Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.621.650

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

On sekizinci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti içte ve dışta çeşitli düşmanlarla mücâdele ediyordu. 1789 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa'da meydana gelen olaylar Osmanlı ülkesini etkilemedi. Hattâ Sultan Üçüncü Selim Han "Nizâm-ı Cedid" adı ile askeri, mülki, idâri, ticâri, içtimâi ve siyâsi bir dizi ıslâhât teşebbüslerine girişerek devlete yeni bir hayâtiyet ve canlılık getirdi. Bu durum Rusya, Fransa ve İngiltere'nin hoşuna gitmedi. Çünkü bunlar, Osmanlı Devletinin toparlanmasını istemiyorlardı. Bunun için Selim Hanın kurduğu modern Nizâm-ı Cedid ordusunu istemeyen Yeniçeriler ile menfaatperestleri ve Osmanlı Devletinin yıkılmasını isteyen hâinleri harekete geçirdiler.

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tireli Ayşî Mehmed Efendi

Ayşi Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. İzmir'in Tire ilçesinde doğan Mehmed Efendi, memleketin­de tahsilini tamamladıktan sonra Bayındır'da Hacı Sinan Medresesi'ne müderris tayin edil­di. Sonra İstanbul'a gitti. 1016 (m. 1607)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“allahü Teala, Kifl’in Günahlarını Affetti!..”

Vehbi Tülek

Zengin bir adam olan Kifl, ahlâki değerlere önem vermeyen biriydi. Bütün servetini de faizden elde etmişti. Dara düşen kimse kendisine geliyor, o da yüksek bir faizle onlara para veriyordu...
Bir gün, bu Kifl'in kapısına borç için bir kadıncağız geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. O gün aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmak geldi. Ancak bunun için bir dokuma tezgâhına ihtiyacı olacaktı. Tezgâhı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarından istedi; ama kimsede para yoktu. Çaresiz kalınca mecburen Kifl'e gitmeye karar verdi...

Yakub Bin İbrahim

Vehbi Tülek

Ahmed Siyâhî

Vehbi Tülek

Ahmed Siyâhi Efendi, 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Babası Derviş Demirci Ahmed Efendi'dir. Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerindendir...
Ahmed Siyâhi Efendi, hocası Mustafa Efendinin bir işareti üzerine, kendisini irşâd edecek, yetiştirecek "Hâlid" ismindeki zâtı aramaya başladı. Karadan hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin ismini duyunca; "Hocam Şeyh Mustafa Efendinin buyurduğu Hâlid bu olabilir" diyerek hemen sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı...

Salih Bin Ahmed Hemedâni

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bunu Onlardan Eyle

Vehbi Tülek

Ebû'l Hasen-i Kerdeviyye

Vehbi Tülek

Baş Tâcı Köle Atâ Bin Yesâr

Vehbi Tülek

Niyet, Abdest Almaya Başlarken Yapılır

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Yahut Sus

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İmanı Ona Kafidir

İmanı Ona Kafidir

İmam Yafii hazretleri, Ravzu'r-Reyahin kitabında şöyle nakleder:Malik bin Dinar Hazretleri anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi. Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Şikayet

Kum Ve Kaya

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Her Şeyi Göze Almıştı!

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek