Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.278.880

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cennet Iyilere Cehennem Ise Günâhkârlaradır

Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi. 1378 (H.780) senesinde Horasan'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Macar Subayinin Kizi

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Osmanlı hükümdarları zaman zaman memleketin dâhili vaziyetini bizzat teftiş ve kontrol için tebdil-i kıyâfetle halk arasına karışırlardı. Sultan IV. Murad ile III. Mustafa Hânlar'ın sıkça tebdil gezdiklerini tarihler kaydederler.Sultan Mustafa Hân bir bahar günü derviş kıyâfetiyle çarşıyı pazarı dolaşmış ve yorgunluk gidermek üzere kırlara doğru yürümeye başlamış. Samatya taraflarında bir tepecik üzerinde oturmuş dinlenirken, musâhibi Nakşi'nin taşıdığı dürbünü isteyip bir müddet çevreyi temâşâ etmiş. Meğer uzaklarda bir kadınla bir erkeğin sarılıp öpüştüklerini görmesin mi!?.. Nakşi'ye seslenmiş:" Derhal git! Şu karşıdakiler kimlerdir, öğren gel!..Nakşi emri yerine getirip nefes nefese dönmüş ve:" Efendimiz, demiş, bunlar hayli zamandır birbirlerini görmeyen iki kardeş imişler. Oracıkta rastlayınca dayanamayıp sarmaş dolaş olmuşlar. Zât-ı şâhâneye de arz-ı ihlâs eylediler.Pâdişah gülmüş:" Nakşi! Yalan söyledin amma, zararı yok; bir yalanla iki kelleyi birden kurtardın, demiş

Sadrazami Tersleyen Adam

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullahın Anaları Babaları Mümin Idi

Ali bin Muhammed Kâbisi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 324'te (m. 936) Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlk tahsilini Tunuslu âlimlerden yaptı. Sonra Mekke ve Kahire'de büyük âlimlerden fıkıh ilmi öğrendi. Kayrevan'da Mâliki mezhebinin otoritesi hâline geldi. 403'de (m. 1012) Kayrevan'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakiki Tövbe Eden Genç...

Vehbi Tülek

Mensûr bin Ammâr hazretleri, bir evin kapısından geçerken, içeriden bir gencin Allahü tealaya yalvararak af dilediğini işitir...

Babanzâde Ahmed Naim Efendi

Vehbi Tülek

Âlimin Ölümü, Büyük Musîbettir

Vehbi Tülek


Ahmed bin Muhammed Hâni el-Esrem, hadis hâfızı, büyük veli ve âlimlerdendir. 873 (H.260) târihinden sonra vefât etti. Ahmed bin Hanbel'in talebesidir. Ondan çok meseleler nakletti. Bunları mevzularına göre yazdı. Talebelerine yaptığı nasihatlerinde buyurdu ki:

Onun Her Işinde Hikmetler Vardır

Vehbi Tülek

Şerefli Ve Asîl Kimse Sözünde Durur!

Vehbi Tülek

Ahmak Kimselerle Münâkaşa Etme

Vehbi Tülek

Alâüddîn Haskefî

Vehbi Tülek

Abdülgafûr Müşâhidî

Vehbi Tülek

İmân Azalmaz Ve Çoğalmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Kul Hakkı

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Cennetlik Hanım Isteyen...

Bize Teveccüh Edin

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek