Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.941.325

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Büyük Nîmet, Allahü Teâlâyı Bilmektir

Sirâcüddîn Osman hazretleri Sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın yetiştirdiği Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Lüknov'da doğdu. Daha gençlik yıllarında, Hâce Nizamüddîn hazretlerinin sohbetlerinde bulunarak yetişti. Hâce hazretlerinin sohbetleri bereketiyle, tam bir olgunluğa kavuşup, icâzet ve hilâfet almakla şereflendi ve memleketi olan Lüknov'a gönderildi. Burada talebe yetiştirmekle meşgul olpu 1357 (H.759) yılında orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud, çocukların Kur'ân-ı Kerim öğrendikleri mektebi gezerken içlerinden bir küçük dikkatini çeker ve yaklaşarak sorar:

" Sen sınıfın kaçıncısısın?Küçük, cevap verir:

" İnsana kendini medhetmek düşmez efendim, hocama sorun. Padişah cebinden bir altın çıkarır ve küçüğe uzatır; fakat o almaz, babasının "nereden buldun?" diye kendisini sıkıştıracağını ileri sürer.

" Padişah verdi, dersin, diye akıl verince de şu karşılığı verir:

" Padişah verseydi böyle az vermezdi, der efendim!Bu defa elini cebine sokup avuç dolusu altın çıkaran hükümdar;

" Sen hakikaten sınıfın birincisiymişsin, diyerek avuç dolusu altını cüz çantasının içine boşaltmak zorunda kalır

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ümmetim! Yâ Rabbî! Ümmetim

Kâdızâde Kutbeddin Efendi Osmanlı âlimlerdendir. Bursa'da doğdu. 957 (m. 1550)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, bu ümmetin üstünlüğünü anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beyaz Elbisedeki Beyaz Yama Gibi!

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin Mankpûri hazretleri Hindistan'da Mankpûr şehrinde yaşamış olan evliyadandır. Hicri dokuzuncu asrın ortalarında vefât etti. Şeyh Hüsâmeddin, zamanında bulunan âlim ve velilerin önde gelenlerinden idi. Zâhiri ve bâtıni ilimleri kendisinde toplamış idi. Çok talebe yetiştirdi. Çok ibâdet ve tâat yapardı.

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sana Kim Dedi Ki Dünya Ile Hoş Ol

Vehbi Tülek

Mehmed Kâmil Efendi, Doksanıncı Osmanlı Şeyhülislâmı'dır. 1141 (m. 1728)'de İstanbul'da doğdu. 1215 (m. 1800)'de orada vefât etti. Meşihat makamında, kendisine sorulan bazı suallere şöyle cevap verdi:

İhlâs Sahibi Olanlar Hidâyet Kandilleridir

Vehbi Tülek

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Gözyaşı Denince Küllab Bin Ceri

Vehbi Tülek

Kıvâm-üs-sünne

Vehbi Tülek

Nefsinizi Hayırlı Şeylerle Meşgûl Ediniz!

Vehbi Tülek

Kabir Azabı Haktır, Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Bülbülün Zikri

İsmail Hakki Efendi

Geç Gelen Kurtarıcı

Bunlar Şarapti

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek