Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.221.486

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâlih Bir Kimseyi Seven Allah'ı Sevmiş Olur

Ahmed İbn-i Âşir Endelüsi hazretleri Mağrib evliyasındandır. Endülüs'ün (İspanya) Şemine (Jimena) şehrinde doğdu. Tahsilini orada ta­mamladıktan sonra Elhadrâ'ya (Algedras) giderek ders verdi. Burası Hristiyanların eline geçince Fas'a gitti. Ribâtülfeth'te Şeyh Ebû Abdullah el-Yâbüri'ye intisap etti ve onun halifesi oldu. 1009'da (m. 1600) Fas'ta Selâ'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hem Kendine, Hem De Başkalarına Iyilik Et

Vehbi Tülek

Debbûsî hazretleri Şafiî âlimlerindendir. Buhârâ ve Semerkand arasında kalan Debbûsiyye köyündendir. 487 (m. 1094) senesinde Bağdad’da vefât etti. Nizamiye Medresesi’nde okudu. Kur’ân-ı kerîm, hadîs, fıkıh, usûl-i fıkıh, lügat ilimlerini tahsil etti. İctihâd makamına yükselip, mes’elede müctehid oldu. Münâzara ilminde mütehassıs idi. 

İtikat, Kalp Ve Beden Bilgileri

Vehbi Tülek

Sa’dî Çelebi

Vehbi Tülek

Sa'di Çelebi, Osmanlı Şeyhülislâmlarının onuncusudur. Kastamonu'nun Daday ilçesinde doğdu. 945 (m. 1538) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Müslümanları En Çok Sevindiren Hadis-i Şerif

Vehbi Tülek

Ali'yi Inciten, Beni Incitmiş Gibidir

Vehbi Tülek

şeyh-ül-harem Abd Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Yetimin Gözyaşından Sakınınız

Vehbi Tülek

Şefaati Inkâr Edenlere, Şefaat Yoktur!

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimizin Bazı Mucizeleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Minareden Okunan Şiir

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Adam Olmazsan

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek