Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.064.989

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâlık Için Gazâya Gidene Ecir Yoktur!

Abdullah el-Mukrî hazretleri Tebe-i tabiînin büyüklerinden olup hadîs ve kırâat âlimlerindendir. 103 (m. 721)’de Basra’da doğdu. Tabiînin büyüklerinden ders aldı. Basra ve Mekke’de yetmiş seneden fazla Kur’ân-ı kerîm okuttu. Birçok âlim ve muhaddis kendisinden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hadîs ve kırâatta “Mekke’nin şeyhi” olarak tanındı. 213 (m. 828) yılında Mekke’de vefât etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Itaat, Resûlüne Itaattir!

Vehbi Tülek

Necmeddîn Zeynebî hazretleri tefsîr, fıkıh ve hadîs âlimidir. 570 (m. 1174) senesinde Erdebîl’de doğdu. Fıkıh ilmini Bağdad’da Yahyâ bin Rebî ve diğer âlimlerden öğrendi. Şafiî mezhebi fıkıh, usûl ve hılâf ilimlerinde yüksek bir âlim olarak yetişti. Nizâmiyye Medresesinde ders vermek üzere tayini yapıldı. Ömrünün sonuna doğru Mekke’ye geldi. Vefâtına kadar orada kaldı. 646 (m. 1248) senesinde orada vefât etti. “El-Gunyân fî tefsîr-il-Kur’ân” adındaki eserinde şöyle nakleder:

Ölmek, Ruhun Bedenden Ayrılması Demektir

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Alâeddîn-i Attâr

Vehbi Tülek

Alâeddin-i Attâr, Buhârâ'da yetişen en büyük velilerdendir. "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin on altıncısıdır. 1400 (H.802) senesinde Buhârâ'nın Cağanyân nâhiyesinde vefât etti.
Alâeddin-i Attâr'ın babası, Buhârâ'nın zengin eşrâfından idi. Vefât edince, oğullarına çok fazla mal kaldı. Fakat Alâeddin hiç mirâs kabûl etmeyip, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'ye talebe olmayı tercih etti.

Amelleri Sâlih, Niyetleri Iyilik Olsun

Vehbi Tülek

İbrâhîm Harbî

Vehbi Tülek

Temim Kabilesinden Eksem Bin Sayfî

Vehbi Tülek

Sen Kırk Senedir Namaz Kılmamışsın

Vehbi Tülek

Haram Olan Emirlerine Itaat Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Taşı Altın Yapmanın Bir Kıymeti Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Korkma!

Bizi Hatirlayin!

Sarik Ve Sakal

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek