Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.850.134

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kusûrları, Günahları Yüzüne Vurulmayan Iyi Kimsedir!

Şeyh Câmî Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Şeyhülislâm Ahmed-i Nâmıkî Câmî'nin soyundandır. Semerkand’da doğdu. Muhammed Hubûşânî'nin talebeleri arasına katıldı ve icâzet alarak talebe yetiştirdi. Sonra İstanbul’a gelerek Kânûnî Sultan Süleymân Han ile görüşüp sohbet etti. Nakîb-ül-eşrâflık görevine tayin edildi. Uzun müddet bu vazifeyi yürüttükten sonra Semerkand’a gitmek için yola çıktı. 1555 (H.963) senesinde yolda vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Susmak, Yüksek Edeplerdendir

Rûmi İsmail Efendi, Kâdiriyye tarikatının Rûmiyye kolunun kurucusudur. Kastamonu-Tosya'nın Bansa köyünde doğdu. Medrese ilimlerini tahsil ederken bir gece rüyasında Abdülkadir-i Geylâni hazretlerini gö­rdü, onun manevi işareti üzerine Bağ­dat'a gidip Kâdiri nakibüleşrafı Seyyid Feyzullah Efendi'ye intisab ederek icazet aldı. İstanbul'a gelen İs­mail Rûmi, Tophane'de bir tekke inşa ettirdi. 1041 (m. 1631)'de vefat etti ve buraya defnedildi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüseyin Ibn-i Yezdânyâr

Vehbi Tülek

Hüseyin ibn-i Yezdânyâr hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. İran'da, Urmiyelidir. Dördüncü asırda yaşadı. Tasavvufta, kendisine has tâkib ettiği bir yolu vardı. Kendisine "Hayâ (utanmak) nedir?" diye sordular. Onlara şöyle buyurdu:

Talebeye, Bütün Işlerini Rehberine Bırakmak Düşer

Vehbi Tülek

Melekler, O Namazı Göğe Çıkarır

Vehbi Tülek

Kuşadalı İbrâhim Halveti Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerinden ve Halvetiyye tarikatının Şa'bâniyye kolunun büyüklerindendir. 1774 (H.1188) senesinde Aydın'ın Kuşadası kasabasında doğdu. İstanbul'a gelerek, Fâtih'te Feyziyye Medresesinde Emin Efendiden ders aldı. Sonra Fâtih'teki Atpazarı Dergâhında bulunan Beypazarlı Şeyh Ali Efendiye intisab ederek Halveti-Şa'bâni yolunda kemale erdi ve icazet alarak Fâtih'te, Çarşamba Pazarı civârında talebe yetiştirdi. Hacdan dönerken Mekke ile Medine arasında Rabih'te 1847 (H. 1263)'te vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

kıraat İmâmı Esved Bin Yezîd

Vehbi Tülek

Damadzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Ali Behçet Efendi

Vehbi Tülek

Burhâdeddîn Geylânî

Vehbi Tülek

Allahın Resûlüne, Eziyet Etmeniz Doğru Olmaz

Vehbi Tülek

Kullarımı Nasıl Buldunuz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

At Hirsizi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Abdullah El-acemî

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah Nasil Misafir Edilir?

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek