Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.263.673

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti. Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Duanın Kabul Olması Için

Ebül-Kâsım Semerkandi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 556 [m. 1161] senesinde vefât etti. (Câmi'ul-fetâvâ) kitabı meşhurdur. Bu kitabında diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Indinde Hangi Amel Sevgilidir

Vehbi Tülek

El-Hâc Mehmed Efendi Anadolu'da yaşamış olan ilim ve gönül ehli zâtlardandır. Mehmed Efendi, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda yaşadı. "Sarı Ahmedzâde" diye meşhûr olmuştur. Amasya'da vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsîline yönelen Mehmed Efendi, İstanbul'a gelerek zamânının âlimlerinden ilim tahsîl etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderris oldu. Kastamonu Medresesinde müderris olarak vazîfe alıp talebe okuttu. Bir müddet bu vazîfeyi yaptıktan sonra Amasya'ya döndü. Çok kitap yazdı. En meşhuru El-Eşbâh kitabıdır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Hamza Efendi

Vehbi Tülek

onun Hastalığı Ilaç Kabul Etmez

Vehbi Tülek

Nakledilir ki, Timûr Hân Semerkand'a yerleşince, Emir Külâl (Gilâl) hazretlerine haber gönderip, "Bizim Buhârâ'ya gelmemize müsâade ederler mi? Şâyet izin verilmezse; kendilerinin Semerkand'a teşrif etmelerini arzu ediyoruz, nasıl buyururlarsa öyle yapalım" dedi...

Ebû Abbâs Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak Kesmek

Vehbi Tülek

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Kim, Allah'a Isyan Edenleri Beğenirse

Vehbi Tülek

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Hacı Bulam

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Fatih Sultan Mehmed Han'ın başveziri Mahmûd Paşa, evinde bir dâvet tertib etti. Dâvete, hurûfi yolunda olan sapıklar da çağırıldı. Fahreddin Acemi de perde arkasına saklanmış, onları dinliyordu. Sohbet ilerleyince, Mahmûd Paşa, kendilerini çok sevdiğini ve her dertlerini çekinmeden kendisine açabileceklerini söyledi. Vezirin bu aşırı sevgi ve muhabbetinden dolayı onu kendisinden zanneden bu kimseler, fırkalarının iç yüzünü anlatmaya başladılar. "Her testi içine konulanı sızdırır" sözü gereğince sapıklıklarını ve küfürlerini açıkladılar. Hattâ:"Allahü teâlâ (hâşâ) Fadlullah'a (Hurûfilik bozuk yolunun kurucusu olup, 1393 senesinde Timûr Hanın oğlu Mirân Şah tarafından öldürülmüştü.) hulûl etmiştir." dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Latif Bir Şikayet

Bize Teveccüh Edin

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek