Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.668.107

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hemen Tayin Edelim

Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Âşık Kâsım

Âşık Kâsım rahmetullahi aleyh, Osmanlı devri âlimlerindendir. İznik'te doğdu. 945 (m. 1538)'de Edirne'de vefât etti. Vefâtında yüzyetmiş yaşlarında idi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

az Iş Yap­tı Fa­kat Çok Ka­zan­dı!..

Vehbi Tülek

Be­râ bin Âzib (ra­dı­yal­la­hü anh), Re­sû­lul­lah (sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem) Efen­di­mi­zin hic­re­tin­den ön­ce Me­di­ne-i mü­nev­ve­re­de kü­çük yaş­ta iken Müs­lü­man ol­du. Ba­ba­sı Âzib de Sa­hâ­bi idi...
Be­râ bin Âzib, Re­sû­lul­la­hın ve di­ğer sa­hâ­be­nin hic­ret­le­ri­ni şöy­le an­la­tı­yor:

Halanız Olan Nahleye Saygı Gösteriniz!

Vehbi Tülek

Resûlullah âşıklarını Üzmemeli

Vehbi Tülek

Mimârzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 934 (m. 1527)'de Haleb'de kadı iken vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) vesile ederek, Allahü teâlâdan bir şey istemek mevzûunda şunları anlattı:

Harcandığı Hâlde Hiç Eksilmeyen Para!

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Bin Heytî'nin Salih Arkadaşı!

Vehbi Tülek

Zâlim Ile Arkadaşlık Eden De Zâlimdir!

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Mushafa Bakarak Okumalıdır

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâd-ı Azam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah Nasil Misafir Edilir?

Musa Aleyhisselâmın ümmeti:

- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allahü teala (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelimullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:

- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»

Musa Aleyhisselâm: «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.

Allahü teala: «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

SelÂmetle Gidip Gel

İftiranin Neticesi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek