Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.662.990

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

71 - HÂce-i SultÂnî AtÂullah Efendi

Vehbi Tülek

1550 (H.957) senesinde Manisa sancağında şehzâde olarak bulunan Sultan İkinci Selim Hanın hocası ve terbiye edicisi Akşemseddin evlâdından olan Şemsi Çelebi vefât edince, onun yerine Ataullah Efendi, Şehzâde hocalığı ile vazifelendirildi. İlim ve edeb yönünden Şehzâdenin iyi yetişmesine çalıştı ve bu hususta büyük hizmetleri oldu.1566 (H.974) senesi Rebi'ul-evvel ayında Sultan İkinci Selim Han tahta geçip pâdişâh olunca, Atâullah Ahmed'i büyük bir câmide halka vâz ve nasihat etmesi için vazifelendirdi. Vâz ve nasihatleri insanlar üzerinde çok tesirli idi. Çok sevilip sayıldı.

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eşkıyânın Elinden Kurtulan Genç

Seyyid Atâ hazretleri Türkistan'ın büyük velîlerindendir. İsmi Ahmed'dir. Seyyid Atâ diye meşhûr olmuştur. Seyyid olup Yeseviyye yolu mensuplarından Zengî Atâ’nın'nın dört büyük halîfesinden biridir. Buhârâ’da doğdu. Zengî Atâ’nın sohbetlerinde yetişti. Zengî Atâ Seyyide husûsî iltifât etti. Az zamanda irşâd mertebesine ulaştı. Ahmed Yesevî hazretlerinin, Zengî Atâ silsilesiyle gelen yolunun devâmını teşkil eden iki halkadan biri oldu. 1302 (H.702) senesinde Harezm yakınlarında Hakîm Atâ denilen yerde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddin Efendi, Mekke-i mükerreme âlimlerindendir. 917 (m. 1511)'de Hindistan'da doğdu. İstanbul'a geldi. İlminin yüksekliği anlaşılarak, Kanuni Sultan Süleymân Hân, Mekke-i mükerremede inşâ ettirdiği "Medâris-i Erba'a"nın birine bu zâtı tayin etti. 990 (m. 1582)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. El-İ'lâm bi-a'lâmi beledillâh-il-harâm (Mekke târihi) isimli eserinde şöyle anlatır:

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Vehbi Tülek

Şehitler Kabirlerinde Diridirler

Vehbi Tülek

Hacımurâdzade Dursun Efendi Kânuni Sultan Süleymân devri âlim ve müderrislerindendir. Kastamonu'nun Taşköprü kasabasındandır. 966 (m. 1558) senesinde vefât etti. Şöyle nakleder:

Ahmed Mürşidî Efendi

Vehbi Tülek

onu, Iple Buraya Çektik!..

Vehbi Tülek

Hem âbid Hem Fakih Abdülmelik Taberî

Vehbi Tülek

Yemekleri Açıkta Bırakmamalıdır!

Vehbi Tülek

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Vehbi Tülek

İbn-i Sâlim Kilâ'î

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Geç Gelen Kurtarıcı

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

SelÂmetle Gidip Gel

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek