Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.932.752

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Avuç Bulgur

Sultân Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi. Sultanın emri üzerine bulgur, pilav yapıldı. Bu bulgur pişirilirken gitgide artıp çoğaldı ve kazanlar dolusu pilav oldu. Bütün ordu bu pilavdan yiyip doyduğu halde yine de arttı. Samanı da atlara vermişlerdi. Saman da artıp atları doyurdu.Sultan, Misâli Baba'nın bu kerâmeti üzerine tekrar huzûruna gitti. Ona bâzı hediyeler verdi. Misâli Baba, Sultanın hediyesine karşılık, elini koynuna sokup, daha yeni açılmış tâze bir gül çıkardı ve Sultana verdi. Sultan gül mevsimi olmadığı halde kışın böyle bir gül vermesinin de başka bir kerâmeti olduğunu görerek, bir müddet daha sohbetinde kaldı. Sonra duâsını alıp elini öptü vedâlaşıp ayrıldı.Bağdât seferine giden Dördüncü Murâd Han, Misâli Baba'nın ve yol boyunca ziyâret ettiği veli zâtların duâsı bereketiyle târihte benzeri az görülen bir zafer kazandı.

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâkıb Dede

Sâkıb Dede, İspanya'dan (Endülüs) İzmir'e göç eden bir âilenin çocuğu olarak doğdu. Kur'ân-ı kerimi ve başlangıç ilimlerini öğrendi. Daha sonra tahsiline devâm etmek için İstanbul'a gitti. Fâtih Câmii Medreselerinde meşhûr âlimlerden ders aldı. Sonra Bursa'ya, daha sonra Uşak üzerinden Manisa, Isparta havâlilerinde ders vererek Konya'ya gitti. Kaplıca tedâvisi görmek için Bolu'ya gitti. Tekrar İstanbul'a döndü. Edirne'ye gidip Siyâhi Dede'den tasavvufta icâzet alıp, Galata Dergâhında hizmet ettikten sonra 1735 (H. 1148) senesinde vefât etti ve dergâhın bahçesine defnedildi.

Sâkıb Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kötü Huy, Insanın Ibâdetlerini Bozar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Alâ Hemedâni hazretleri Kırâat ve hadis âlimlerindendir. "Hâfız (yüzbin hadis-i şerifi senetleriyle bilen) idi. Bildirdiği hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Üstünleri

Vehbi Tülek

Muhammed Sünbâti hazretleri Şâfii fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 653 (m. 1255)'de doğup, Kâhire'de 722 (m. 1322) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Dünyâda Hak Ile Bâtılın Karışması Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Osman El-hattâb

Vehbi Tülek

Karamânî Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

al­lahım, A­mir Bin ­tu­feyli He­lak Ey­le!

Vehbi Tülek

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Din Câhili, Nefsinin Peşinde Koşar!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
O Kullarına Çok Merhametlidir

O Kullarına Çok Merhametlidir

Zünnun-i Mısri'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir :
Bir gün elbiselerimi yıkamak için Nil nehrinin kenarına gitmiştim. Nehrin kenarında dururken, bir de baktım ki, görülmemiş şekilde büyük bir akrep bana doğru geliyor. Çok korkmuştum. Beni onun şerrinden koruması için Cenab-ı Hak'ka sığındım. Akrep nehre geldiğinde, sudan büyük bir kurbağa çıkıp akrebe doğru geldi. Akrep kurbağanın sırtına binip suyun üzerinde yüzüp gittiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Hizir Ve Gelin

Dört Şey Mühimdir

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bize Teveccüh Edin

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek