Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.410.879

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Muhyiddin Magnisavizâde, zamanının âlimlerinden okudu ve Molla Hüsrev'in ders verdiği Ayasofya Medresesi'ne talebe oldu. Medresenin en üst bölümündeki odasında, geceler boyu kandilini yakar, ders çalışırdı ve çalışması sabah namazına kadar sürerdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Basrî

Vehbi Tülek

Muhammed Basri hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. 167'de (m. 783) Irak'ta Basra'da doğdu. Kur'ân-ı kerimi ezberledikten sonra Basra'da hadis öğrendi. 252 (m. 866)'de vefat etti. Buyurdu ki:

İsa Aleyhisselamın Yahudi Yol Arkadaşı

Vehbi Tülek

“mezomorto” Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Hüseyin Reis, cesur, gözünü budaktan esirgemeyen bir kimseydi. Venediklilerle yaptığı bir deniz muhârebesinde yaralanıp öldüğü sanılırken iyileşmesi üzerine, Venedikliler tarafından kendisine Mezomorto (yarı ölü) lakabı verilmiştir.
Mezomorto Hüseyin Paşa, Akdeniz'de İspanyol, İtalyan ve Venediklilerle çetin deniz muhârebeleri yaptı. 1674 yılından itibâren, ünü bütün Akdeniz'i sardı. Cezâyir'in en mümtaz simâlarından biri oldu. Cezâyir'i kuşattıklarında Fransız donanmasını perişan etti. Sultan Dördüncü Mehmed Han, onu Cezâyir Beylerbeyliğine getirdi.

Rükneddin Kirmânî

Vehbi Tülek

Kıyâmeti Inkâra Kalkışan, İslâm'dan Ayrılmış Olur!

Vehbi Tülek

Bir Müminin Karnını Doyurmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Mest Ve Mezheplere Göre Mesh Müddeti

Vehbi Tülek

Sağlık Ve Boş Vakit Iki Kıymetli Nimettir

Vehbi Tülek

İslâmiyette Güçlük Ve Zorluk Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Abdullah Bin MübÂrek

Kabahat Kilincin Midir?

Bereketi Var Mı?

Adalet Ve Tevazu

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek