Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.564.862

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Koca Mehmed Ağa

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Oracıkta Şehit Düştü

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-hayr Şihâbüddîn Menûfî

Ebü'l-Hayr Şihâbüddin Menûfi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. "İbn-i Abdüsselam" ismiyle meşhurdur. 847 (m. 1443)'de Aşağı Mısır'daki Menûf şehrin­de doğdu. Zamanın meş­hur fakihlerden fıkıh tahsil etti. Mekke'de Şerefeddin Zâviyesi'nde ders verdi. Menûf ve Kahire kadılıklarında bulundu. 931 (m. 1525)'de Kahire'de vefat etti. Duânın edebleri hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhirette Sana Faydası Olmayan Şeyi Terk Et

Vehbi Tülek

Kırımlı Selîm Efendi Kâdiriyye meşayıhındandır. İlim tahsilini İstanbul'da yaptı. Bir müddet kâdılık vazifesinde bulundu. Bosna’da iken kâdılıktan ayrıldı. Tasavvufta yetişmek üzere Kâdirî büyüklerinden Şeyh Hamdi hazretlerinin huzuruna gitti. Ona talebe olup kemale erdi. Hocası onu Üsküp yakınlarında Köprülü (Titoveles) kasabasına gönderdi. 1756 (H.1170) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebû Câfer Bin Sinan

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey Lüzumsuz Yaratılmamıştır

Vehbi Tülek

Mensûr bin Ömer Kerhi hazretleri hadis ve Şafii Mezhebi fıkıh âlimidir. Bağdad'ın Kerh Mahallesinden olduğu için "Kerhi" nisbet edildi. 447 (m. 1055) yılında Bağdad'da vefât edip, Bâb-ı Harb'deki kabristana defnedildi. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Sâlih Bin Beşîr El-mürrî

Vehbi Tülek

Van’dan Doğan Güneş Abdülhakîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Mahrez Bin Halef

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Herkesin Gökte Iki Kapısı Vardır

Vehbi Tülek

Câmiye Girince, Dünya Kelâmı Söylememelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Bizi Hatirlayin!

İsmail Hakki Efendi

Cennetlik Hanım Isteyen...

Kabahat Kilincin Midir?

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek