Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.347.546

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Abdülganî Nablüsî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1050 (m. 1640)’da Şam’da dünyaya geldi. Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis ilimlerinde ve tasavvufta çok derin âlim olarak yetişti. Kadirî ve Nakşibendî yollarına intisap etti. İstanbul, Mısır ve Hicaz’da ders verdi. 1143 (m. 1731)’de Şam’da vefat etti. Çeşitli ilimlerde iki yüzden fazla değerli kitap yazdı. İmâm-ı Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye” kitabının şerhi olan, “Hadîkat-ün-Nediyye” kitabı çok kıymetli olup, meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse,birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esvedhazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vaktigeldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar.Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazıkıldırdı. Alâeddin Esved de, odasından çıkıp namaza katıldı. Namazdan sonra bir müddetsohbet ettiler. Orhan Gâzi edeble dinledi. Sonra başını kaldırıp;"Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak,şer'i hükümleri beyân etmek için bir hâkim-i samedâni lâzımdır. Talebenizden birini benimile sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, merâmını arzetti.

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

Burak Reis

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Zür'a Dımaşkî

Ebû Zür'a Dımaşki hazretleri, Şafii fıkıh âlimidir. Şam'da doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh tahsili aldı. Halife Hârûn Reşid zamanında Mısır ve daha sonra Şam Kadılığı yaptı. 302 (m. 914)'de Şam'da vefat etti. Oruç tutmanın faziletleri hakknda şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aciz Bir Insan Olduğunu Unutma

Vehbi Tülek

Ali bin Ahmed Sa'di hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 595 (m. 1199)'de doğdu. 690 (m. 1291)'da Şam'da vefât etti. Namazın fazileti hakkında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Ebu Hayseme Kufi

Vehbi Tülek

Bu Benimle Kulum Arasındadır

Vehbi Tülek

Ebû Abdullâh Nehaî hazretleri hadis hâfızıdır. 95 (m. 713)’de Buhara’da doğdu. Kûfe’ye giderek Tâbiîn ve Tebe-i tâbiîn âlimlerinden Kur’ân, tefsir, hadis ve fıkıh başta olmak üzere çeşitli ilimler tahsil etti ve Irak’ın önde gelen âlimleri arasında yer aldı. Vâsıt, Kûfe ve Ahvaz şehirlerinde kadılık görevinde bulundu. 177 (m. 794)’de Kûfe’de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Ebu Bekr Hazrecî

Vehbi Tülek

İbrâhim Kabâdî Hazretleri

Vehbi Tülek

Her Harfin Kendine Has Manâları Vardır

Vehbi Tülek

Her Hayırlı Amel Zikirdir...

Vehbi Tülek

Unutmaktan Korkan Kimse, Resûlullaha Salât Okusun!

Vehbi Tülek

Selâhaddîn Zerkûb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Gerçek Zehir

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

İftiranin Neticesi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Yüz Vermedin!

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek