Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.555.661

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Osmanlı Pâdişâhı Yavuz Sultan Selim Hân, Şâh İsmâil'i Çaldıran'da mağlûb ettikten sonra, Mısır'ı fethetmek üzere yola çıktı. Şam'a geldiğinde, Mısır'ın fethinin kendisine nasib olup olamıyacağı düşüncesi zihnini kurcalıyordu. Bunu çok sevdiği Hasan Can'a anlattıktan sonra; "Bizi bu hususta ferahlatacak, Allahü teâlânın dostlarından bir veli varsa, ona niyetimizi anlatalım. Aceb ne buyuracaktır, merâk eder dururum." buyurdu. Hasan Can da; "Devletlü Sultânım! Emevi Câmiinin bir köşesinde, sabah akşam Allahü teâlâyı zikreden bir derviş var. Belki sizin meselenizi halleder." dedi. Bunun üzeri ne Sultan Selim Hân, sabahın erken saatlerinde câmiye gitti. Târif edilen bu zâtı, Allahü teâlâyı zikreder buldu. Yanına varıp selâm verdi. Selim Hân daha bir şey sormadan; "Ey muzaffer Sultan! İnşâallahü teâlâ, cenâb-ı Hak Mısır'ın fethini sana müyesser edecektir. Allahü teâlânın bütün sevdikleri seninle berâberdir. Allahü teâlâ muinin, yardımcın olsun. Mısır'ın fethinden sonra İstanbul'a döndüğünde, oradaki Sünbül Sinân'dan gâfil olma sakın!" dedi. Yavuz Sultan Selim Hân, bu müjdeye ziyâdesiyle memnun oldu. Şükür secdesine kapandı.

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Mazhar

Muhammed Mazhar, Hindistan'ın büyük velilerinden Ahmed Said-i Fârûki hazretlerinin en küçük oğludur. İmam-ı Rabbani hazretlerinin soyundandır. 1832 (H.1248) senesinde dünyâya geldi. 1883 (H.1301) senesinde Medine-i münevverede vefât etti.
Muhammed Mazhar hazretleri vefatından kısa bir zaman önce talebelerine İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubatından şu mektubu okumuştu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Oruç Tutanın, Tövbe Edenin Günâhları Yanar, Yok Olur!

Vehbi Tülek

Mecdüddîn-i Mûsulî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 599 (m. 1202) senesinde Musul’da doğdu, ilim tahsiline, önce babasından ilim alarak başladı. Sonra Şam’a giderek Cemâlüddîn-i Husayrî’den de ilim tahsil etti. Yaşadığı devirde, fıkıh ve usûl ilimlerindeki âlimlerin en büyüğü oldu. Bir müddet Kûfe kadılığı yaptı. Daha sonra Bağdad’a gidip, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin kabri yanında ders okutmaya başladı. Vefâtına kadar, fetvâ verip ders okuttu. 683 (m. 1284) senesinde vefât etti. “Muhtâr” ve bunun şerhi olan “İhtiyâr” kitapları meşhûrdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

ey Anneciğim Hâlin Nicedir?..

Vehbi Tülek

Fransız Kültürüyle Yetişen Paşa

Vehbi Tülek

Muhammed Hâni hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin önde gelen talebelerindendir. 1213 (m. 1798)'de, Hama ve Haleb arasında bulunan Hân-ı Şeyhûn'da doğdu. 1279 (m. 1862)'de Şam'da vefât etti. Hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin türbesine defnolundu. Kemâle geldikten sonra çok kerâmetleri görüldü. Şöyle anlatılır:

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Vehbi Tülek

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et!

Vehbi Tülek

Herkes, Ehl-i Sünnet Îtikatını Öğrenmelidir

Vehbi Tülek

Fakiri Sevip, Mazluma Yardım Etmelidir

Vehbi Tülek

Akıllı, Günahlarını Tövbe Ile Örtendir

Vehbi Tülek

Talebe Olmadıkça âlim Olunmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sakin Kalyona Binme

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Latif Bir Şikayet

Abdullah El-acemî

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek