Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.514.550

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ölmeden Evvel Ölüp, Nefsinizi Tam Islâh Edin

Kâdı Celâl Tehâniserî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerdendir. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On yedi yaşına geldiğinde bütün ilimleri öğrenip ders ve fetvâ vermeye başladı. Tasavvuf yolunu öğrenmek için Abdülkuddûs hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Kısa zamanda kemâle gelerek icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı Devleti aleyhine başka devletlerle ittifak içine giren Memlûk Devletine karşı, 1516 yılında Mısır Seferine çıktı. 24 Ağustos 1516 târihinde Mercidâbık'ta Mısırlıları mağlup ederek, Sûriye veFilistin'i zaptetti. İleri harekâta devamla ağırlıklarıyla berâber Sinâ Çölünü beş günde geçerek, Sâlihiye'ye geldi. Sinâ Çölünü geçerken yağmur yağınca, her birine dörder ve altışar çekim hayvanının koşulduğu ağır arabalardaki yüzlerce top, kumların katılaşması sâyesinde kolayca geçirildi. Ordu ve hayvanlar su sıkıntısı çekmedi. Sultan Selim Hanın Ridâniye'ye giderken, ordunun ağırlıklarıyla bir günde elli kilometre yürümesi, harp târihinde rekordur.Osmanlı ordusu, 21 Ocakta Kâhire'ye çok yakın Birket-ül-Hac mevkiinde konakladı.

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz Dînin Direğidir

Tophânelizade Mahmûd Efendi Elliüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Sultan İkinci Mustafa Hân'ın imamlığını yaptığı için, "İmâm-ı Şehriyâri" diye meşhûr olmuştur. İstanbul'da doğdu. 1130 (m. 1717)'de aynı yerde vefât etti. Bir fetvasında namaz hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhiret âlimleri Simalarından Bilinir

Vehbi Tülek

Esnai hazretleri fıkıh, usûl, kelâm âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Hasen eş-Şâfii'dir. 695 (m. 1295)'de Mısır'da Esna'da doğdu. 764 (m. 1362)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Büyük Hadis âlimi Âmir Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayanın Dîni Yıkılır

Vehbi Tülek

Tekirdağlı Feyzi Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Gümüşhânevî Dergâhının son şeyhidir. 1851 (H.1267) senesinde Tekirdağ'ın Kılıçlar köyünde doğdu. İlk tahsîlini memleketinde gören Feyzi Efendi, İstanbul'a gelerek birçok âlimden ders okudu ve icâzet aldı. Bâyezîd Câmiinde ders okutmaya başladı. Sonra İstanbul Müderrisliği vazîfesi verildi. 1910 senesinde Huzûr Dersleri Muhataplığına tâyin edildi. En son huzûr dersinin yapıldığı 1919 senesine kadar bu vazîfesine devâm etti.

Şeriat Üç Kısımdır: İlim, Amel Ve Ihlâs

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehline Muhabbet, Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Ey Mahmûd! Uzat Elini Seni Yukarı Çekeyim

Vehbi Tülek

Sâlim Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Ömer Bin Sa'îd El-hemedânî

Vehbi Tülek

Unutulmamak Istiyorsan!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Padişah Ve At

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Yuhçu Baba

Abdullah El-acemî

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek