Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.194.921

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

30 - Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kâbe'de Vefât Eden Çocuk!..

Rûh-ül-Beyân tefsirinde anlatılır: Allahü teâlânın veli kullarından birisi, İbn-i Sinâ'ya; "Ömrünü akli ilimlerle bitirdin. Bununla hangi dereceye ulaştın" diye sordu. O da; "Günün saatlerinden bir vakit buldum ki, o vakitte demir hamur gibi olur" dedi veli zât; "O saati bana bildir" dedi. O vakit gelince İbn-i Sina, veli zâta haber verdi ve eline bir demir parçası alarak parmağını demire soktu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratılanlar

Vehbi Tülek

İbn-i Mûsâ Cemâleddin hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 789 (m. 1387)'de Mekke'de doğdu. 823 (m. 1420)'de orada vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kelâmımı Onun Diliyle Bildiririm

Vehbi Tülek

Eshâbımın Ismini Işitince, Susunuz

Vehbi Tülek

Ebû Mes'ûd-i Dımeşki hazretleri Şam'da yetişen hadis âlimlerindendir. "Kitâb-ül-etrâf ales-Sahihayn" isminde meşhûr bir eseri vardır. 400 (m. 1010)'da, 30 yaşında Bağdâd'da vefât etti. Eshâb-ı kiramın fazileti hakkında naklettiği hadis-i şeriflerde, Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Abdullah Şârmesâhî

Vehbi Tülek

Taşı Altın Yapmanın Bir Kıymeti Yoktur

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fadl Belhî

Vehbi Tülek

İlim Için Yola Çıkana Verilen Müjdeler

Vehbi Tülek

Mekke âlimlerinden Vüheyb Bin Verd

Vehbi Tülek

Ebül-berekât Hakkârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Allah Diyen Genç

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek