Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.000.457

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Uzun Hasan, Fâtih Sultan Mehmed Hanla harb etmezden önce, Pir Muhammed Efendiye gidip harb için izin istedi. Bunun üzerine Pir Muhammed hazretleri ona; "Sana ve askerine lâzım olan onlarla harb etmemektir. Zirâ onlar müslüman gâzilerdir. Onlarla harp etmemek akıllıca bir iştir." buyurdu. Uzun Hasan, Pir Muhammed hazretlerinden bu sözleri işitince, harb etmek istediğini belirtip dışarı çıktı. Pir Muhammed hazretleri, Uzun Hasan'a arkasından; "Bizim sözümüzün fayda ve zararını, hayır ve şerrini bu taraflara gelince anlarsın. Gerçi şimdi bize kırılırsınız ama ne yapalım siz bilirsiniz." buyurdu. Çok geçmeden yapılan harpte Uzun Hasan'ın askeri bozguna uğrayıp kendisi ve yakınları perişan bir hâle düştü. Sonra yine Pir Muhammed hazretlerine gelerek âkıbetinin nereye varacağını sormadan edemedi. Pir Muhammed Erzincâni hazretleri ona; "Fâtih Mehmed Han, şânı büyük affı seven bir sultandır. Sizi incitmezler. Edep ile hareket edeni rencide etmezler." buyurdu. Sonra çok sevdiği talebelerinden Pir Ahmed Efendiyi Fâtih Sultan Mehmed Hana gönderip Uzun Hasan'la arasında sulh yapılmasını sağladılar

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Orhan Gazi 33 yaşında Osmanlı devletinin başına geçti. Tahta çıkar çıkmaz baba dostlarını davet etti. onlarla dertleşecek, nasihat ve dualarını alacaktı. Hepsi bir araya geldiler. Padişah en yaşlısına sordu:-Akça Kocam, seni epeydir göremeyiz, nerelerdesin?-Ferman buyur, Orhan'ım...-Baba dostlarına ferman işler mi Koca Ağam?.. İrşad ve nasihat isteriz. Bilirsin, biz de atalarımız gibi derviş gazileriz.

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şefkatli Ve Merhametli Olanı Herkes Sever

Şeyh Abdüsselâm hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup Şeyh Nizâm Pânipütî hazretlerinin oğludur. 1498 (H. 904)’de Pânipüt’te doğdu. Tasavvuf yolunda yüksek babasının huzur ve sohbetlerinde bulunmakla ilerleyen Şeyh Abdüsselâm, ayrıca âlim ve velîlerin kutbu olan Şâh Nizâm Nârnûlî'den de hilâfet aldı. 1623 (H.1033) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu Hayseme Bin Harb

Vehbi Tülek

Ebu Hayseme bin Harb hazretleri hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 160 (m. 777)'de doğdu. 234 (m. 848)'de Bağdâd'da vefât etti. Onun rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Muhlisler Ve Sâdıklar...

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Deyrebî

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Deyrebi hazretleri Mısır'da yaşamış olan Şafii fıkıh âlimlerindendir. 1061'de (1651) doğdu. Ezher'de çok sayıda hocadan ders aldı 1151'de (m. 1738) vefat etti. Şöyle buyurdu:

Hiçbir Mümini Incitme Ve Sakın Eziyet Etme!

Vehbi Tülek

Günahınız Çok Olup Göklere Ulaşsa Da

Vehbi Tülek

Garip Ali Ve Padişahın Kızı

Vehbi Tülek

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Herkese Karşı Hürmetkâr Ol

Vehbi Tülek

Namazda Kur’ân-ı Kerîmi Sünnet Miktarı Okumalı!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Değişen Sizin Kalbiniz

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Gerçek Zehir

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek