Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.386.252

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Saâdetli, Akıllı Olanlar Acılardan Tat Alırlar

Abdülhamîd Şirvânî hazretleri büyük velilerdendir. Azerbaycan’da Şirvan’da doğdu. 1882 (H.1300) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Abdülhamîd Şirvânî, bu maksatla, İstanbul ve Mısır gibi, zamânın ilim merkezi olan yerlere giderek büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Bugün İstanbul'da oturup da bu şehrin Laleli diye bir semti bulunduğunu bilmeyen yoktur Burada yine bu isimle anılan bir de tarihi cami vardır. Bu semt ve cami hakkında ilginç bir hikaye anlatılmaktadır: Laleli Camiini Sultan III. Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir zatın yaşadığını öğrendi. İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu. Cami inşatını denetleme ye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi. Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti. Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden çok istifade etti. İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı. Ayrılacağı sırada bu zata soru sordu:

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

32 - Şanli İzzeddin Zirhlisi Ve Gamsiz Hasan Bey

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Câfer-i Sâdık Ayderûsî

Câfer-i Sâdık Ayderûsi hazretleri Yemen'de yetişen büyük velilerdendir. Seyyid bir âileye mensub olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. 1588 (H.997) senesi Terim şehrinde doğdu. 1653 (H.1064) senesi Hindistan'da Bendersûre şehrinde vefât etti...
Ayderûsi hazretleri, Hind diyârına gitmek, oradaki evliyâ ve âlimlerle görüşmek istiyordu. Zirâ orada akrabâlarından birçok kimse vardı. Nitekim arzusuna kavuştu; Hindistan'a gitti ve Bendersûre şehrinde amcası Şerif Muhammed'i ziyâret etti. Sohbetlerinden istifâde etti. Kısa bir zaman sonra orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küfre Düşmekten Çok Korkmalıdır

Vehbi Tülek

Karakaşzade Ömer Efendi Celveti şeyhlerindendir. Bursa’da doğdu. İstanbul’a giderek Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine intisab etti. Hilafet verilerek Edirne'ye gönderildi. Burada talipleri yetiştirdi. 1047 (m. 1637)’de orada vefat etti. “Nûrü'l-Hüdâ Limen ihteda” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:

4 Mayıs 2026 Vehbi Tülek Şeyh Sıbgî Şeyh Sıbgî Hazretleri Şâfiî Mezhebi Fıkıh âlimlerindendir. 8

Vehbi Tülek

İbn Ül-bezzâz Muhammed Kerderî

Vehbi Tülek

İbn ül-Bezzâz Muhammed Kerderi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Harezm'in Kerder köyündendir. Osmanlı ülkesine geldi. Bursa'da Molla Şemseddin Fenâri ile sohbet etti. 827 (m. 1424)'de Mekke'de vefât etti... Muhammed Kerderi "Bezzâziyye" fetvâsında buyuruyor ki:

Ya Faydalı Konuşunuz Yâhut Da Susunuz

Vehbi Tülek

Salih Bin Ahmed Hemedâni

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

Onu Seven, Beni Sevmiş Olur

Vehbi Tülek

Allahü Teala Hastaları Ziyâret Edeni Korur

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Hamevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hakikati Görmek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Zalimlere Dersini Verdi!

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek