Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.642.302

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu. İşte bir patrik seçimi hikayesi: Rum patrikhane heyetine, imparator, kimi patrik seçeceklerini emirle bildiriyordu. Güya seçilen yeni Patrik, Bizans sarayına gelip durumu arz ediyordu.

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülazîz Bin Yahyâ

Abdülaziz bin Yahyâ el-Kınâni hazretleri, Halife Me'mun zamanında Bağdâd'a geldi. İbn-i Uyeyne, Abdullah bin Muâz es-San'ani, Mervân bin Muâviye el-Fezâri, Hişam bin Süleymân el-Mahzûmi gibi âlimlerden rivâyetlerde bulunup, ilim öğrendi... Ondan da, Ebû Bekir Ya'kûb bin İbrâhim et-Teymi, Hüseyn bin Fadl el-Becli rivâyetlerde bulunmuştur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdülkerîm

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdülkerim Megili hazretleri, Cezayir'de yetişen tefsir, fıkıh, hadis âlimlerindendir. 909 (m. 1503)'de Tlemsân şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Zekât Vermeyen, Temiz Malını Kirletmiş Olur

Vehbi Tülek

Yakub Aleyhisselamın Hz. Azrail'den Ricası!

Vehbi Tülek

Yakub aleyhisselamın, Ken'an diyârında, yâni Fenike denilen Sayda, Sûr ve Beyrut ile Filistin ve Sûriye'nin bir kısmından ibâret olan bölgede yaşayan insanlara gönderilen peygamberdir. İsmi Yakub olup İbrânice'de "Saffetullah", yâni "Allahü teâlânın sâf ve temiz kıldığı kul" mânâsına gelmektedir. Diğer adı "İsrail" olup "Allah'ın kulu" mânâsına gelmektedir. İbrahim aleyhisselamın küçük oğlu olan İshak aleyhisselamın oğludur.

Kul Ile Rabbi Arasındaki Perde, Kendi Nefsidir!

Vehbi Tülek

Kur’ân Yedi Harf Üzerine Indirilmiştir

Vehbi Tülek

Ahmed Bin İdris Hasenî

Vehbi Tülek

Bağdâdîzâde Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

Mümin, Din Kardeşini Kendine Tercih Eder

Vehbi Tülek

“ebü’l-mehamid” Abdülmecîd Şirvânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Örümcek Ağı

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allah Diyen Genç

Cünnetü'l-esmâ

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek