Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.615.360

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

27 Aralık 1916. Saat: 13.00

"Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25'te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O Dilemezse, Hiçbir Şey Hareket Edemez

Ali bin Ahmed Mekki hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. İran'da, Rey'de doğdu. Bir süre sonra Şam'a gitti. 598 (m. 1201) yılında orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

Vehbi Tülek

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Ruhlar, Beş Kısma Ayrılır

Vehbi Tülek

Özrü Kabul Etmeyen Adamın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Pir Muhammed Gencevi hazretleri on altıncı asırda Karabağ'da yetişen meşhur velilerdendir. Karabağ'ın Gence şehrinden olup, evliyânın büyüklerinden Şems-i Tebrizi'nin torunlarındandır. Tasavvufta zamânının meşhûr velilerinden Abdülgaffâr hazretlerinin ders ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi...

İsraf Eden âlime Verilen Ders

Vehbi Tülek

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Bir Garip Derviş Hacı Mesud

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Muhafaza Edecek Olan Da Biziz

Vehbi Tülek

Nefsine, Onu Bildiğin Gibi Muâmele Et

Vehbi Tülek

Ali Efe Ile Küçük Efe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Anzakli Ömer

Anzakli Ömer

Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutanlara hatırlatmak için, Türk olmanın tadına varmak için, lütfen okuyun.

Bu hakiki hikayeyi aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen MODA/ İstanbul'da oturmaktadır.

Anzaklı Ömer'in Hikayesi 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Muşluoğlu, görev yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:

Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar.. New York'da Medical Center Hospital'da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor .Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bize Teveccüh Edin

Bizi Hatirlayin!

Allah Diyen Genç

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek