Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.114.726

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bahri Dede Ve Zigetvar Kalesi'nin Fethi

Bahri Dede evliyânın meşhurlarındandır. Edirne'de doğdu ve orada yetişti. 1566 (H.974) senesinde Bursa'da vefât etti. Edirne'de zamânının âlimlerinden ilim öğrenen Bahri Dede, tasavvufta İbrâhim Edhem hazretlerinin yolunda yetişip kemâle erdi. Bursa'da Murâdiye Dergâhında insanlara rehberlik etti. Sohbetleri çok tesirli ve duâsı makbul idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi zamanı. Türkmen atlıları, İzmit önlerine kadar gelmişlerdi. Hedef, İstanbul. Fakat oraya gitmek için alınacak bir çok kale var. Bunlardan en muhkem olanı, Hereke kalesi. Daha önce akıncılar, iki defa bu kaleyi zorladılar, fakat zaptedemediler. Orhan Gazi Ali Ağa ismiyle meşhur akıncı beyini çağırdı ve :-Baka Ali Ağa, dedi, Hereke çetin bir kaledir. Tekfuru da yaman bir silahşör. Ve ille bu kale bize gerektir. Bunu senden isterim!Ali Ağa duraksamadan:-İstediğin kale olsun beyim, biner gider, yırtar alırız evelallah! Dedi.Orhan Gazi; "Hemen cenk duası okunsun" emrini verdi. Ali Ağa, kollarını ileri uzattı ve yüreklere dokunan gür sesiyle Cenk duasını okudu. Hep birden "amin" diyen 100 yiğit, Ali Ağanın ardından hemen yola düştüler.

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

Selanik Vak’asi

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Merzifonlu Hayreddin Efendi

Merzifonlu Hayreddin Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı tefsir ve hadis âlimidir. Devrinin âlimlerin­den tefsir ve hadis, fıkıh okudu. İlmi şöh­retinden dolayı Sultan II. Bayezid onu saray hizmetlilerine hoca tayin etti. 948 (m. 1541)'de Eyüp'te vefat etti ve kendi evinin civarına defnedildi. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bayram Günlerinin Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Molla Hüsrev hazretleri Üçüncü Osmanlı Şeyhülislamıdır. Sivas'ın Kargın köyünde doğdu. Zamânının büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Tahsilini tamamladıktan sonra medreselerde müderrislik yaptı. Fâtih Sultan Mehmed Hân tahta geçince İstanbul'da Galata ve Üsküdar kâdılıklarına, 1460 (H.865) senesinde de şeyhülislâmlığa tâyin edildi. 1480 (H.885) senesinde İstanbul'da vefât etti. Molla Hüsrev hazretleri buyurdu ki:

Yemenli Velî Ahmed Bin Alevî

Vehbi Tülek

Fazıl Bircendî

Vehbi Tülek

Fazıl Bircendi hazretleri fıkıh âlimidir. İran'ın doğusunda Bircend'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Herat'ta medresede okudu. Şah İsmail'in buraları ele geçirip Ehl-i sünnet âlimlerini katletmeye başlaması üzerine İstanbul'a gitti ve burada Şerh-i Nikâye'yi tamamladı. 934'de (m. 1527) vefat etti. Şerh-i Nikâye isimli fıkıh kitabında şöyle buyurmaktadır:

Namaz, Ihlâsla Kılınırsa Çok Kıymetli Olur

Vehbi Tülek

Evtâs Gazâsı Ve Ebû Âmir

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Ücret Ile Okumak, Bâtıldır

Vehbi Tülek

Musul âlimlerinden Feth-i Musûlî

Vehbi Tülek

İnsanların En Mesudu Kimdir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Padişah Ve At

Keramete İnanmayan Âlim

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Yüz Vermedin!

Allah Nasil Misafir Edilir?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek