Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.518.960

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sahici Türk Ve Müslüman

Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid zamanlarında Sadrazamlık vazifesinde de bulunmuş olan Ahmed Vefik Paşa, Paris Büyükelçilisiyken, Müslümanları ve Osmanlıları küçük düşüren bir piyesin oynanacağını duyunca, buna diplomasi yoluyla engel olmaya çalışır. Fakat muvaffak olamaz. Oyunun sahneye konduğu gece tiyatro ya gider. İmparator III. Napolyon da bu gala gecesine davetlidir. Oyun başlamadan İmparatorun locasına gider ve oyunun durdurul ması için tekrar ricada bulunur, fakat ters bir cevapla karşılaşır.

Ahmed Vefik Paşa, oyunu durdurmak için bir şeyler yapmak lüzumunu hisseder. Perde açılır açılmaz, locadan sahneye atlar ve seyircilere:"Ben sahici Osmanlı ve Müslümanım. Düzmelerini bırakın da beni seyredin" diye haykırır. Bu şekilde seyircileri kendine çekerek oyunu oynatmaz.

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yıldırım Bâyezid'in Ankara Savaşı mağlubiyetinden sonra, Amasya'da bulunan Şehzâde Çelebi Mehmed, bir gün Molla Ali'yi huzûruna dâvet edip dedi ki: "Yâ Molla Ali! Meydana gelen hâdiseden ibret aldın mı? Babam Yıldırım Bâyezid'in başına gelen musibet ve belâların sebeplerini düşünebiliyor musun? Görüyorsun ki, herbirimiz bir yere ayrıldık. Kardeşim Mûsâ Çelebi, Îsâ Çelebi'nin üzerine yürüdü ve Bursa'da tahta oturdu. Kardeşim Süleymân Çelebi ise Edirne'de tahta oturdu. Düşman bizden korkarken, şimdi biz âleme maskara olduk. Özellikle Edirne'de oturan kardeşim Süleymân Çelebi'nin fitne ve fesâdından korkulur. Din ve devlete taşıdığım iyi niyet ve gayret, bu olaylar karşısında beni daha da hassas kıldı. Gel seninle tac ve taht düşüncesini terk ederek hacca gidelim!"

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onların Iyiliklerini Yok Ederiz

Şemseddin Muhammed Cevceri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 821 (m. 1418)'de Mısır'da, Cevcer'de doğdu 889 (m. 1484)'de vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Kavimleri Birleştiriciydi

Vehbi Tülek

Ömer bin Şebbe en-Numeyri hazretleri hadis âlimi ve tarihçidir. 172 (m. 798)'de Bağdad'da doğdu. 262 (m. 876)'da Samarrâ'da vefât etti. Medine Târihi adlı eserinde bildirilen hadis-i şeriflerden bazıları:

İnsan, Öldüğü Hâl Üzere Diriltilir

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abdullah Bin Dînar

Vehbi Tülek

Abdullah bin Dinar, Tâbiinden, Medine-i münevverede yaşayan velilerdendir. Künyesi Ebû Abdurrahmân'dır. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 744 (H.127) senesinde vefât etti.
Abdullah bin Dinar hazretleri, Abdullah ibni Ömer'in âzâdlı kölesi idi. İlim ve edeb üzere yetişti. Hadis-i şerif ilminde üstün bir dereceye yükselmiş olup müksirûndan yâni, çok hadis-i şerif rivâyet edenlerdendir...

Büyük Mutasavvıf Muînüddîn-i Çeştî

Vehbi Tülek

Ebül-hasan El-kûsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Doğru Sözü Kabul Etmelidir

Vehbi Tülek

şeyh-ül-harem Abd Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Şeytan Sizi Bana Şikâyet Etti!

Vehbi Tülek

Müminlere Bir Sıkıntı Gelince

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Korkma!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Gerçek Zehir

Kul Hakkı

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek