Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.455.044

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlı velîlerindendir. Artvin'in kazâlarından Şavşat'ta doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân medreselerinde okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğe başladı. Daha sonra Fâtih Câmii Medresesine müderris tâyin edildi. Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâfız Mehmed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendî Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785 senesinde vefat etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Gördün Değil Mi?

Kânûni Sultan Süleyman Han, Yahyâ Efendinin pek yüksek bir zât olduğunu, Hızır aleyhisselâmla görüştüğünü bilir, kendisini de görüştürmesini isterdi. Aralarında geçen bir menkıbe şöyle anlatılır:Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince, kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindi, birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı Kânûni'nin parmağındaki çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp inceleyebilirsiniz" diye uzattı. O zât yüzüğü aldı, evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultan'a uzattı. Avucundaki suda, biraz önce denize attığı yüzük görünüyordu. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes yine çok hayret ettiler. Kânûni elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönerek; "Ağabey, neler oluyor?" deyince; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâmdı." cevâbını verdi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince; Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız!" buyurdu.Yahyâ Efendinin iki oğlu olup, her ikisi de babaları gibi ilim ve irfân âşığı kimselerdi. Babalarının yolunda bulunmuşlar, vefâtlarında aynı türbeye defnolunmuşlardır.Yahyâ Beşiktâşi hazretlerinin şâirliği de kuvvetliydi. Müderris mahlasıyla tasavvufi şiirleri ve müretteb Divân'ı vardır.

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Bugünkü rakamlarla ülkemizle 6.5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bundan tam 217 yıl evvel Osmanlı Devleti'yle ticaret anlaşması imzalaya bilmek için 45 yıl uğraşmıştı. Ülkemizle ilk ticari ilişkilerini 1785'de başlatan ABD'ye, 174 yıl önceki yıllık ihracatımız ise 400 bin dolar idi. ABD'nin genç bir devlet olarak dünya siyasetine girişinden sonra ilk ABD gemisinin 1797'de İzmir limanına geldi, daha sonra bir başka ABD gemisinin de İstanbul'a kadar gelmesiyle ilk ilişkilerin başladı. Amerikan senatosunun Osmanlı Devleti ile anlaşma yapmak için büyük çaba gösterdi. Bu konuda görevlendirilen heyetler içinde Benjamin Franklin'in de vardı. Bu iş için 1802 yılında ABD'nin İzmir'e bir konsolos tayin etti ve konsolos iki yıl kaldıktan sonra Osmanlı Devleti'nin konsoloslu ğunu tasdik etmemesi nedeniyle ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. ABD'nin 1808 yılında yeniden konsolosluk için teşebbüse geçti, fakat Osmanlı devleti yine kabul etmedi ancak Kaptan Paşa'nın girişimi ile 1811 yılında ticari ataşelik benzeri bir görev için izin verildi. 1816 yılından sonra ABD heyetlerinin Osmanlı devletine daha sık gelip gitmeye başladı. 1820'den sonra bu trafik daha da arttı. Bu arada resmi olmamakla birlikte ticari ilişkiler sürdürüldü. Osmanlı Devleti'nin siyasi ve ekonomik olarak sıkıntılar içinde bulunduğu 1828 yılında yaklaşık 70 bin dolarlık mal aldığı ABD'ye yaklaşık 400 bin dolarlık mal sattı.

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu, Sana Layık Bir Ibadet Değildir

Hâfızüddin Acemi hazretleri Osmanlı İslâm âlimlerindendir. 957 (m. 1550'de İstanbul'da vefât etti. Namazın rükünleri hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Peygamberlere Çeşitli Mucizeler Verilmiştir

Vehbi Tülek

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri meşhur kelâm ve fıkıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. Basra’da doğdu. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilmini Ebü'l-Hasan Eş'arî hazretlerinin talebelerinden olan Ebü'l-Hasan el-Bâhilî'den öğrendi.1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Bâkıllânî, İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, kelâm ilminde önemli bir yeri vardır. Bu sebeple kendisine hicrî dördüncü asrın müceddidi denilmiştir. Çok kitap yazdı. “İ'câz-ül-Kur'ân” isimli eserinde şöyle anlatır:

Muhammed Mazhar

Vehbi Tülek

Oğullarını Da Sofraya Getir!

Vehbi Tülek

İzzeddin Askalâni hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve tarihçidir. 800 (m. 1398) senesinde Kâhire'de doğdu. 876 (m. 1471) senesinde aynı yerde vefât etti. Siyer kitabında Resûlullah efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" bir mucizesini şöyle nakleder:

Bir Gönül Sultanı Ebü’l Hasen Bağdadî

Vehbi Tülek

İbn-i Arafe

Vehbi Tülek

Şeyh İsmâil Rûmî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Hüsâmeddîn-i Uşâkî

Vehbi Tülek

Muhammed Ibn-i Cemâ'a

Vehbi Tülek

Hasen Kadîb-ül-bân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Kabahat Kilincin Midir?

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Korkma!

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek