Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.046.597

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Arkadaş Olmak Istediğin Kimse Güvenilir Olmalı

Ümmüddîn Mesûhî hazretleri Bağdat'ta yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. 893 (H.280) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş üstün hâller ve kerâmetler sâhibiydi. Evliyânın meşhurlarından Sırrî Sekâtî ile sohbet etmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Emrediyorum Paşa!

Sultan II. Abdülhamid devri ileri gelenlerinden Ferik(Orgeneral) Hasan Paşa ile oğlu Müşir(Mareşal) Deli Fuad Paşa bir merasime gideceklerdi. Arabanın yanına kadar beraber geldikten sonra, rütbesine göre önce arabaya Müşirin binmesi gerekiyordu. Fakat Müşir, Ferikin oğlu olduğundan, babasına:

-Buyurun, dedi. Babası:

-Hayır, siz Müşirsiniz. Önce sizin binmeniz icabeder, deyince Fuad Paşa,

-Öyleyse Paşa hazretleri emrediyorum, arabaya bininiz, der. Öylece hem askeri adab, hem de ahlaki edeb yerine gelmiş oldu. Hadiseyi işiten Sultan Abdülhamid, ertesi gün Hasan Paşa'yı da Müşir rütbesine yükseltti.

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Avustralya'nın Melburne şehrinden İstanbul'a gelerek Osmanlı hizmetine girmiş olan Doktor Charles S. Ryan, Plevne muharebelerin de, Osmanlı ordusunda Operatör Binbaşı olarak vazife yapmış ve IV. Mecidi, Plevne ve Harp madalyaları kazanmıştı. Daha sonra Fransa'ya gitmiş, I. Dünya savaşı sırasında orada bulunmuş ve Generalliğe kadar yükselmişti. Fakat göğsüne taktığı Osmanlı şeref madalyalarını bir an bile çıkarmamıştı. Daha sonra memleketine döndü ve 23 Ekim 1926'da Melburne'deki evinde, göğsünde Osmanlı madalyaları takılı olduğu halde vefat etti. Charles S. Ryan, hatıralarında Osmanlı askeri nin üstün vasıflarını anlatır. Bunlardan biri şöyledir:

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Iyi Huyluları Sever

Züheyr bin Harb en-Nesâi hazretleri hadis hafızı ve fıkıh âlimidir. 185'te (m. 801) Bağdat'ta doğdu. Yahya bin Main ile Ahmed bin Hanbel'den hadis ve fıkıh öğrendi. 279 (m. 892) Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Osman Nehdî

Vehbi Tülek

Ebû Osman Nehdi hazretleri tabiinin büyüklerinden olup hadis âlimidir. Hicretten 30 sene evvel, miladi 592 senesinde doğdu. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ha­yatta iken İslâmiyet'i kabul etmekle be­raber kendisiyle görüşemedi ve eshab-ı kiramdan olamadı. Halife Ömer (radıyallahü anh) devrinde Medine'ye göç etti. Yermük, Kadisiye, Celûlâ, Tüster, Nihâvend savaşlarında bulundu. Kerbelâ Vak'ası'ndan sonra Basra'ya yerleşti. 100 (m. 718)'de vefat etti. Talebelerinden Süleyman Tarhân, onun vefat ederken şöyle söylediğini bildirdi:

Sâlih Bin Beşîr El-mürrî

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, Nefsi Bağlayan Iki Yulardır!

Vehbi Tülek

İbn-i Fergâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Türkistan'da Fergâne'de doğdu. Gençliğini Irak'ta geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdi ve Ebü'l-Hüseyin Nûri hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Sonra Horasan beldelerinden Merv'e yerleşti. 932 (H.320) senesinde orada vefât etti. Merv'de çok talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Rahmiye Tayyar Hanım

Vehbi Tülek

Çihâr Yâr-i Güzîni Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

Zinaya Yaklaşmak Haram Kılınmıştır

Vehbi Tülek

O, Kimseden Bir Şey Istemezdi

Vehbi Tülek

Hac Mevsimi Yaşanan Ibretlik Bir Hadise

Vehbi Tülek

Muharrem Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Delik Kova

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Tüccarin Rüyasi

Bülbülün Zikri

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek