Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.405.110

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onlar, Kendilerine Kötülük Yapanlara Iyilik Ederler

Abdullah bin Ebû Huzeyl el-Anezî hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. Hazret-i Ebû Bekir, hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Ammâr, Übeyy, İbn-i Mes'ûd, Habbâb, Ebû Hureyre ve başka sahâbîlerden (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Naklettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kabakçi Mustafa İsyÂni

On sekizinci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti içte ve dışta çeşitli düşmanlarla mücâdele ediyordu. 1789 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa'da meydana gelen olaylar Osmanlı ülkesini etkilemedi. Hattâ Sultan Üçüncü Selim Han "Nizâm-ı Cedid" adı ile askeri, mülki, idâri, ticâri, içtimâi ve siyâsi bir dizi ıslâhât teşebbüslerine girişerek devlete yeni bir hayâtiyet ve canlılık getirdi. Bu durum Rusya, Fransa ve İngiltere'nin hoşuna gitmedi. 13 Aralık 1806'da çıkarılan Sırp isyânı, 1807'de Rusya'ya harp ilânı ve İngiliz donanmasının İskenderiye'yi işgâli, tamâmen Osmanlı Devletinin bu gelişme programını önlemeye yönelikti. Nitekim bu faaliyetler, içeride de Selim Hanın kurduğu modern Nizâm-ı Cedid ordusunu istemeyen yeniçeriler ile menfaatperestleri ve Osmanlı Devletinin yıkılmasını isteyen hâinleri harekete geçirdi. Akka mağlubiyetini bir türlü unutamayan Fransızların İstanbul Sefiri Sebastiani'nin teşvik ve Selânikli Sadâret Kaymakamı Köse Mûsâ'nın tahrikleriyle âsiler ayaklanmaya hazır hâle geldiler.

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Şeyh Hamidüddin Aksarayi, Bursa'da bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı. Somuncu Baba ekmek satmaya başlayınca, herkes peşinden koşar, ekmeğini kapışırlardı. Somuncu Baba'nın fırını, Molla Fenâri Mahallesinde, Ali Paşa Çınarı civârında olup, iki gözlü idi. Fırının bitişiğinde de, ibâdet ettiği bir odası vardı. Odanın kıble cihetinde de, nefsini terbiye etmek için kullandığı bir Çilehânesi mevcûd idi. Hamidüddin hazretleri durumunu Bursa'da kimseye bildirmedi. Hep, halk içinde Hak ile olmağa gayret etti.

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hakiki Yardımcı Allahü Teâlâdır

Ebü'l-Hasan ibn-i Nüceyye hazretleri hadis, tefsir ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 510 (m. 1116)'da Şam'da doğdu, 599 (m. 1202)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hocaya Saygı Göstermek, Ilme Saygı Göstermektir

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ Cemâlüddin Harrâni hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir.583 (m. 1187)'de Urfa-Harran'da doğdu. Bağdat, Musul ve Şam'da büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Emeviyye Camii'nde ders verdi ve aralarında Zehebi'nin bu­lunduğu birçok talebe yetiştirdi. 678 (m. 1279)'da Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Saatlerce Kaynatıldığı Hâlde Bir Türlü Pişmeyen Et

Vehbi Tülek

Muhammed İhsân

Vehbi Tülek

Muhammed İhsân hazretleri, Hindistan velilerindendir. Abdülhak-ı Dehlevi'nin soyundandır. Silsile-i aliyyeden olan Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin halifelerindendi. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Sizi Sevenleri Allahü Teâlâ Da Sever

Vehbi Tülek

Bir Günah Işlediğinde Hemen Tövbe Et

Vehbi Tülek

Namaz Gafletle Kılınırsa

Vehbi Tülek

Muhammed Osman El-mergânî

Vehbi Tülek

Kalp Nûrunu, Sohbete Olan Gayrette Aramalı

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Bûşencî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Padişah Ve At

Anzakli Ömer

Adam Olmazsan

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek