Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.666.152
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.
12 Şubat 1821..Ilık bir kış sabahı güney Yunanistan'da Rumlar, idaresi altında yaşadıkları Osmanlı Hükûmetine tekrar isyan ettiler. Başlarında piskoposları vardı. Müslüman-Türklerin çoğunlukta olduğu Patras kalesini kuşattılar. İsyan ateşi kısa zamanda bütün Mora'ya yayıldı. Medeni (!) Avrupa'nın yolladığı silah ve cepaneler ortaya döküldü. O gün ve ertesi günlerde Müslüman aileler toptan katledildi. Şehidlerin gömülmesine dahi müsaade edilmedi. Yeni doğan bebekler dahi bu katliamdan kurtulamadıYunanistan'a 400 yıl önce gelen Müslüman-Türk aileleri, asırlarca Rumları himaye etmişlerdi. Fakat bu büyüklüğün karşılığını canlarını vererek ödediler.
Avusturya İmparatorluğu hakimiyetinde bulunan Macar beylerinden Tökeli İmre 1673 yılında ayaklandı, sonra Osmanlı Cihan Devleti'ne sığındı. Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Budin Beylerbeyi Uzun İbrâhim Paşa'yı, Serdar (başkomutan) atayarak, Tökeli İmre'yi Orta Macaristan'ın başına geçirmekle görevlendirdi...
Ali bin Ahmed Kureşi hazretleri hadis âlimidir. 409 (m. 1018) yılında doğdu. 486 (m. 1093) yılında vefât etti. Ali bin Ahmed hazretleri, yazmış olduğu "Fezail-üs-Sahâbe" adlı risalede, Muâviye bin Ebi Süfyân'ın üstünlüklerini şöyle anlatıyor:
Şeyh Ahmed Efendi, Osmanlılar zamânında Bursa'da yetişen evliyâdan olup Emir Sultan hazretlerinin yoluna mensûbdur. Doğum târihi bilinmemektedir. 1529 (H.935) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Bursa'da Emir Sultan Câmii bahçesinin sağ tarafındadır.
Ahmed Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Bir tüccar sahrada bir yerden bir yere giderken, içinde 800 altın olan, altın torbası heybeden düşer kaybolur. Aramalara rağmen bulamaz. Şu özellikte torba kaybolmuştur, bulup getirene 100 altın hediye vereceğim diye ilan eder. Salih bir genç bu torbayı bulur. Özel dikilmiş torbayı hiç açmadan tüccara götürür verir ve 100 altın hediyesini bekler. Tüccar kendi elleriyle diktiği torbanın hiç açılmadığını görür, kendi elleriyle dikişleri çözer ve içindeki altınları saymaya başlar. Tam tamına 800 altın, yani kaybettiği gibi tam olduğunu görür. Ama bu arada 100 altın hediyeyi vermemek için fesatlık düşünür, gence der ki: