Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.648.026

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir

Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Sultan II. Mahmud Han zamanında Harput'ta yetişen büyün alimlerden Abdurrahmân-ı Harpûti, İstanbul'a gitti ise de bir vazife verilmemesi üzerine memleketine döndü. Burada tâliblere ders vermekle meşgûl oldu. Bir müddet sonra tekrar memleketini terk ederek İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmiinin duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse, mükâfatlandırılacaktır." yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûti, kâğıdın altına "Daha başka mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için bu kadarıyla iktifâ edilmiştir." diye bir şerh koyarak adını ve adresini yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı.

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethettikten sonra, merkezi Trabzon olan Pontus devletinin kralı David Komnenos, şimdi sıranın kendilerine geldiğini anladı ve Osmanlılara karşı Doğu Anadoludaki Akkoyunlu devletinin hükümdarı Uzun Hasan'a, Osmanlılara karşı ittifak yapmayı teklif etti. Aralarındaki dostluğu güçlendirmek için de yeğeni Katerina Despina'yı Uzun Hasan ile evlendirdi. Bu ittifaktan cesaret alan David Komnenos, Osmanlılara vermesi gereken vergiyi vermediği gibi, evvelce verdiklerini de geri istedi. Bu durumu da Uzun Hasan'a bildirerek gereğinin yapılmasını istedi. Uzun Hasan da yeğeni Murad'ı Fatih Sultan Mehmed Han'a gönderdi. Huzura kabul edilen Murad Bey:-Padişahım, Trabzon Pontus Devleti, ödediği bütün vergilerin geri verilmesini istiyor! Dedi.

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hastalığa Sabredenler!..


İskilipli Abdülbâki Efendi Anadolu evliyasındandır. Çorum'un İskilip ilçesindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra İstanbul'a giderek tanınmış ilim adamlarından din ve fen ilimlerini tahsil etti. Bu sırada gözlerine bir hastalık gelerek bir gözü görmez oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ahmed el-Hâlidi hazretleri Şâfii fıkıh âlimidir. "İbnü'l-Cevheri" diye meşhur oldu. 1151'de (m. 1738) Kahire'de doğdu. El-Ezher'de fıkıh tahsilini tamamladı. Mekke'de Seyyid Abdullah el-Mirgani ile görüşerek ondan faydalandı. Tahsilini tamamladıktan sonra Kahire'de Eşrefiyye Medresesi'nde müderris oldu ve çok talebe yetiştirdi. 1215'te (m. 1801) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Îmanı Gitmez

Vehbi Tülek

Mahmûd Hamza el-Hüseyni hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 1236 (m. 1821)'de Şam'da doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra Şam'da çeşitli mahkemelerde kadı nâibliği ve Şam Vilâyeti Meclis-i Kebir üyeliği yaptı. 1305 (m. 1887)'de Şam'da vefat etti. "el-Ferâidü'l-behiyye fi'l-kavâidi'l-fıkhiyye" adlı eserini Sultan II. Abdülhamid'e ithaf etti. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

sekran Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Amr Rabbânî

Vehbi Tülek

Muhammed Rûyânî

Vehbi Tülek

Farzı Yapmayana Kâfir Denmez

Vehbi Tülek

Aldatarak Mal Satmak Dolandırıcılık Olur

Vehbi Tülek

Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Latif Bir Şikayet

Anzakli Ömer

B0r Çuval Toprak

Derdi Olan Neylesin?

Hakikati Görmek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek