Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.827.662

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İlim, Aklı Aydınlatır, Cehâleti Öldürür

Alâeddîn Halîfe Osmanlı âlimlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Hân devrinde yaşadı. Önceleri asker idi. Şeyh Ebdâl Alâeddîn’in tavsiyesi ile Halvetiyye tarikatına girdi. Şeyh Alâeddîn’in vefâtından sonra, büyük halîfesi Şeyh Sinân’ın hizmetine girdi. Daha sonra İstanbul’a geldi. Burada büyük bir zaviye yaptırdı ve talebe yetiştirdi. İstanbul’da vefat etti. Sohbetlerinde şunları anlattı: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanları Kurtuluş Yoluna Kavuşturanlar

Vehbi Tülek

Hamza Nigâbî Efendi Osmanlı velîlerinden olup Şerif’tir. Karabağ’da doğdu. Amasya'ya giderek Nakşibendî-Halidî şeyhi İsmail Şirvanî hazretlerine talebe oldu. İcazet alarak halifelik verildi ve insanları irşad etmesi için Harput’a gönderildi. 1304 (m.1886)’da orada vefat etti. Cenazesi Amasya'ya nakledildi. Eserlerinden “Nigârname” meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

Hastalığınızı Tedâvi Ediniz!

Vehbi Tülek

Müslümanlar Selamlaşır...

Vehbi Tülek

Hatibzâde Muhyiddin Efendi Osmanlı fıkıh ve kelâm âlimidir. Kastamonu'da doğdu. İlk tahsilini İznik'te müderrislik gö­revinde bulunan babasından alan Hatib­zâde daha sonra dev­rin büyük âlimlerinden ders aldı ve İznik'te müderrislik görevine başladı. Bundan sonra İstan­bul'da çeşitli medreselerde müderrislik görevini sürdüren Hatibzâde, 901 (m. 1496)'de vefat etti. Derslerinde şöyle anlatmıştır:

Allah Ve Resûlünün Sevgisi Için

Vehbi Tülek

Cemâleddin Hulvî

Vehbi Tülek

Sâlihlerin Sohbetine Devam Eden Kazanır

Vehbi Tülek

Kâfir Cehennem Ateşinde Sonsuz Yanacaktır

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğlu Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Özür Sahibinin Abdesti Ne Zaman Bozulur?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allah Diyen Genç

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Sarik Ve Sakal

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek