Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.143.179

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Kendi İşimi Yapayim

Fatih, hocası Molla Gürani Hazretlerini çok severdi. Onu bir şekilde mükafatlandırmak istiyordu. Bir gün ona:

"Hocam, çoktandır düşündüğüm bir şeyi size açayım. Ben sizi Vezir ve Sadrazam yapmak istiyorum, ne dersiniz?" dedi. Genç padişah, hocasının bu teklif karşısında minnet ve şükranla dolacağını ve bunu memnuniyetle kabul edeceğini tahmin ediyordu. Fakat Molla Gürani:"Hayır, münasip değildir. Bir kere, ben iyi veya kötü bir ilim adamıyım. Ama siyasette muvaffak olup olamayacağım belli değildir. Hırs yüzünden, yapamayacağım bir işe kalkışırsam devlete zarar veririm. Lakin daha mühim sebep de şudur; emriniz altında bu kadar kıymetli devlet adamları vardır. Onların hepsi, bir gün çalışmalarının mükafatlarını görme emelindedirler. Onlar siyaset basamaklarını tecrübeyle aşıp birer birer yükselirlerken benim gibi dışarıdan biri bu mevkiye gelirse, şevk ve cesaretleri kırılır. En iyisi, ben kendi işimi yapayım, siz de o makama onlar arasından ehil olan birisini getiririniz.

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

93 Harbi diye meşhur olan 1877-78 Osmanlı-Rus harbinde, doğu cephesi savaşlarının kazanılmasında hizmeti geçenlerden biri de Erzincan'lı Hacı Fehmi Efendidir. O tarih lerde yaşı altmışı geçtiği halde, tüfeği omzunda, kaması belinde, düşmana karşı en genç gazilerin gösterdiğinden daha çok yararlıklar gösteriyordu. Ordunun öncü ve karakol hizmetlerini görecek kimse yoktu. İşte bu mühim vazifeyi, talebelerinden seksen kişi ile üzerine aldı. Hareketini durmadan değiştiren düşmanın niyetini sezip her saat başı kendi eliyle yazdığı raporları kumandan paşaya gönderiyordu. Bu muharebede, Rus mevzileri ile Osmanlı mevzileri 20 kilometre uzunluğunda bir hat üzerinde sıralanmıştı. İki tarafın topları üçyüzü geçiyordu ve birbirlerine sürekli ateş ediyorlardı. Bir ara bizden atılan mermilerden biri bir Rus topunu çeken hayvanları telef etti ve bu sırada Rus askerinin şaşkınlığından istifade eden Fehmi Efendi, talebeleri ile birlikte Rus mevzisindeki bu topun üzerine atlarını sürerek topu zaptedip bizim mevzilerimize getirdiler. Bu hareket, askerimize büyük bir moral kaynağı oldu ve cesaretlerini son derece yükseltti.Akşama bir saat kala Rus mevzilerinden ateş kesildi. Gece karanlığında Ruslar, mevzilerini terkederek geri çekilmeye başladılar. Gedikler muharebesinde Osmanlı kuv vetleri Rus ordusunu hezimete uğratmıştı. Bu muharebenin kazanılması ile Sultan II. Abdülhamid Han, ordu kumandanı Ahmet Muhtar Paşaya "Gazi" ünvanını verdi.

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fahreddîn İbnü'l-mâristâniyye

ahreddin İbnü'l-Mâristâniyye Hanbeli fıkıh âlimidir. 541 (1146)'da Bağ­dat'ta doğdu. Annesi bir hastanede mâristâniyye (hemşire) olduğu için İbnü'l-Mâristâniyye diye tanın­dı. Bağdat'ta meşhur âlimlerden fıkıh tahsil ettikten sonra "Dâr'ül-ilm" adın­da mektep açarak talebe yetiştirdi. Tiflis Emirine elçi olarak gönderilen İbnü'l-Mâristâniyye, Bağdat'a dönüşü sırasında 599 (m. 1203)'de Nahcıvan'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Sabri Hazretleri

Vehbi Tülek

İnsanın sermâyesi, dini ve âhıretidir. Bu sermâyeyi kaptırmamak için çok uyanık olmak lâzımdır. Dünyâ işleri, âhıret için çalışmaya mâni olmamalıdır... Şeyh Sabri rahmetullahi aleyh, Siirt evliyâsındandır. Kabri Siirt'in Doğan Mahallesi'nde olup ziyâret edilmektedir. Bir dersinde buyurdu ki:

Anadolu Velîlerinden Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

o, Cehennem Ehlindendir!..

Vehbi Tülek

Mus'ab bin Umeyr "radıyallahü anh", Uhud Savaşında muhâcirlerin sancağını taşıyordu. O gün İbni Kamie onu Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" zannetti ve bir kılıç darbesiyle sağ kolunu kesip düşürdü. Mus'ab bin Umeyr sancağı sol eliyle tutup, meâl-i şerifi (Muhammed "aleyhisselâm" ancak bir peygamberdir...) olan [Âl-i İmrân sûresinin 144'üncü] âyet-i kerimesini okudu...

kendine Nasîhat Et!..

Vehbi Tülek

Hastalığınızı Tedâvi Ediniz!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Velî Kuluna Kerâmet Ihsân Etmiştir

Vehbi Tülek

İnsanlar, Birtakım Sapık Yollara Ayrılmışlardı

Vehbi Tülek

Aişe-i Makdisiyye

Vehbi Tülek

İbrâhim Metbûlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Pişman Oldular!

Pişman Oldular!

Bir defâsında, bâzı kimseler gemi ile bir yere gidiyorlardı. Yolcular arasında Abdurrahmân hazretlerinin talebelerinden birkaç kişi de vardı. Bir ara, geminin tabanından bir yer delindi. Ne yaptılarsa delinen yeri tıkayamadılar. Vazifeliler çâresiz kalıp, geminin batmasından korktular. Onlardaki bu telaşı görüp, vaziyeti anlayan talebeler, hocaları Abdurrahmân bin Muhammed'den yardım istediler. O esnâda hocalarını gemide gördüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bizi Hatirlayin!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

At Hirsizi

Zalimlere Dersini Verdi!

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek