Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.945.914

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâya Düşkün Olanlar, Lezzette Sınır Tanımazlar!

Ahmed es-Sekkâf hazretleri evliyâ ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden olup evliyânın büyüklerinden Abdurrahmân es-Sekkaf hazretlerinin oğludur. 1425 (H.829) senesinde vefât etti. Zamânında bulunan büyük velîlerin sohbetlerine devâm ederek ve çok gayret ederek, tasavvuf yolunda ilerledi. Kısa zamanda yetişerek, büyük âlimlerden ve evliyâdan oldu. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

Vehbi Tülek

18 Mart 1915 Perşembe günü sayısız İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan muazzam bir armada, bütün gayretlerine rağmen Çanakkale boğazını geçememiş, Türk'ün azmi karşısında boyun eğmek zorunda kalmıştı. Bu kesin yenilgiye rağmen İngiliz amirali Robek, hâlâ ümidini kesmemişti. -Çanakkale'yi geçebiliriz! Diyordu. Batan ve hasara uğrayan gemilerin yerine başka zırhlılar koyarak talihini bir kez daha denemek istiyordu. Fakat Akdeniz kuvvetleri kumandanlığına atanan General Hamilton böyle düşünmüyordu. O, "Yeni bir maceraya gerek yok" diyordu. 18 Mart savaşını Featon harp gemisinden, yerinde takibetmiş ve o müthiş manzarayı yerinde görmüştü. Hamilton'a göre, donanmanın geçişini sağlamak için karaya asker çıkarılması mecburi idi. Londra deniz meclisi, onun bu planını tasdik etti.

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû İshak İlbîri

Ebû İshak İlbiri hazretleri Endülüs'te (İspanya) yaşamış olan fıkıh âlimlerindendir. Gırnata'ya (Granada) bağlı İlbire'de (Elvira) doğdu. Gırnata'da zamanın büyük âlimlerinden fıkıh dersi aldı. İcazet verilerek
talebe yetiştirmeye başladı. Bir ara Gırnata Kadılığı vazifesi verildi. 459 (m. 1067)'de Gırnata'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allaha Ve Resûlüne âsi Olanı Sevmek

Vehbi Tülek

Ebû Ubeyd ibn-i Harbeveyh hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 232 (m. 848) senesinde Bağdâd'da doğdu. 319 (m. 931)'de aynı yerde vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde koğuculuk ve şarabın kötülüğü hakkında buyurdu ki:

Muhtaç Olanlara Yardım Edebilirsin

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilen Mallar Artar

Vehbi Tülek

Ahmed Hurfi hazretleri kırâat âlimlerindendir. Mardin'e bağlı Nusaybin'in köylerinden Hurfe'de doğdu. Hadis ve diğer ilimlerde çok yükseldi. Cizre'ye giderek talebe yetiştirdi. Daha sonra Nusaybin'e döndü. 664 (m. 1266)'da vefât etti. Zekât vermenin fazileti hakkında buyuruyor ki:

Abdülkahir Bağdadi

Vehbi Tülek

beni De Talebeleri Arasına Alsın!

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Yolunda Gidenler

Vehbi Tülek

en Büyük Musîbet: Kalb Katılığı!

Vehbi Tülek

cebel-ür-râsih Matar Bâzerâyî

Vehbi Tülek

Saçlı İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Dört Şey Mühimdir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

9 Evi Dolaşan Kelle

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek