Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.348.365

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

110 - Fatih'in Sirri

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi. Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi. Bir sefer esnasında Gebze'de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul'a geri dönmüştü.Bir gün yine bir sefer için İstanbul'dan yola çıkılmıştı. Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu. Fatih ona:-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu. O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:-Evet hünkarımPadişah da ona:-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yamak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Ayşe Osmanoğlu, babası Sultan Abdülhamid Hân dönemini anlatıyor:

'31 Mart 1901 Kurban Bayramında Dolmabahçe Sarayı'na gitmiştik. Bayramlaşmayı seyretmek için locaya yerleşmiş, seyre dalmıştık. Aniden şiddetli bir yer sarsıntısı başladı. Saray yıkılıyor zannıyle korkup titremeye başladım. Hepimiz yerlerimize mıhlanmış gibi kalıp, 'Allah! Allah!' diye bağırmaya başladık. Bu sırada, ortadaki büyük âvizenin orta kısmı şiddetli bir gürültü ile yere düştü. Gürültünün şiddetinden birbirimize sarılıyor, aramızda bayılanlar oluyordu. Bu sırada aşağıdan, Müezzin Abdullah'ın gür ve tesirli sesiyle okumaya başladığı ezân, kulaklarımıza aksetti. Cenâb-ı Hakka duâ edip sığındık. O zaman 'Aman, Efendimize bir şey oldu mu?' diye pencerelere koştuk. Salon karmakarışık olmuştu. Hiç kimse yerinde yoktu. Babam, yalnız başına, tahtının önünde kılıcına dayanmış, ayakta duruyor, Ezân-ı Muhammedi'yi dinliyordu. Yavaş yavaş herkese sükûnet geldi. Babam metânetle tahtına oturdu. Muâyede (yâni, bayramlaşma) başlasın!' emrini verdi. Âvizenin düşen parçasının 700 kilo olduğunu söylediler. Allaha şükür, bundan başka zâyiat olmadığı gibi, kimsenin burnu bile kanamadı...'

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyanın Oğulları!..

Ebû Abdullah Cavpâre, Mısır'da yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aslen İranlı idi. "Sofi" lakabıyla tanındı. Doğum ve vefât târihleri ve yerleri bilinmemektedir. Dördüncü asrın ortalarında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bilmediğini, âhireti Düşünen âlimlere Sor

Vehbi Tülek

Hâlid Zibâri hazretleri Osmanlı devrinde yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1826 (H.1242) senesinde Diyarbakır'da doğdu. Tasavvuf büyüklerinden olan Şeyh Muhammed Ayni'nin sohbetlerinde yetişti ve kerâmet sâhibi kızı Fâtıma-ı Sâliha ile evlendi. Hocasının emri ile ona vekil olarak insanları irşâd için Basret köyüne gitti. 1863 (H.1280) senesinde Şırnak'ın Basret köyünde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Cemâleddîn Muhammed Fettenî

Vehbi Tülek

İnsanları Kurtuluş Yoluna Kavuşturanlar

Vehbi Tülek

Hamza Nigâbî Efendi Osmanlı velîlerinden olup Şerif’tir. Karabağ’da doğdu. Amasya'ya giderek Nakşibendî-Halidî şeyhi İsmail Şirvanî hazretlerine talebe oldu. İcazet alarak halifelik verildi ve insanları irşad etmesi için Harput’a gönderildi. 1304 (m.1886)’da orada vefat etti. Cenazesi Amasya'ya nakledildi. Eserlerinden “Nigârname” meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

Cennet Için Ağlayan Cennete Kavuşur

Vehbi Tülek

İki âlemde De Azîz Ve Muhterem Olanlar

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Dil Uzatan, Zındıktır!

Vehbi Tülek

İlliyyîndeki Ve Siccîndeki Rûhlar!..

Vehbi Tülek

Dimitrofçalı Muslihuddîn Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr’in Her Söylediğini Kabul Edin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ebû'l-Haseni'l-Harkâni hazretleri şöyle anlatır:

İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:

- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Örümcek Ağı

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Garip Karşilanan Bir Adak

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek