Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.596.043

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Onlar Benim Kullarim Değildir

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

Osman Gâzi'nin, oğlu Orhan Gâzi'ye: "Istanbul'u al, gülzâr yap" diye vasiyet ettigi rivayet edilir. Uzun yıllar sonra, torunlarından II. Murad, bir gün sabah namazını kılmış, seccadesinde Kur'ân-ı Kerim okuyordu. Sûre-i Muhammed'i bitirmek, Sûre-i Feth'e baslamak üzereydi ki bir oğlunun daha dünyaya geldigini müjdelediler. Murad Han Gazi: "Ravza-i Murad'da bir gül-i Muhammedi açti" dedi ve sevinç gözyaşları döktü. Hicret'in 835. yılıydı. Ve 12 Recep 835 Cuma günü, vezirlerin, emirlerin ve âlimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda, iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra, kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanlarla üçer defa "Mehmed" diye seslendi: "Şu Sehzâde Mehmed'imin kudûmü şânına âleme gülâb-i meserret saçılsın" dedi. Mehmed, iki cihan Peygamberi'nin adıydı ve "gül" Peygamber Efendimiz'in remziydi. Şehzâde Mehmed'in ebesinin adı Gülbahar'dı. Eşlerinden birinin adi Gülşah, birinin adı da yine Gülbahar'di. Ve dünyanın en güzel gülü onun ellerinde açıldı: İstanbul! Osman Gazi'nin vasiyeti yerine gelmis, İslâmbol "gülzâr" yapılmıştı. Bir gün nakkaş Sinan Bey, Hz. Fatih'in bir portresini yaptı; bir gül kokluyordu Hz. Fâtih, pek zarif bir gül. Büyük mânâlar taşıyan bir gül...

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahtan Başka Ilâh Yoktur Ve Mülk O’nundur

Ebü'l-Hattâb İbn-i Dıhye hazretleri Endülüs'te yetişen hadis âlimlerindendir. Eshâb-ı kirâmdan Dıhye-i Kelbi'nin (radıyallahü anh) soyundan olup, 544 (m. 1149)'da Endülüs'te doğdu, önce burada ilim tahsil etti. Sonra Mısır'a gelip oraya yerleşti. "Sahih-i Müslim"i ezberleyen hafızlardandır. 633 (m. 1235)'de Kâhire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müminin Korkusu Ile Ümidi Eşit Olmalı

Vehbi Tülek

Düğmecizâde Mehmed Efendi Osmanlı Devleti'nde yetişen ulemânın büyüklerindendir. Aslen İranlı olup, babası ile birlikte İstanbul'a geldi. 998 (m. 1590)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Çatalcalı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bidat Ehli, İslam âlimini Beğenmez

Vehbi Tülek

Muhammed İbnü't-Tallâ hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 404 (m. 1014)'de Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğdu. Burada büyük âlimlerden ilim tahsil ettikten sonra Kurtuba Ulucami'de imamlık yaptı. Bidatlere şiddetle karşı çıkması, ayrı­ca takvası ile de dikkat çeken İbnü't-Tallâ 497 (m. 1104)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Dünyaya Verilen Insanlık Dersi!.

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, âhiret Inancından Doğar

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Zeynelâbidîn Ayderûsî

Vehbi Tülek

Âlimler Olmasaydı Insanlar Helak Olurdu

Vehbi Tülek

Şeytanın Hilesi Mal Iledir

Vehbi Tülek

Cömertlik, En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Ayyaşin Sonu

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Derdi Olan Neylesin?

Abdullah El-acemî

Cennetlik Hanım Isteyen...

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek