Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.339.582

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesir Macunu

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde Marmara denizine ulaşır ulaşmaz, bölgedeki şartlar gereği donanma kurdular. Hiç denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara' ya açıldılar. Bu donanma, Marmara denizinde faaliyet gösterdi ve Bizanslılar'la muhatap oldu. Akça Koca'nın komutanlarından Karamürsel Bey, İzmit Körfezi'nin güney kıyılarını zaptetti ve bu bölgede bir tersane kurarak inşa ettiği hafif ve süratli gemiler ile Bizans donanmasının bu kıyılara yaptığı taarruzları durdurdu. Karamürsel ismi verilen bu teknelerin daha sonra yeni şekilleri yapıldı fakat isim aynı kaldı ve yakın zamana kadar sahil güvenlik teknelerine verilmeye devam etti. Yine bu sıralarda Orhan Gazi'nin bu küçük donanma ile Bizans üzerine başarısız bir seferini görüyoruz.

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Amasyalı Bayram Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Merzifon'da doğdu. Zamânının ileri gelen âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Tahsilini tamamlayınca Amasya müftülüğüne ve Sultan Bâyezid Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. Medine, Trablusşam, Sofya, Konya ve Kayseri kadılığı yaptı. 1709 (H.1121) senesinde Eskişehir'de vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimde Üç Kısım Ahkâm Vardır

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Takıyyüddîn bin Ahmed hazretleri Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 635 (m. 1237) senesinde doğdu. Birçok âlimlerden hadîs-i şerîf, nahiv ve edebiyat ilmini öğrendi. Bir müddet Hicaz’da ikamet etti. Takıyyüddîn Havranî ve diğer tasavvuf ehli ile sohbet etti; Sonra Mısır beldelerine gidip, bir müddet de oralarda ikamet etti. 718 (m. 1318)’de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ey Gençler! Fırsatı Ganimet Biliniz

Vehbi Tülek

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Kanadıkırıkzâde Mustafa Efendi, kıymetli âlim ve veliler yetiştirmiş bir aileden olup eski Maraş Müftisidir. 1918 yılında vefât etti. Kabri, Kahramanmaraş'ta Şâzibey Câmii bahçesindedir...
Mustafa Efendi vefatından kısa bir zaman önce bir vaazında buyurdu ki:

Rahmân Ism-i Şerîfinin Manası

Vehbi Tülek

Biz Ona Şeytanı Musallat Ederiz

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebu Talib Mekkî

Vehbi Tülek

ey âdemoğulları, Kalkınız!

Vehbi Tülek

Ebu Nasr Bin Ziyad

Vehbi Tülek

Gelen Belalara Sabırlı Hatta Şükredici Olmalı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Padişah Ve At

Adam Olmazsan

Ahde Vefa

Allah’a Firar Et

A'meş Ve Hanımı

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek