Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.644.954

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terzi Sûfî Baba

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbadetlere Bir Şey Ilave Etmek Bidattir

Ebü'l-Kâsım Kayrevâni hazretleri, Mâliki fıkıh âlimidir. "İbn-i Nâci" adıyla meşhur oldu. 760 (1359)'da Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlim tahsili için Mısır ve Fas'a gitti. Memleketine dönderek talebe yetiştirdi. 839'da (1435) Kayrevan'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Buhûrîzâde Abdülkerim Efendi

Vehbi Tülek

Buhûrizâde Abdülkerim Efendi İstanbul'da yaşamış olan evliyadandır. 1112 (m. 1695)'de doğdu. Kocamustafapaşa'da Sünbül Efendi dergahı şeyhi Nûreddin Efendi'ye intisab etti. Bir müddet sonra da Eyüp'te Şah Sultan Tekkesi şeyhi oldu. Bu vazifede iken 1192 (m. 1778)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Resûlullahın Havarisi Zübeyr Bin Avvam

Vehbi Tülek

Bizi, Hayır Duadan Unutmayalar

Vehbi Tülek

Ayvansaraylı Hâfız Hüseyin Efendi İstanbul'un en büyük evliyasından, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin talebelerindendir. Mektubat-ı İmam-ı Rabbani'yi Türkçeye tercüme eden Müstakimzâde Süleymân Sa'deddin Efendi'den de feyz aldı. İstanbul'da Ayvansaray semtinde doğdu. 1201 (m. 1786)'da vefât etti. "Hadikat-ül-cevâmi" adlı eserinde, hocası Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin vasiyetini yazmıştır. Bu vasiyeti şöyledir:

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Vehbi Tülek

Resûlullahın Yanına Yalnız Gideceğim!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed Bağdadî

Vehbi Tülek

Kötü Ahlaklılarla Görüşmemelidir

Vehbi Tülek

Yeşil Kuşların Kursaklarında

Vehbi Tülek

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Kul Hakkı

İsmail Hakki Efendi

Bülbülün Zikri

Zalimlere Dersini Verdi!

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek