Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.545.983
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Sultan II. Abdülhamid Hân'ın, son gününde, hayatında hiç bir sabah terk etmediği banyo ve duşa girmesi hastalığını ağırlaştırmıştı. Son gününü Müşfika Dördüncü Kadı-Efendi şöyle anlatıyor: "O gün sabah banyosunu yaptı. Ben çamaşırlarını giydirdim Fakat baktım ki sırtı durmadan terliyor. " Aman Efendiciğim, çok terliyorsunuz," dedim. "Kadın-Efendi, bu, ecel teridir," cevabını verdi.Elbisesini giydi. Kahvesini verdik. Hamamdan sonra kahve içmek itiyâdında idi. Yarım bardak sütlü maden suyu da içti.Oturduğu yerde iki rek'at namaz kıldı. Bundan sonra ağırlaşmaya başladı."Abdülhamid Hân hazretleri, 1 Kasım 1912'den vefât günü olan 10 Şubat'a kadar 5 yıl, 3 ay, 9 gün Beylerbeyi sarayında kalmıştır. Burada en küçük oğlu Şehzâde Mehmed Âbid Efendi ve en sevgili zevcesi Müşfika 4. Kadın-efendi ile yaşamıştır. Tahttan indirildikten 8 yıl, 9 ay, 13 gün sonra 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçe burada dâr-ı bekâya irtihâl etmişlerdir.S. Abdülhamid Hân'ın vefât yılı, aynı zamanda, Birinci Dünya Savaşı fâciasının da son yılıdır.
Zurnazen Mustafa Paşa, sadece 4 saat süren Başvekilliği ile, Osmanlı tarihinde "görev süresi kısalığı" rekorunun sahibi. Buna rağmen o dört saat içinde Mührü Hümayunu birkaç tayin kararnamesinin üstüne bastı. (1656)Ama aslında onunkinden de kısa olanı var. Bırakın icraata girişmeyi, koltuğuna bile oturmaya fırsat bırakmayan, nerdeyse göz açıp kapayıncaya kadar sürmüş bir sadrazamlık.
Haskefî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. İsmi, Muhammed bin Ali'dir 1021 (m. 1612) senesinde, Batman’a bağlı Hasankeyf’te doğdu. Birçok âlimden ilim tahsîl etti. Sonra Remle, Kudüs, Medîne-i münevvere ve Şam’daki âlimlerden ders alarak ilimde ilerledi ve icâzet aldı. Şam Müftüsü oldu. 1088 (m. 1676) senesinde Şam’da vefât etti. “Dürr-ül-muhtâr” isimli fıkıh kitabı çok meşhurdur. Bu kitabından seçmeler:
Safiyyüddin Abdülmü'min Bağdâdi hazretleri Hanbeli âlimidir 658'de (m. 1260) Bağdat'ta doğdu. Bağdat, Mekke, Şam ve Kahire medreselerinde fıkıh, hadis, aritmetik, geometri, astronomi, coğrafya, tıp ilimleri tahsil etti. Bağdat Mücâhidiyye Medresesinde ders verdi. 739'da (m. 1338) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Büyük veli İmâm-ı Kuşeyri hazretleri, fıkıh, tefsir, hadis ve kelâm âlimidir. 986 (H.376) senesinde Horasan'ın Üstuvâ nâhiyesinde doğdu. 1072 (H.465) senesinde 92 yaşında Nişâbûr'da vefat etti...
Padişahlardan biri bir Ramazan günü hizmetkarına tembih etti: -Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra, ilim ve irfan sahibi olan bu hizmetkar, 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Padişah şaşırdı: -Bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.. -Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.