Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.928.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İyi Kimselere Yaklaş Kötülerden Uzaklaş!

Seyyid Âdem Bennûrî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'da Serhend'in Bennûr kasabasında doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden olan Hâce Hıdır'dan feyiz aldı. Sonra Hâce Hıdır'ın işâreti ile İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin huzurlarına kavuştu. Birkaç ay gibi kısa bir müddette, eşsiz derecelere ulaştı. İmâm-ı Rabbânî, Seyyid Âdem-i Bennûrî'ye icâzet verip, insanlara doğru yolu göstermek vazîfesi ile Bennûr'a gönderdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Ali Onbaşi

İpek Tüccarlari

Onun Görmediği Yer

Abdullah Bin MübÂrek

Kadin Akli

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

İkinci Mahmûd Hanın ilmi fazla olup, dini, fenni, teknik, askeri, idâri ve sanat sahalarında kendisini çok iyi yetiştirmişti. Dindar, akıllı, zeki, çalışkan olup, gayret ve azim sâhibiydi. Şâirdi. Adli mahlasıyla şiir yazardı. İlim, sanat adamlarına ve eserlerine çok alâka gösterirdi. Onlara kıymet verip, himâye ederdi.Ülkenin imârına, ilim, sanat, hayır ve sosyal müesseselerine önem veren İkinci Mahmûd Han, pekçok eser yaptırdı. Bâyezid Yangın Kulesini; Unkapanı ile Azapkapı arasındaki şimdi Unkapanı Köprüsü denilen Mahmûdiye Köprüsünü; Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını; Tophâne'de Nusratiye, Bahçekapı'da Hidâyet, Üsküdar'da Adliye, Arnavutköy sâhilinde Tevfikiye câmilerini yaptırdı. Hazret-i Hâlid'in türbesini mükemmel tâmir ettirip, iyi bir hattat olduğundan sandukası pûşidesi üzerindeki yazıyı kendi el yazıları ile yazdı. Yine güzel bir hüsnü hatla yazdığı Lefkoşe'de Selimiye Câmiinde asılıdır. Tophâne'de Kâdiri Câmii ve tekkesini tâmir ettirdi.İkinci Mahmûd Han, 1820 senesinde Hücre-i saâdete hediye ettiği şamdanla birlikte gönderdiği aşağıdaki yazı, Osmanlı Sultanlarının Resûlullah'a olan hürmet ve muhabbetlerinin bir vesikasıdır:Şamdan ihdâya eyledim cüret yâ Resûlallah!Murâdım der-i ulyâya hizmet, yâ Resûlallah!Değildir ravdaya şâyeste, destâviz-i nâçizim,Kabûlünle kıl ihsân u inâyet, yâ Resûlallah!Kimim var hazretinden gayrı, hâlim eyleyem i'lam,Cenâbındandır ihsân u mürüvvet, yâ Resûlallah!Dahilek, el-emân, sad el-emân, dergâhına düşdüm,Terahhüm kıl, bana eyle şefâ'at yâ Resûlallah!Dü-âlemde kıl istishâb bu Han Mahmûd-i Adliyi,Senindir evvel ü âhırda devlet yâ Resûlallah!Mısır, Yanya ve Mora gibi vilâyetlerin isyânı ve yeniçerilerin kazan kaldırmaları, yok edilmeleri ve Rus ordularının saldırmaları sırasında Sultan Mahmûd Han, Mekke ve Medine'yi ancak tamir edebilmiş, kendisinden sonra oğlu Abdülmecid Han, bunları tezyin için şaşılacak bir himmet ve gayret göstermiştir.

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Kınalızâde Ali Çelebi, Hicri 916/1511 senesinde Isparta'da doğar. Babası Emrullah Efendi kadılık mesleğini icra eder. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'e de şehzadeliği döneminde hocalık yapmıştır.

Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan İsparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi'nin nezaretinde tahsilini ikmale çalışır. Bu doğrultuda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve eski Ali Paşa medreselerini bitirdikten sonra Fatih'teki üniversiteye girer. Burada dönemin tanınmış müderrislerinden Kara Salih Efendi, daha sonra da Kamil Çivizâde'nin derslerine devam eder ve 945'te onun yardımcılığını üstlenir.

Sıra Ali Çelebi'nin müderris olmasına gelince, Ebus Suud Efendi'den ses soluk çıkmaz. Çünkü tayin etme ve görevlendirme onun uhdesindedir. Ne ki, Ebus Suud Efendi, bütün kemalet ve faziletine rağmen kendisine rakip addettiği (saydığı) Çivi Zâde'nin yardımcısına müderrislik görevi vermek istemez. Bu durum Ali Çelebi'yi fazlasıyla üzer.

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bizim Ile Münâfıklar Arasındaki Fark

Muhammed Ebheri hazretleri hadis, kırâat, nahiv ve Mâliki fıkıh âlimidir. İran'da Kazvin'de 289 (m. 902)'de doğdu. 375 (m. 986)'da Bağdâd'da vefât etti. Cemaatle namaz hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eshâbım, Sizin En Hayırlınızdır

Vehbi Tülek

Muhammed Osman Mirgani, Abdullah bin İbrâhim Mirgani hazretlerinin torunu olup tefsir ve tasavvuf âlimidir. 1208'de (1793) Hicaz'da Tâif şehrinde doğdu. Babasından tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Mekke'ye gitti. Burada tefsir âlimlerinin derslerine devam edip icazet alarak Tâif'e döndü ve talebe yetiştirdi. 1268 (m. 1852)'de burada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tasavvuf, Halk Içinde Hak Ile Olmaktır

Vehbi Tülek

Muharebe Eden, Ibâdet Edenden Üstündür!

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Dimyâtî hazretleri hadîs ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimidir. 613 (m. 1217) senesinde Mısır’da Dimyat’ta doğdu. 705 (m. 1306) senesinde Kâhire’de vefât etti. Zamanındaki âlimlerin derslerine devam etti. Hadîs ilminde üstün dereceye yükseldi. Bundan başka İskenderiyye, Mekke, Medine, Bağdad, Mardin, Harran, Dımeşk ve Haleb’de birçok âlimden hadîs-i şerîf dinledi. Kâhire’de Medreset-ül-Mensûriyye’de hadîs dersleri verdi. “Kitâb-ül-metcer-ur-râbih fî sevâb-i amel-is-sâlih” adlı eserinde; münâkaşa ve cidali terk etmenin sevâbı hakkında şöyle anlatır:

Muhammed Husrî

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti!..

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti, Cuma Günü Daha Sevaptır

Vehbi Tülek

Firavun'a Nasihat Eden İblis

Vehbi Tülek

Cehennemin Haram Olduğu Gözler

Vehbi Tülek

Abbas Bin UbÂde (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arkadaşlarımı Korumak Için

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdülaziz Debbağ hazretleri'ninbir grup talebesi bir yere gitmek için yola çıktılar. Yanlarında eşkıyâ saldırısına karşı koyacak hiç bir şey yoktu. Geceyi tenha ve korkunç bir yerde geçirdiklerinden, içlerinden iki kişi uyumadı. Bunlar yakınlarında bir arslanın dolaştığını fark ettiler. Biri diğerine;
-Kimseyi uyandırma sonra paniğe kapılabilirler, dedi.
Sabah olunca yakınlarında ölü bir tavşana rastladılar ve yollarına devam ettiler. İşlerini görüp geri dönerken konakladıkları yerde, bir kişi uyumayıp arkadaşlarını bekledi. Hocaları Abdülaziz Debbağ'ın huzuruna geldiklerinde uyumayan talebe;
-Efendim! Müsâde ederseniz biraz uyumak istiyorum. Çünkü dün gece hiç uyumadım,dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Değişen Sizin Kalbiniz

Korkma!

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Adam Olmazsan

Allah Diyen Genç

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek