Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.672.321

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hırs Sâhibi Her Zengin Fakirdir

Ebû Abdullah Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'de Hadramut’ta doğdu. 1253 (H.651) senesi Yemen'de Tihâme taraflarında, Dıhhî köyünde vefât etti.

Ebû Abdullah Hadramî birçok âlimden ilim tahsîl edip hadîs, fıkıh ilimlerinde büyük bir âlim oldu. Bunun yanında Allahü teâlânın sevgili kullarıyla görüşüp tasavvuf yolunda ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Avuç Bulgur

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

öl Dedi Öldü diril Dedi Dirildi

Kutbul Ârifin Hâce Behaüddin Şah-ı Nakşibend hazretleri, evliyanın en meşhurlarındandır. Sohbetlerinde buyurdular ki:
"Yenilecek bir gıdâ, bir yiyecek, her ne olursa olsun gaflet içinde, gadabla veya kerâhatle hazırlansa, tedârik edilse, onda hayır ve bereket yoktur. Zirâ ona nefs ve şeytan karışmıştır. Böyle bir yiyeceği yiyen kimsede, mutlaka bir çirkin netice meydana gelir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Huzûrunda Iman Eden Hristiyanlar

Vehbi Tülek

Şeyh Hâzin hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh ve tefsîr âlimidir. 678 (m. 1279) senesinde Bağdad’da doğdu. 741 (m. 1340)’de Haleb’de vefât etti. “Hâzin Tefsîri”  meşhurdur. Bu tefsîrinin asıl ismi “Lübâb-üt-te’vîl fî me’ânit-tenzîl’dir. Bu eser Mûsâ, İznikî tarafından Türkçeye tercüme edilerek, “Enfes-ül-Cevâhir” adı verilmiştir.  Bu tefsirinde şöyle anlatır:

Abdürreşîd Velvâlicî

Vehbi Tülek

Kaba Ve Hafîf Necâset Nedir?

Vehbi Tülek

Alâüddîn Trablusî hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Trablusşam’da doğdu. Burada ve Şam’da medrese tahsilinden sonra Kudüs kadısı oldu. 849 (m. 1445)’te vefat etti. Sultan 2. Murad’a ithaf ettiği “el-İstiğnâ” adlı eserinde şöyle nakleder:

İbrahim Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Dâvûd-i Tâî

Vehbi Tülek

Hastayı Sadakayla, Malı Zekâtla Koruyun

Vehbi Tülek

sen Dünya Ve âhiret Sultanısın

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kerîm Olduğu Için Affeder

Vehbi Tülek

Ebü'l-mugîre

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kul Hakkı

Kul Hakkı

Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kabahat Kilincin Midir?

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Şikayet

Keramete İnanmayan Âlim

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek