Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.068
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
27 sene süren kanlı savaşlarla alınan ve uğrunda 50.000'den fazla şehid verilen Girit Adasında, tam 200 sene sonra, Yunanlıların ve batılı devletlerin kış kırtmaları neticesinde isyanlar başladı. Hatta yerli Rumlar 2 Eylül 1866 günü adayı Yunanistan'a ilhak ettiklerini ilan ettiler. Bunun üzerine Osmanlı hükûmeti bu isyanı bastırmak için hemen adaya askeri birlikler gönderdi. Bu sırada Paris'te Milletlerarası fuar açılışı vardı ve bu münasebetle Fransa İmparatoru III. Napolyon, Sultan Abdülaziz'i de davet etmişti. Abdülaziz Han, bu daveti kabul etti ve Osmanlı tarihin de ilk defa yurt dışına resmi gezi yapmak üzere 21 haziran 1867 günü İstanbul'dan hareket ederek vapurla Fransa'nın Marsilya şehrine, oradan da trenle Paris'e gitti. Yanında Sadrazam Keçecizade Fuad Paşa da bulunuyordu.
İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.
Abdülazîz Revvâd hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. Horasan’da doğdu. 775 (H.159) târihinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nâfî, İkrime gibi âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Ondan da Süfyân-ı Sevrî ve daha başka âlimler hadîs-i şerîf bildirmişlerdir.
Şemseddin Timurtâşi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 923 (m. 1517) senesinde Filistin'de doğdu. 1004 [m. 1595]'de Gazze'de vefât etti. Vikaye kitabında buyuruyor ki:
İbn-i Âbidinzâde Alâüddin Muhammed Efendi, Hanefi fıkıh âlimi İbn-i Âbidin hazretlerinin oğludur. 1244 (m. 1828)'de Şam'da doğdu. Babasından ve Şam ulemâsından ilim öğrenerek icazet aldı. İstanbul'a davet edilerek Mecelle Cemiyeti âzâlığına getirildi. Sonra Suriye vilâyeti Maarif Meclisi Başkanlığına
tayin edildi. 1306 (m. 1889)'da Şam'da vefat etti. Hazırlanmasına iştirak ettiği Mecelle'nin bazı maddeleri:
Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.