Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.638.478

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâyı Sevmek Bütün Günahların Başıdır

Muhammed Dehlevî hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1385 (H.787) senesinde Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Çerâğ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halîfelerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yüz Sopa

Kanuni Sultan Süleyman, gençliğinde o zamanın meşhur alim ve hocalarından çok iyi bir eğitim almıştı. Bunun yanında, diğer şehzadeler gibi bir sanat da öğrenmesi gerekiyordu. Bunun için İstanbul'un en meşhur kuyumcusuna gönderildi. Burada bu mesleğin bütün inceliklerini öğreniyordu. Bir ustasının verdiği bir işi yapmadı. Ustası da ona:

"Sana yüz sopa vuracağım" diye yemin etti. Şehzade Süleyman bunu annesine söyleyince Valide Sultan ustayı huzura çağırıp oğlunu affetmesini rica etti ve bunun için de bin altın ihsan etti. Ertesi gün ustası Şehzade Süleyman'a bu bin altını vererek, bunlar ile yüz adet altın tel yapmasını emretti. Teller hazır olunca bunları bir araya getiren usta, bu tellerle Süleyman'a bir defa vurarak yeminini yerine getirdi. Böylece hem Valide Sultanın ihsanına kavuşmuş, hem de yeminini yerine getirmiş oldu.

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir zât-ı muhterem idi. O mübârek kimse, birgün Alâeddin Esved hazretlerini ziyârete gitti. Onun mahalline vardığında, Alâeddin Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâeddin Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, Kara Halil imâmete geçti. Cemâata namazı kıldırdı. Alâeddin Esved de, odasından çıkıp namaza katıldı. Namazdan sonra bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeble dinledi. Sonra başını kaldırıp;"Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i hükümleri beyân etmek için bir hâkim-i samedâni lâzımdır. Talebenizden birini benim ile sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, merâmını arzetti.

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Muhammed Tafsûncî

Ebû Muhammed Tafsûnci rahmetullahi aleyh, Abdülkâdir Geylâni hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinden önce hocası Abdülkâdir Geylâni'nin sağlığında vefât etti. Kerâmetleri açık ve tasarrufu kuvvetli bir zâttı. İslâmiyetin emir ve yasaklarını bildirir, evliyâlığın yüksek hâllerini haber verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

El-mürşidî Ve İbn-i Batuta...

Vehbi Tülek

Meşhur seyyah İbn-i Batuta "Seyahatname"sinde İskenderiye'de yaşayan Şeyh Ebu Abdullah el-Mürşidi adında bir zattan bahseder... Bu zat kendini ibadete vermiş, dünya ile alakasını kesmiş, ilâhi hazineler sahibi bir veli imiş. İbn-i Batuta, İskenderiye'deki ikameti sırasında bu mübarek zat ile tanışma fırsatını bulur. Şöyle anlatıyor:

Dostlar, Dünya Ve Ahiret Sermayesidir

Vehbi Tülek

Aza Kanâat Etmiyor, Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

Tâceddin Kürdi hazretleri Osmanlı âlimlerinin ilklerinden olup, İznik Medresesi Müderrisidir. Şeyh Edebâli hazretlerinin kayınpederidir. 751 (m. 1350)'de vefât etti. Şöyle anlatılır:

Kim Zulmedeni Affederse

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Ilmi Ile Amel Etmelidir

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Güzelliğiyle Övünen Kızın Hazin Sonu!

Vehbi Tülek

Toprak, Peygamberlerin Cesedlerini Çürütmez!

Vehbi Tülek

Her Ümmetin Bir Fitnesi Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Bize Teveccüh Edin

İsmail Hakki Efendi

Ölüyü Diriltemem

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek