Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.645.893

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kıyâmet Koptu (kabûl Et) Onun Için Ne Hazırladın?

Ebû Bekr Begâvî hazretleri Hadîs âlimlerinin büyüklerindendir. 214 (m. 829) yılında Bağdad’da doğdu. Pekçok âlimden ilim öğrenip büyük âlim oldu. Uzun seneler yaşadı. İlmi her yere yayıldı. 317 (m. 929) yılında Bağdad’da vefât etti. Hadîs ilminde hafızlık derecesine ulaşmış olup, yüzbin adîs-i şerîfi sened ve râvileriyle ezbere okurdu.  İmâm-ı Nâfi’ ve İbn-i Ömer (radıyallahü anh) yoluyla rivâyet etti: “Üç kişi bir arada bulunduğu zaman, üçüncüyü bırakıp ikisinin bir arada gizli konuşmasını, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) menetti.”

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beni Kimseye Muhtaç Etme Yâ Rabbî

Vehbi Tülek

Kâsım Ali Bedahşi hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Hicri onbirinci asrın ortalarında vefât etti. Rivâyet edilir ki:

Vakit, Keskin Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

resû­lul­lahla Ilk Na­maz Kı­lan O­dur!

Vehbi Tülek

Haz­ret-i Ali'den "ra­dı­yal­la­hü teâ­lâ anh" şöy­le ri­vâ­yet edi­lir:
Ev­ve­lâ İs­lâ­ma ge­len, Ebû Be­kir'dir "ra­dı­yal­la­hü anh". Re­sûl-i ek­rem "sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem" ile ilk ön­ce kıb­le­ye du­rup, na­mâz kı­lan Ebû Be­kir'dir. Haz­ret-i Ebû Be­kir ön­ce­le­ri tüc­câr idi. Se­fer ve ti­câ­ret ya­par­dı. Ek­se­ri Şâm'a gi­der­di...

Ölüm, Gelmeden Görünmez, Gelince De Aman Vermez!.

Vehbi Tülek

Halife Hârûn Reşîd'i Ağlatan Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Re’fet Efendi

Vehbi Tülek

Nişâbur'dan Doğan Güneş Ebû Amr Bin Nüceyd

Vehbi Tülek

Hidâyetullah Erbilî Hazretleri

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Latif Bir Şikayet

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Bunlar Şarapti

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek