Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.983.626

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır'da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire'de vefât etti. Câmi-ul-Ezher'de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

İznik Medresesi müderrisi Molla Tâceddin vefât ettiğinde, Fâtih Sultan Mehmed çok üzülmüştü. Mahmûd Paşaya; "Yerine, onun gibi yüksek bir âlim bulunup tâyin edilsin." emrini verdi. O mecliste, Mahmûd Paşanın hatırına Molla Hayâli geldi. Durumu pâdişâha arz edip, onun hakkında bilgi verdi. Sultan Fâtih de; "Molla Hayâli, o kimse değil midir ki, Şerh-i Akâid'e yazdığı hâşiyesiyle, ismini duyurmuştur?" diye sorduğunda, vezir; "Evet pâdişâhım, o kimsedir." cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâhın; "O kimse, bu medreseye lâyıktır." demesi üzerine, 130 akçe maaş ile, bu medresedeki müderrislik vazifesini Molla Hayâli'ye vermeyi kararlaştırdılar. Bunun üzerine, Filibe'den İstanbul'a gelen Molla Hayâli, Pâdişâh ile konuştu.

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Cihan sultanı Kanuni Süleyman Han, ikinci defa çıktığı İran seferinden de galibiyetle dönüyordu. Fakat savaş meydanlarında Osmanlı askerinin karşısından kaçan İran Şahı Tahmasb, padişah İstanbul'a avdet edince, her zaman yaptığı gibi Osmanlı sınırını geçti ve topraklarımıza saldırmaya başladı. 1551 yılında oğlu İsmail Mirza'yı kalabalık bir ordu ile Erzurum üzerine gönderdi. -Kalenin anahtarlarını Kanuni Sultan Süleyman oraya yetişmeden istiyorum, diye talimat verdi.Erzurum beylerbeyi İskender Paşa kahraman bir askerdi. Kanuni, kendisine bu vazifeyi verirken :-Baka İskender, seni böyle mühim bir sancağın muhafazasına memur eyledik. Görelim seni, yüzümüzü kara çıkarma, demişti.

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ali Cüzcânî

Ebû Ali Cüzcâni hazretleri Horasan'da yaşamış olan evliyadandır. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Hakim Tirmizi hazretlerine talebe oldu ve ondan icazet aldı. Evliyanın büyüklerinden Ebû Bekr Verrâk'ın şeyhidir. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“silsile-i Aliyye”den Seyyid Emîr Külâl

Vehbi Tülek

Seyyid Emir Külâl, Hazret-i Hüseyin'in soyundan olup, seyyiddir. Evliyânın meşhûrlarından olan Muhammed Bâbâ Semmâsi'nin talebesi ve Behâeddin-i Buhâri Nakşibend hazretlerinin hocasıdır. Pehlivan idi. Gençliğinde güreş yapardı. Daha sonra çömlekçilik yaptığı için "Külâl" veya (Gilâl) ismiyle meşhûr olmuştur. Buhârâ'nın Sûhâri kasabasında doğdu. 1370 (H. 772) sensinde Sûhâri'de vefât etti. Kabri oradadır...

Celâleddîn Ömer Habbâzî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Eşref Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Merzifon'da doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra Kıbrıs'ta kadılık yaptı. 1161 (m. 1748)'de İstanbul'da vefat etti. "Mir'âtü's-safâ" isimli eseri meşhurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Allahü Teâlâ Her Şeye Kadirdir

Vehbi Tülek

İffet, Kişiyi Her Türlü Rezillikten Korur!

Vehbi Tülek

Muhyiddîn-i Dûstî

Vehbi Tülek

Âlimler Hâriç, Insanların Hepsi Ölüdür!

Vehbi Tülek

Gülen Şehid Ebu Akil

Vehbi Tülek

Amellerin Tartılacağı Mîzân Haktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

A'meş Ve Hanımı

Derdi Olan Neylesin?

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Hayat Kurtaran Yalan

Sarayda İftar

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek