Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.518.576

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Alin Terinde Bereket Vardir

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Sultan II. Osman zamanı. İstanbul'da Hacı Mehmed Efendi isminde bir tüccar vardı. Günün birinde, dinine bağlı bir hanım ile evlenmek istedi. Fakat alacağı hanımın şu üç şartı kabul etmesini istiyordu:1-Sırtına giydiği siyah örtü, öldükten sonra tabutunun üstüne örtülecek2-Beş vakit namazını zamanında eda edecek, velev ki ben yemeksiz kalayım3-Cenâb-ı Hak evlat verir de ölürse, üzerindeki gelinlik ile benim önüme gelecek ve müjdeleyecekBu şartlarla talip olduğu birinci hanım, ilk ikisini kabul etti ve üçüncüsünü kabul etmedi. İkinci olarak istediği hanım da ilk iki şartı kabul etmedi. Nihayet üçüncü olarak is temeye gittiği hanım, bu şartların üçünü de kabul etti ve Mehmed efendi onunla evlendi.

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

İngiliz Destekli Çete İşi İhtilal

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çanakkale Geçilmez... Cevat Paşanın Rüyası

Yine böyle bir Mart ayı... Çanakkale Savaşı bütün şiddetiyle devam etmektedir... Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (Çobanlı) Paşa bir gece çok enteresan bir rüya görür. Rüyasında kulağında yankılanan ses şöyle demektedir: "... Deniz üzerine bak! Denize doğru nazar eden Cevat Paşa dalgalar arasında çiçeklerle bezenmiş pırıl pırıl "Kef" ve "Vav" harflerini görür. Heyecanla uyanan Cevat Paşa, rüyaya bir anlam veremez...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Cemmâilî

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Cemmâili hazretleri, hadis âlimlerinden olup hafız, yani yüzbin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 541'de (m. 1146) Fi­listin'de Cemmâil köyünde doğdu. Sonra Bağdat'a gitti ve Abdülkadir-i Geylâni hazretlerinden fıkıh ve hadis okudu. Nihayet Mısır'a yerleşti ve Kahire'de talebe yetiştirdi. 600 (m. 1203)'de orada vefat etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Tevâzudan Daha Iyi Bir Şey Görmedim

Vehbi Tülek

Sâlih Rüyâlar Görmekle Meşhur Olan Zat

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Hubeyşî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden ve büyük velîlerdendir. Yemen'de yaşadı. Zebîdî diyor ki:

Ebû Muhammed el-Hubeyşî, sâlih rüyâlar görmekle de tanınmıştır... Bu rüyâlardan birisini kendisi şöyle anlatır:

Zekeriyyâ "aleyhisselam"

Vehbi Tülek

Müteşâbih Ve Muhkem âyet-i Kerimeler

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Hakîkî Kul Olmak

Vehbi Tülek

İnsanın Rûhu, Hakîkatin Karargâhıdır

Vehbi Tülek

Süleyman Bin Necâh

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Çağırgan

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Gerçek Zehir

Yuhçu Baba

Yüz Vermedin!

Cünnetü'l-esmâ

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek