Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.277.850

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalbinde Zenginlik Sevgisi Taşıyanlar Helâk Olurlar.

Ali Müzeyyen hazretleri büyük velîlerdendir. Bağdât'ta doğdu. Sonra Mekke-i mükerremede yerleşti ve 939 (H.328) senesinde orada vefât etti. Büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. Tasavvufta yüksek hâller sâhibi idi. Câfer Huldî şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Küçük Zabit

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sabrederek Ferahlığı Beklemek Ibâdettir

Nasr bin Abdürrezzâk hazretleri Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin torunudur. Hanbeli mezhebinde ilk Kâdı'l-kudâtdır. 564 (m. 1169)'da doğdu. 633 (m. 1236)'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Taştan Ve Madenden Yüzük Taşı Yapmak

Vehbi Tülek

İbrâhim Mervezi hazretleri Şafii müctehididir. Horasan bölgesinde Merv'de doğdu. Bağdad'a giderek zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı tahsil etti. Hayatının sonuna doğru Kahire'ye yerleşti ve İmam Şafii'nin ders verdiği yerde hocalık yaptı. 340 (m. 951)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vâiz Ve Fakîh Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Âmir İbn-i Ekva

Vehbi Tülek

Hayber, Yahûdilerin elinde, sekiz muhkem kalesi, verimli arâzileri, bol miktârda bağ ve bahçeleri bulunan zengin bir şehirdi... Kalelerin içinde 20.000 asker vardı. İslam askeri ise 200 atlı, 1600 piyâde olmak üzere 1800 kişiydiler. Hazret-i Ali'nin büyük kahramanlıklar gösterdiği harbde, kale İslam askeri tarafından fethedildi...

Vakit, Keskin Bir Kılıç Gibidir

Vehbi Tülek

İyilerin Hâmisi Hz. Zülkarneyn

Vehbi Tülek

Beni Faydasız Ilimden Koru Ya Rabbî!

Vehbi Tülek

Müminleri, Cehennemde Zincirlere Bağlamazlar

Vehbi Tülek

Allahın Resûlüne, Eziyet Etmeniz Doğru Olmaz

Vehbi Tülek

Din Ilimlerinin En Mühimi Fıkıhtır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Garip Karşilanan Bir Adak

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Örümcek Ağı

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek