Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.850.814

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, "Pamuk Kâdı" diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Sultan Ahmed Han, Peygamber efendimizin mübârek Kadem-i şerifin izi bulunduğu bir taşı Mısır'da Kayıtbay Türbesinden İstanbul'a getirtmiş ve Eyyûb Câmiine koydurmuştu. Sultanahmed Câmii tamamlanınca da Nakş-ı Kadem oradan alınarak buraya nakledildi. Nakil işinin yapıldığı günün gecesinde Sultan Ahmed şöyle bir rüyâ gördü:Bütün pâdişâhların toplandığı yüce bir divanda Peygamber efendimiz kâdılık yapmaktadır. Kayıtbay Türbesini ziyârete vesile olan "Kadem-i şerif" resmini kendi câmii ne nakleden Sultan Ahmed'den dâvâcıdır. Peygamber efendimiz dâvâcıyı dinledikten sonra, Kadem-i şerifin alındığı yere geri verilmesi istikâmetinde karar verir. Suçlu mevkiinde oturan Ahmed Han, kan ter içerisinde uyanır ve derhal şeyhi Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine giderek rüyâsını anlatır. Hüdâyi hazretleri, rüyâyı; "Emânetin derhâl yerine gönderilmesi." şeklinde yorumlar ve Kadem-i şerif Kayıtbay Türbesine iâde edilir.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölümü Hatırlamak, Haram Işlemeye Cesareti Azaltır!

İbrâhîm bin Ebî Bekr Tilmsânî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimlerindendir. 609 (m. 1212)’de Cezayir’in Tilmsân şehrinde doğdu. Endülüs’te (İspanya) Gırnata (Granada) ve Mâleka’da (Malaga) tahsil yaptı. Sonra Fas’ta Sebte’ye yerleşerek talebe yetiştirdi. 690 (m. 1291)’de orada vefat etti. “Urcûzetü’t-Tilmsânî fi’l-ferâiz” isimli eseri feraiz ilmine dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tekebbür Etmek Haramdır

Vehbi Tülek

Ömer Cenzi hazretleri tefsir, nahiv ve edebiyat âlimidir. 478 (m. 1085)'de Azerbaycan'da Gence'de doğdu. 550 (m. 1155)'de Türkistan'da Merv'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Müminin Sevgisi Allah Için Olur

Vehbi Tülek

ÿbir Seyyidi Üzmenin Cezâsı

Vehbi Tülek

Irak'tan iki seyyid genç, altı katırı hediyelerle yükleyip, Seyyid Tâhâ hazretlerine getirmek için yola çıkarlar. Ancak yolda gasbedilirler!..

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Seyyid Hasan Hulusi

Vehbi Tülek

Çocuğa Hediye" Diyerek Verilenler

Vehbi Tülek

Vaktini Boş Şeylerle Geçirme!

Vehbi Tülek

Talebenin Terine Karşılık Olarak Kan Veren Zat

Vehbi Tülek

Sâbit El-benânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Abdullah El-acemî

Helvaci Çocuk

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek