Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.113.410

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Günlerden 31 Ağustos 1526 Cuma. İki gün evvel Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Kanuni Sultan Süleyman Han tebrikleri kabul ediyor. Elbette herkes zafer neşesi içindedir. Kara haber otağ-ı hümayuna bir gülle misali düşer. Akıncı alperenlerinden Gül Baba gaza meydanında şehid düşmüştür. Kendisi şehid düşmüş de, başı yere düşmemiştir. Elinde gürzü ve yatağanı ile vuruşurken, bir kafir sillesi ile başı gövdesinden ayrılmıştır. Ve o aziz kahramana layık efsaneler de o anda destanlaşmaya başlamıştır. Rivayet edilir ki, Gül Baba başsız gövdesiyle atından inmiş, kesik başını koltuğunun altına almış ve etrafını saran Haçlı askerlerini defettikten sonra Mohaç ovasını velveleye veren Kelime-i Şehadet getirdikten sonra şehadet mertebesine erişmiştir.

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

Tarihimiz ihtişamlı zaferler kadar facialarla da dolu. Zaferlerimizle övündüğümüz kadar, yaşadığımız hezimetlerden de dersler çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız sürece tarih bizim için ne ölçüde anlamlı olabilir?Facialardan söz ederken, Sarıkamış'ı özellikle dikkate almamız gerekir. Orada, hiç de uzak olmayan bir zamanda 100.000'e yakın yiğidimizi karlara gömdük. Üstelik tek kurşun atamadan... Üstelik sadece bir hayalperestin kişisel ihtirası uğruna...İhtiras... Bu kavramı iyi düşünmeliyiz. Kimi kendi ebediyyetini bu ateşle yakıp kül ederken, kimileri de koca memleketi harabeye döndürebiliyor.Almanlar, Türkiye'ye giden trenlerin üzerine "Enverland'a (Enver'in Ülkesi'ne) gider" yazmaktadırlar. Kibir ve ihtiras demiştik ya! Paşa'nın şu ifadelerine bakın: "Beni Napolyon'a benzetmişlerdi. Kabul etmem. Çünkü ben ikinci adam olamam."

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Amr Bin Nüceyd

Ebû Amr bin Nüceyd hazretleri Nişâburludur. 976 (H.366) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nişâbur'da doğup yaşayan İbn-i Nüceyd, küçük yaştan itibâren âlimlerin ve velilerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerini görüp feyz aldı ve sohbetlerinden istifâde etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocası Için Kendini Feda Eden Talebe!

Vehbi Tülek

Mevlânâ Nûreddin Taşkendi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asırda Türkistan'da Taşkent'te yaşamıştır. Mevlânâ Nûreddin, hocası Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr için kendini fedâ edenlerdendir.

Ahmed Necîb Efendi

Vehbi Tülek

Be­de­ni In­san, Ba­şı ­mer­keb O­lan â­lim!

Vehbi Tülek

Ha­dis il­min­de imâm olan İb­ni Men­de-i İs­fe­hâ­ni "rah­me­tul­la­hi aleyh" (Es­mâ-i Sa­hâ­bi) ki­tâ­bı­nın mü­el­li­fi­dir. Da­hâ pek çok ese­ri var­dır. Bu mü­ba­rek zat, ken­di ya­şa­dı­ğı bir ha­di­se­yi şöy­le an­lat­mış­tır:

Öyle âyet-i Kerîmeler Indirmekteyiz Ki

Vehbi Tülek

Son Nefeste Imân Selâmeti Ver Allahım

Vehbi Tülek

Kendisine Faydası Olmayanın Başkasına Faydası Olmaz!

Vehbi Tülek

Celâleddîn Deşnâvî

Vehbi Tülek

Salih Bin Ahmed Hemedâni

Vehbi Tülek

Muhtaçların Sığınağı Şerîf Tlemsânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Abdullah El-acemî

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek