Abdullah bin Üneys (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 16 Ocak 2006

Bir gün Resûlullah Efendimiz, huzurlarına Abdullah bin Üneys radıyallahü anhı çağırdılar: -Yâ Abdullah! Hüzeli kabilesinin Lıhyanoğulları kolundan Halid bin Süfyan, bizimle çarpışmak üzere etrafına adamlar topluyormuş. Halid, şu sıralar ya Nahle’de veya Urene’dedir. Onu bertaraf ederek bir fitneyi daha baştan yok etmeliyiz...
Hazreti Abdullah, Sevgili Peygamberimiz kendisine bir vazife verdikleri için çok sevindi:

Devamını oku...

Abdullah bin Zübeyr (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 15 Ocak 2006

Abdullah bin Zübeyr’in annesi, Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’dır. Teyzesi, mü’minlerin annesi Hz. Âişe’dir. Babası tarafından babaannesi Safiyye, Rasûlullah’ın halasıdır...
Yedi yaşında iken babası tarafından Peygamber Efendimize getirilerek O’na biat etme şerefine kavuştu. Hz. Ebû Bekir devrinde çocukluğunu atlattıktan sonra Hz. Ömer devrinde henüz oniki yaşlarında iken babası ile Yermük Savaşı’na gitti. Dört yıl sonra da babası ile birlikte Amr ibni Âs kumandanlığında Mısır’ın fethine katıldı...

Devamını oku...

Hâlid bin Velid (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 14 Ocak 2006

Hâlid bin Velid hazretleri, 21 (m. 642) yılında Humus’ta hastalandı. Yanında silah arkadaşları vardı. Vefat edeceği sırada kılıcını istedi. Kabzasını tutarak şefkatle okşadı. Sonra:
“Nice kılıçlar elimde parçalandı, işte bu benim ölümümü görecek olan son kılıcımdır. Beni en çok üzen, hayatı hep savaş meydanlarında geçip, yatak yüzü görmemiş olan bu Hâlid’in yatakta ölmesidir. Resûlullah’ın hiçbir Eshâbı, rahat yatağında ölmedi. Ya savaş meydanlarında veya uzak beldelerde Din-i İslâmı yayarken garib olarak şehîd oldu.

Devamını oku...

Ebû Zer-i Gıfârî (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 13 Ocak 2006

Ebû Zer-i Gıfârî hazretleri, ilk Müslümanlardandır. Bir gün dedi ki: “Resûlullah bana, (Binalar Seldağı’na ulaştığı zaman, sen Medine’den ayrıl) diye emretmişlerdi, izin verirseniz, ben Medine’den gideyim” dedi. Hz. Osman müsaade buyurdular ve bir deve sürüsü ile, iki köle verdiler. Yetecek miktarda yiyecek ve hediyeler ile Medine-i Münevvere yakınlarındaki (Rebeze) adındaki köye gitmesini söylediler. Ailesi de Şam’dan buraya gönderildi...
Ebû Zer-i Gıfârî Rebeze’ye bir mescit yaptırdı. Vefat edinceye kadar, gelenlere İslâm dinini öğretti. Hadîs-i şerîfler rivâyet eyledi. Kalan ömrünü burada geçirdi ve orada da vefât etti...

Devamını oku...

Abdullah bin Cahş (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 12 Ocak 2006

Abdullah bin Cahş hazretleri orta boylu, çok yakışıklı bir zât idi. Peygamber efendimizi pek ziyade severdi... Hicretin üçüncü senesinde yapılan Uhud Harbinde büyük kahramanlıklar gösterdi. Bu mübarek yiğitliğin sembolüydü. Sa’d bin Ebî Vakkas hazretleri, Uhud Harbinde Hz. Abdullah bin Cahş ile arasında geçen konuşmayı şöyle anlatır:
-Uhud’da savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Birdenbire yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti ve şunları söyledi:
-Şimdi burada sen duâ et, ben “âmin” diyeyim. Ben de duâ edeyim, sen “âmin” de!

Devamını oku...

Habbâb bin Eret (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 11 Ocak 2006

Eshab-ı kiramdan olan Habbâb radıyallahü anh, koruyucusuz olmasına rağmen, Müslüman olduğunu açıklamaktan çekinmemişti. Kureyşli müşrikler onun İslâma girdiğini duyunca, ona işkence ve eziyet etmeye başladılar. Çıplak vücuduna demir gömlek giydirip, en sıcak günde, Ramdâ’da, vücudunun yağı eritilircesine, güneş altında tutulduğu da olurdu. Güneşten kızgın hâle gelmiş, ya da ateşle kızdırılmış olan taşa, çıplak sırtı bastırıldığı hâlde, söyletmek istedikleri küfrü gerektiren sözleri, ona söyletemezlerdi! O büyük bir îmânla;
-Allah birdir, Muhammed aleyhisselâm O’nun Peygamberidir, diye haykırırdı.

Devamını oku...

Sa'îd bin Cübeyr (rahmetullahi aleyh)

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 10 Ocak 2006

Devrin valisi Haccâc bin Yusuf, yakın adamlarından birini on kişi ile birlikte Sa’îd bin Cübeyr’i çağırmaya gönderdi. Onu getirmeye giderlerken, bir râhibin kilisesine vardılar. O râhibden Sa’îd bin Cübeyr’i sordular. Râhib onlara yol gösterdi. Gidip, Sa’îd bin Cübeyr’i “radıyallahü anh” secdede buldular. Selâm verdiler. Başını secdeden kaldırdı ve nemâzını bitirip, selâmlarını aldı. “Haccâc seni çağırıyor”, dediler. Allahü teâlâya hamd ve senâda bulundu, Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” tehıyyât okudu. Sonra onlarla birlikte Haccâc’ın yanına gitmek üzere yola çıktı...

Devamını oku...

Ubeyd bin Hâris (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 09 Ocak 2006

İslam ordusuyla müşrik ordusu Bedir’de karşı karşıya geldi... İlk karşılaştıklarında; mü’minler, müşrikleri az, müşrikler de mü’minleri az ve zayıf görerek her iki taraf da çarpışmağa isteklenmiş ve heveslenmişti...
Resûl-i ekrem efendimiz, meydana çıkıp Müslümanların saflarını düzeltti. Bâzıları saftan ileri çıkmışlardı. Sanki, düşman üzerine ilk önce biz gideceğiz diyorlardı...

Devamını oku...

Bilâl-i Habeşî (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 08 Ocak 2006

Peygamber efendimizin vefâtından sonra Bilâl-i Habeşî ayrılık acısına tahammül edemez olmuş ve artık bir daha ezan okumamıştır. Resûlullah’a olan muhabbetiyle her gün yanıp tutuşuyor, gözyaşı döküyordu. Sonra da Medine’de kalmaya tahammül edemediği için Şam’a gitmeye karar verdi. Hz. Ebû Bekir kalmasını arzu edince, “Yâ Ebâ Bekir sen beni âzad etmemişmiydin? Eğer kendin için âzad etmişsen kalayım, Allah için âzad etmişsen müsâade et gideyim” dedi. Hz. Ebû Bekir “İstediğin yere gidebilirsin” diyerek müsâade etti. Böylece Şam’a gidip orada yerleşti...

Devamını oku...

Abdullah bin Mes'ud (radıyallahü anh)

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 07 Ocak 2006

Abdullah bin Mes’ud, Peygamber efendimizin müşaviri olup, her zaman Peygamberimizin huzuruna hatta evine girmeye izin verilmiş, eshâbın seçilmişlerinden, Cennetle müjdelenmişlerden idi. Hep Resûlullahın yanında bulunarak Kur’ân-ı kerîmi iyi öğrendiği gibi pek çok da hadîs-i şerîf dinlemiş, ezberlemiş ve nakletmiştir.

Devamını oku...