Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.535.049

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Birinci Dünya Savaşında yedek subay olarak askere alınan ve Kafkasya cephesinde savaşan Hüseyin Kadri bey, daha sonraları İkdam gazetesinde neşredilen hatıraların dan birinde, başından geçen şu hadiseyi nakleder:Kolordu kumandanı bir gün beni çağırdı ve gizli bir vazife için üç günlüğüne İstanbul'a göndereceğini söyledi. Bunu duyunca nasıl sevindiğimi anlatamam. Evden ayrılalı iki seneden fazla olmuştu. Validemi, hemşiremi ve uzun zamandır haber alamadığım nişanlımı görecektim. Trabzon'a kadar araba ile geldikten sonra buradan, İstanbul'a gidecek olan bir gemiye bindim. Nihayet bir gece vakti özlediğim memleketime kavuştum. Fakat, Galata rıhtımında karaya çıktığımda bana buraları bir değişik geldi. Evimiz Vefa'da idi. Hemen bir araba bulup eve geldim. Gittikçe artan bir heyecanla kapıyı çaldım. Ses yok... Acaba bu saatte nerede olabilirler? Bilhassa hizmetçimizin sokak kapısının önünde ki odada yattığını bildiğim için, kapının çalındığını duymamaları bana acaip geldi. Tekrar çaldım, yine ses yok.

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bi'r-i Mâûne Şehitleri

Arabistan'ın Necd Bölgesinin Reisi Ebu Bera, Resulullah efendimize gelerek, Necd'de İslâm'ın tanıtılması için, öğretmen istedi. Sevgili Peygamberimiz; "Göndereceğim kimseler hakkında, Necd halkından emin değilim!" buyurdular.
Ebu Bera'nın "Onlara kimse zarar veremez" sözü üzerine, Âlemlerin efendisi, bu kesin taahhüdü kabul buyurup, Eshâb-ı Soffa'dan yetmiş kişilik bir hey'et hazırladı ve Münzir bin Amr hazretlerinin kumandasında yola çıkardı... (Medineli Ensârın fakir olanları ile Muhâcirlerin fakirleri, "Mescid-i nebi" yanındaki "Soffa" denilen büyük çardak altında yaşarlar, ilm öğrenmek ve öğretmekle uğraşırlar, ömürlerinin çoğu Resûlullah ile birlikte cihâd etmekle geçerdi. Bunlara "Eshâb-ı Soffa" denirdi.)

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömrünü Faydalı Şeyler Için Harca

Vehbi Tülek

Emir Osman Efendi İstanbul velilerindendir. 1513 (H. 919) senesinde Sivas'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmek için İstanbul'a geldi. Sahn-ı semân medreselerinde ilim tahsil etti. Kırklareli'nin Vize kazasında Şeyh Alâüddin Ali Efendinin, sonra İstanbul'da Nûreddinzâde'nin sohbetlerinde yetişti. İcazet alarak Kasımpaşa'daki dergâhında talebe yetiştirdi. 1594 (H. 1003) senesinde İstanbul'da vefât etti. Nasihat isteyen bir talebesine şunları anlattı:

“üveysî” Bir Zat Rüstem Halîfe

Vehbi Tülek

“allahü Teala, Kifl’in Günahlarını Affetti!..”

Vehbi Tülek

Zengin bir adam olan Kifl, ahlâki değerlere önem vermeyen biriydi. Bütün servetini de faizden elde etmişti. Dara düşen kimse kendisine geliyor, o da yüksek bir faizle onlara para veriyordu...
Bir gün, bu Kifl'in kapısına borç için bir kadıncağız geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. O gün aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmak geldi. Ancak bunun için bir dokuma tezgâhına ihtiyacı olacaktı. Tezgâhı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarından istedi; ama kimsede para yoktu. Çaresiz kalınca mecburen Kifl'e gitmeye karar verdi...

Zekât, Gazâb-ı Ilâhîyi Söndürür

Vehbi Tülek

İlim Yolu Öyle Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Allah'tan Ancak Ilim Sahipleri Korkar

Vehbi Tülek

Hem Kendine, Hem De Başkalarına Iyilik Et

Vehbi Tülek

İbn-i Abdûs Kayrevânî

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâm Düşmanlığı!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Değişen Sizin Kalbiniz

Kadin Akli

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek