Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.632.758

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tireli Ayşî Mehmed Efendi

Ayşi Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh ve tefsir âlimlerindendir. İzmir'in Tire ilçesinde doğan Mehmed Efendi, memleketin­de tahsilini tamamladıktan sonra Bayındır'da Hacı Sinan Medresesi'ne müderris tayin edil­di. Sonra İstanbul'a gitti. 1016 (m. 1607)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

beni Bu Zalimin Elinden Kurtar!..

Vehbi Tülek

Bir kimse zalim bir hükümdarın elinden kaçıyordu. Yakalanırsa cezalanacaktı. Oturdu, Peygamber aleyhisselama bin salevat okudu...

Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimiz buyurdu ki: Bir gün dört büyük melek geldi. Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya Resulallah, sana her gün on salevat getirenin elinden tutar, sıratı kuş gibi geçiririm.) Mikail aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, ona, Kevser havuzundan kana kana içiririm.) İsrafil aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, onun affı için başımı secdeye koyarım. Allahü teâlâ onu affetmedikçe başımı secdeden kaldırmam.) Azrail aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, onun ruhunu, Peygamberler gibi kabzederim.) Peygamber efendimiz de;
(Bu ne büyük lütuf ve ne büyük bir ihsandır ya Rabbi) dedi.

Yemek, Lezzet Almak Niyetiyle Yenmez

Vehbi Tülek

Kendi Çıkarlarının Arkasından Koşma

Vehbi Tülek

Burhânüddin İbrâhim er-Rakka hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. 647 (m. 1249)'de Suriye'de Rakka'da doğdu. 703 (m. 1303)'de Şam'da vefât etti. Talebelerine şöyle vasiyette bulundu:

Bir Iyiliğe On Misli Sevap Veririm

Vehbi Tülek

Öyle âyet-i Kerîmeler Indirmekteyiz Ki

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Beydâvî

Vehbi Tülek

Kötüler, Dâima Zelîldir, Azîz Olamazlar!

Vehbi Tülek

ölmeden Önce Gelen Zamanında Gelmiştir!

Vehbi Tülek

Doğru Bir Tövbe Edebilmek Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Cennetlik Hanım Isteyen...

B0r Çuval Toprak

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek