Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.121.280

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anla mak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi. Haberci, hemen Manisa'ya dönerek müjdeyi Şehzâde'ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul'a hareket etti. Balıkesir'e geldiğinde, Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa'nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde'ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selim'in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul'a giderek, Hüsâmeddin-i Uşâki'nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti.

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Son Sözü 'lâ Ilahe Illallah' Olan, Cennete Girer

İbn-i Taber Mervezi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Merv'de doğdu. Bağdâd'a gelip orada Ebü'l-Hasen el-Kerhi'den ilim öğrendi. Sonra Nişâbûr'a döndü. Orada Kâdı'l-kudât (Baş Kâdı, mahkeme reisi) oldu. Hadis ilminde hafız olup yüz bin hadis-i şerifi rivâyet edenlerle birlikte ezbere bilirdi. 376 (m. 986) yılında Buhârâ'da vefât etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anaya-babaya Güzellikle Muâmele Edin

Vehbi Tülek

Evliyazade İsmaıl Hakkı Efendi Nakşibendi şeyhlerinden olup Kütahyalıdır. 1282 (m. 1865)'de Kayseri'de vefat etti. (Miftahü'l-Tefasir) ismindeki tefsir kitabında şöyle nakleder:

Allahü Teâlâ, Sevdiklerinin Hâtırına Duâları Kabul Eder

Vehbi Tülek

Topal Recep Paşa'nın Sonu

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han, Hafız Ahmed Paşayı kendisine sadrazam yapmıştı. Ancak, askeri ayaklandıran Recep Paşa, Sadrazamlığı ele geçirdiği gibi, Hafız Ahmed Paşa, Hasan Halife ve Padişahın çok sevdiği muhasibi Musa Çelebiyi çeşitli hilelerle öldürttü. Recep Paşa döneminde İstanbul'da karışıklıklar günlerce sürdü. En küçük bir olayda, Recep Paşa'nın tahrikiyle harekete geçen zorbalar, yeni kelleler istiyorlardı...
Bilhassa Musa Çelebinin katledilişi Sultan Murad Han'ı çok üzmüştü. Hadiseyi duyunca acı bir ah çekip;
"Yâ Rab! Bu mazluma kıyan zalimlerin haklarından gelmem için sen bana kuvvet ver!" diyerek ağladı.

Câhiller Çoğaldığı Için, âlimler Garip Oldu

Vehbi Tülek

İlk Yaratılan Insan Hazreti Âdem'dir

Vehbi Tülek

Seyyid Zeynelâbidîn Efendi

Vehbi Tülek

Kendi Için Istediğini Din Kardeşin Için De Iste

Vehbi Tülek

İnsan, Yapamayacağı Şeyi Vadetmemeli

Vehbi Tülek

“hünkâr Şeyhi” Vânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Garip Karşilanan Bir Adak

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Yirmi Saniyede

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek