Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.121.811

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Canli Kuzu

Garip Bir Koşu

Gerçek Zehir

Anzakli Ömer

Altıyüz Dirhemlik İp

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çandarli Kara Halil

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Çandarlı Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Fetih öncesi Bizans'ın iç durumu hiç iyi değildi. Devlet halkını soyuyor ve çeşitli zulümlerle inletiyordu. Avrupa ve Papalığın yardımını sağlamak için halkını, din değiştirip Katolik olmaya zorluyordu. Vergiler ödenemez büyüklükte idi. Halkın ayaklanmasını önlemek için papazlara, hurafeli inançları körükleme emrini verdiler. Bir yıldız kayması, baykuş ötüşü veya sis basması, felaket habercisi olarak anlatılıyordu. Meryem ana tablosunu bir yerden bir yere taşıyan birisinin ayağı kayıp düşse, halk günlerce yas tutuyordu. Halkı putperest yapmışlardı. Devlet din adamlarını köle gibi kullanıyordu.Halbuki, Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul'u alınca hemen halka sordu: "Sizin din ulularınız nerededir?" İleri gelenler, din değiştirmeyi kabul etmediği için Gennadiosun hapsedildiğini söylediler. Derhal zindandan Gennadios çıkarıldı. Fâtih huzura kabul etti. Hâl hatırını sordu. Kendi has ahırından kıymetli bir at getirtip hediye etti. Onuruna mükellef bir ziyâfet verdi. Gönlünü aldı. Çok süslü bir asayı merasimle ve eğilmeden, etek öptürmeden eline verip, "Patrik olunuz! Her hususta sizden önce gelenlerin hukukuna sahipsiniz. Kavminiz her türlü din işlerinde serbesttir. Varın mesut olun!" diyerek bizzat atına kadar refâkat edip öyle göndermiştir.

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdulmuttalibin Son Anları...

Abdulmuttalib, Sevgili Peygamberimizin dedesidir. Vefatı sırasında oğullarını yanına çağırdı ve kendisine, oğlu Abdullah'ın emaneti olan henüz 9 yaşındaki Sevgili Peygamberimizi emanet edecek birini tesbit etmeye çalıştı. Oğullarından hiçbirini buna layık görmüyordu. Bunun üzerine en küçükleri olan Ebu Talib;
-Onu yetiştirmek için ben herkesten daha fazla arzuluyum. Ama ağabeylerim dururken onların önüne geçemezdim. Gerçi malım, mülküm az, yoksul sayılırım. Lakin sevgi ve ilgim herkesten ileridir, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Vehbi Tülek

Fahri Ahmed Efendi Celveti şeyhlerinden arif ve şair bir zat olup Tekirdağ-Şarköylüdür. Zati Süleyman Efendi'nin oğlu Hüseyin Şahin Efendi'den hilâfet aldı, ömrünün sonlarında İstanbul'a gelerek 1214 (m. 1799)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Sicâh Bin Hâris Ve Mâlik Bin Nüveyre

Vehbi Tülek

Namaz, Ihlâsla Kılınırsa Çok Kıymetli Olur

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup tefsîr, hadîs, kelâm, tasavvuf ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 1702 (H.1114) senesinde Hindistan’ın Delhi şehrinde doğdu. 1762 (H.1176) senesinde orada vefât etti. Babası Şeyh Safiyyullah Abdürrahîm onu her ilimde mükemmel yetiştirdi, Zâhirî ve bâtınî ilimlerde kemâle gelen oğlu Şâh Veliyyullah’ı kendi yerine geçirip icazet verdi. Fakat Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî hazretleri, kendisi de tasavvufta yüksek derecelere erişmiş olmasına rağmen; “Allahü teâlâ, bize sahîh keşfler ihsân eyledi. Bu zamanda, hiçbir yerde Mazhâr-ı Cân-ı Cânân’ın benzeri yoktur. Makamlarda ilerlemek isteyen onun hizmetine gelsin!” buyururlar ve talebelerden istidât ve istekli olanları Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerine gönderirlerdi...

Ahmed Bezzâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Muhammed Tlemsânî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Huşenî

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn Mahmûd Halebî

Vehbi Tülek

İslâm âleminde Görülen Kötülüklerin Sebebi

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehline Muhabbet, Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Değişen Sizin Kalbiniz

Hizir Ve Gelin

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Örümcek Ağı

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek