Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.750.551

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimdeki Hıyânet, Maldaki Hıyânetten Daha Kötüdür!

Ebû Saîd Lü'lüi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. 813 (H.198)de orada vefât etti. Mâlik bin Enes, Şu'be, Süfyan bin Uyeyne ve Süfyân-ı Sevrî'den hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Hadîs ilminde çok derin bilgiye sâhib oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

v Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn-i Zafer Saklî

İbn-i Zafer Sakli rahmetullahi aleyh, tefsir, lügat, nahiv, ferâiz ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Sakliye (Sicilya) adasındandır. Bu sebeple "Sakli" nisbet edildi. 497 (m. 1104)'de Mekke'de doğdu. 565 (m. 1170)'de Hama'da vefât etti. "Sülvân-ül-mutâ' fi rıdvân-il-etbâ" adlı eserinde, "Tevfiz ve Sabır"la ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kurtuluşu, Sâlihlerin Sohbetinde Ara

Vehbi Tülek

Ahmed Nasihuddin Çeşti hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Çeştiyye yolunun büyüklerinden olan babası Ebu Ahmed Çeşti'nin halifesi idi. 411 (m. 1020) yılında vefât etmiştir. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

ölmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

kalburcu Şeyhi Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Ahmed Dede, Kânûni Sultan Süleymân devri âlim ve velilerindendir. Aslen Kütahya'ya yakın Gırbalcı köyündendir. Halk arasında "Kalburcu Şeyhi" adıyla meşhûr olmuştur. 1570 (H.978) senesinde vefât etti...
Ahmed Dede bir sohbetinde buyurdu ki:

Nice Fıkıh Bilenler Var Ki

Vehbi Tülek

Zahîrüddîn Buhârî

Vehbi Tülek

Her Adımına Yetmiş Sevap Verilenler

Vehbi Tülek

Mahrez Bin Halef

Vehbi Tülek

Abdest Için Su Bulamayan Teyemmüm Eder

Vehbi Tülek

ben Hayattayken Kimseye Söyleme!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Bunlar Şarapti

Alabilirsen Al

Anzakli Ömer

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek