Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.973.384

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Dâmâdzâde Feyzullah Efendi Yetmiş birinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112 (m. 1700) senesinde Bursa’da doğdu. Zamanının âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra, birçok medreselerde müderrislik ve kadılık yaptı. Sonra Anadolu, daha sonra da Rumeli kadıaskerliğine yükseltildi. Nihayet şeyhülislâmlık makâmına getirildi. 1175 (m. 1761) senesinde İstanbul Sütlüce’de vefât etti. Bazı suallere verdiği cevaplar şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

II. Abdülhamid'e önceden muhalefet ve hatta hakaret eden Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi çok önemli simalar, sonradan hatasını anlayıp Pişmanlıklarını ifade eden şiirler yazmışlardır. Işte Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, " Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Istimdat" isimli 15 kıtalık şiirinin beş kıtası:

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sekiz Oğlu Gözünün Önünde Şehîd Oldu!

Hazret-i Muaviye'nin (radıyallahü anh) vefatından sonra Yezid'in birçok kimsenin muhalefetine rağmen veliahd olup başa geçmesi neticesinde yönetimden razı olmayan fakat Şam'da ne olup bittiğini öğrenmek isteyen bazı Müslümanlar vardı. Bunlar eshabın ileri gelenlerinin çocukları idi. "Gasilü'l Melâike" diye bilinen Abdullah bin Hanzala hazretleri, kalabalık bir hey'et oluşturup Şam'a Yezid bin Muaviye'yi ziyarete gittiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âyet-i Kerîmeleri Ve Hadîs-i Şerîfleri Yanlış Tevîl Edenler!

Vehbi Tülek

İbni Harbeveyh hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 232 (m. 848) senesinde Bağdâd’da doğdu. Bağdâd’ın meşhur âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi öğrendi. İlim tahsilini tamamladıktan sonra  Vâsıt’ta ve Mısır’da kadılık yaptı. 319 (m. 931)’de Bağdâd’da vefât etti.

Mecdüddîn Mûsulî

Vehbi Tülek

Akıl, Göz Gibidir Din Bilgileri De Işık

Vehbi Tülek

Cârullah Magribi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 1020 (m. 1611)'de Magrib'de doğdu. 1080 (m. 1669)'da Mekke-i mükerremede vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Beni Öldürmek Için Geldin

Vehbi Tülek

“şeyh-ül-fukaha” Ahmed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ebu Bekr Ebherî

Vehbi Tülek

dokuzuncu İmam Cevâd Takî

Vehbi Tülek

İbn-i Âbidînzâde Alâüddîn Muhammed

Vehbi Tülek

Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Garip Karşilanan Bir Adak

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Helvaci Çocuk

Allah’a Firar Et

Korkma!

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek