Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.067.988

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han Belgrad seferine çıkmıştı. Kaleye iki günlük mesafede son defa mola verdiler. Askerler, çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, su ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınında bir manastır vardı. Bu manastırın baş rahibi, Osmanlı askerinin durumunu öğrenip haçlı ordusunu haberdar etmek için, manastırdaki rahibelerden birkaçını süsleyip, ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askeri, hemen çeşme başından ayrılıp rahibe lere sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı. Rahibeler gelip durumu anlatınca, hemen kağıt kalem istedi ve haçlı ordusu kumandanına şunları yazdı:

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ömer Kâdî

Ebû Ömer Kâdi hazretleri Mâliki fıkıh ve hadis âlimidir. 243'te (m. 857) Basra'­da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis ve Maliki mezhebi fıkıh ilmini öğrendi. Şam, Mekke, Medine ve Yemen'de kadılık yaptıktan sonra kâdılkudât (Şeyhülislam) oldu. 320'de (m. 932) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayrın En Iyisi Şerrin En Fenası!

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Beceli hazretleri, Tâbiin devri velilerindendir. Doğum târihi ve yeri belli değildir. Sahâbinin büyüklerinden ilim öğrendi ve birçoğundan hadis-i şerif nakletti. 718 (H.100) senesinde vefât etti...

Ebü'l-yümn Tâcüddîn Kindî

Vehbi Tülek

Kutb-i Alem Burhaneddin

Vehbi Tülek

Kutb-i Alem Burhaneddin hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden olup, 790'da (m. 1388) Hindis­tan'da Bahavalpur'a bağlı Ûc'da doğdu. Sühreverdiyye tarikatinde yetişerek icazet aldı ve Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Kübreviyye tarikatlarına da intisab etti. Başta Şah-ı Âlem olmak üzere pek çok halife ve talebe yetiştir­di. 857'de (m. 1453)'de Gucerat'de vefat etti. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Hazreti Âmine (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Allah Korkusu, Insanı Allah'a Yaklaştırır

Vehbi Tülek

Üç Şey, Üç Şey Içinde Gizlendi

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Kasım Bûnî

Vehbi Tülek

Yaratmak Allahü Teâlâya Mahsûstur

Vehbi Tülek

kıraat İmâmı Esved Bin Yezîd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah'ın Emaneti

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

İcÂzetin Sirri

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Değişen Sizin Kalbiniz

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek