BU HÜKÜMDAR KEMAL VE TEDBİR SAHİBİDİR

1001 Osmanlı Hikayesi

Cumartesi, 03 Ocak 2004

Kanuni  Sultan Süleyman 1522 senesi Aralık ayında Rodos adasını fethetmişti. Şövalye lerin kumandanı olan Üstad-ı Azam L’isle Adam, maiyetindeki en büyük şövalyelerle birlikte Kanuni Sultan Süleyman‘ın huzuruna  kabul edildi. Üstad-ı Azam, Cihan Padişahının huzuruna çıkmadan önce 24 saat Otağ-ı Hümayunun kapısında bekle tildi. Bu bekleyiş sırasında yanındaki şövalyelere:

“Bu hükümdar, gençliğine rağmen kemal ve tedbir sahibidir.” Demek suretiyle Kanuni hakkındaki fikrini belirtti. Osmanlıların hanedan rengi olan al renkle döşenmiş Otağ-ı Hümayuna girince, som altından tahtta oturan genç padişahı gördü ve hemen ayaklarına kapandı. Nezaketi ile tanınan Kanuni, Üstad-ı Azama kalkmasını işaret ettikten sonra, kahramanca yaptığı müdafaadan dolayı tebriklerini bildirdi. Daha sonra padişah, kaleye girdi ve şehri gezdi.

Bu günlerde Hristiyanlık aleminde Noel kutlanıyordu. Papa II. Hadrianus, Roma’da Saint Pierre kilisesinde Noel ayinini icra ederken kilisenin saçağından bir taş düştü ve Papa’nın ayaklarına doğru yuvarlandı. Kardinaller bu hadiseyi, aylardan beri kuşatması devam eden Rodos’un düşmesine yorumladılar ve bir süre sonra bu haber Roma’ya ulaştı.

Devamını oku...

2 - ŞANLI "YANYA" MÜDAFAASI VE ŞEHİD CAVİT PAŞA

1001 Osmanlı Hikayesi

Cuma, 02 Ocak 2004

Tarihimizdeki en büyük felaketlerden biri de Balkan savaşıdır. Balkanlarda Osmanlı devleti aleyhine kurulan ittifakı haber almasına rağmen, iktidardaki İttihad ve Terakki hükûmeti, Trakya’daki birlikleri, orduda yeni bir teşkilatlanma bahanesiyle terhis etmiş, sadece subay kadrosu kalmıştı. Bunu fırsat bilen Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ 8 Eylül 1912’de Osmanlı devletinin Balkanlarda son kalan topraklarına saldırdılar. Devlet alelacele seferberlik ilan etti ise de hızlı davranan Bulgar ordusu bir ay içinde Lüleburgaz’a kadar ilerledi. Edirne kahramanca direniyordu. Şükrü Paşa her türlü zorluğa rağmen Bulgarlara şehri teslim etmedi.

Devamını oku...

GİT ZAVALLI OYUNCAK

1001 Osmanlı Hikayesi

Cuma, 02 Ocak 2004

 Preveze zaferinden üç yıl geçmişti. Alman İmparatoru Şarlken, Cezayir’i Osmanlı devletinden ayırmak için harekete geçti. Maksadı Kuzey Afrika’dan Osmanlıları çıkarmak ve buraları Hristiyanlaştırmak idi. Bu maksatla 516 gemiden müteşekkil muazzam bir donanma hazır ladı. Andrea Doria kumandasındaki bu donanmada 35.000 asker, 400 Malta şövalyesi bulunuyordu. İmparatorun bizzat katılacağı bu sefer de kendisine en büyük İspanyol, İtalyan ve Alman asilzadeleri de refakat ediyorlardı. Şarlken’in zafer alayını seyretmek için, İspanyol, İtalyan ve Alman düşes, markiz ve kontesleri de gelmişlerdi. Avrupa yüksek sosyetesinin en kibar hanımları ve genç kızları bu zafer alayın da İmparatorun yanında bulunmak fırsatını kaçırmak istemiyorlardı.

Devamını oku...

1 - AYDOS KALESİ

1001 Osmanlı Hikayesi

Perşembe, 01 Ocak 2004

Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar’a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit’i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi’yi Üsküdar’a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi. 

Devamını oku...

MİLLETİN EFENDİSİ KİMDİR?

1001 Osmanlı Hikayesi

Perşembe, 01 Ocak 2004

Kanuni Sultan Süleyman Han, birgün yakınları ile sohbet eder ken yanındakilere:“Milletin efendisi kimdir?” diye sordu. Onlar da:“Padişah hazretleridir” deyince,“Hayır, milletin efendisi reâyâ, yani köylüdür ki, ziraat ve hayvan cılık için huzur ve rahatı terkedip meydana getirdikleri mahsullerle bizleri doyururlar” cevabını verdi.

Devamını oku...

OSMANLI'NIN HATIRASINA

1001 Osmanlı Hikayesi

Çarşamba, 31 Aralık 2003

Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı

Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

Devamını oku...

ARTIK SERBESTSİNİZ

1001 Osmanlı Hikayesi

Çarşamba, 31 Aralık 2003

Kanuni kumandasındaki Osmanlı ordusu Viyana önlerinde bir an geri püskürtülünce, o zamana kadar sessiz duran kiliselerin çanları sevinçle çangırdamaya başladı. Kanuni Sultan Süleyman, esir olan Avusturya ordusu bayraktarı Von Sedlitz’den bunun sebebini sordu. Von Sedlitz:“Sizi geri püskürtmenin verdiği sevinçtir” cevabını verdi. Bozgu nun verdiği acıya rağmen Kanuni, Von Sedlitz’in bu cesaretinden hoşlandı. Bu sebepten ona ve arkadaşlarına iftihar elbisesi giydirerek:“Artık serbestsiniz” dedi ve gitmelerine izin verdi.

Devamını oku...

YALNIZLIK KÖŞKÜ

1001 Osmanlı Hikayesi

Salı, 30 Aralık 2003

1909 yılı, Nisan ayının 27’nci günü, çift atlı saray arabaları Yıldız Sarayı’nın önünde sıra sıra dizilmiş, yolcularını bekliyorlardı. Akşam karanlığında koşuşturan subaylar, askerler ve içinde mum yanan fanuslu lâmbaların ışığında güçlükle fark edilen sürücülerdeki telâş ve tedirginlik, atlara da sirayet etmişti. Huysuzlanıyor, başlarını aşağı yukarı sallıyor, ayakları ile toprağı eşeliyorlardı. Sanki, felâketlerle geçecek yılların işaretlerini şimdiden veriyorlardı.
600 yılı geride bırakarak yedinci asrını süren Osmanlı İmparatorluğu tarihinde, kırılma noktası denilebilecek çok önemli bir gün yaşanıyordu. 32 yıl, 7 ay ve 27 gün süren bir saltanattan sonra 34’üncü padişah Sultan İkinci Abdülhamid Han, o gün tahttan indirilmiş, yerine kardeşi geçirilmişti.

Devamını oku...

OSMANLI'YI 45 YIL BEKLEMİŞ

1001 Osmanlı Hikayesi

Pazartesi, 29 Aralık 2003

Bugünkü rakamlarla ülkemizle 6.5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bundan tam 217 yıl evvel Osmanlı Devleti’yle ticaret anlaşması imzalaya bilmek için 45 yıl uğraşmıştı. Ülkemizle ilk ticari ilişkilerini 1785’de başlatan ABD’ye, 174 yıl önceki yıllık ihracatımız ise 400 bin dolar idi. ABD’nin genç bir devlet olarak dünya siyasetine girişinden sonra ilk ABD gemisinin 1797’de İzmir limanına geldi, daha sonra bir başka ABD gemisinin de İstanbul’a kadar gelmesiyle ilk ilişkilerin başladı. Amerikan senatosunun Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak için büyük çaba gösterdi. Bu konuda görevlendirilen heyetler içinde Benjamin Franklin’in de vardı. Bu iş için 1802 yılında ABD’nin İzmir’e bir konsolos tayin etti ve konsolos iki yıl kaldıktan sonra Osmanlı Devleti’nin konsoloslu ğunu tasdik etmemesi nedeniyle ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. ABD’nin 1808 yılında yeniden konsolosluk için teşebbüse geçti, fakat Osmanlı devleti yine kabul etmedi ancak Kaptan Paşa’nın girişimi ile 1811 yılında ticari ataşelik benzeri bir görev için izin verildi. 1816 yılından sonra ABD heyetlerinin Osmanlı devletine daha sık gelip gitmeye başladı. 1820’den sonra bu trafik daha da arttı. Bu arada resmi olmamakla birlikte ticari ilişkiler sürdürüldü. Osmanlı Devleti’nin siyasi ve ekonomik olarak sıkıntılar içinde bulunduğu 1828 yılında yaklaşık 70 bin dolarlık mal aldığı ABD’ye yaklaşık 400 bin dolarlık mal sattı.

Devamını oku...

BEŞ YÜZ BEŞ KURUŞ

1001 Osmanlı Hikayesi

Pazar, 28 Aralık 2003

Rodos adasında bir Konsolos Hıristiyan halkını devamlı hükümet aleyhine kışkırtırmış. Durumdan haberdar olan Kaptan-ı derya Çengeloğlu Tahir Paşa, Konsolosu birkaç kez:"Size buranın havası pek yaramıyor," diyerek kibarca uyarmış. Konsolos, bu uyarıları hiç dikkate almadığı gibi faaliyetini de kendi çapında sürdürmeye devam etmiş. Paşa bu duruma daha çok sinirlenerek Konsolosun adadan ayrılmasına vesile olacak olan şu sözleri söylemiş:"Siz beni beş yüz beş kuruş zarar ettireceksiniz. Sizi vurup öldürmesi için önce beş yüz kuruşa bir köle alacağım. O seni öldürdükten sonra da beş kuruşa bir ip alıp köleyi asacağım."

Devamını oku...