Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.269.831

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyüklerine Itâat Etmemenin Netîcesi!

Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nafaka, Yiyecek, Giyecek Ve Barınacak Evdir

İbn-i Dakîk-ul-Îd hazretleri hadîs, usûl, nahiv, edebiyât ve Şâfiî fıkıh âlimidir. İsmi, Muhammed, babasınınki Ali'dir. 1228 (H.625) senesinde Hicâz’da Yenbu şehrinde doğdu. Hadîs-i şerîf öğrenmek için Şam, İskenderiyye ve daha başka yerlere gitti. Başta babasından olmak üzere birçok âlimin ilminden istifâde etti. Mâlikî ve Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerinde ve usûl bilgilerinde söz sâhibi oldu. 1302 (H.702) senesinde Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beni Sâdık Bir Dost Olarak Bulacaksın

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Zeylei hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 787 (m. 1385)'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Süleyman Bin Necâh

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dîneverî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Dineveri hazretleri, Bağdad'da yetişen Hanbeli âlimlerindendir. 532 (m. 1138) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Kusurlarımdan Sana Iltica Ederim Allahım

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

İmam-ı A’zam Ve Fıkıh Ilminin Kolları

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Gül Baba

Vehbi Tülek

Hazret-i Âişe, Eshab-ı Kirama Fetva Verirdi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sünnet Akçesi

9 Evi Dolaşan Kelle

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek