Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.597.905

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Uzun Emelli Olmaktan Çok Sakınmalıdır

İbn-i Şübrime hazretleri Tabiînden meşhûr hadîs ve fıkıh âlimidir. 72 (m. 691) senesinde doğdu. 144 (m. 761) senesinde vefât etti. Kûfe’de yaşamıştır. İbn-i Mâce hariç, rivâyetleri diğer Kütüb-i sitte kitablarında yer alır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ZerkÂnî Muhammed Bin Abdülbâkî

Vehbi Tülek

Zerkâni hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Abdülbâki'dir. 1055 (m. 1645)'de Mısır'da Zerkân köyünde doğdu. 1122 (m. 1710)'da, Kâhire'de vefât etti. Zerkâni'nin Şerh-ül-Mevâhib adlı eserinden bazı bölümler:

Allahü Teâlâ Ilmi Şerefli Kıldı

Vehbi Tülek

Bosnalı Tevfîk Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Tevfik Efendi, 1785 (H.1200) senesinde Bosna'da doğdu. Kuşadalı İbrâhim Efendinin talebelerindendir. 1866 (H.1283) senesinde İstanbul'da vefât etti.
Bosnalı Tevfik Efendi, talebesi olan Erzurumlu Hüseyin Rûhi'ye yazdığı mektupta buyuruyor ki:

Hâlimden Hiç Şikâyet Etmem

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Abdullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Velîlerin Büyüklüğünü Din Câhili Anlayamaz!

Vehbi Tülek

Dünyayı Terk Etmeyen, Allah'a Tam Kavuşamaz

Vehbi Tülek

Günâhına Tövbe Etmek Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Vişnezâde

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Hayat Kurtaran Yalan

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Padişah Ve At

Alabilirsen Al

Tüccarin Rüyasi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek