Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.313.761

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fâni Geçici Olanı Verip Bâki, Kalıcı Olanı Al!

Amr bin Mürre hazretleri Tebe-i tâbiînin meşhurlarındandır. 734 (H.116) senesi Kûfe'de vefât etti. Tâbiînin meşhur âlimlerinden ilim öğrenip hadîs rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar Fıkıhta İmâm-ı Azam'ın Çocuklarıdır

Ömer Hulûsi Efendi doksandördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1140 (m. 1727)'de İstanbul'da doğdu. 1927 (m. 1812)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, İmâm-ı Azam hazretlerinin üstünlüklerini şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hak Sözü Kabul Etmemek De Bir Kalp Hastalığıdır!

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1538 (H.945) senesinde Yemen'de doğdu. 1610 (H. 1019) senesinde vefât etti. Annesi Fâtıma binti Abdurrahmân da, evliyâlık derecelerine kavuşmuş bir hanımdı. Onun terbiyesi ile yetişti. Sonra, Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan babasının yanına gitti ve okumaya devâm etti. Daha sonra hacca gitti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevveredeki birçok âlimden ilim öğrendi. Memleketine dönüp ilim ve edeb öğretmeye, ders vermeye başladı...

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Kânûnî'nin Sârbânbaşı...

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân, Hacı Bayram-ı Veli hazretleri yolunun mensuplarındandır. Tekirdağ'ın Hayrabolu kazasında doğdu. Doğum târihi belli olmayıp, 1545 (H.952)'de yine aynı şehirde vefât etti. Hayrabolu'da adına yaptırılan dergâhın haziresine defnedildi.
Bir ara yeniçeri ocağında 26. ortayı meydana getiren Deveci ortasına kaydoldu. Kânûni Sultan Süleymân Hanın Irakeyn seferine Sârbânbaşı (devecibaşı) olarak katıldığından bu lakapla tanındı. Seferden sonra Bayramiyye yoluna girerek tasavufta yüksek derecelere kavuştu. Talebeler yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Her Ümmetin Bir Fitnesi Vardır

Vehbi Tülek

Çoban Baba'nın Kuzucukları...

Vehbi Tülek

Bolulu Himmet Efendi

Vehbi Tülek

Fakirleri Sev, Onlarla Beraber Ol

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Zalimlere Dersini Verdi!

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Başka Du Bilmez Misin?

Karşılık Beklemiyorum

Abdullah El-acemî

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek