Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.559.165

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

15 Mayıs 1570'de Kıbrıs'ın fethi ile görevlendirilen Lala Mustafa Paşa, 1570 Mayıs' ında adaya asker çıkardı. Önce Lefkoşe ve sonra Magosa'da yaptığı şiddetli çarpışmalar ve muhâsaradan sonra bir yıl içinde kaleyi fethetti. Anadolu Türklerini yerleştirip idâri teşkilâtı kurduktan sonra, 15 Eylül 1571'de adadan ayrıldı ve büyük karşılama merâsimi, gürleyen top sesleri arasında İstanbul'a geldi. 1578 yılında İran orduları tarafından ülkeleri istilâ edilen sünni Dağıstan, Şirvan ve Gürcistan beylerinin ağır İran tazyikleri karşısında Osmanlı Devletinden yardım istemeleri veİran kuvvetlerinin Irâk'ta Osmanlı topraklarına tecâvüz ederek 29 Mayıs 1555 Amasya antlaşmasını bozmaları üzerine İran'a karşı harbe karar verildi. Divân-ı Hümâyûnda yapılan toplantı sonunda tecrübeli vezir Lala Mustafa Paşa, İran Serdârı tâyin edildi.

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hân'ın sırdaşı ve yoldaşı olan, birçok dil de bilen ve âlim bir zat olan Hasan Can'a, birgün Sultan der ki:-Bu gece rüyâmda Muhammed Bahşi hazretlerini gördüm. Beyaz bir elbise giymiş, yolcu luğa hazırlanıyordu.Hasan Can, gayriihtiyâri olarak cevap verir:-Âhıret yolculuğu olsa gerektir.Sultan'ın bu cevâba canı sıkılır. -Sen bilmez misin? Rüyâlar tâbire bağlıdır. Eğer şeyh hazretlerine birşey olursa, sakın gözüme gözükme! Çok geçmez, Muhammed Bahşi hazretlerinin vefât haberi gelir. Hasan Can hâl ehli dir, telâşlanmaz. Sultan'a der ki; -Araştıralım. Eğer benim tâbirimden sonra vefât ettiyse cezâya râzıyım. Ama önce vefât etti ise, Sultanım bu fakire bir hediye verse gerek.Araştırmalar sonunda Hasan Can haklı çıkar. Sultan, kaftanını çıkarır, bir kese altın la birlikte hediye eder. Hasan Can kaftanı alır, parayı da fakirlere dağıtıp sevâbını Muham med Bahşi hazretlerinin rûhuna hediye eder.

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Alvan Hamevi Hazretleri

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resulullah Efendimize Hediye Edilen Elbise

Eshab-ı Kiramın büyüklerinden olan Sehl bin Sa'd (radıyallahü anh), Peygamberimizin bir emir ve isteği olduğu zaman hemen yerine getirir, hiçbir zaman geciktirmezdi. O'nun bu durumunu oğlu Abbâs şöyle anlatmaktadır:
"Peygamberimiz hutbe okuyacağı zaman hurma ağacından bir direğe yaslanır öyle okurlarmış. Bir gün Resûl-i ekrem efendimiz buyurur ki: (Artık cemâat çoğaldı, bir şey yapılsa da üzerine otursam...) Bunu duyan babam hemen, okun yaydan fırladığı gibi kalkıp gitmiş ve kısa bir zaman sonra minberin direklerini getirmiş. Yalnız babamın getirdiği bu direklerin kendisinin veya bir başkasının hazırladığı hakkında bilgim yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahı Anmayı âdet Hâline Getirmek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân bin Diyba hazretleri Yemen'de yetişen Şafii mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 866 (m. 1461)'de Zebid şehrinde doğdu. 944 (m. 1537)'de orada vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Kâsım Çelebi

Vehbi Tülek

İlmine Güvenen Kimsenin Ilmi Zâyi Olmuştur!

Vehbi Tülek

İbrâhim Dede Mevleviye yolunda yetişen evliyânın meşhurlarındandır. Ayrıca şâir olup şiirlerinde "Şâhidî" mahlasını kullanmıştır. 1470 (H.875) de Muğla'da doğdu. On sekiz yaşına kadar memleketinde, sonra Bursa ve İstanbul'da çeşitli ilimleri tahsil edip ilimde yetiştikten sonra, Afyonkarahisar'da Sultan Divânî hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak tasavvufta kemâle erdi. 1550 (H.957) senesinde Muğla'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

En Kötü Hastalık, Düşük Ahlaktır

Vehbi Tülek

Müslümanlara Hürmet Et Ve Ilim Ile Meşgûl Ol

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Nefs Doğru Yola Girince...

Vehbi Tülek

Ubeydullah Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Sakın Hiç Kimseye Lânet Etme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah’a Firar Et

Bizi Hatirlayin!

B0r Çuval Toprak

9 Evi Dolaşan Kelle

Abdullah El-acemî

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek