır: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Dünya, Yolcunun Bineği Gibidir

Vehbi Tülek

O Gün, Kâfirler Için Çok Sıkıntılıdır

Vehbi Tülek

Abdülkahir Bağdadi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Size Dünyâda Ve âhirette Yardım Eylesin!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Arkadaşlarımı Korumak Için

Bülbülün Zikri

At Hirsizi

Gül Yaprağı

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek