Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.064.409

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuninin Atinin Üzengisi

Sultan I. Murad devrinde kurulan ve harplerde daima padişahın yanında bulunan Yeniçeri ler, yalnızca askerlikle uğraşırlar ve hiçbir zanaat ile meşgul olmazlardı.

Kanuni Sultan Süleyman bir seferde iken, atının üzengisi kırıldı. Yanındaki vezirler bu üzengiyi yaptırmak istediler, fakat yakınlarda bir şehir veya kasaba da yoktu. Ordunun mola verdiği bir sırada, vezirlerin birinden, padişahın atının üzengisinin kırıldığını öğrenen bir yeniçeri bu vezire, kendisinin bu üzengiyi tamir edebileceğini söyledi. Hemen atların yanına gittiler ve yeniçeri, kırık üzengiyi güzelce tamir etti. Biraz sonra mola bitti ve padişah, yola çıkmak için atına bindi. Üzenginin yapılmış olduğunu farkeden Kanuni, bunu kimin onardığını yanındakilere sordu. Vezir, yeniçeri neferinin ihsanlara kavuşacağını ümid ederek, hemen huzura çağırdı ve, bu usta yeniçeriyi padişaha takdim etti. Kanuni:"Yeniçeri neferinin zanaatkarlıkla uğraşması kanunlara aykırıdır." Diyerek, yaptığı bu iyilik için önce ona ihsanda bulundu, sonra da kanun lara aykırı iş yaptığı için onu ordudan ayırıp memleketine geri gönderdi.

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazda Fâtiha Okumak Vâcibdir

Mehmed Refik Efendi 147. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Bosna'da Rogatica'da (Çelebipazarı) doğdu. Saraybosna'da medrese tahsili yaptıktan sonra İstanbul'a giderek kadılık, Anadolu Kadıaskerliği, nihayet Şeyhülislâmlık gö­revine tayin edildi. 1288 (m. 1871)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Vehbi Tülek

Azizzâde Mehmed Behâi Efendi Otuzikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Nesebi, Yavuz Sultan Selim Hân'ın nedimi Hasan Can'a ulaşmaktadır. O da, Şah-ı Nakşibend Behaeddin-i Buhari hazretlerinin neslindendir. Bu sebeple "Behâi" denilmiştir. 1004 (m. 1595)'de İstanbul'da doğdu. 1064 (m. 1654)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kadere Inanmak, Insanın Çalışmasına Mâni Olmaz

Vehbi Tülek

Mahrûk Efendi

Vehbi Tülek

Mahrûk Efendi, İstanbul velilerinden olup asıl ismi Abdüllatif'tir. "Mahrûki" de denildi. İstanbul'da doğdu. 1597 (H.1006) târihinde yüz yaşını geçmiş olarak vefât etti. Şeyh Vefâ hazretleri yakınına defnedildi. Hocalarının silsilesi Şihâbüddin Ömer Sühreverdi'ye ulaşır. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

“yemek Âdâbı” Hakkında

Vehbi Tülek

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Mütevazı Şair Yenişehirli Avni

Vehbi Tülek

Kim Amel Ederek Tövbesini Düzeltirse

Vehbi Tülek

Kızmanın Sonu Pişmanlıktır!

Vehbi Tülek

Endülüs’ten Kudüs’e... Ebû Abdullah El-kureşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Bülbülün Zikri

Gerçek Zehir

Korkma!

Arafatta Görüşürüz

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek