Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.777.182

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Ebû Müslim Havlânî hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Yemen'de Havlan köyündendir. 681 (H.62) senesinde Şam'da vefât etti. Peygamber Efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medîne'ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin vefât ettiğini haber aldı. Bunun üzerine geri döndü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Divan-ı Hümayun toplantı halindeydi. Cihan Padişahı III. Murad'da toplantıyı şeref lendirmişlerdi. Lalası Sadeddin Efendi sol tarafında oturuyorlardı...-Şu Vilayet-i Leh tahtının gene boşaldığını işittik. Tedbiriniz ne ola?...Padişah sualine ilk cevap Veziriazam'dan geldi:-Ferman Sultanımızındır Devletlûm...Yalnız şu hususu emen arzetmeliyim ki... bu taca erişmek için, Floransa Büyük Dukası ricada bulunur.-Yalnız o mu?-Hayır efendimiz...Velakin yıllık 1.000.000 Düka altını takdim ile arz-ı ubudiyyet eylemektedir. Hoca Sadeddin Efendi, Padişahtan izin aldıktan sonra:-Bu Düka cenapları, Alaman hanedanı mensuplarından değil mi?

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Rodos adasında bir Konsolos Hıristiyan halkını devamlı hükümet aleyhine kışkırtırmış. Durumdan haberdar olan Kaptan-ı derya Çengeloğlu Tahir Paşa, Konsolosu birkaç kez:"Size buranın havası pek yaramıyor," diyerek kibarca uyarmış. Konsolos, bu uyarıları hiç dikkate almadığı gibi faaliyetini de kendi çapında sürdürmeye devam etmiş. Paşa bu duruma daha çok sinirlenerek Konsolosun adadan ayrılmasına vesile olacak olan şu sözleri söylemiş:"Siz beni beş yüz beş kuruş zarar ettireceksiniz. Sizi vurup öldürmesi için önce beş yüz kuruşa bir köle alacağım. O seni öldürdükten sonra da beş kuruşa bir ip alıp köleyi asacağım."

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Bihrûze Hatun

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mucize Ve Kerâmet Harikulade Hâllerdir

Kirmastılı Yûsuf Efendi Osmanlı müderris ve kadılarından olup Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Bursa'ya bağlı Kirmasti (Mustafakemalpaşa) kasabasında doğdu. İstanbul'da 900 (m. 1494)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Balkan Harbinde Bir Askerin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Acı ve hüzün dolu harp yılları... Evlad-ı Fatihan torunları, dedelerinin mirasını korumaya çalışırken birer birer şehit oluyorlardı... Balkan Harbine katılan bir asker, ağır yaralanmıştı. Son nefesini vermeden önce annesine yazdığı mektupta şöyle diyordu:
"Sevgili anacığım!
Ebediyen kaybolmuş bir evlat gibi, gönüllü olarak ikinci defa cepheye geldim. Fakat başım henüz omuzlarımın üzerindedir. Meydan savaşında şehit olan silah arkadaşlarımı düşündükçe pek mahzun oluyorum.

İbrâhim-i Feşlî

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Yahyâ Kurtubî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. 150 (m. 767)’de Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. İlim tahsili için Medine’ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu, daha sonra Endülüs’e dönüp burada Mâlikî mezhebinin yayılmasına çalıştı. Kurtuba müftüsü iken 234 (m. 849)’da vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Kerâmetler Menbaı Muhammed Fergal

Vehbi Tülek

Secdede Iken Çok Duâ Ediniz

Vehbi Tülek

Ameller Niyetlere Göredir

Vehbi Tülek

Ebû Said Baccî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin, Uyması Gereken Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Evlâdın Ana-babası Üzerindeki Hakları

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Derdi Olan Neylesin?

Delik Kova

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Helvaci Çocuk

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek