Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.069.393

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad'a bir ara şiddetle para lâzım olmuş, Padişah bu parayı Çandarlı Halil Paşa'dan borç alarak temin etmişti. Padişah'ın Çandarlı'dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad'a şöyle bir teklifte bulunmaktan kendini alamamıştı...-Devletlû Sultânım, padişahlara hazine gerektir. Müsaade eder ve ferman buyurursanız, hazine cem'ine çalışalım... Padişah bunun üzerine;-Nasıl ve nereden hazineye gelir toplayacaksın? diye sormuş. Fazlullah Paşa da cevaben şunları söylemişti:-Bu vilâyet halkının malı ve parası çoktur. Padişahlar için arada sırada bir yolunu bulup onlardan para ve mal toplamak münasip düşer. Padişah, Paşa'nın bu teklifine son derece hayret etmiş, ona şu karşılığı vermişti: -Hay Fazlullah! Bu söz ne sözdür, bu re'y ne re'ydir! Böyle bir şeyi nasıl söyler, nasıl teklif edersin? Bilmez misin, bizim idaremizde üç helâl lokma vardır: Biri madenler, biri haraç, biri de gazâlarda alınan ganimetlerdir. Bizim askerimiz gâzi askerlerdir. Bunlara helâl lokma gerektir. Bir padişah ki askere haram lokma yedirir, o asker artık harâmi olur. Harâminin ise sebâtı olmaz. Bir küçük mukâvemetle karşılaşsa, hemen firâr eder. Bundan sonra neticenin ne olacağı ise mâlumdur...

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Muhammed Mîrgânî

Seyyid Muhammed Mirgâni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Soyu Hazret-i Hüseyin'e dayanır. 1208 (m. 1793)'de Hicaz'da Tâif'te doğdu. 1268 (m. 1852)'de aynı yerde vefât etti. Resûlullaha salevât hakkında çok eserler yazdı. "Feth-ur-Resûli" adlı salevât-ı şerife kitabını, 1232 (m. 1817) senesinde Mescid-i Nebevi'de, Ravza-i mutahhara (Peygamber efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" kabr-i şerifleri) yanında yazdı. Kendisi bu konuda şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Gâzilerle Harp Etmek Akıllıca Bir Iş Değildir

Vehbi Tülek

Şeyh Muhammed Erzincânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Erzincan kasabalarından Kaleriç'te doğdu. Erzincan'da zamânın önde gelen âlimlerinden okuyup, ilimde yüksek bir dereceye ulaştı ve meşhûr bir müderris oldu. Sonra Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbetlerine devam ederek kemale geldi. Seyyid Yahyâ hazretleri, kendisine icâzet verip memleketi olan Erzincan'a ilim ve edep öğretmesi için gönderdi. Erzincan'a gelince, Kaleriç kasabasında yerleşip, bir mescid ve dergâh inşâ etti. O bölgenin insanlarını terbiye etmeye, kalplerine Allahü teâlânın aşkını yerleştirmeye çalıştı. Ekseriyetle Kaleriç'te kaldı. Cumâ günleri Erzincan'a gelir, Câmi-i Kebîrde insanlara vaaz ve nasîhatte bulunur, hikmetli sözler söylerdi. 1464 (H.869) târihinde Erzincan'da zelzelede şehîd oldu.

Kelime-i Şehâdet Söylemek Farzdır

Vehbi Tülek

Resulün Getirdiği Din De Kendisi De En Üstündür!

Vehbi Tülek

Muhammed Mahallî hazretleri tefsîr, fıkıh, kelâm âlimidir. 791 (m. 1389) senesinde Kâhire’de doğdu. Zamanındaki meşhur âlimlerden ilim tahsil ederek icazet aldı. Müeyyidiyye Medresesi’nde de müderrislik yaptı. Ona kadılık vazîfesi teklif edildiği hâlde kabûl etmedi. 864 (m. 1459) senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan “El-Envâr-ül-mudiyye fî medh-i hayr-il-Beriyye” isimli eserinde şöyle nakleder:

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet

Vehbi Tülek

İmâm-ı Kastalânî

Vehbi Tülek

Namaz, Insanı Kötü Işlerden Alıkoyar!

Vehbi Tülek

Müslümanlar Bütün Peygamberlere Inanır

Vehbi Tülek

Ebû Mûsâ Cezûlî

Vehbi Tülek

Bizim Ile Münâfıklar Arasındaki Fark

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adam Olmazsan

Adam Olmazsan

Görünüşü düzeltmekle adam olunamayacağına dair, Bayezid-i Bistami hazretlerinden şu kıssa meşhurdur: Müridlerinden biri:
"Paltonuzdan bir parça verseniz de teberrüken üzerimde taşışam!…" der. Bayezid-i Bistami hazretleri cevaben:
"Oğlum, sen adam olmazsan, Bayezid'in paltosuna değil, derisini yüzüp, içine girsen fayda vermez!" buyururlar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sonunda Orta Yolu Buldular

Yüz Vermedin!

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Dört Şey Mühimdir

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek