Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.975.160

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Dâmâdzâde Feyzullah Efendi Yetmiş birinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112 (m. 1700) senesinde Bursa’da doğdu. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra, birçok medreselerde müderrislik ve kadılık yaptı. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Nihayet şeyhülislâmlık makâmına getirildi. 1175 (m. 1761) senesinde İstanbul Sütlüce’de vefât etti. Bazı suallere verdiği cevaplar şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşeceği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yûnus Emre

Yûnus Emre'nin, Eskişehir'in Mihalıççık kazâsına bağlı Yûnus Emre köyünde, 1320 (H.720) senesinde 80 yaşında vefât ettiği ve buraya defnedildiği kaynakların tetkikinden anlaşılmaktadır. (Vefâtı için başka târihler ve başka yerler de bildirilmektedir...)
Çocukluğu hakkında bilgi olmayan Yûnus Emre, bir işâret üzerine genç yaşta büyük mutasavvıf Tapduk Emre'nin dergahına gitti. Otuz seneden fazla onun hizmetinde bulundu ve ondan feyz aldı. Hattâ bâzı kaynaklar, Tapduk Emre'nin kızını Yûnus Emre'ye verdiğini, hem talebesi, hem de dâmâdı olduğunu kaydetmektedir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkes, Ehl-i Sünnet Îtikatını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Hüseyn Fethî Şîrâzî hazretleri hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 814 (m. 1411) senesinde İran’da Şîrâz’da doğdu. Mekke, Medine ve Kâhire’ye giderek büyük âlimlerden ilim tahsil etti ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 895 (m. 1489) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

Bu Hâlim Için Eman Dilerim

Vehbi Tülek

Karamâni Hamza Efendi Fâtih Sultan Mehmed Hân devri tefsir âlimlerindendir. Karamân'da doğdu. 871 (m. 1468)'de İstanbul'da vefât etti. Namazın hikmetleri hakkında buyurdu ki:

Ebû Muhammed Kafsî

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Çeştî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Abdülvâhid Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Hangi Hükümleri Inkâr Edenler Imansız Olur?

Vehbi Tülek

Dalâletten Ve Isyândan Uzak Olanlara Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Re’fet Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Abdullah El-acemî

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Zalimlere Dersini Verdi!

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Sarayda İftar

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek