Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.065

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Elçiye Lüzum Yok

Vehbi Tülek

YAVUZ SULTAN SELİM,1515 yılında Dulkadiroğlu Alâüddevle'yi mağlup etmişti. Mısır Sultanı, Anadolu'daki bu fethi protesto için Yavuz'a bir elçi gönderdi. Elçi Yavuz'a:

"-Hutbelerde sultanımızın adı okunan memleketleri iade ediniz." dedi.

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Zirhimi Giyinip Kilicimi Kuşandim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr-i Beydâvî

Ebû Bekr-i Beydâvi hazretleri, Şafii mezhebinde büyük bir fıkıh âlimidir. 392 (m. 1002) senesinde İran'ın Beydâ şehrinde doğdu. 468 (m. 1076) senesinde vefât etti. Kur'ân-ı kerim okumanın ve Kur'ân-ı kerim ehlinin fazileti hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kıyamet Günü Mîzân Kurulur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hattâb Kelvezâni hazretleri Fıkıh ve kelâm âlimidir. 432 (m. 1041)'de Bağdad'da doğdu. Kâdı Ebû Ya'lâ'dan fıkıh ilmi tahsil etti. Fıkıh ilminde vaktinin İmâmı, asrının en büyüklerinden oldu. İnsanlara ilim öğretti. Fetvâ verdi. 510 (m. 1116)'da vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

İlim Öğrenmek Için Yollara Düşenler

Vehbi Tülek

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Vehbi Tülek

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Cafer Bin Ali Dimaşkî

Vehbi Tülek

Abbas Bin Ubâde (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

İslâmiyetin Aslı Üçtür: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefsten

Vehbi Tülek

Hacı Torun Efendi

Vehbi Tülek

Bâyezîd-i Bistâmî Ve Ebû Türâb'ın Talebesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Yirmi Saniyede

Delik Kova

Kul Hakkı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Allah'ın Emaneti

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek