Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.390.594

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Doğum

Ümid Bekler

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kadin Akli

Kul Hakkı

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tek Kollu Reis

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

On sekizinci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti içte ve dışta çeşitli düşmanlarla mücâdele ediyordu. 1789 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa'da meydana gelen olaylar Osmanlı ülkesini etkilemedi. Hattâ Sultan Üçüncü Selim Han "Nizâm-ı Cedid" adı ile askeri, mülki, idâri, ticâri, içtimâi ve siyâsi bir dizi ıslâhât teşebbüslerine girişerek devlete yeni bir hayâtiyet ve canlılık getirdi. Bu durum Rusya, Fransa ve İngiltere'nin hoşuna gitmedi. 13 Aralık 1806'da çıkarılan Sırp isyânı, 1807'de Rusya'ya harp ilânı ve İngiliz donanmasının İskenderiye'yi işgâli, tamâmen Osmanlı Devletinin bu gelişme programını önlemeye yönelikti. Nitekim bu faaliyetler, içeride de Selim Hanın kurduğu modern Nizâm-ı Cedid ordusunu istemeyen yeniçeriler ile menfaatperestleri ve Osmanlı Devletinin yıkılmasını isteyen hâinleri harekete geçirdi. Akka mağlubiyetini bir türlü unutamayan Fransızların İstanbul Sefiri Sebastiani'nin teşvik ve Selânikli Sadâret Kaymakamı Köse Mûsâ'nın tahrikleriyle âsiler ayaklanmaya hazır hâle geldiler.

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâdık Talebenin Güzel Sonu...

Sırri-yi Sekati hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Kıymetli nasihatleri vardır... Bir gün vaaz veriyordu. Sultânın adamlarından birisi, merasim ile oradan geçerken, (Şuraya bir uğrayalım) deyip, içeri girdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadis-i Şeriflerin Çeşitleri Hakkında

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Muhammed ibn-i Vâre hazretleri hadis hafızıdır. 190 (805)'de İran'da Rey'de doğ­du. İlim tahsili için çok memleket gezdi. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. Kendisin­den rivayette bulunan talebeleri­nin en meşhuru İmam-ı Buhâri hazretleridir. İbn-i Vâre 270'te (m. 884) Rey'de vefat etti.

Hadis-i şeriflerin çeşitleri hakkında buyurdu ki:

ben Bu Cezayı Çoktan Hak Ettim

Vehbi Tülek

Sabır, Allahü Teâlânın Sıfatlarındandır

Vehbi Tülek

Hasen bin Ömer el-Hımyerî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Endülüs’te (İspanya) Atlas Okyanusu kenarında bulunan Lüb (Lepe) kasabasında yetişti. 767 (m. 1365) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki

Sana Birinci Vasiyetim Ilmihâlini Iyi Öğren

Vehbi Tülek

Şemseddin Bekrî

Vehbi Tülek

"şeyhül-meşayıh" İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

Sofu Baba

Vehbi Tülek

Kederden Sevince Âdile Sultan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Gerçek Zehir

Evliyalar Ölmez İmiş

Hizir Ve Gelin

Arafatta Görüşürüz

Adam Olmazsan

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek