Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.933.437

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan’a Kapi Açilmadi

Fatih Sultan Mehmet, mürşidi Akşemseddin'den ayrı, İstanbul'da geçirdiği günlerde Şeyh Vefa'ya fazla ilgi göstermiş, yalnızlığına onda deva aramış, fakat ikisi arasında geçen çok ince bir hesapla bu ilgisine, Şeyh Vefa tarafından bir cevap bulamamıştı. Bir rivayete göre, Sultan Fatih tam üç defa Şeyh Vefa'yı makamında ziyarete gitmiş, fakat, üçünde kendisini görmeden göremeden dönmüştür. Sultan Fatih, Şeyh Vefa'nın tekkesi önündeki demir kapıya gelmiş, fakat kapıyı kilitli bulmuştur. Bahçede ne bir kul, ne bir can... Hükümdar ârif bir kişiydi. Bunun ne demek olduğunu anladı. Rengi kül gibi solmuştu.Bu yapılan ona hükümdar olarak değil, insan olarak dokunuyordu. O, yaralıydı, dinlenecek, dertlerini dökecek bir makam, sığınacak bir yer arıyordu.

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdımdır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed' im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806'da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalp Kırmak, Allahın Lütfunu Incitmektir

Hamidüddin Kalender Dehlevi hazretleri Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. Hindistan'da Delhi civarındaki Kilügari'de doğdu. Kü­çük yaştan itibaren Ni­zâmeddin Evliya hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Onun vefatından sonra halifesi Çırâğ-ı Dehli'nin soh­betlerine devam etti. 757 (m. 1356)'da Delhi'de vefat etti. "Hayrü'l-mecâlis" adlı eserinde hocasının sohbetlerini nakleder. Burada buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Muhammed El-fasi

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Muhammed el-Fasi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 937 (m. 1530)'da Endülüs'te (İspanya) Mâleka (Malaga) yakınlarında Kasrülkebir'de (Alcazarquivir) doğdu. Burada Kur'an-ı kerim, fıkıh ve na­hiv okudu. Şâziliyye şeyhi Abdurrahman Meczûb'a intisap etti. İcazet alarak Fas'a gitti ve burada bir dergâh kurarak çok talebe yetiştirdi. 1013 (m. 1604)'te Fas'ta vefat et­ti.

Şeyh Sa’dî Şîrâzî

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Her Emrinde Kolaylık Vardır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Sûsi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam yakınlarında bulunan Remle kasabasında otururdu. 386 (m. 996)'da Şam'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Göz Beni Fitne Tuzaklarına Düşürdü

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Bâhilî

Vehbi Tülek

Farzın Yanında Nâfilenin Hiç Kıymeti Yoktur

Vehbi Tülek

Delâil-ül-hayrât Ve Meşârık-ul-envâr

Vehbi Tülek

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Verdiğini Az Gören Kimse Cömerttir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

İftiranin Neticesi

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

At Hirsizi

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek