Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.730

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Helal Lokma Gerek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde Kânûni Sultan Süleyman Handan sonra en fazla tahtta kalan pâdişah Dördüncü Mehmed Handır. Yaratılışı icâbı mutedil, kadirşinas, vefâkâr olup, verdiği söze sâdık bir şahsiyete sâhipti. Ava, edebiyata, târihe merakı olup, sohbet dinlemeyi severdi. Dindardı, beş vakit namazını cemaatla kılardı. İçkiyi ve imâlatını yasakladı. Dine sonradan karıştırılan bütün hususların kaldırılması için uğraştı. Kahvehâneleri kapattırıp, oyuncu ve çalgıcıları İstanbul'dan uzaklaştırdı. Sadrâzamlığı Köprülü âilesine verip, idârede serbest bıraktı. Kendisi de, savaşlardan zaman kaldıkça çok sevdiği sürek avlarına devam etti. Ava merakından dolayı "Avcı" lakabı verildi. Zamanında Osmanlı Devleti en geniş hudutlarına kavuşarak, dünyâ siyâsetinde faal rol oynadı.

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

93 - Sultan Ii. Selim Ve Kibris'in Fethi

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Uçan Osmanli: Lagari Hasan Çelebi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alî Bin Muhammed Dîneverî

Ali bin Muhammed Dineveri hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Irak'ta Dinever'de doğdu. Mısır'a giderek Ebû Ca'fer Saydalâni'nin sohbetinde bulundu ve icazet alarak halifesi oldu. Ebû Osman Mağribi, Ebû Bekir Dükki ve Ebü'l-Hasan Karâfi onun yetiştirdiği velilerdendir. 331'de (m. 942) Mı­sır'da vefat etti.
Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehzâde Eğitimcisi Atâî Efendi

Vehbi Tülek

Atâi Ahmed Efendi, Sultan İkinci Selim Hanın hocasıdır. İzmir'e bağlı Ödemiş kazâsının Birgi kasabasındandır. 1571 (H.979) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, Şeyh Ebü'l-Vefâ Câmiinin bahçesindedir...

Bayburtlu İrşâdî Baba

Vehbi Tülek

Helale Harama Riayet Etmek

Vehbi Tülek

İzzüddin ibn-i Ganim el-Makdisi hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Kudüs'te doğdu. Dedesi Ganim bin Ali el-Mak­disi'nin tedrisinde yetiştişti. Tasavvufta yüksek derecelere eriştikten sonra Kahire'ye gidrek bir zaviye kur­du. Burada çok talebe yetiştirdi. 678'de (m. 1280) Kahire'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Dünyâyı Bir Eğlence Yeri Zennettiler

Vehbi Tülek

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

E­bül­-abbâs Ve ­ki­bir­li Bir â­lim!..

Vehbi Tülek

Tarsuslu Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Din Câhili, Nefsinin Peşinde Koşar!

Vehbi Tülek

Her Işin Gerçekleşeceği Bir Vakit Vardır Sultan'ım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Allah’a Firar Et

Örümcek Ağı

SelÂmetle Gidip Gel

Sarik Ve Sakal

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek