Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.647.743

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad'a bir ara şiddetle para lâzım olmuş, Padişah bu parayı Çandarlı Halil Paşa'dan borç alarak temin etmişti. Padişah'ın Çandarlı'dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad'a şöyle bir teklifte bulunmaktan kendini alamamıştı...-Devletlû Sultânım, padişahlara hazine gerektir. Müsaade eder ve ferman buyurursanız, hazine cem'ine çalışalım... Padişah bunun üzerine;-Nasıl ve nereden hazineye gelir toplayacaksın? diye sormuş. Fazlullah Paşa da cevaben şunları söylemişti:-Bu vilâyet halkının malı ve parası çoktur. Padişahlar için arada sırada bir yolunu bulup onlardan para ve mal toplamak münasip düşer. Padişah, Paşa'nın bu teklifine son derece hayret etmiş, ona şu karşılığı vermişti: -Hay Fazlullah! Bu söz ne sözdür, bu re'y ne re'ydir! Böyle bir şeyi nasıl söyler, nasıl teklif edersin? Bilmez misin, bizim idaremizde üç helâl lokma vardır: Biri madenler, biri haraç, biri de gazâlarda alınan ganimetlerdir. Bizim askerimiz gâzi askerlerdir. Bunlara helâl lokma gerektir. Bir padişah ki askere haram lokma yedirir, o asker artık harâmi olur. Harâminin ise sebâtı olmaz. Bir küçük mukâvemetle karşılaşsa, hemen firâr eder. Bundan sonra neticenin ne olacağı ise mâlumdur...

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allah'a Ortak Koşma Ve Namazını Kıl

Mûsâ bin Talha hazretleri Tabiin devrinde yetişen büyük fıkıh âlimlerindendir. Babası, Cennetle müjdelenen ve kendilerine "Aşere-i mübeşşere" adı verilen on kişiden biri olan Talha bin Ubeydullah'tır. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında dünyâya geldi. İsmini Peygamber Efendimiz koydu. Sonra Kûfe'ye, sonra da Basra'ya gitti. 103 (m. 771)'de orada vefât etti. Çok hadis-i şerif rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hz. Hâlid Bin Sinân Abesî

Vehbi Tülek

Hz. Hâlid bin Sinân Abesi, İsâ aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerdendir. İsâ aleyhisselâm ile son peygamber Muhammed aleyhisselâm arasındaki dönemde Aden beldesinde bulunan bir kavme gönderilmiştir.

Hâlid bin Sinân Abesi aleyhisselâmın kavmine musallat olan ve bir mağaradan çıkan ateş, uzak mesâfelere yayılıyor, ekinleri ve hayvanları yakıyor, sonra tekrar geri çekiliyordu. İnsanlar âciz kalmıştı...

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Vehbi Tülek

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Talha Bin Ubeydullah (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Mehmed Ruhî Dede

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık'ı Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

Kalbin Anahtarı!..

Vehbi Tülek

Safîzâde Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

Allahü Teala Iffetli Olanı Sever

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Cünnetü'l-esmâ

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Sakin Kalyona Binme

Sarik Ve Sakal

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek