Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.744.909

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sizlere Vasiyetim, Hocaya Itirâzı Terk Etmenizdir!

Seyyid Hâlidî Müşâhidî hazretleri Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Bağdad'da yaşadı. İlk önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfesi Ubeydullah Hayderî'nin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. Sonra Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin yüksek sohbetleriyle şereflenip hizmet ve huzûrunda bulundu. Hâlid-i Bağdâdî hazretleri kendisine hilâfet verdi. Hocasının Şam’a hicret etmesinden sonra Bağdad'da talebe yetiştirdi. sohbetlerinde, hocası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sözlerini naklederdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Mahpeyker Vâlide Sultan, Sultan I. Ahmed Hân'ın hanımı, Sultan IV. Murâd ile Sultan İbrâhim Hân'ın anneleridir. Kösem Sultan da denen Mahpeyker Sultan, Ahmed Hân'ın genç yaşta vefâtı ile 27 yaşında dul kaldı. Sultan IV. Murâd Hân'ın 11 yaşında tahta geçmesi ile Vâlide Sultan oldu.Zekâsı, kâbiliyeti, devlet işlerindeki ince anlayışı ile, iki oğluna da yardım etti. 30 sene devletin idâresinde başarılı hizmetleri görüldü. Aklı ve zekâsı, güzelliği, hayrat ve hasenâtı ile meşhûr, sâlihâ, afife (temiz) bir hanım idi. Bâzı târih kitaplarında katı yüreklilikle ithâm olun makta ise de, bıraktığı eserler onun dindar, cömert ve iyiliksever olduğunu göstermektedir.

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mustafa Hulusi Efendi

Güzelhisârlı Mustafa Hulusi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. De­nizli'nin Buldan kazasında doğ­du. Konya'da Abdullah Hâdimi'den usul-i fıkıh ve kelâm ilmi tahsil etti, ayrıca Nakşibendi icazeti aldı. Sonra Aydın-Güzelhisâr'a gele­rek talebe yetiştirdi. 1253 (m. 1837)'de orada vefat etti Halebi-i Sağir'e yazdığı haşiyesi meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölünceye Kadar Tövbe Kabul Olur

Vehbi Tülek

Hasırcızâde Mustafa İzzi Efendi son devir Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1823 (H.1239) senesinde İstanbul'da vefât etti. Büyük âlim Süleymân Sıdki Efendinin terbiyesiyle yetişti. Hocasının emriyle Sütlüce'deki dergâha yerleşip, insanları irşâda başladı. Dergâhı, "Hasirizâde dergâhı" diye şöhret buldu. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Evinize Girerken İhlâs-ı Şerifi Okuyun

Vehbi Tülek

Elbette, Sizlere De Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Ascudi hazretleri hadis âlimidir. 686 (m. 1287)'de Mısır'da Ascud denilen yerde doğdu. 758 (m. 1357)'de Mısır'da vefât etti. Şöyle nakleder:

Makâm-ı Mahmûd" Şefaat Makamıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Olmasaydı Seni Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Korkup, Yasaklarından Sakınanlar

Vehbi Tülek

İnsanlara Allah Için Nasîhatte Bulun

Vehbi Tülek

Şemseddîn Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Bilmemek Özür Değil Günah Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

"encümen-i Bîzebân"

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yirmi Saniyede

Bize Teveccüh Edin

Korkma!

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek