Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.188.614

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Molla Fenâri hazretleri, 1419 (H.822) yılında, ilk defâ Hicaz'a gidip hac yaptı. Hacdan dönerken, Mısır Sultânı Melik Müeyyid, Mısır'da kalarak ders vermesini ricâ etti. Bir müddet kalıp, ders okuttu. Birçok ulemâ ve evliyâ ile sohbet etmiş ve çeşitli meseleleri muhâsebe ve müzâkere etmişlerdir. Bu yolculuğu esnâsında Kudüs-i şerifi de ziyâret etmişti. Çelebi Sultan Mehmed Hân dâvet edince, Bursa'ya geldi. Bu haccında Medine-i münevverede iken, orada vefât eden büyük veli Şâh-ı Nakşibend'in halifesi Muhammed Pârisâ'nın cenâze namazında bulundu.

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Velinimeti İçin Şehid Olan Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Ebû Ali Tunusî

Seyyid Ebû Ali hazretleri, Tunus'ta yaşamış velilerdendir. Mâliki mezhebi âlimi olup Salyâne Şehrinde zâviyesi vardı. 1256 yılında vefât etti. Hizb-ül-Latif adlı bir eseri vardır.

Ebû Ali hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüm Gelinceye Kadar Ibâdet Emredilmiştir

Vehbi Tülek

Nakşî İbrahim Efendi, Sünbüliye tarikati şeyhlerindendir. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şehzâde Câmiine vâiz tayin edildi. Bu sırada Koca Mustafa Paşa Şeyhi Seyyid Alâeddin Efendi’ye intisâb ederek Sünbüliye tarikatinde kemale erdi. 1114 (m. 1702) tarihinde vefat etti. Bu mübarek zat, bir sohbetinde şöyle anlattı:

Ekmeğinin Lezzetine Doyulmayan Fırıncı

Vehbi Tülek

Damadzâde Feyzullah Efendi

Vehbi Tülek

Damadzâde Feyzullah Efendi 95. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1112'de (m. 1700) Bursa'da doğdu. Tahsilini tamamlayıp Gala­ta, Bursa ve İstanbul Kadısı, sonra Anadolu ve sonra Ru­meli Kadıaskeri oldu. 1168'de Şeyhülis­lâm tayin edildi. 1175 (m. 1761)'de vefat edince Sütlüce'de yaptırdığı dergâha def­nedildi. Bir dersinde şunları anlattı:

Şemseddîn Ibn-i Münîr

Vehbi Tülek

Nefis, Zararlı Şeyleri Iyi Gösterip, Kalbi Aldatır

Vehbi Tülek

İslâmiyet Üç Kısımdır: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Iyilerin Hürmetine Bağışlar

Vehbi Tülek

Beni Geçmek Isteyen Bu Kadın Kimdir?

Vehbi Tülek

Medîne Kâdısı Seleme Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Kadin Akli

Abdullah-i EnsÂrî

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Sarayda İftar

Anzakli Ömer

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek