Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.532.262

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Tebriz taraflarında doğdu. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinden ilim öğrenip feyiz aldı. Ferîdüddîn-i Attâr hazretlerinin nazarlarından istifâde etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin vefâtından önce Hindistan taraflarına gitti. Onun sohbetleriyle de şereflendi. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî ve Behâüddîn Zekeriyyâ ile sohbet etti. 1345 (H. 746) yılında Bengal bölgesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meyyitezade

İpek Tüccarlari

Kuyucu MurÂd Paşa

Onun Görmediği Yer

Sonunda Orta Yolu Buldular

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu.Halbuki, Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul'u alınca hemen halka sordu: "Sizin din ulularınız nerededir?" İleri gelenler, din değiştirmeyi kabul etmediği için Gennadiosun hapsedildiğini söylediler. Derhal zindandan Gennadios çıkarıldı. Fâtih huzura kabul etti. Hâl hatırını sordu. Kendi has ahırından kıymetli bir at getirtip hediye etti. Onuruna mükellef bir ziyâfet verdi. Gönlünü aldı. Çok süslü bir asayı merasimle ve eğilmeden, etek öptürmeden eline verip, "Patrik olunuz! Her hususta sizden önce gelenlerin hukukuna sahipsiniz. Kavminiz her türlü din işlerinde serbesttir. Varın mesut olun!" diyerek bizzat atına kadar refâkat edip öyle göndermiştir.

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hanefî Fıkıh âlimi Yahyâ Bin Eksem


Yahyâ bin Eksem, Hanefi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İlmi çok, fikri parlak, kadri yüksek, şânı yüce bir veli idi. Künyesi Ebû Muhammed'dir. Nesebi, meşhûr Arap hâkimlerinden Eksem bin Sayfi'ye dayanır. 775 (H.159) senesinde Merv'de doğdu. 856 (H.242) de hacdan dönerken Medine yakınlarında Rebeze'de 83 yaşında vefât etti..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onlar, Gökteki Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

Nişancızâde Mehmed Efendi Osmanlı târihçisi ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1555 (H.962)'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şeyhülislâm Hoca Sa'deddin Efendiden icâzet aldı. Müderrislik ve çeşitli şehirlerde kâdılık yaptı. 1621'de Edirne kâdılığına tâyin oldu. Ancak vazifesine giderken yolda vefât etti. En meşhur eseri olan Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 637'de şöyle yazmaktadır:

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Sâdece Dil Ile Tövbe Etmek!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Seczi, dokuzuncu asırda (hicri üçüncü asırda) Horasan diyârında yetişen velilerdendir. Horasan'ın Sicistan veya Secz şehrindendir. Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Haddâd ve Abdullah bin Menâzil ile görüşüp, sohbet etmiştir...

Hasan Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Üsâme Mutlaka Savaşa Gidecek

Vehbi Tülek

İbn-i Muhayrız Hazretleri

Vehbi Tülek

Peygamberlik Hakkımı Koruyanı Allah Sever

Vehbi Tülek

Ccemâatte Rahmet, Ayrılıkta Azap Vardır!

Vehbi Tülek

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

A'meş Ve Hanımı

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek