Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.012.781

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özlediğimiz Düğün

93 Harbinin aşladığı sırada 1. Kolordu başkatibi Hikmet Bey, şöyle bir hatırasını nakleder:"Gazi Osman Paşa Vidin'de iken, İstanbul'dan, Ruslara harp ilan edildiğini bildiren telgraf geldi. Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han'ın gönderdiği bu telgrafı büyük bir hürmetle alan Paşa, Sırbistan'da nice galibiyetler kazanan ordusunun bütün kumandan ve subaylarını bir meydana topladı. Telgraf-ı Şahaneyi büyük bir şevk ve hürmetle okuduktan sonra açıklayıcı mahiyette bir konuşma yaptı. Bunları son derece heyecanla takip eden neferlerden 4 yiğit, son derece edeple ortaya çıkıp selam durduktan sonra içlerinden biri bütün arkadaşlarına vekaleten, Gazi Osman Paşaya, din ve vatan için canlarını vermeye hazır olduklarını bildirdiler.

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bugün Öyle Ol Ki, Yarın Mahcup Olmayasın

Abdülehad Fârûkî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin ilim meclisinde ve sohbetinde bulunarak pek yüksek derecelere kavuştu. Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi ilimlerde büyük âlim oldu. Abdülehad hazretleri sohbetleri sırasında talebelerine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sâlih Bin Beşîr El-mürrî

Vehbi Tülek

Sâlih bin Beşir el-Mürri, Tâbiin devrinde Basra'da yetişen meşhûr hadis ve fıkıh âlimlerinden ve velilerdendir. Basra'da doğdu. Orada ilim öğrendi. Hadis, fıkıh ve kırâat ilimlerinde yüksek bir âlim oldu. Halife Mehdi onu Bağdat'a götürdü. 792 (H.176) târihinde Bağdat'ta vefât etti...

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Müslüman, Beş Vakit Namaza Önem Ver

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen ibn-i Ebi Şeybe hazretleri hadis ve tefsir âlimidir. 156 (m. 773) yılında Kûfe'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Irak, Şam, Mekke ve Rey'e gitti. Sonra Bağdat'a yerleşti. Süfyân bin Uyeyne, Abdullah bin Mübarek gibi âlimlerden ders aldı ve çok talebe yetiştirdi. 239'da (m. 853) vefat etti. Şöyle buyurdu:

Câfer-i Sâdık'ı Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

En Büyük Hırsız, Kendi Namazından Çalandır!

Vehbi Tülek

Namaz, Insanı Kötü Işlerden Alıkoyar!

Vehbi Tülek

Dili Tatlı Olanın Dostu Çok Olur

Vehbi Tülek

Emîr Hüsrev Dehlevî

Vehbi Tülek

Dertlerden Kurtulmak Için Çok Istigfâr Söyle

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

İcÂzetin Sirri

Minareden Okunan Şiir

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek