Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.337.684

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyanın Helâlinde Hesap Haramında Azap Vardır

Şeyh Mûsâ Efendi Osmanlı evliyasındandır. Edirne'de yaşadı. Büyük veli İbrâhim Gülşenî hazretlerinin halifesidir. Önce bir müddet ilim öğrendi. Daha sonra Yavuz Sultan Selim Han ile beraber Mısır'ın fethine gitti. Mısır'da iken, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin meclisine katıldı. İbrâhim Gülşenî kulağına bir kere "Hû" deyip ona teveccüh eyleyince, kalbini tamamen ona bağladı. İbrâhim Gülşenî hazretleri onu, Edirne'ye halkı irşâd etmek için gönderdi. 1567 (H.975) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Nedendir Bu?

Ruh Ve Ceset

Sarik Ve Sakal

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Ölüyü Diriltemem

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü:

-Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş.

Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sultan İbrahim'in sadrazamlarından olan Sultanzade Mehmet Paşa, padişaha son derece itaatkar olması ile ün salmıştı. Daha önceki sadrazamlarından bu kadar itaat görmeyen padişah, bir gün bu sadrazama sordu:

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahfeş Dımaşkî

Ahfeş Dımaşki hazretleri kıraat âlimlerindendir. 201 (m. 816) yılında Şam'da doğdu. Orada uzun zaman "Şeyhü'l-kurrâ" unvanı ile kıraat öğretti. 292 (m. 904)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslümanın Ölümü Sonsuz Hayattır

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hasen bin Ahmed hazretleri Hanbeli fıkıh, kıraat ve hadis âlimidir. 396 (1005)'de Bağdat'ta doğdu. Kâdi Ebû Ya'lâ el-Ferrâ gibi âlimlerden ilim tahsil etti. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 471'de (m. 1079) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Söz, Dinleyene Göre Söylenir

Vehbi Tülek

Fakirliği Sevmek Çetin Bir Imtihandır!

Vehbi Tülek

Muhammed bin İbrâhim Bağdâdi hazretleri kelâm, fıkıh, tefsir, hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. Bağdât'taki âlimlerden ilim tahsil etti. Kelâm, fıkıh, tefsir, hadis ve kırâat ilimlerinde yüksek âlim oldu. Sırri-yi Sekati ile başka velilerin sohbetlerinde bulundu. Onlardan ilim ve mârifet aldı. Büyük veli Hâris-i Muhâsibi'nin sohbetlerinde bulunup, talebesi oldu. Uzun müddet onun hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. 901 (H.289) senesinde Bağdât'ta vefât etti.

Bağdât'ta Ressâfe isimli mescidde vaaz ederdi. Bu vâzlarından birisinde buyurdu ki:

Ahmed Hamevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Allah'tan Korkmanızı Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Hasîb Dürrî Efendi

Vehbi Tülek

Mümin, Hep Belalarla Baş Başadır

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Tüm Isteklerinde Tam Kolaylık Gözetilmiştir

Vehbi Tülek

Kim Resulullah'ı Severse Allah'ın Ihsanına Kavuşur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

İcÂzetin Sirri

Allah Haramdan Kaçani Korur

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Minareden Okunan Şiir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek