Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.685.178

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hayvânlarda Ve Insanlarda "hayvânî Ruh" Da Vardır!

Câfer bin Abdürrahîm el-Mehâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Cünd köyünde doğdu. 1067 (H.460) senesinde, orada vefât etti. Fıkıh ilmi üzerine birçok eser yazdı. Birçok âlim, kendisinden fıkıh öğrendi. Kâfî kitabının sâhibi İmâm Ebû İshak es-Sarzetî bu âlimlerdendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Macar Subayinin Kizi

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saadet, Huzur Isteyen Onun Gibi Olmalıdır

Ebû Zekeriyyâ Şâvi hazretleri fıkıh, kelâm, tefsir ve nahiv âlimidir. 1030 (m. 1621)'de Fas'ta Milyân'da doğdu. 1096 (m. 1685)'de hacca giderken gemide vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, "Edeb" hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mübarek Gecelerin Kıymetini Biliniz

Vehbi Tülek

Ebû Hafs Akberi hazretleri Hanbeli mezhebindeki fıkıh âlimlerindendir. Irak'ta doğdu. İlim öğrenmek için Kûfe, Basra ve Bağdad'da gitti. 387 (m. 997)'de orada vefât etti. Bir dersinde Mübarek geceleri anlatırken buyurdular ki:

Yâ Resûlallah! Kıyamet Ne Zaman?

Vehbi Tülek

Abdestte Itibar Edilmeyen Şüphe

Vehbi Tülek

Ömer Hulûsi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Gümüşhane’de doğdu. İstanbul’a giderek medrese tahsilini tamamladı. Kütahyalı Ahmed Efendiden tasavvuf terbiyesi alarak icâzet verildi. Meclis-i Tedkikat-ı Şer‘iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye âzalığı, Bâb-ı Fetvâ’ya reisliği yaptı. 1291 (m. 1875)’de vefat etti. Hazırlanmasında hizmeti geçen Mecelle’de şöyle yazmaktadır:

Ehl-i Sünnet âlimlerine Uyana Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed Sünnetî

Vehbi Tülek

Abdülganî Nablüsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Anlamak

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Nefsi Ve Kalbi Temizlemek Demektir

Vehbi Tülek

Gedizli Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Gerçek Zehir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sonunda Orta Yolu Buldular

Örümcek Ağı

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek