Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.568.683
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Haliç'teki ilk köprünün Sultan II. Mahmud tarafından yaptırıldığını biliyoruz. Fakat bundan yüzyıllarca önce Fatih, İstanbul kuşatması sırasında Haliç üzerine geçici bir köprü inşa ettirmişti. 22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç'te gören Bizanslılar, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar. Kumbarahane ile Defterdar arası, deniz üzerine kuruluverilen bir köprü ile birleştirilmişti. Bu köprü üzerinde Osmanlı askeri gidip geliyor, karşı sahilden toplar geçiriliyordu. Bizanslı tarihçi Kritobulos'un verdiği bilgilere göre, binden fazla fıçı, sandal ve duba, birbirlerine kalaslar ve demir çengellerle bağlanmıştı. En üstü de döşeme tahtalarıyla kaplan mıştı. 700 metre uzunluğundaki bu köprü üzerinde 5 asker yanyana yürüyebiliyor, toplar rahat lıkla çekilebiliyordu. Çok geçmeden her iki tarafa yerleştirilen toplarla Bizans surlarının en zayıf noktaları ateş altına alınıyordu. Bizans İmparatoru hemen o gün tekrar daha fazla vergi vermek ve daha başka şartlarla barış teklif ettiyse de Fatih'i İstanbul'u almak niyetinden vazgeçiremedi. Bu sefer İmparator, verdiği emirle köprüyü yaktırmak istedi. Fakat bu maksatla surlardan dışarı çıkan 150 Bizanslı asker köprü üzerinde can verdi.Bizans Prensi Dukas, Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı köprüyle, gelmiş geçmiş bütün cihangirleri geride bıraktığını söyler ve "Böyle bir harikayı kim gördü, kim işitti" sözleriyle takdirlerini bildirmişti.
6 Aralık 1909 târihinde kabul edilen "Dersaadet Otobüs ve Omnibüs Osmanlı Anonim Şirketi Şartnâmesi" şu maddelerden ibâretti: · Otomobil, otobüs, omnibüs ve emsâlinin modeli, taşıyacağı yolcuların miktarı belediyenin izniyle olacaktır · Arabaların miktarı belediye tarafından tâyin ve gazetelerle ilân edileceği gibi, numaraları üstlerine yazılacaktır.· Sırf kadınlar için ayrı olarak kâfi miktarda arabalar bulunacaktır.· Sokaklarda beklemek yasak olup her yerde dâire mârifetiyle gösterilen yerlerde (duraklarda) bir müddet durabileceklerdir.· Bilâ-mezuniyet arabaların tatili sebebiyle ahâlinin bizâr edilmesine meydan verilmeyecektir ve târifeden fazla ücret alınmayacaktır. Eşya nakliyesi için ayrıca târife yapılacaktır.· Geceleri yolculardan fazla ücret talep olunmayacaktır.· Köprülerden geçmek için her arabadan köprü ücreti alınacaktır.· Askerlerden yarı ücret alınıp, belediye çavuşları vazifede ücretsiz binecektir.· Arabaların gerek temizleme ve gerek metanetine ve gerek trenlerin yolunda hareket eylemelerine, zayıf ve sakat atlar koşulmamasına dikkat olunacak. Şehir içinde buharlı her nev'i arabaların sür'ati normal sür'atten fazla olmayacaktır.· Makinistler ve arabacılar ehliyetli olacağı gibi, güzel ahlâklarına dâir belediyenin tasdiki olacaktır· Talep olunan Ruhsatnâme'nin i'ta olunduğu günden itibâren beher araba için senevi târifesi mûcibince 20 kişilik ve fazlası için 1000 kuruş ve 1'den 19'a kadar olanlardan 600 kuruş belediyeye i'ta kılınacağı gibi hâsılat-ı gayr-ı safiyenin umumunda %5 her ay nihâyetinde bilhesap belediye menfa'atine terk ve te'diye edilecektir. Arabalar konforlu olacaktır.· Hususi olarak kiralanan arabalar dahi, diğerleri gibi bu şartlara tâbi olacaktır.
Ebül-Abbas ibn Cüreyc hazretleri Şafii âlimidir. 249'da (863) Bağdat'ta doğdu. Ebû Dâvûd Sicistâni, Muhammed bin İmrân es-Sâiğ ve daha pek çok kimseden hadis dinledi. İmam-ı Şafii'nin önde gelen talebelerinden Müzeni ve Osman el-Enmâti'den fıkıh okudu. 306'da (m. 918) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Ebû Yuhmid Külâi rahmetullahi aleyh, Şam'da yetişen meşhûr hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 115 yılında (m. 733) doğdu. 197 (m. 812) senesinde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Yanyalı Yûsuf Sinân Efendi İstanbul velîlerindendir. Rumeli’de Yanya'da doğdu. İstanbul'a giderek Semâniye müderrislerinden Şâh Efendinin derslerine devâm etti. Sonra babası Şeyh Yâkûb Efendinin sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Hilâfet verildi. Sultan 3. Murâd onu sever ve sohbet ederdi. Harem-i şerîf şeyhliği vazîfesine tâyin olundu. Bu sebeple Medîne-i münevvereye gitti. 1581 senesinde orada vefât etti. Çok kitap yazdı. “Tenbîh-ül-Gabî fî Rü'yet-in-Nebî” isimli eserinde şöyle buyuruyor:
Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.