Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.938

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Osmanlı Devletinin her alanda çökmeye yüz tuttuğu bir devirde yaptığı ıslahatlar ve kazandığı savaşlarla tekrar parlak bir devir yaşatan Köprülü Mehmed Paşa, sadrâzamlığa getirilmesiyle, esaslı bir ıslâhat başlattı. Mâli, adli, askeri tedbirler alıp, Osmanlı Devletini daha da kuvvetlendirdi. Venediklilerin işgâline uğrayan Bozcaada'yı 31 Ağustos 1657'de, Limni Adasını da 15 Kasım 1657'de kurtardı. Osmanlı Devletine karşı Avrupa devletleriyle ittifak kurup, isyân eden Erdel üzerine, 1658 yazında sefere çıktı. 1 Eylül 1658'de Erdel'in kapısı vaziyetindeki Yanova teslim alınıp, Prens Georges Rakoczy kaçınca, yerine Akos Borcsai tâyin edildi. Yanova, Şebes ve Lagoş şehirleri Osmanlı Devletine katıldı. Erdel'in haracı kırk bin altına çıkarılıp, elli bin kuruş harb tazminâtı alındı. Osmanlı ordusunun ve Vezir-i âzam Köprülü Mehmed Paşanın Avrupa kıtasında seferde olmasını fırsat bilen Celâliler, Anadolu'da harekete geçti. Bunun üzerine Avrupa seferi dönüşünde görevlendirilen Köprülü fesad yuvalarını dağıtıp, elebaşlarını yakalattı. Âsilerin üzerine kuvvet sevk edip, cezâlandırdı. Bu Celâli hareketlerinin bastırılmasında, Diyarbakır Vâlisi Murtaza Paşanın çok hizmeti geçti. Osmanlı Devletinin varlığı ve bekâsı için âsilere karşı sert tedbirler aldı.

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Anadolu'da yıllarca yaptığı Şiilik propagandası ile Osmanlı ülkesini parçalama gayesini güden Şah İsmail'e karşı harekete geçerken, kendisine de şu mektubu gönderdi:"Bilesin ve anlayasın ki, ilahi hükümlerden yüz çevirenlerin, Allahü teâlânın dinini yıkmaya çalışanların bu hareketlerine bütün Müslümanların, adaletperver hükümdarların kudretleri nisbetinde mani olmaları farzdır. Sen ki Müslümanların memleketlerine saldır dın, şefkat ve utanmayı bir tarafa bırakarak zulüm kapılarını açtın. Günahsız Müslüman ları incittin. Fitne ve fesadı gaye edindin. Nefsinin kötü arzularına ve fıtratındaki bozukluk lara uyarak Din-i İslam'ın emirlerini değiştirmeye kalktın. Haramlara helal diyerek nice Müslümanları ifsad ettin. Mescitleri, türbeleri ve mezarları yıktın. Alimleri ve Peygamberi miz "Sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimizin neslinden gelen mübarek seyyidleri ldürdün. Kur'ân-ı Kerimi hela çukurlarına attın. Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer'e söverek hakaret ettin. Bu saydıklarım senin kötü hallerinden sadece birkaçıdır. Dillerde dolaşan bunlar ve bunlara benzer diğer hareketlerinden dolayı âlimlerim kesin delillere dayanarak, senin kafirliğine fetva verdiler. Bu durum karşısında Allahü Teâlâ'nın emirlerini yerine getirmek ve zulüm görenlere yardım etmek için, merasimlerde giydiğim padişahlık elbise lerimi çıkardım. Zırhımı giyip kılıcımı kuşandım. Atıma binerek Safer ayının başında Anadolu yakasına geçtim. Maksadım, Allahü Teâlânın inayetiyle senin Şahlığını yok etmek ve bu suretle âcizler üzerinden zulmünü ve fesadını kaldırmaktır. Ancak kılıçtan önce sana, Sünnet-i Seniyye icabı Sünni itikadını teklif ederim. Eğer yaptıklarından pişman olup, cân-ü gönülden istiğfar eder ve aldığın kaleleri geri verirsen, tarafımızdan, dostluktan başka bir şey görmezsin. Fakat kötü hallerine devam ettiğin takdirde, zulümlerinle simsiyah yaptığın yerleri nura kavuşturmak ve elinden almak üzere Allahü Teâlâ'nın izniyle yakında geleceğim. Takdir ne ise öyle olacaktır."

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Lebbân

İbn-i Lebbân hazretleri, Şafii fakihi ve tasavvuf âlimidir. Ailesi aslen Siirtli idi. 685 (m. 1286)'da Şam'da doğdu. 749 (m. 1348)'de Kahire'de vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir Azâbını Inkâr Eden Adamın Hâli!

Vehbi Tülek

Muîdzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Aslen Maraşlıdır. 1516 (H.922) senesinde Tarsus'ta doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra İstanbul’da medreselerde meşhur âlimlerden ilim öğrenerek icazet aldı. Bursa ve Edirne kadılıkları, Şam müftülüğü yaptı. 1575 (H.983) senesinde Kudüs kâdısı iken vefât etti. Kâdı Beydâvî Tefsîri ile Keşşâf Tefsîri arasında bir mukâyesesi, Hidâye ve Miftâh-ul-Ulûm isimli eserlere ilâveleri vardır.

Yasaklardan Sakınan Ve Emirlere Uyana Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Esile Kıza Saldıran Hamele'nin Sonu!..

Vehbi Tülek

Esile, güzel ve yiğit bir kızdı. Babası onu koyunları otlatsın diye kıra gönderirdi... Bir gün yine koyunları otlatıyordu. Bir ara rüzgâr yüzündeki örtüyü açıverdi. O anda oradan geçmekte olan Hamele adlı genç, onun güzelliği karşısında fikrini bozuverdi! Genç kıza seslendi:
- Esile, beni reddetme. Seninle beraber olalım. Esile'nin cevabı makuldü:
- Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet sahibi isen beni babamdan iste!

Onlar, Namazın Farz Olduğundan Gafildir

Vehbi Tülek

Hazret-i Hüseyin’e Muhabbet

Vehbi Tülek

Kârda Olanlar, Allahı Zikredenlerdir

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmî

Vehbi Tülek

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdülkerim El Irâkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Hizir Ve Gelin

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek