Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.075
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid zamanlarında Sadrazamlık vazifesinde de bulunmuş olan Ahmed Vefik Paşa, Paris Büyükelçilisiyken, Müslümanları ve Osmanlıları küçük düşüren bir piyesin oynanacağını duyunca, buna diplomasi yoluyla engel olmaya çalışır. Fakat muvaffak olamaz. Oyunun sahneye konduğu gece tiyatro ya gider. İmparator III. Napolyon da bu gala gecesine davetlidir. Oyun başlamadan İmparatorun locasına gider ve oyunun durdurul ması için tekrar ricada bulunur, fakat ters bir cevapla karşılaşır.
Ahmed Vefik Paşa, oyunu durdurmak için bir şeyler yapmak lüzumunu hisseder. Perde açılır açılmaz, locadan sahneye atlar ve seyircilere:"Ben sahici Osmanlı ve Müslümanım. Düzmelerini bırakın da beni seyredin" diye haykırır. Bu şekilde seyircileri kendine çekerek oyunu oynatmaz.Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü. İhtiyâr kendisine: "Efendimiz, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor. Onu ziyâret ediniz." dedi. Pâdişâh uyanınca bu sıcak sesi mânâlândırmaya çalıştı. Kimdi bu Baba Haydar? Devamlı Eyüb'e gitmesine rağmen, Baba Haydar diye birisinden bahsedildiğini hiç duymamış tı. Pâdişâhı ayağına dâvet eden bu zât kimdi? Kânûni bunları düşünürken Şeyhülislâm huzûra girdi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" diye sordu. Pâdişâh da; "Hayrolsun inşâallah. Bu gece rüyâda yaşlı bir zât bana; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor." dedi. Buna bir mânâ veremedim. Bu dâvete, sen ne dersin?" dedi. Şeyhülislâm; "Hayırdır inşâallah Pâdişâhım! Eyüp'te hiç bu isimde kimsenin bulun duğunu bilmiyorum. Baba Haydar kim acabâ? Sizinle Baba Haydar'ı arayıp bir ziyâret etsek iyi olur." dedi.
Sâdeddin Efendi Yirmi ikinci Osmanlı Şeyhülislâmı olup Hoca Efendi diye ün kazanandı. 1536 (H.943) İstanbul'da dünyâya geldi. Medrese tahsilinden sonra müderrislik yaptı. Sultan Üçüncü Murâd'a Hâce-i sultâni (sultan hocası) oldu. Padişahı Eğri Seferine çıkmaya teşvik etti. Askeri cesaretlendiren vaazlarıyla Haçova'da Osmanlı ordusunun Haçlıları yenmesinde hizmeti oldu. Sultan Üçüncü Mehmed Hân padişah olunca, Sâdeddin Efendiyi Şeyhülislâmlık makâmına getirdi. Bu vazifede iken 1599 (H.1008) senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. "Behçet-ül-Esrâr" isimli eserinde şöyle anlatır:
İbn-i Fergânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdadî ve Süfyân-ı Sevrî gibi büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunmuştur. Gençliğinde Irak’ta bulundu. Merv’e yerleşti. Zâhirî ilimlerde de âlim olan İbn-i Fergânî hazretleri, 320 (m. 932) senesinde vefât etmiştir. Sözleri menkıbeleri ve nasîhatleri çok meşhûrdur. Hocası Cüneyd-i Bağdadî, İbn-i Fergânî’ye yazdığı mektupta şöyle demektedir:
Mes'ûd bin Ahmed Hârisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 652 (m. 1254)'de Kahire'de doğdu. Medrese tahsilinden sorna İbn-i Tolun ve Mansûriye camilerinde ders verdi. Sonra Mısır kâdılkudâtlığına getirildi. 711 (m. 1312)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:
Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.