Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.572.068

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beytim, Ümmetim Için Birer Teminattır

Hasan bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 409 (m. 1018) senesinde Semerkand’da doğdu. 491 (m. 1098) senesinde vefât etti. “Bahr-ül-Esânid fî sıhahil mesânid” adlı eserinde yüz bin hadîs-i şerîf topladı. Diğer bir eseri de “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet”dir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tek Kollu Reis

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Sultan I. Abdülhamid Han, 1787 senesinde Vasıf Efendi'yi Büüykelçi olarak İspanya'ya gönderdi. Bu hadise, Vasıf Efendi tarafın dan "Sefaretname-i Vasıf Efendi" adıyla kitap haline getirildi.Madrid halkı Osmanlı Büyükelçisinin kral sarayına gideceği günü büyük bir merak ve heyecanla bekliyordu. Çünki ilk defa bir Osmanlı göreceklerdi. Güzergah üzerindeki bütün evlerin balkonları ve pencereleri adam almıyordu. Bir pencere 50 altına kiralanmıştı.Nihayet Vasıf Efendi göründü. Halk büyük bir tezahürata başladı. Bu muazzam kalabalık arasından güçlükle saraya ulaştı. Kral onu ayakta bekliyordu. Bu devirde yeryüzünde en geniş topraklara sahip devlet İspanya idi. Brezilya hariç bütün Orta ve Güney Amerika ile bugün Amerika Birleşik Devletlerinin eyaleti olan bir çok memleket o zaman İspanya kralının hakimiyeti altındaydı.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Ali Kuş­çu İs­lam âle­mi­nin bü­yük astro­no­mi ve ke­lam âli­mi­dir. Uluğ Be­yin hü­küm­dar­lı­ğı sı­ra­sın­da Se­mer­kant'ta ilk ve di­ni öğ­re­ni­mi­ni ta­mam­la­dı. Kü­çük yaş­ta ma­te­ma­tik ve as­tro­no­mi­ye kar­şı aşı­rı bir il­gi duy­du. Dev­ri­nin en bü­yük âlim­le­rin­den as­tro­no­mi ve ma­te­ma­tik ders­le­ri al­dı. Uluğ Be­yin öl­dü­rül­me­sin­den son­ra Se­mer­kant'tan ay­rı­lıp Teb­riz'e, bir müd­det son­ra da, Uzun Ha­san'ın el­çi­si ola­rak İs­tan­bul'a gel­di. Fa­tih Sul­tan Meh­med Han, onun de­ğer­li bir ilim ada­mı ol­du­ğu­nu an­la­dı ve on­dan Os­man­lı Dev­le­ti hiz­me­ti­ne gir­me­si­ni ri­ca et­ti. Bu tek­lif üze­ri­ne Ali Kuş­çu İs­tan­bul'da kal­dı. Uzun se­ne­ler Os­man­lı ilim ve ir­fan âle­mi­ni ay­dın­la­tan Ali Kuş­çu 16 Ara­lık 1474'te ve­fat et­ti. Ey­yüb Sul­tan Kab­ris­ta­nı­na def­ne­dil­di...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Enmatî

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Enmati hazretleri hadis âlimidir. 462'de (m. 1069) Bağdat'ta doğdu ve orada yaşadı. Zamanın büyük âlimlerinden hadis tahsil ederek "Bağdat muhaddisi" ve "hadis hafızı" unvanları veril­di. Vefatına kadar hadis okuyup okutmaya ve talebe yetiştirmeye devam etti. 538 (m. 1143)'te Bağdat'ta vefat etti. Orucun fazileti hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Vehbi Tülek

Bunlar, Yağmacı Semiyyîn Kabîlesinden Birine âittir!

Vehbi Tülek

İbn-i Ömer Zeyla'î hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen’in Kızıldeniz sâhilindeki Vâdiyi Mûr'da doğdu. Luhayye kasabasına giderek burada ilim tahsil etti ve tasavvuf büyüklerinin terbiyesinde yetişti. Mânevî derecelere yükseldi. Evliyâlık makâmı verildi. Kerâmetleri görüldü. 1307 (H.707) senesinde Kızıldeniz sâhilindeki Luhayye kasabasında vefât etti.

Sizi Sevenleri Allah Da Sever

Vehbi Tülek

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Kul Haklarını Ödemeli Ve Herkesle Iyi Geçinmeli

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese, Tevekkülü Emreyledi!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîm, Nikâh Yapmayı Emretmekte

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kum Ve Kaya

Abdullah El-acemî

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Minareden Okunan Şiir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek