Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.031

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Kânûni Sultan Süleymân Han, Zigetvar seferi esnâsında kaleyi kuşatınca, Pertev Paşa da Küle kalesini kuşatıp, topa tuttu. Zafer müyesser olmadı. Muslihuddin Efendi, Dimitrofça'dan talebelerini toplayıp, Küle'ye doğru yola çıktı. Muslihuddin Efendinin oraya ulaştığı gün, asker arasında zafer haberi yayıldı. Askerin mâneviyâtı çok yükseldi. Askerler, daha kale alınmadan birbirlerini tebrik ediyorlardı. Kısa süre sonra İslâm ordusu kaleyi fethetti. Muslihuddin Efendi, fetihten sonra Hüseyin Dede'ye; "Hemen bir araba bul, öğleyin çıkıp Zigetvar gazâsına yetişelim!" diye tenbih etti. Hüseyin Dede, arayıp taradı, münâsip bir şey bulamadı. Bütün arabacılar, askere erzak ve silâh yetiştir mekle meşgûldü. Gelip Muslihuddin Efendiye durumu arzetti. Muslihuddin Efendi; "Ne yapıp yapmalı, bir araba bulmalıyız. Bütün erenler, gazâya çıktılar." dedi. Hüseyin Dede, yeniden araba aramaya çıkıp, ikindiye doğru bir araba buldu. O gece Travnik kasabasına vardılar. Ertesi gün ikindi saatine doğru, havâlideki nehre ulaştılar. Ancak yakında konak yeri olmadığından, bir saldırı tehlikesi vardı. Bunun için köprüden geçmeyip yukarıdan dolaştılar. Cumâ günü seher vakti kalkıp, öğle vaktinden sonra Şikloş'a yetiştiler. Oradan da sevenleri yanlarına katılıp, akşama doğru pâdişâhın ordusuna ulaştılar. Ertesi gün savaş alanına vardılar. Çok geçmeden hisâr tutuştu, yanmaya başladı. Bir müddet sonra da İslâm bayrağı Zigetvar kalesi burçlarında dalgalandı.

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

İstanbul'un fethinden önceki umumi hücûm için bütün hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, 28 Mayıs akşam yemeğini müteâkip istirahate geçti. Güneş battıktan bir müddet sonra karanlık, İstanbul'u örttüğünde şehir halkı bir alev kümesinin ortasında kaldığını dehşetle farketti. Dört bir yanı alev alev yanıyordu. Hoca Sâdeddin Efendi bu manzarayı şöyle nakleder: "O gece pâdişah, zaferleri rehber edinen askerlerine kargı ve mızraklar üzerine meşâleler, şem'alar dikip ol yere batasıca kavmin karşısında mumlar yakarlar deyü buyurdu. Böylece meş'aleler gece karanlığında ışık salınca, yalın kılıçların çakıp parlatılmasına girişildi.

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bozuk Fırkalar Birbirlerini Küfürle Suçlamışlardır

Nûreddîn el-Lahmî hazretleri tefsîr, kırâat ve nahiv âlimidir. 644 (m. 1246) senesinde Kâhire’de doğdu. 713 (m. 1314) senesinde aynı yerde vefât etti. Tefsîr ilminde "yed-i tûlâ" sahibi idi. Tefsîr ilmine dâir birçok şerhleri vardır. Eserlerinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Takvâ Sahipleri Bir Şey Istemez

Vehbi Tülek

Gıyâsüddin İbnü'l-Âküli hazretleri hadis ve Şafii fıkıh âlimidir. 733 (m. 1333)'de Bağdat'ta doğdu. Burada zamanın önde gelen âlimlerinden ders aldı. Hadis ve fıkıhta kendini yetiştirdi. Celâyirliler hanedanının hükümdarı Sultan Ahmed Celâyir ona çok hürmet ederdi. 797 (m. 1394)'de Bağdat'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Şemsüddîn Sehâvî

Vehbi Tülek

Kutub İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Kutub İbrâhim Efendi, büyük veli Üftâde hazretlerinin torunudur. 1606 (H.1015) senesinde doğdu. İstanbul'da, dedesinin halifesi Aziz Mahmûd Hüdâi'nin sohbetlerinde kemâle geldi... Bursa'da dedesinin zâviyesinde 50 seneden fazla talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. İnsanlara doğru yolu anlattı. Vefâtı yaklaştığı zaman; "Ben vefât edince naaşımı türbeye defnetmeyin. Dedemin huzûrunda cesedimin dahi ayak uzatması rûhumu sıkar" buyurdu. 1678 (H.1089) senesinde vefât eden Kutub İbrâhim Efendi, vasiyeti üzerine Üftâde hazretlerinin türbesinin dışına defnedildi.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Dostlarla Iyi Geçinmek En Faziletli Ameldir

Vehbi Tülek

Nefslerinin Peşinde Gidenlerden Olma!

Vehbi Tülek

Dua, Uyanık Kalp Ile Ve Sessiz Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Bugünleri Iyi Değerlendirelim

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasan Ebdâlî

Vehbi Tülek

Amasyalı Pîr İlyâs Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Allah Haramdan Kaçani Korur

Karşılık Beklemiyorum

Sonunda Orta Yolu Buldular

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Derdi Olan Neylesin?

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek