Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.261.347

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şah İsmâil’in Zulmünden Osmanlıya Sığınan Zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis’te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil’in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan Bâyezîd Hân, onu Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin etti. Yavuz Sultan Selim Hân’ın hizmetinde de bulunan İdrîs-i Bitlisi, Sultân’ın İran’a karşı tertip ettiği Çaldıran Seferinde ona refakat etti ve Bitlisli olmasının da yardımıyla, doğu vilâyetlerinin Osmanlıya bağlanmasını sağladı. 926 (m. 1520) senesinde vefât etti. Eyyûb Sultan’da İdrîs Köşkü civarında defnedildi. Çeşitli eserler yazmıştır. “Münâzara-i savm-ü-ıyd” adındaki eserinde Ramazan-ı Şerif Bayramının faziletilerini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

1911 senesi Ramazan Bayramı'nın 3. günü, Libya sahillerine çıkan Müstevli İtalyan askerleri, bulabildikleri herkesi öldürdüler. Teslim olanları da öldürdüler.Trablus'ta kurdukları Divanı Harp'te, grup grup getirilen esirlerin yargılanmaları 3'er dakika sürerdi. Karar hemen binanın arkasında duvarın önünde infaz edilirdi.Birgün elleri kelepçeli bir yaşlı, bir orta yaşlı, bir de delikanlı, çöl kıyafeti içinde mahkeme nin önüne çıkarılır. Başkan Albay Carlo Torelli, bu zavallıları yargılamak için tercümana der ki:- Sor bakalım, bu 3 kişi kimdir?Elleri kelepçeli orta yaşlı olanı, gayet iyi bir İtalyanca ile cevap verir:

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Ahmed Buhârî

Seyyid Ahmed Buhâri hazretleri İstanbul'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'da doğdu. Hâce Ubeydullah-i Ahrâr hazretlerinin talebesi idi. Hocasının vefatından sonra Anadolu'ya giderek önce Simav, sonra İstanbul Fâtih'te yıllarca talebe yetiştirdi. 922 (m. 1516) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Baba-oğul Sözleşmesi!..

Vehbi Tülek

Baba Yûsuf Sivrihisâri, Anadolu velilerindendir. İzmir'in Seferihisar (Eski adı Sivrihisâr) kasabasında doğdu... İkinci Bâyezid Han, Baba Yûsuf Sivrihisâri'yi çok sever, sohbetinde bulunurdu. O da Sultanı çok severdi. Baba ve oğulluk sözleşmesi yapmışlardı...

"vah Hârûn Reşîd... Vah...

Vehbi Tülek

Allah'ın Râzı Olduğu Yola Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali Sabbân Mısrî hazretleri Mısır’da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. Kâhire’de doğdu. 1206 (m. 1791) senesinde Kâhire’de vefât etti. Zamanın büyük âlimleriyle görüşüp derslerini dinledi. Şâziliyye yolunun edebini üstâd Abdülvehhâb Ârifi Merzûkî’den öğrendi. Uzun zaman sohbetlerine devam etti ve evliyâlık makamlarında büyük pay sahibi oldu. Buyurdu ki:

Ömer (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Babanzâde Ahmed Naim Efendi

Vehbi Tülek

Baba Nîmetullah Nahçıvânî

Vehbi Tülek

Seyyid Zeynelâbidîn Efendi

Vehbi Tülek

Şerefli Bir Insan Olabilmek Için

Vehbi Tülek

Hayber'de Ganimet Istemeyen Mücâhid

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Zalimlere Dersini Verdi!

Arkadaşlarımı Korumak Için

Pişman Oldular!

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Yüz Vermedin!

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek