Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.976.017

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müminlerin Ruhları Cennette Kâfirlerinki Ise Cehennemdedir

Cihangirli Hasan Burhaneddin Efendi İstanbul evliyasındandır. Harput köylerinden Parcıh'ta doğdu. Bursa’ya giderek evliyadan Yakub Fanî hazretlerine intisab etti. İcazet alarak İstanbul’a gönderildi. Cihangir’de bir dergâh kurup, insanları irşad etti. 1074 (m. 1663)’de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Fatih Sultan Mehmed'in sadrazamlarından Mahmut Paşa da, tarihimizde cömertliği ile ünlüydü. Mahmutpaşa Çarşısı, bu çarşının üstündeki zarif cami, ayrıca İstanbul'dan başka Ankara, Bursa, Edirne ve Sofya'daki birçok vakıf eser, onun adını günümüzde de yaşatmaktadır.Her vesile ile yoksullara yardım etmekten zevk alan Mahmut Paşa, Ramazan ayı geldiğinde kesenin ağzını büsbütün açardı. Ele konağında verdiği iftar ziyafetleri dillere destandı. Buradaki ziyafetin, başka zengin evlerinde rastlanmayan bir özelliği olduğu için... Onun sofrasında oruç açanlar, her akşam mutlaka ikram edilen nohutlu pilavın gelmesini dört gözle beklerlerdi. Dişlerine takılma ihtimali olan sert bir nesneyi yakalama ümidiyle... Çünki, Paşa, kazanlarda pilav pişirilirken, içine altınlar attırırdı. İşte bu olay, hâlâ herkesin bildiği ve kullandığı bir atasözümüzün doğmasına sebep oldu: "Kısmetinde olanın kaşığına çıkar."

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Avusturya ordusu, bir serhad kalesi olan Temeşvar'ı muhasara etmişti. Kaleyi, ihtiyar fakat çok tecrübeli bir asker olan Koca Cafer Paşa' nın elinden almak zordu. Kale 4 sene düşmana karşı koydu. Açlık, yorgun luk kale muhafızlarını bezdirmedi. Halbuki kaleye 4 yıldır bir yerden yardım gelmemişti. Avusturyalılar kaleyi savaş ile alamayacaklarına kanaat getiren düşman kumandanı Koca Cafer Paşa'ya bir mektup gönderdi. Mektupta:

"Zahireniz tükenmiştir, büyük bir Avusturya ordusu da üzerinize doğru geliyor. Kalenize imdad gelme ihtimali da kalmamıştır. Kaleyi teslim ederseniz, yol harçlığı olarak size birkaç bin duka altın verilecek tir." Deniyordu.

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nasîhati, Kabul Edenlere Yapmak Gerekir!

İsmâil Rusûhî Efendi Mevlevî şeyhlerindendir. Ankara'da doğdu. İlk tahsîlini doğum yeri olan Ankara'da yaptı. Çelebi Bostan'ın sohbetlerinde yetişip Mevleviyye icâzeti aldı ve Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tâyin edildi. Vefâtına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların îtikâdlarını kuvvetlendirmiş ve muhâliflere karşı bir müdâfaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arş-ı âlâyı Titreten Kelime!

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Harrâni hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 536 (m. 1142) senesinde Urfa'da doğdu. 612 (m. 1215) senesinde Harran'da vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Doğruluk, Sözün Süsüdür

Vehbi Tülek

İzin Verin, Aişe'nin Evine Gideyim

Vehbi Tülek

Ali bin Harb hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 175 (m. 791)'de Azerbaycan'da doğdu. 265 (m. 878)'de Musul'da vefât etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

bugün, Iyi Gündür...

Vehbi Tülek

Habîb-i Râî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dırâr Bin Mürre

Vehbi Tülek

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ölüm Hâlindeki Bir Kimsenin Dili Tutulur

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhiret Işlerinde Yalnızca Allah'a Güven

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Garip Karşilanan Bir Adak

Abdullah El-acemî

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Helvaci Çocuk

Abayi Yakmak

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek