Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.446.703

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!

Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İstanbul’un Sulari

İstanbul'da belediye ile ilgili işlerden biri de su sorunuydu. Kanuni Sultan Süleyman, Kırkçeşme sularını İstanbul'a getirttiği zaman milletin yüzü biraz güldü. Her tarafta çeşmeler yapıldı. Ebussuud Efendi de Yazıcı çiftliği yöresinden bulduğu suyu Turunçluk suyu ile birleştirdi, bir çeşme yaptırmaya karar verdi. Su yolları yapmak için büyük bir çalışma başladı. Su yollarının onarımı için Mısır'dan hamallar bile getirildi. Sular İstanbul'a düzenli bir biçimde dağıtılacaktı. Eğrikapı dışında büyük bir su hazinesi vardı. Bu hazine altmış lüleye bölünüyordu. Bu sular hazinelerden çeşmelere dağıtıldı. Sultan Süleyman dönemine gelinceye kadar çeşmelerin suyu hep boşa akardı. Gece gündüz akan çeşmelerden dolayı sokaklar çoğunlukla bataklık haline gelirdi. Sonunda burma lüleler bulundu. Hem sokaklar çamurdan kurtarıldı, hem de suların boşa akmasına engel olundu. Böylece artan suyu isteyenler hayrat çeşmeler yaptırarak oralara akıtırlardı. Fakat burma lülelerin, yani muslukların icadı birçoklarının işine gelmedi. Bazı mahallelerde imam ve cemaat: "Akan su bahçelerimize verilmiştir. Yabana akarsa aksın. Burma lüleye rızamız yoktur" dediler, burma lüleleri kaldırmaya çalıştılar. Bu konuda en ileri gidenler sipahilerdi. Bu sorun üzerine Sultan Süleyman İstanbul kadısına şu hükmü yazdı: "Çeşmelere burma lüle takıldığından lüleyi ufaltan eğer sipahi ve başka kullarım taifesi ise kapıma arz eyleyesin. Ve eğer ehl-i cihetten (yöre halkından) ise cihetten alup ahare (başka tarafa) veresin. Ve eğer şehirli halkından ise muhkem hakkından geldikten sonra cerimesini (cezasını) aldırasın. Ve yabana akmak ecli (nedeni) için açık koyanların dahi vech-i meşruh (açıklanan nedenlerle) üzre haklarından gelesin.

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Topkapı Sarayı'nın Hırka-i Saâdet dâiresinde bulunan Peygamber efendimize ve yakınları na ait olan Mukaddes Emânetler, Osmanlı Devleti zamanında her Ramazan ayının 15'inde ziyâret olunurdu. Bu ziyâretten birkaç gün önce Mukaddes Emânetler'in bulunduğu taht odası nın temizliği büyük bir hürmetle yapılır, padişah başta olmak üzere Has oda ağaları Mukaddes Emânetleri Taht Odasından Revân Odasına taşırlardı. Bu taşıma esnasında pâdişah da Has oda ağaları gibi hizmette bulunur, herhangi bir sebeple bu törende bulunamazsa maiyetinden birini gönderirdi. Ayın 14'ünde merasimde bulunacaklara dâvet tezkereleri gönderilirdi. Dâvetliler ertesi gün öğle namazından sonra Bâbüs-saâde'ye gelerek sadrazamı beklerlerdi. Sadrazam Bâbü's-sa'âde'ye geldiği zaman Silâhdar ağa tarafından karşılanır, Silâhtar ağa sadrazamın sağına, Has oda başı da soluna geçerdi. Şeyhülislâmın da yanına birer Has oda ağası gelirdi. Sadrazam ve şeyhülislâm yanlarında bulunan ağalarla birlikte Bâbüs-saâde'den içeri girerler, Arz Odası geçildiği zaman, Bâbüs-saâde önünde bulunan davetliler de protokol sıralarına göre Hırka-i Saâdet'in ziyaret olunacağı yere gelirlerdi. Burada herkes ayakta dururdu. Hırka-i Saâdet sandığının karşısında aşir okuyacak olan birinci ve ikinci imamlarla ayakta duramıyacak kadar ihtiyarsa Şeyhülislâmın oturmasına müsaade edilir. Aşir okunduktan sonra padişah Hırka-i Saâdet sandığını açar. Başta sadrazam ve şeyhülislâm olmak üzere diğer dâvet olunanlar protokol sıralarına göre teker teker gidip Hazret-i Peygamberin Hırkası'na yüz sürerlerdi. Bundan sonra hazır bulunan şeyhlerin herbiri sandığın karşısında yer alırlar, duâ ederlerdi.

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Umeyr Bin Hümam (radıyallahü Anh)

Uhud savaşının en şiddetli anlarında, Sevgili Peygamberimiz, sallallahü aleyhi ve sellem, tesirli bir konuşma ile islâm askerini coşturuyorlar:
-Ey eshabım! Sonsuz kuvvet ve kudret sahibi Allah'a yemin ederim ki her kim, bugün düşmandan yüz çevirmeyip sebat eder ve çarpışa çarpışa şehid olursa; Cenab-ı Hak, onu mükâfat olarak elbette cennetine koyacaktır. Bugün şehid olacakları, en yüksek cennet; Cennetül Firdevs, hazır olarak beklemektedir.
Efendimizin bu müjdesini işiten Umeyr bin Hümam radıyallahü anh, daha bir aşka geldi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

rahmete Kavuşmuş Bahtiyar Kimse...

Vehbi Tülek

Malik bin Dinar, evliyânın büyüklerindendir. Hasan-ı Basri hazretlerinin talebesidir. Basra'da doğdu. 748 (H.131) târihinde vefât etti. Bu mübarek zat, kendisinin bizzat yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenaze taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan çok kimse yoktu. Cenazeye neden az iştirak olduğunu sordum. Dediler ki:

Hizmet Edene Hizmet Edilir

Vehbi Tülek

İslâm Dîni, Hazret-i Ömer'le Kuvvetlendi

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kasım ibn-i Abdülhakem hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 182 (m. 798)'de Mısır'da Fustat'ta doğdu. Mâliki fıkhıyla birlikte hadis ilmi tahsil etti. 257'de (m. 870) Fustat'ta vefat etti. Şöyle nakletti:

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Vehbi Tülek

Nedâmet, Pişmanlık Duymak Tövbedir

Vehbi Tülek

Sâlihleri Vesile Ederek Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

“nurlu Dede” Ömer Rûşenî

Vehbi Tülek

İlim, Karanlığa Karşı Gözün Nurudur

Vehbi Tülek

Bid'at-i Seyyie Ve Bid'at-i Hasene

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İmanı Ona Kafidir

İmanı Ona Kafidir

İmam Yafii hazretleri, Ravzu'r-Reyahin kitabında şöyle nakleder:Malik bin Dinar Hazretleri anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi. Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Allah Nasil Misafir Edilir?

At Hirsizi

B0r Çuval Toprak

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

At Hirsizi

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek