Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.217.271

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyükleri, Veliler, Allah'ın Askerleridir

Bosnalı Ali Dede Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Bosna'nın Mostar kasabasında doğdu. 1598 (H.1007) yılında Sigetvar Kalesi yakınlarında vefât etti. Küçük yaşta İstanbul'a geldi. Devrin ulemâsından dersler aldı, ilmini ilerletti. Halvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Bosnalı Bâlî Efendinin halîfesi Nûreddînzâde'ye bağlandı. Uzun sene hizmetinde bulundu. 1566'da Sigetvar Seferine katıldı. Bu seferde Kânûnî Sultan Süleymân Han vefât etmişti. Oraya padişah için bir türbe inşâ edildi. Ali Dede türbedârlığa getirildi. Türbenin yanına bir de zâviye yaptıran Ali Dede, "Türbe Şeyhi" ünvânıyla tanındı. Pekçok eseri olup bunlardan Risâle fî Beyânî Ricâli'l-Gayb ve Terbiyeü'l-Merâtib ve'l-Usûl eserini yazmaktan murâdını şu sözlerle ifâde etmektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Büyük oğlu Süleyman'ın vefâtına ziyâdesiyle üzülen Orhan Gâzi rahatsızlandı. Veliahtlığa getirdiği Murâd Beye şu nasihatlarda bulundu:"Oğul, saltanatına mağrûr olma. Unutma ki, dünyâ, hazret-i Süleymân'a kalmamıştır. Unutma ki, dünyâ saltanatı geçicidir, lâkin büyük bir fırsattır. Allah yolunda hizmet ve Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şefâatine mazhariyet için, bu fırsatı iyi değerlendir. Dünyâya âhiret ölçüsüyle bakarsan ebedi saâdeti fedâ etmeye değmediğini göreceksin. Oğul! Rumeli Hıristiyanları rahat durmayacaktır, sen o cânibe yürü. Rumeli fethini tamamla. Kostantiniye'yi ya fethet, yâhut fethe hazırla, civardaki Türk beyleriyle mesele çıkarmamaya çalış. Ahâli her ne kadar bizi istese de başlarında bulunan beyler, beyliklerinden geçme taraftârı gözükmez. Daha bir zaman idâre edecekler, lâkin sonunda olmuş meyve gibi avucuna düşecekler. Anadolu'da gâile çıkmazsa Rumeli işini rahat halledersin. Bu yüzden Anadolu'nun sessizliğini bozmamaya gayret et. Cennetmekân babam Osman Gâzi Han, Söğüt ve Domaniç'ten ibâret bir avuç toprağı beylik yaptı. Biz Allah'ın izniyle beyliği hanlığa çevirip sultanlığı ikmal ettik. Sen daha da büyüğünü yapacaksın. Osmanlıya iki kıta üstünde hükmetmek yetmez. Zirâ i'lâ-yı kelimetullah azmi dünyâya sığmayacak kadar yüce bir azimdir. Selçuklunun vârisi biz olduğumuz gibi Roma'nın vârisi de biziz. Oğul, Kur'ân-ı kerim'in hükmünden ayrılma. Adâletle hükmet. Gâzileri gözet. Dine hizmet edenlere hizmeti şeref say. Fakirleri doyur. Zâlimleri ise cezâlandırmakta tereddüt gösterme. En kötü adâlet, geç tecelli eden adâlettir. Sonunda hüküm isâbetli dahi olsa, geciken adâlet zulümdür. Oğul, biz yolun sonuna geldik, sen daha başındasın. Cenâb-ı Mevlâ saltanatını mübârek kılsın."

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlânın Rahmetini Ummalı

Celâleddin Muhammed Tâzifi hazretleri fıkıh âlimi ve kadıdır. 899 (m. 1494)'de Haleb'de doğdu. 963 (m. 1556)'da aynı yerde vefât etti. Kalâid-ül-Cevâhir adlı eserinin mukaddimesinde, özetle şöyle dedi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"çocuklarım Üç Gündür Bir Şey Yemediler!"

Vehbi Tülek

Abdullah ibni Mübârek hazretleri Tebe-i tâbiînin büyüklerindendir. 736 (H.118) yılında Merv'de doğdu. Türk asıllıdır. Tahsîl için Bağdâd’a gitti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe ve İmâm-ı Mâlik'in derslerine devam etti ve ilimde yüksek bir dereceye ulaştı. 797 (H.181)’de Bağdâd yakınlarındaki Hît adlı yerde vefât etti.

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ "aleyhisselam"

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ aleyhisselâm, Mûsâ aleyhisselâmın getirdiği dinin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. Marangozluk yapar elinin emeğiyle geçinirdi. İmrân bin Mâsân isminde bir tanıdığının kızı olan Elisa ile evlendi. Elisa ile hazret-i Meryem kardeş olup babaları İmran idi. İmrân önce Elisa'nın annesi ile sonra bunun başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hazret-i Meryem'in annesi olan Hunne; "Cenâb-ı Hak bana bir oğul ihsân ederse Beyt-ül-Makdis'e hizmetçi yapacağım" diye adakta bulundu. Kızı oldu ve adını Meryem koydu...

Muhammed Bin Hanefiyye

Vehbi Tülek

İman Sahiplerine Çok Müjdeler Var

Vehbi Tülek

Kim, Şirk Koşmadan Ölürse, Cennete Girer

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefsten

Vehbi Tülek

Hz. Ebu Ma'lek'in Kabul Olan Duası

Vehbi Tülek

Bir Zekâ Hârikası İbn-i Şihab Ez-zühri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Bülbülün Zikri

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Sakin Kalyona Binme

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek