Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.021.801

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çaldiran Savaşi

Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacı doğudaki bütün Türk İslam devletlerini tek bir devlet çatısı altında birleştirmekti. Yavuz Sultan Selim, 1514 yılı baharında ordusuyla birlikte İran seferine çıktı. Osmanlı kuvvetleri, Erzincan'dan Tebriz'e doğru yürüyüşüne devam etti. Çaldıran'da 23 Ağustos 1514'te yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri büyük bir zafer kazanırken, Safeviler bozguna uğradılar. Şah, kaçarak hayatını zor kurtardı. Yavuz yoluna devam ederek Tebriz'e girdi. Şehirdeki birçok sanatçı ve ilim adamı İstanbul'a gönderildi. Bu zafer sonucunda Şah İsmail eski prestijini kaybetti. Bu sayede Doğu Anadolu'da Osmanlılar için bir tehlike kalmamış oldu. 15 Eylül 1514'te de Tebriz'den Karabağ'a hareket eden Yavuz'un amacı, kışı orada geçirip, baharda İran'ı tümüyle almaktı. Ancak şartlar müsait olmadığı için Amasya'ya gidildi. Çaldıran Zaferi'nden sonra, Erzincan, Bayburt kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Kemah kalesi alındı. 12 Haziran 1515'de kazanılan Turnadağ zaferi ile Dulkadiroğlu beyliğine son verildi. Diyarbakır, Mardin ve Bitlis Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylece Anadolu'da Türk birliği sağlanmış oldu.

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

II. Abdülhamid Hân'ın en küçük oğlu Âbid Efendi'nin hâtıralarından:"Bir gün, babamın yanında bulunan adamlardan Ali Vehbi Bey'i hapsettiler, sonra İstanbul'a yolladılar... Sebebi, pederle başbaşa kalıp bir şeyler kaleme alınmasından korkulmasıydı..."Alatini Köşkü'nün bahçesinde yuvarlak, çiçekli bir tepecik vardı... Subaylar, bu tepenin etrafında çiçeklerle 'Hürriyet, adâlet, eşitlik, kardeşlik' yazmışlardı... Okuyabiliyordum ama, bu sözlerin ne demek olduğunu anlamıyordum...

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gedizli Mehmed Efendi

Gedizli Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh âlimidir. 1165 (1752)'de Kütahya-Ge­diz'de doğdu. Hem baba hem de anne tarafından seyyiddir. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a gitti. Tahsilini tamamlayarak çeşitli medreselerde müderrislik, Bağdat ve Filibe kadılığı, nihayet Anadolu Kadıaskerliği yaptı. 1253 (m. 1837)'de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ânın Hatmedildiği Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

Ya'kûb bin İshâk Hadrami hazretleri "On Kırâat İmamı"ndan dokuzuncusudur. Kur'ân-ı kerimin kırâatini, okunuş şekillerini ve bununla ilgili usûlleri, kaideleri naklen bildiren kırâat imâmlarındandır. 205 (m. 820)'de 88 yaşında vefât etti. Buyurdu ki:

Ba­da­na­cı Velî Ah­med Bin A­li

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Abdurrahman-ı Şebrîsî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Feth (Abdurrahman-ı Şebrisi), ilimde çok yüksek bir zat idi. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Çok ilim tahsil etti. Birçok âlimden hadis ve fıkıh ilimlerini okudu. Bunların ilki, babasının dedesi Kâdı Nûreddin Ebü'l-Hasan Ali'dir. İbn-i Hacer, Takıyyüddin Ressâm, İzzeddin Ebû Muhammed ibni Furat el-Hanefi ve daha başka âlimlerden hadis-i şerif okudu.

Zâkirzâde Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Safîzâde Mehmed Çelebi

Vehbi Tülek

İslâmiyet Ilim Üzerine Kurulmuştur

Vehbi Tülek

Helale Harama Riayet Etmek

Vehbi Tülek

O Kâinatın Efendisi Zamanın Güneşidir

Vehbi Tülek

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Namazini Ben Kildirayim

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Adalet Ve Tevazu

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek