Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.362.966

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan'a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan'da Devletâbâd’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Ertuğrul Gâzi bir gece ulemâdan bir kimseye misâfir oldu. Sohbet esnâsında Ertuğrul Gâzi, yüksekçe bir yerde duran kitabı göstererek ne olduğunu sordu. Ev sâhibi; "Bu kitap Allahü azimüşşân hazretlerinin Resûl-i ekremine indirdikleri Kur'ân-ı kerimdir." cevâbını aldı. Sonra ev sâhibi uyumak için gittiğinde, Ertuğrul Gâzi mushafın bulunduğu odada sabaha kadar mushaf-ı şerifin huzûrunda hürmet ve tâzim ile ayakta durdu. Fakat sabaha karşı bir ara dayanamayıp uykuya daldı. Bu sırada rüyâda kendisine; "Sen benim kelâmıma hürmet ve tâzimde bulundun, ben de senin evlâdına kıyâmet gününe kadar dâim olacak bir ulu devlet ihsân eyledim." diye hitâb olunduğunu işitti.

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pâdişâhın Rüyasına Giren Zât!

Baba Haydar Semerkandi hazretleri Anadolu evliyâsından, Hâce Ubeydullah-i Ahrâr hazretlerinin talebelerinin yükseklerinden ve halifelerindendir. İstanbul'da Eyyûb Sultan Câmii civârında kaldı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâinâta Ibret Nazarıyla Bakmak

Vehbi Tülek

Eyyûbi Abdullah Efendi Osmanlı kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. Eyüpsultan semtinde ikâmeti sebebiyle "Eyyûbi" denildi. 1252 (m. 1836) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şeyhülislâm Hamdizâde Mustafa Efendi'den, Gelenbevi İsmâil Efendi'den, kırâat ilmi ve yüksek ilimleri okudu. Bir dersinde şunları anlattı:

Evliya Kınından Çekilmiş Kılıç Gibidir

Vehbi Tülek

Merzûk Sârifî Hazretleri

Vehbi Tülek

Merzûk Sârifi hazretleri, Yemen'in Zebid şehrinde yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1222 (H.619) senesinde vefât etti. Vefatından bir müddet evvel bir talebesine buyurdu ki:

Iraklı Bir Genç Ve Ebû Süleymân Dârânî

Vehbi Tülek

Belek Bey

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huşenî

Vehbi Tülek

İhtiyârlık Herkese Nasîb Olmaz

Vehbi Tülek

Nasîhati, Kabul Edenlere Yapmak Gerekir!

Vehbi Tülek

Sabır Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Kul Hakkı

Bereketi Var Mı?

Allah'ın Emaneti

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek