Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.804.736

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Tekirdağ'da Hacı Osman Efendi isimli hayırsever bir tüccar, bunun Hasan isminde bir de oğulluğu vardı. Ancak Hasan, ele avuca sığmaz, pek haşarı bir çocuktu. Biraz büyüyünce mahalledeki bütün çocukları dövmeye ve onları emri altına almaya başladı. Kimse ona karşı gelemiyor ve sözünden çıkamıyorlardı. Çıkmak isteyen adamakıllı dayak yiyor, kafası gözü şişiyordu.Bütün mahalleli ondan şikayetçiydi. Osman Ağaya durumu söylediler. O da Hasan'ı çağırdı, azarladı. Lakin hiç biri para etmiyor, çocuk bildiğinden şaşmıyordu. Osman Ağa, oğulluğuna pek düşkün olan hanımının hatırına daha fazla ses çıkarmadı. Ne var ki, Hasan büyüdükçe şirretliği artıyor, yalnız mahallenin değil, bütün kasabanın delikanlılarını hakimi yeti altına almaya çalışıyordu. Kendisine boyun eğenler yakayı kurtarıyor, eğmek istemeyenler ise belayı buluyordu. Hasan artık onları dövmekle kalmıyor, onlara silah da çekiyordu. Her silahı büyük bir ustalıkla kullanır olmuştu.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, bir gün Çatalca'daki uzun bir gezinti sırasında, yanın dakilerle birlikte şiddetli bir yağmura yakalandı. Tebdil-i kıyafet geziyorlardı. Bu yüzden kim oldukları belli değildi. Sığınacak bir yer arandı. Nihayet uzaklarda, kulübe ile ev arası bir yer gördüler. Hava soğuktu. Bir hayli de ıslanmışlardı. Evin kapısını çaldılar. Kapıyı açan ev sahibi, gelenlerin durumlarını görünce hiçbir şey sormadan hemen buyur etti. Evin yanan ocağına biraz daha odun boca ederek ısınmalarına yardımcı oldu. Sultan ve yanındaki birkaç kişi, sedirin üzerinde oturup ısınmanın verdiği rahatlıkla sohbete başladılar. Ev sahibi de ufak tefek ikramlar yapıyordu. Kanuni bir ara muhasibine dönerek:-Şu ateş bin altın değerinde! Dedi.

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâda En Kıymetli Şey, Ihlâstır

Ebû Ya'kûb Râzî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. İran’da Rey şehrinde doğdu. Zünnûn-i Mısrî’nin talebesi olup, aynı zamanda; Ebû Türâb Nahşebî, Yahyâ bin Muâz ve başka âlimlerle görüşüp sohbet etti ve kendilerinden ilim öğrendi. Ebû Saîd Harrâz ile yol arkadaşlığı ve Cüneyd-i Bağdâdî ile mektuplaşmaları meşhûrdur. İlim öğrenmek için çok seyahat etti. 915 (H.304) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi, son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1814'te Kastamonu'da doğdu. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Kastamonu'daki halifesi Şeyh Ahmed Siyahi hazretlerine intisab ederek ondan icazet aldı. Kastamonu'da yüzlerce talibe Nakşibendi yolunu öğretti. 1912'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Taşkesenli Gazi İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Gey­lan­lı Gö­nül Sul­ta­nı Cemâ­leddîn­-i Ez­herî

Vehbi Tülek

İs­lâm âlim­le­rin­den ve ev­li­yâ­nın bü­yük­le­rin­den olan Ce­mâ­led­din-i Ez­he­ri, 1358 (H.760) se­ne­sin­de Gey­lân şeh­ri ci­vâ­rın­da bu­lu­nan Len­ger-Kü­nân'da doğ­du. Ço­cuk­lu­ğu, kö­yün­de ge­çen Ce­mâ­led­din Mu­ham­med, ilim öğ­ren­me ça­ğı­na ge­lin­ce, Mı­sır'da bu­lu­nan meş­hûr Câ­mi'ul-Ez­her Med­re­se­si­ne git­ti ve tah­si­li­ni ora­da ta­mam­la­dık­tan son­ra, Teb­riz'e yer­leş­ti.

Şihabeddin Ba’levi

Vehbi Tülek

Hocanı Seveni Sev Ve Ona Yardımcı Ol

Vehbi Tülek

Ankaralı Gelin Karyağdı Hatun

Vehbi Tülek

İzzeddin Askalânî

Vehbi Tülek

Seyyid Zeyd Bin Zeynel'âbidîn

Vehbi Tülek

Rükneddin Amîdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Anzakli Ömer

Anzakli Ömer

Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu unutanlara hatırlatmak için, Türk olmanın tadına varmak için, lütfen okuyun.

Bu hakiki hikayeyi aktaran, sayın Dr. Ömer Musoğlu 85 yaşındadır ve halen MODA/ İstanbul'da oturmaktadır.

Anzaklı Ömer'in Hikayesi 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD'ye giden doktor Ömer Muşluoğlu, görev yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor:

Amerika 'ya gittiğim ilk yıllar.. New York'da Medical Center Hospital'da görev almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler.. Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor .Diğer zamanlarda da laboratuarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim. Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hizir Ve Gelin

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek