Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.544.045
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
İstanbul'un fethinden önceki umumi hücûm için bütün hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, 28 Mayıs akşam yemeğini müteâkip istirahate geçti. Güneş battıktan bir müddet sonra karanlık, İstanbul'u örttüğünde şehir halkı bir alev kümesinin ortasında kaldığını dehşetle farketti. Dört bir yanı alev alev yanıyordu. Hoca Sâdeddin Efendi bu manzarayı şöyle nakleder: "O gece pâdişah, zaferleri rehber edinen askerlerine kargı ve mızraklar üzerine meşâleler, şem'alar dikip ol yere batasıca kavmin karşısında mumlar yakarlar deyü buyurdu. Böylece meş'aleler gece karanlığında ışık salınca, yalın kılıçların çakıp parlatılmasına girişildi.
Sarayda vazifeli Mehmed Ağa anlattı: "Sarayda, Enderûndan yetişmiş bir ağa, Üsküdar'daki konağında oturuyordu. Ben de önceleri onun konağında vazifeliydim. O günlerde, Doğancılar'da Nasûhi Efendinin vefât ettiği duyuldu. Cenâze namazı kılınmak üzere câmiye götürülüyordu. Talebeleri mübârek tabutu omuzlarına almışlar, gözyaşları arasında ağanın evi önünden geçerken, ağa, kalabalığı görmeyeyim diye pencerelerin perdelerini kapattı. Çünkü Nasûhi hazretlerinin büyüklüğüne inanmazdı. Ağa, o gece rüyâsında büyük bir kalabalığın Pâdişâh Sultan Ahmed Hanı beklediğini gördü. Halk, yolun kenarlarına dizilmişlerdi. Öyle ki, çarşının aşağı başından Ahmediye Câmiine kadar yollar doluydu. Herkes heyecanla bekleşiyordu. Bâzılarına niçin beklediklerini sorduğunda, onlar;
Benan bin Muhammed hazretleri Mısır'da yaşamış olan evliyadandır. Irak'ta Vâsıt şehrinde doğdu. Bağdat'ta ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a yerleşti. 316 (m. 928)'de orada vefat etti. Buyurdu ki:
Fethullah-ı Mûsuli hazretleri, Peygamber efendimizin soyundan olup aslen Musulludur. Urfa vâlisi Ali Paşanın damadı olan Dârendeli Hüseyin Paşanın ricasıyla Dârende'ye yerleşen Fethullah-ı Mûsuli'nin kabri, Dârende eski şehir kabristanındaki türbesindedir...
Fethullah-ı Mûsuli hazretleri vefatına yakın buyurdu ki:
İbn-ül-Mâcişûn hazretleri hadîs ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 212 (m. 827) senesinde vefât etti. İmâm-ı Mâlik’ten, babası Abdülazîz bin Abdullah’tan, dayısı Yûsuf bin Ya’kûb’dan, Müslim bin Hâlid ez-Zencî’den, Abdurrahmân bin Ebî Zinâd’dan, İbrâhîm bin Sa’d’dan ve zamanının diğer âlimlerinden ilim alıp hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler Sünen-i Nesâî’de ve Sünen-i İbni Mâce’de yer almıştır.
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.