Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.589

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Gönül Sultanı Abdullah Yemenî

Abdullah Yemeni, Yemen'de yetişen büyük velilerdendir. Hadramût'un Terim şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037) senesinde vefât etti...
Bu mübarek zat, çeşitli zamanlardaki sohbetleri sırasında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Göklerin Parçalandığı, Yıldızların Dağıldığı Gün

Vehbi Tülek

Eyyûbizade Mustafa Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1061 (m. 1651)'de Bosna-Hersek'in Mostar kasabasında doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medresesi'nde yüksek tahsil gördükten sonra müderris oldu. 1104 (m. 1692)'de Mostar Müftülüğüne tayin edildi. 1119 (m. 1707)'de orada vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Irak Valisi Ziyad Bin Ebih

Vehbi Tülek

Koğuculuk Yapan Cennete Giremez

Vehbi Tülek

İsâ bin Abdülaziz hazretleri Hadis, kırâat ve nahiv âlimidir. 550 (m. 1155)'de doğdu. 629 (m. 1231)'de İskenderiyye'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ömer Fuadi Hazretleri

Vehbi Tülek

Sûizan, Sözlerin En Yalanıdır

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Abdülhâdî

Vehbi Tülek

Ey Câhil! Kalk Hemen Buradan Git!

Vehbi Tülek

Allah Korkusundan Ağlayanlar Yanmaz!

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet​e Müşrik Diyen Sapkınlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Garip Karşilanan Bir Adak

Ahde Vefa

At Hirsizi

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek