Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.825.837

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu'da yetişen evliyâdandır. Edirne'de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul'da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesine şeyh olarak tâyin edildi. 1705 (H.1117)’de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Cezayir'i zaptederek burada üs kuran Barbaros, Kanuni'nin kendisini davet etmesi üzerine, yanına 18 amiralini de alarak İstanbul'a gelmeye karar verdi. Bu sûretle Osmanlı'nın bir eyâleti olan Cezâyir'in, fiilen imparatorluğa katılmasına da rızâ göstermiş oluyordu. Barbaros'un İstanbul limanına vardığı 27 Aralık 1533 günü, güzel bir kış günü idi. Soğuğa rağmen bütün sahil boyunca bir-iki yüzbin İstanbullu birikmişti. Yıllardan beri adı efsanelere karışan ve daha hayatında bir masal kahramanı hâline gelin Barbaros'u görmek için halk, birbiri üzerine yığılıyordu. Ünlü denizci, 18 amirali, yâverleri ve kalabalık maiyyetiyle top ateşleri ve halkın tezâhüratı arasında karaya ayak bastı. Bu, onun İstanbul'a ilk gelişiydi.

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Ibn-i Arrâk

Nûreddin ibn-i Arrâk hazretleri hadis, fıkıh ve kıraat âlimidir. 907'de (m. 1502) Beyrut'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam'a giderek zamanın büyük âlimlerinde ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a gitti ve orada talebe yetiştirdi. 963 (m.1556)'de vefat etti. Tenzihü'ş-şeria isimli eserinde Ramazân-ı şerifin faziletini anlatırken buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah, Özür Dileyen Özrünü Kabul Ederdi

Vehbi Tülek

Behrâm bin Abdullah Demiri hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 34 (m. 1334)'de doğdu. 805 (m. 1402)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Dünyâ Ne Demektir Biliyor Musunuz

Vehbi Tülek

Ebü-l Abbas Bin Şüreyh

Vehbi Tülek

Kâdı Şüreyh Tabiinin büyüklerindendir. 79 (m. 713)'da vefât ettiği rivâyet edilir. Babasının ismi Hâni idi. Hâni, kabilesi nâmına elçi olarak Medine'ye gelmiş ve Müslüman olmuştu. Hazreti Ömer, Hazreti Ali ve İbn-i Mes'ûd'dan (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. Şa'bi, Nehâi, Abdülaziz bin Refi, Muhammed bin Sirin ve daha birçok âlim ondan hadis-i şerif rivâyet etmiştir.

Gâfil Olan Mahbûba, Allah’a Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Kusurlarımdan Sana Iltica Ederim Allahım

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Bin Muhammed

Vehbi Tülek

nakîbü'l-eşrâf Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Hazreti Câbir'in Dirilen Oğulları!..

Vehbi Tülek

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Karşılık Beklemiyorum

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Hayat Kurtaran Yalan

Anzakli Ömer

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek