Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.804.303

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Geredeli Abdülganî Efendi Osmanlı âlimlerinden ve Nakşibendî şeyhlerindendir. Aslen Bolu'nun Gerede kasabasındandır. İstanbul’da devrin meşhur âlimlerinden ders alarak yetişti. Bursa ve İstanbul'da yüksek dereceli medreselerde ders verdi. İstanbul, Mısır ve Şam kâdılıkları yaptı. Bir süre Anadolu kazaskerliğini yürüttü. 1586 yılında Mısır'dan dönerken Bursa'da rahatsızlanıp vefât etti. Çok kitap yazdı. Hâşiye alâ Tefsîr-i Beydâvî isimli eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Beni O Günlere Eriştirme

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Ahmed Cevdet Paşa, Sultan Abdülaziz Hân devrinde, Bosna'dan, İstanbul'a dönerken, Tuna Nehri'nde bir vapura biner. Vapurda Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Mösyö Moustier'e rastlar. Onunla, dünya siyasi ahvâlini, dini, felsefi konuları samimi havada konuşurlar. Fransız Büyükelçi bir aralık, Napoleon'un yukardaki sözünü, hatırlatarak der ki:-İslâmiyeti iyice inceleten Napoleon Bonaparte: "Eğer bir dinin dindarı olsaydım Müslüman olurdum. Zirâ Müslümanlıkta ruhbâniyet yoktur." demiş. Halbuki, bir müddet İstanbul'da kalınca Ulemâ Sınıfını gördüm. Demek ki, Napoleon, buraya gelmediği için, gerçek durumu bilememiş.

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Damadzâde Feyzullah Efendi

Damadzâde Feyzullah Efendi 95. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112'de (m. 1700) Bursa'da doğdu. Tahsilini tamamlayıp Gala­ta, Bursa ve İstanbul Kadısı, sonra Anadolu ve sonra Ru­meli Kadıaskeri oldu. 1168'de Şeyhülis­lâm tayin edildi. 1175 (m. 1761)'de vefat edince Sütlüce'de yaptırdığı dergâha def­nedildi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rabbimiz, Bizden Azâbı Kaldır

Vehbi Tülek

Ebü'l-Mekârim bin İdris hazretleri büyük velilerdendir. Irak'ta En-Nehr-ul-Hâlis adlı yerde yaşadı. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Evliyânın büyüklerinden Ali bin Heyti hazretlerinin terbiyesinde yetişti. Nehr-i Hâlis beldesindeki talebelerin yetiştirilme vazifesi kendisine verildi.

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Namaz Müminin Mi’râcıdır

Vehbi Tülek

Kadızade Ahmed Şemseddin Efendi 16. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 918'de (m. 1512) Edirne'de doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra İstanbul'a gelerek Ebüssuûd Efendi'nin derslerine devam etti. Çeşitli medreselerde müderrislik, kadılık, Rumeli kazaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislâmlık maka­mına getirildi. 988'de (m. 1580) vefat etti. Şöyle buyurdu:

Sahip Olduğun Değerin Farkında Değilsin

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Şücâeddîn Karamânî

Vehbi Tülek

Mushafa Bakarak Okumanın Faziletimushafa Bakarak Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

İnsanlardan Isteme De Dağdan Odun Getir Sat

Vehbi Tülek

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı!

Vehbi Tülek

Ahmed Berkânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

İmanı Ona Kafidir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Adam Olmazsan

Kum Ve Kaya

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek