Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.634.996

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud'a, o zamana kadar hiç yemediği "Keçiboynuzu"nu çok medhettiler. Padişah da bu kadar övülen bu meyveyi merak etti ve:-Getirin bakalım nasıl bir şeydir! Dedi.Bu emir üzerine getirilen keçiboynuzlarından birini ağzına aldı, fakat biraz çiğnedikten sonra attı. Yanındakiler:-Niçin attınız efendimiz, diye sorunca:-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem! Cevabını verdi.

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Hiçbir Şeye Benzemez

Şeyh Nûr Muhammed Pütni hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. Şöyle Rivâyet edilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Münâ­fık­la­rın Re­i­si İb­ni Ebî Se­lül

Vehbi Tülek

Ab­dul­lah bin Übeyy bin Se­lûl, mü­nâ­fık­la­rın rei­si idi. Ba­şın­da bu­lun­du­ğu ni­fak şe­be­ke­si­nin yap­tık­la­rın­dan do­la­yı hak­la­rın­da âyet-i ke­ri­me­ler, hat­tâ "Mü­na­fı­kûn" adın­da müs­ta­kil bir sû­re na­zil ol­muş­tu. Bu se­bep­le Re­sû­lul­lah Efen­di­miz "sal­lal­la­hü teâ­lâ aley­hi ve sel­lem" bun­la­ra kar­şı hep ted­bir­li olur­du.

Marûf-ı Kerhî

Vehbi Tülek

Bugün Size, Azâbı Tattırıyorum

Vehbi Tülek

Ali Âmidi hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. 467 (m. 1074) yılında Âmid'de (Diyârbakır) vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Rükneddin Kirmânî

Vehbi Tülek

Seyyid Osman Efendi

Vehbi Tülek

Emîr Muhammed Sünbâvî

Vehbi Tülek

Mâlikî Fıkıh âlimi Ziyâeddîn Halîl Cündî

Vehbi Tülek

Nasûhî Efendi'den Şifa Için Dua Iste!

Vehbi Tülek

Tebâreke Sûresini Okumadan Yatma

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kınalızâde Ali Çelebi şöyle anlatmıştır: Bursa'dan İstanbul'a gitmeye niyetlenmiştim. Gitmeden önce bir gece akrabâ ve bâzı arkadaşlarımla, müderris ve medrese mensupları ile sohbet ettik. Söz şeyhlerden açıldı. Bu arada hayatta olanlardan Şeyh Burhâneddin Efendiden de söz edildi. Ben onun hakkında bâzı uygunsuz sözler söyledim. Ertesi gün Mudanya'dan gemiye binip yola çıktım. Rüzgâr ters yönden esiyordu. Bozburun denilen yere geldiğimizde bindiğimiz gemi batma derecesine geldi. Artık gemide bulunan herkes geminin batmakta olduğuna kanâat getirdi. Ben de geminin kaptan odasında oturup, hayâtımdan ümidimi kesmiş ve şaşkın bir halde ölümü bekliyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hizir Ve Gelin

Ölüyü Diriltemem

İftiranin Neticesi

Ayyaşin Sonu

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek