Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.328.315

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’a Kavuşmak Için Salih Amel Işlemelidir

Kâdı Beydâvî hazretleri meşhur tefsir âlimidir. İran’da Şîrâz’ın Beydâ kasabasında doğdu, 685’te [m. 1286] Tebriz’de vefat etti. Şâfii mezhebinde derin âlim idi. (Envârüttenzîl) adındaki tefsiri çok kıymetli olup, bütün âlimlerce kuvvetli senet olmuştur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bedeli Çanakkale’de

Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi (1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden ya muaf ya da maksureli (tecilli) tutulmuş gençlerdir. Bu iki kanun sultani mektepleri talebe ve mezunları askerlik vazifesinden " maksureli" ettiği gibi, Balkan Harbi sırasında mer'i olan 1909 kanunu da üstelik bütün İstanbul halkını askerlik vazifesinden azade kılmaktadır.Bu şehit ve gazilerin hepsi 17-22 yaşındayken ve bir kısmı henüz mektebin lise ve orta kısmında, bir kısmıysa mezun ve İstanbul Darülfünunu veya Avrupa üniversite lerinde tahsildeyken, birbir leriyle yarış edercesine askerlik şubelerine koşmuşlar ve gönüllü olarak askere yazılmışlardı. Hatta içlerinden Irak Cephesi'nde şehit düşen 646 Celal İbrahim seferberliğin ilanıyla beraber geceden gidip askerlik şubesinin kapısında sabahlamış ve " 1 Numaralı Gönüllü" yazılmak şerefini elde emiştir.

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Dahiliye Nâzırı Ahmet Reşit Bey anlatır:1902 yılı Ramazan ayının 15. günü Hırka-i Saadet'i ziyaretten dönen II. Abdülhamid Hân, Hazine-i Hümâyûn'da bulunan Sultan III. Mehmet'e ait murassâ sorgucu ister. Sorguç, bir heyet tarafından yerinden alınır ve Bağdat Köşkü'nde padişaha takdim olunur. Hasan Şevkı Bey, huzurdan çıkınca, Başmâbeynci Hacı Ali Paşa'ya dert yanar:"Efendimizin ulu ecdâdı, Hazine-i Hümâyûnlarına birçok şey koymuşlar, vermişler, fakat buradan bir habbe bile çıkarmamışlar ve alamamışlardır. Eğer şevketmeâb efendimiz bu sorgucu götüreceklerse, doğrusu bu âcizi çok mahzun edecekler."II. Abdülhamid Hân, kızı Ayşe Sultan'a yaptıracağı taca örnek tutmak için istemiştir sorgucu. İtiraz kendisine arz edildiğinde, bunu geçici olarak aldığını, bayramın birinci günü iade edeceğini belirtir ve Hasan Şevkı Bey'e teslim edilmek üzere, bir de senet imzalayarak verir. Ve bayram gelir çatar. Yıldız Sarayı'nda yapılan bayramlaşma töreninden sonra, Hasan Şevkı Bey, söz konusu senedi Başmâbeyncinin eline tutuşturur ve "iâdenin temin buyurulmasını" ister. II. Abdülhamid Hân da senedini geri alıp sorgucu verirken şöyle der:"Hasan Şevkı Bey'e selâm-ı şâhânemi söyle ve kendisinin vazifeşinaslığından memnun olduğumu da tebliğ et. Şu yüz altını da ver, bayram harçlığı yapsın."

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Şemsüddin Muhammed İsfahani hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 616'da (m. 1219) İran'da İsfahan'da doğdu. Sonra Bağdat'a, Şam'a, nihayet Kahire'ye giderek ilim tahsil etti. Kahire'de Sâhibiyye Medresesi'nde ders verdi. 688 (9 Ağustos 1289) tarihinde Kahire'de vefat etti. Şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Hindistan’da Lahor şehrinde doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin talebesi idi. Bâkî-billah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid-i Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Hocasının kendisine yazdığı mektuplardaki nasîhatlerinden bâzıları şöyledir:

Dünya, Size Sırtını Dönüp Gitmekte

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Alkame Bin Kays

Vehbi Tülek

Tâbiinin büyüklerinden olan Alkame bin Kays, Kur'ân-ı kerimi ve fıkıh ilmini Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Mes'ûd'dan öğrendi. Onun derslerinde çok üstün bir seviyede yetişti. Nitekim hocası Abdullah ibni Mes'ûd; "Benim okuduğum her şeyi okur ve bildiklerimi bilir" buyurmuştur.
İbrâhim Nehâi anlatır: "Alkame bin Kays, Abdullah ibni Mes'ûd'un huzûrunda Kur'ân-ı kerim okurdu. Abdullah ibni Mes'ûd onu dinledikçe; "Oku! Anam babam sana fedâ olsun!" derdi.

Ebül-hayr Fârûkî

Vehbi Tülek

Sâdık Talebe, Hocasını Yanına Çeker!

Vehbi Tülek

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

Ebül-berekât Hakkârî

Vehbi Tülek

Oruç, Rabbi Ile Kul Arasında Bir Sırdır

Vehbi Tülek

Şemseddin Ibn-i Cezeri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Ölüyü Diriltemem

Altıyüz Dirhemlik İp

İmanı Ona Kafidir

Kabahat Kilincin Midir?

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek