Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.095.425

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904 (H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî eserlerinde ondan sıkça bahseder.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çirağan Vak’asi

Sultan Abdülaziz Han zamânında yeni Osmanlılar cemiyetine giren Ali Suâvi, uzun bir müddet yurt dışında kaldı. Sonra memlekete dönüp, Galatasaray Lisesi Müdürlüğüne tâyin edildi. Mizâc olarak meşhur olmaktan ve büyük mevkılere gelmekten çok hoşlanırdı. Her renge girerek çeşitli vazifeler almayı denemiş, fakat başarısızlığı sebebiyle her seferinde vazifesinden atılmıştı. Kendisi gibi, Sultan Abdülhamid Han zamânında yükselmekten ümidini kesenler, onun etrâfında toplandılar. Düşünceleri; hastalığı sebebiyle tahttan indirilen Sultan Murâd'ı tekrar tahta geçirmekti. Filibeli muhâcirlerden etrâfına topladığı epeyce bir kalabalık ile 19 Mayıs 1878'de Çırağan Sarayına girmeyi başardı. Sultan Murâd bu sarayda olduğu için onu dışarıya çıkarmaya çalıştı. Bu sırada Beşiktaş'ın inzibat işleriyle görevli komutanı Mirliva Hasan Paşa topladığı askerlerle derhâl isyancıların üzerine yürüdü. Hasan Paşa, elindeki bastonu Ali Suâvi'nin başına vurarak onu öldürdü. İki taraf da silah kullanınca kan döküldü.

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Ebû İshâk İbrâhim hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 597 (m. 1200)'de Suriye'deki Ca'ber kalesinde doğdu. 687 (m. 1288)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, zekât mevzuunda, şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fakirleri Doyurmak, Her Zaman Sevaptır

Vehbi Tülek

Molla Yegân hazretleri Osmanlı devrinde yetişen büyük veli ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. İsmi, Mehmed'dir. Aydın'da doğdu. Çocukluğu Aydın'da geçti. Orada temel bilgileri öğrendikten sonra Bursa'ya gitti. Molla Fenâri'den ilim öğrenip icâzet aldı. Kendi adıyla anılan Molla Yegân Medresesinde senelerce müderrislik yaptı. Molla Fenâri'nin vefâtından sonra, başmüderris ve Bursa kâdısı oldu. 1453 (H.857) târihinde Bursa'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Hac Mevsimi Yaşanan Ibretlik Bir Hadise

Vehbi Tülek

Nûh Bin Ebî Meryem

Vehbi Tülek

Nûh bin Ebi Meryem rahmetullahi aleyh, Tebe-i tâbiinin büyük fıkıh âlimlerindendir. İmâm-ı a'zam Ebû Hanife'nin derslerine devam ederek Fıkıh ilmini öğrendi. 173 (m. 789)'da vefât etti. Buyurdu ki:

Mimar Sinan "yüce Divan"da

Vehbi Tülek

Muhammed Dükkî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Dilediğini Kendine Seçer

Vehbi Tülek

Yûsuf Kâmitî

Vehbi Tülek

Hiçbir Lüzum Yokken Mezhep Değiştirmek

Vehbi Tülek

Faydasız Ilim Ilim Değildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Tüccarin Rüyasi

Hizir Ve Gelin

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek