Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.144
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
93 Harbi diye meşhur olan 1877-78 Osmanlı-Rus harbinde, doğu cephesi savaşlarının kazanılmasında hizmeti geçenlerden biri de Erzincan'lı Hacı Fehmi Efendidir. O tarih lerde yaşı altmışı geçtiği halde, tüfeği omzunda, kaması belinde, düşmana karşı en genç gazilerin gösterdiğinden daha çok yararlıklar gösteriyordu. Ordunun öncü ve karakol hizmetlerini görecek kimse yoktu. İşte bu mühim vazifeyi, talebelerinden seksen kişi ile üzerine aldı. Hareketini durmadan değiştiren düşmanın niyetini sezip her saat başı kendi eliyle yazdığı raporları kumandan paşaya gönderiyordu. Bu muharebede, Rus mevzileri ile Osmanlı mevzileri 20 kilometre uzunluğunda bir hat üzerinde sıralanmıştı. İki tarafın topları üçyüzü geçiyordu ve birbirlerine sürekli ateş ediyorlardı. Bir ara bizden atılan mermilerden biri bir Rus topunu çeken hayvanları telef etti ve bu sırada Rus askerinin şaşkınlığından istifade eden Fehmi Efendi, talebeleri ile birlikte Rus mevzisindeki bu topun üzerine atlarını sürerek topu zaptedip bizim mevzilerimize getirdiler. Bu hareket, askerimize büyük bir moral kaynağı oldu ve cesaretlerini son derece yükseltti.Akşama bir saat kala Rus mevzilerinden ateş kesildi. Gece karanlığında Ruslar, mevzilerini terkederek geri çekilmeye başladılar. Gedikler muharebesinde Osmanlı kuv vetleri Rus ordusunu hezimete uğratmıştı. Bu muharebenin kazanılması ile Sultan II. Abdülhamid Han, ordu kumandanı Ahmet Muhtar Paşaya "Gazi" ünvanını verdi.
Mary Mills Patrick, feminizm hareketini Amerika'dan Osmanlı'ya taşıyan ilk kadın... İstanbul'da bisikletle ve peçesiz olarak sokağa çıkan ilk kadın da budur. Onun bu davranışı, Hıristiyan azınlıklara mensup kız öğrenciler tarafından bile büyük tepkiyle karşılanmıştır. Patrick, İrlanda'dan Amerika'ya göç etmiş bir ailenin kızıydı. Üniversite eğitimini Amerika' da yaptı. İsviçre'nin Bern Üniversitesinde eski Yunan felsefesi üzerine doktora eğitimi aldı. Fransızca, Almanca, Ermenice, Yunanca ve Türkçe biliyordu. O, iyi yetiştirilmiş bir misyonerdi.Bu eğitimden sonra Türkiye'ye geldi. Erzurum'da görev yaptı. Patrick, 1876 yılında henüz 26 yaşında genç ve idealist bir kadın iken, Üsküdar'da faaliyet gösteren İstanbul Kız Koleji'nde felsefe hocalığına başladı. Kolejde 1890'da müdireliğe başlayan Patrick, 1924 yılına kadar bu görevde kaldı. Bu tarihte görevini Kathryn Nevell Adams'a devrederek Amerika'ya gitti.
Es'ad bin Mahmûd Icli rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve meşhûr vâizlerdendir. 515 (m. 1121)'de doğdu. 600 (m. 1203)'de vefât etti. Vaazlarında buyurdu ki:
Şeyhî Mehmed Efendi Nakşibendî şeyhlerindendir.1078 (m. 1668)’de İstanbul’da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayarak müderrislik yaptı. Nakşî şeyhi olan babasının vefatı üzerine Emîr Buhârî Dergâhı’nın şeyhliğine getirildi. 1144’te (m. 1731) vefat etti. “Vekâyiu’l-fuzalâ” isimli eserinde evliyanın hayatlarını anlatmaktadır. Bu kitabında şöyle nakleder:
Muhammed bin Yahyâ Hadrami hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Arabistan'ın güneyinde Hadramut'ta doğdu. 1277 (H.676) senesinde, Yemen'de Aden şehrinde vefât etti. Zamânının önde gelen tanınmış âlimlerinden, fıkıh ve diğer ilimleri öğrendi. Tasavvuf ilminde icâzet aldı. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:
Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. Terzi başını çağırtıp o kumaşı eline verir. Terzi başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır: -Sultanım, üstatlar, "bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler", der. -Sultanım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler.