Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.326.650

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’ın Takdirine Bağlanan Cennetliktir

Mevlânâ Ârif-i Dikgerânî hazretleri "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. Buhara civarındaki Dikgerân köyünde doğdu. Miladi 14. yüzyıl başlarında orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Paşam Siz Haksizsiniz!

II. Meşrutiyet Devrinde bir paşa, dostlarından biriyle satranç oynamakta; diğer müsâfirleri de, onları heyecanla seyretmektedir. Bir ara bir hamle hakkında ihtilaf doğunca, paşa müsâfirlerine sorar:" Yâhu oyunu seyrediyordunuz! Kim haklı, kim haksız söyleyiniz! der.Müsâfirler, paşanın haksız olduğunu söylemeye cesaret edemedikleri için, susmayı tercih ederler. Tam o sırada odaya giren zurafâdan (yani zarif, nâzik, nüktedân, hoş konuşmayı bilen zeki kimselerden) bir zât," Paşam, der, siz haksızsınız!" Peki ama, der paşa, siz henüz geldiniz, bir şey görmediniz ki!Adam hiç tereddüt etmeden cevap verir:" Eğer haklı olsaydınız, bu kadar insan suâliniz karşısında susmazdı!

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Kânûni, Belgrad'ı fethettikten sonra, Avrupalıların kendi içişleriyle uğraşmalarından da istifâde ederek, Rodos'u fethetmeye karar verdi.Kânûni'nin bu niyetini öğrenen şövalyelerin başı Vilye dö Lil Adam, hazırlık yaparak, şövalyeleri topladı ve yiyecek stoku yaptı.Seferin serdârlığına İkinci Vezir Mustafa Paşa tâyin edildi. 300 harp ve 400 nakliye gemisinden meydana gelen donanmanın sevk ve idâresi ise, Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetişen meşhur amirâl Kurdoğlu Muslihiddin Reis'e verildi. 4 Haziran 1522'de İstanbul'dan donanmayla harekete geçen Mustafa Paşa, 24 Haziran'da Rodos'a geldi. Kânûni Sultan Süleymân ise, 16 Haziran'da kapıkulu ve eyâlet askerleriyle birlikte İstanbul dan kara yoluyla harekete geçti.

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerefli Bir Insan Olabilmek Için

Ebü'l-Hayr Akta hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İbn-i Cellâ'nın talebesi olup, Cüneyd-i Bağdadi ve birçok âlimin sohbetinde bulunmuştur. 340 (m. 952) senesinde Mısır'da vefât etti. Kerâmetleri menkıbeleri ve kıymetli sözleri çok olan bir âlimdir. Çoğu zaman talebelerine şöyle derdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsaflı Davranmayı Kendine Vazîfe Bil

Vehbi Tülek

Ali Hemedânî hazretleri Horasan'ın meşhûr velîlerindendir. İran’da Hemedân’da doğdu. 1384 (H.786) senesinde Horasan'da Hıtlan’da vefât etti. Tasavvufta Mahmûd Mazdakânî ve Mahmûd-i Adkânî hazretlerinden feyiz alarak kemâle erdi. Ayrıca zamânındaki pekçok velî ile görüşüp sohbetlerinde bulundu. Ali Hemedânî hazretleri fütüvvetle ilgili olarak buyurdu ki:

İbn-i Muhayrız Hazretleri

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! Sakın Gıybet Etme

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Sicilmâsi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Aslen Sicilya adasındandır. Cezayir'de Tâfelâl denilen yerde doğdu. 1057 (m. 1647)'de Cezayir'de vefât etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Burhâneddîn Nesefî

Vehbi Tülek

Ahmed Zühdü Paşa

Vehbi Tülek

Ebû Yakub Büveytî

Vehbi Tülek

Dîne Karıştırılan Bidatlerden Sakın

Vehbi Tülek

Şâh Şücâ Kirmânî

Vehbi Tülek

Âmâ Kadının Vebalı Oğlu!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Yüz Vermedin!

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Bana Delil Getir

Korkma!

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek