Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.490.019

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Sopayi Baban Verdi

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahnef Bin Kays

Ahnef bin Kays hazretleri Basra'da doğdu... Babası, Kays Ebû Mâlik'tir. Annesi, Amr bin Sa'lebe'nin kızıdır... Bu mübarek zat, Resûlullah efendimizin zamânında Müslüman olduğu hâlde, mübârek yüzlerini göremediği, gönüllere şifâ olan sözlerini işitemediği için sahâbi olmakla şereflenemedi. Kavminin önde geleni idi. Kabilesinin Müslüman olmasına sebeb oldu. Çok hilm sâhibi idi. "Hilm, yumuşaklık bana insanlardan daha çok yardımcıdır" buyurmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Vehbi Tülek

Seydî Alizade Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Amasya’da doğdu. Molla Çelebi’nin medresesinde ilim öğrendi. Bursa, Ankara ve Akşehir, İznik ve Edirne medreslerinde müderrislik yaptı. Sonra Bursa ve Mekke kadılığına, daha sonra Rumeli kadıaskerliğine tayin edildi. 983 (m. 1575) senesinde İstanbul’da vefât etti. Hidâye adlı meşhûr fıkıh kitabının baş kısmına, “Tergîb-ül-edîb” adıyla bir haşiye yazmıştır. Bu eserinde zekâtla ilgili bazı meseleleri şöyle anlatır:

Ebüssüûd El-bâzinî

Vehbi Tülek

Küfür Ve Büyük Günahlar

Vehbi Tülek

Zeynel'âbidin ibn-i Nüceym hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 926 (m. 1519)'de doğdu. 970 (m. 1562)'de Mısır'da vefât etti. "Kebâir ve segâir" adlı risalesinden bazı bölümler:

Ebû Abdullah-ı Turuğbâdî

Vehbi Tülek

Seyyid Burhaneddin

Vehbi Tülek

Abdullah Ibni Avn

Vehbi Tülek

Âhiret Yolculuğuna Her ân Hazır Ol

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanının Babası Mevlânâ Hamidüddin

Vehbi Tülek

Âhirette Pişman Olmamak Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Geç Gelen Kurtarıcı

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Korkma!

Yüz Vermedin!

Gerçek Zehir

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek