Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.605.483
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Osmanlılarda Padişah duası almak pek mühimdi. Çünkü bu duaya erişenin dünya ve ahırette sonsuz saadete kavuşacağına inanılırdı...70'lik Gazi Tiryaki Hasan Paşa, işte bu sebeple ağlıyordu...Çünkü Müslümanlar ın 78. Halifesi ve Cihan Padişahı III. Mehmed, kendisine dua ediyordu. Kanije kalesinin cesur kumandan ve askerlerine yolladığı Hatt-ı Hümayun'da şunlar yazılıydı:-"Yerin ve göğün sahibi olan Allahü teâlâ'ya hamdolsun ki, Osmanlı devletine senin gibi paşalar ve askerlerin sayesinde nice zaferler nasib eyledi...Sevgili Peygamberimize Salât ve Selam olsun ki, seni ve Devlet-i Aliyye askerlerini kendi yolunda Cihad eylerken görürüz...Şanlı Kanije serencamınızı bertafsil öğrendim......"
YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:
Kemâl Cündî hazretleri Türkistan âlim ve evliyâsındandır. On ikinci asrın ikinci yarısında vefât etti. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin huzûrunda yetişti. Hocasından icâzet aldıktan sonra insanlara tâliplerine ilim öğretmeye başladı. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Abdullah bin Utbe hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Meşhur sahâbi Abdullah bin Mes'ud'un (radıyallahü anh) yeğenidir. Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatı sırasında henüz küçüktü... Kûfe kadılığı yaparken 74 (m. 693) yılında orada vefat etti. Buyurdu ki:
Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından birkaç ay sonra, Hazreti Ali'nin (radıyallahü anh) hanımı, Hasan ve Hüseyin'in annesi olan kızı Fatıma da babasına kavuştu. Hazreti Ali, Beni Hanefiyye'den bir kız istedi. Ca'fer bin Kays el-Hanefiyye'nin kızı Havle'yle evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Adını Muhammed koydu. Ancak halk onu, kardeşleri, Fatıma'nın oğulları olan Hasan ve Hüseyin'den ayırdetmek için "Muhammed bin Hanefiyye" diye çağırmaya başladılar...
Muhammed bin Hanefiyye, Ebu Bekir'in (radıyallahü anh) halifeliğinin sonlarında doğmuştu. Babası Ali ibni Ebi Talib'in gözetiminde büyüyüp yetişmiş ve onun tedrisinden mezun olmuştu.
Şam'ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı için, ibretlik vesikalardan biri olan bu olay, şöyle meydana geldi:
Şam'ın fethinde, Hâlid bin Velid hazretleri, şehrin bir tarafından girdi. Kendisine karşı koyulduğu için, kılıç kullanarak şehirde ilerliyordu. Hedefi, o zaman için şehrin en büyük kilisesi olan şimdiki Câmi-i Emevi idi.