Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.451.689

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Şeyhülislâm Berdeî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân Han zamânında Isparta Eğirdir'de yaşamış Osmanlı velîlerindendir. Bâzı menkıbeleri şöyle nakledilmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Cezayir'i zaptederek burada üs kuran Barbaros, Kanuni'nin kendisini davet etmesi üzerine, yanına 18 amiralini de alarak İstanbul'a gelmeye karar verdi. Bu sûretle Osmanlı'nın bir eyâleti olan Cezâyir'in, fiilen imparatorluğa katılmasına da rızâ göstermiş oluyordu. Barbaros'un İstanbul limanına vardığı 27 Aralık 1533 günü, güzel bir kış günü idi. Soğuğa rağmen bütün sahil boyunca bir-iki yüzbin İstanbullu birikmişti. Yıllardan beri adı efsanelere karışan ve daha hayatında bir masal kahramanı hâline gelin Barbaros'u görmek için halk, birbiri üzerine yığılıyordu. Ünlü denizci, 18 amirali, yâverleri ve kalabalık maiyyetiyle top ateşleri ve halkın tezâhüratı arasında karaya ayak bastı. Bu, onun İstanbul'a ilk gelişiydi.

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Taşköprülüzade Ahmed Efendi

Taşköprülüzade Ahmed Efendi, Osmanlı âlimlerinin büyüklerindendir. Kendi asrının bir tanesi idi. 1495 (H.901) senesinde Bursa'da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldıktan sonra Bursa'da, o zamanın büyük medreselerine devam etti. İlk önce Arabi ilimlerini öğrendi. Daha sonra mantık, akaid, kelam okudu. Haşiye-i Tecrid ve Mevakıf Şerhi'ni büyük âlimlerden bizzat öğrendi. Sonra hadis ilmine başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelam âlimi Bâkıllânî

Vehbi Tülek

Bâkıllâni hazretleri, İmâm-ı Eş'ari hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, onun bildirdiği itikâd bilgilerini yaymıştır. Bu sebeple kendisine "hicri dördüncü asrın müceddidi" denilmiştir...

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Bayram Günlerinin Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Molla Hüsrev hazretleri Üçüncü Osmanlı Şeyhülislamıdır. Sivas'ın Kargın köyünde doğdu. Zamânının büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde müderrislik yaptı. Fâtih Sultan Mehmed Hân tahta geçince İstanbul'da Galata ve Üsküdar kâdılıklarına, 1460 (H.865) senesinde de şeyhülislâmlığa tâyin edildi. 1480 (H.885) senesinde İstanbul'da vefât etti. Molla Hüsrev hazretleri buyurdu ki:

Ahiretini Ihmâl Eden Kimselerin Vay Hâline!

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Ebû Saîd Kaylavî

Vehbi Tülek

Habib Karamânî

Vehbi Tülek

Tebe-i Tâbiînden Zâhid İsfehânî

Vehbi Tülek

islâmiyet Seninle Kuvvet Bulacak!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Arkadaşlarımı Korumak Için

Örümcek Ağı

Adalet Ve Tevazu

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Latif Bir Şikayet

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek