Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.815.066

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1657 (H.1067) senesinde Siyalkût şehrinde vefât etti.

Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Uzun Emelli Kul Olmak!..

Muâfi bin İmrân hazretleri, büyük bir hadis âlimidir. 185 (m. 701) târihinde vefât etti. Hadis öğrenmek için uzak memleketlere yolculuk yaptı. Süfyân-ı Sevri'nin yanında kaldı. Ondan ilim aldı. Onun terbiyesinde yetişti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Vehbi Tülek

Züfer bin Hüzeyl hazretleri, aslen İsfahanlı olmasına rağmen Basra'da yaşadı ve orada ilim tahsil etti. Önce zamânının âlimlerinden hadis ilmini öğrendi. Sonra Kûfe'ye gidip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsil ederek zamânının meşhûr fakihlerinden oldu. İmâm-ı A'zam; "Talebelerimin en mükemmelidir" buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu.

Şaban-ı Nakşibendi

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi

Vehbi Tülek

Ahmed Muhyiddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. İstanbul'da doğdu. Tophane'deki Kâdirihâne şeyhi Şerefeddin Efendi'nin oğludur. Babasının yanında sülûkunu tamamladı, onun vefatından sonra yerine geçti. Sultan II. Abdülhamid tarafından Meclis-i Meşâyih reisliğine tayin edildi. 1909'da padişahı tahttan indiren İttihatçılar, Muhyiddin Efendiyi Rodos'a sürgün ettiler. O sene orada vefat etti. Tarik-ı Sûfiyye Silsilenâmesi ismindeki eserinde şöyle yazmaktadır:

Onlar Benim Misafirlerimdir

Vehbi Tülek

Ferâseti Devamlı Olan Makbûldür

Vehbi Tülek

Menteşzade Abdürrahim Efendi

Vehbi Tülek

Sözlerin En Güzeli Kur’ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Vehbi Tülek

İbn-i Hübeyş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Latif Bir Şikayet

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Allah Nasil Misafir Edilir?

Abdullah El-acemî

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek