Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.024.471

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allaha Ve Resûlüne âsi Olanı Sevmek

Ebû Ubeyd ibn-i Harbeveyh hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 232 (m. 848) senesinde Bağdâd'da doğdu. 319 (m. 931)'de aynı yerde vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde koğuculuk ve şarabın kötülüğü hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ehl-i Yâsîn İsmâil Cebertî

Vehbi Tülek

İsmâil el-Ceberti, evliyânın büyüklerindendir. 722 (m. 1322) senesinde doğdu, 805 (m. 1402) senesinde Yemen'in Zebid şehrinde vefât etti. Manevi hâller ve kerâmetler sahibi idi. Zebid halkı onu çok büyük bilir ve saygı gösterirlerdi.

basra Güneşi Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ibn-i Ömer

Vehbi Tülek

Mevlânâ ibn-i Ömer hazretleri, Medine-i münevverede Tabiin devrinin meşhûr âlimlerindendir. Abdullah İbn-i Ömer (radıyallahü anh) onu, katıldığı muharebelerden birisinde esir etti ve İslam terbiyesi ile yetiştirerek büyük bir İslam âlimi olmasını sağladı. Fıkıh ve hadis ilimlerinde söz sahibi idi. Çok hadis-i şerif rivâyet etmiştir. 117 (m. 735)'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Muhaşşi Sinânüddîn Efendi

Vehbi Tülek

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Günahkârlar, Dâima Korku Içindedirler!

Vehbi Tülek

Hazret-i Hüseyin’e Muhabbet

Vehbi Tülek

Âlemlere Rahmet Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Tevekkül Eden Kimse Cömert Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bana Delil Getir

Bana Delil Getir

Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Şikayet

Allah’a Firar Et

Hakikati Görmek

Delik Kova

"encümen-i Bîzebân"

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek