Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.800.844

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756 (H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra İstanbul'a gitti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Osmanlılar devletlerini kurarken, din hürriyeti ilkesini temel olarak benimsemiş bir millettir. Avrupada Engizisyon işkenceleri altında inlerken, tüm dinler, Osmanlı idaresinde barış ve huzur içinde yaşamışlardır. İşte sizlere çarpıcı bir örnek:Fatih Sultan Mehmet Rumelideki seferlerine devam ediyordu. Sırbistan sınırların adoğru geldiği sırada Sırp prensi Brandoviç'ten bir mektup aldı. Bu sırada Sırplar, Katolik Macarlarla Osmanlılar arasında kalmışlardı. Sırp prensi Brankoviç, bu iki güçten birine birine tabi olarak kendi hükümdarkığını sürdürmek istiyordu. Ama hangisini seçecekti? Bunu tayin edebilmek için, önce Macar kralı Hünyad'a bir heyet yollayarak sordumuştu:

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınlarına ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odasının temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi.

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin Ya'kûb El-esam

Muhammed bin Ya'kûb el-Esam hazretleri hadis âlimidir. 247'de (m. 861) İran'da Nişâbur'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra İsfahan, Mekke, Bağdat, Mısır, Şam gibi ilim mer­kezlerinde meşhur âlimlerden hadis tahsil etti. Sonra Nişâbur'a dönerek çok talebe yetiştirdi. 346 (m. 957)'de Nişâbur'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadınlar Câmide Itikaf Yapamaz

Vehbi Tülek

Mehmed Salih Efendi 96. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Medrese tahsilini tamamlayınca Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi'ye intisap ederek onun damadı oldu. Çeşitli şehirlerde kadılıktan sonra, Anadolu, sonra Rumeli Kadıas­kerliği, nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 1175 (m. 1762)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Nasihatların Özü, Allah Adamları Ile Bulunmaktır

Vehbi Tülek

Kalbim Gafil Diyerek Duayı Terk Etmemelidir

Vehbi Tülek

Muhammed Kerderî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. “İbn-ül-Bezzâz” diye de tanınırdı. Harezm’in Kerder köyünde doğdu. İlim tahsiline memleketinde başladı. Dört sene kadar İbn-i Arabşâh’ın yanında kaldı. Fıkıh ve usûl-i fıkıh ilimlerini ondan tahsil etti. Sonra Kâhire’ye gitti. Daha sonra Bursa’ya giderek Molla Şemseddîn Fenârî ile sohbet etti. 827 (m. 1424) senesinde Mekke’de vefat etti. “Bezzâziyye” adındaki fetva kitabı çok meşhur ve muteberdir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Erdebilli Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Şa’ya (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Hasan Sekr Dımaşkî

Vehbi Tülek

Abdürrezzak Kâşî

Vehbi Tülek

Ölümden Önce Olan Her Şeye Dünyâ Denir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

SelÂmetle Gidip Gel

Arafatta Görüşürüz

Latif Bir Şikayet

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Arafatta Görüşürüz

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek