Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.331.559

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Eshâb-ı Kirâm Aleyhinde Konuşanın Cezası

Molla Câmî hazretleri büyük velilerdendir. Horasan’da, Cam kasabasında 817’de (m.1415) doğdu. 898’de [m. 1492] Herat’ta vefat etti. Behâeddîn Buhârî hazretlerinin halifelerinden Sa'deddîn-i Kaşgârî meclisinde kemâle geldi. Sultanlardan ve hele vezir Ali Şîr Nevâî’den çok saygı görürdü. Fatih Sultan Muhammed hazretleri ile de mektuplaşırdı. Fatihin daveti ile Konya’ya teşrîf etti ise de padişah vefat ettiğinden görüşemediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Demek Yolda Kaldiniz

Şeyh Alâüddin, tasavvuf yoluna girişini şöyle anlatır: "Sultan İkinci Bâyezid Hânın ordusunda bir nefer idim. Ordu, bir zaman küffâr üzerine sefer etti. Dönüşte yolda şiddetli bir soğuk ve yağmur başladı. Bu esnâda ben civar bir köyde misâfir olmak istedim. Köylüler beni kabûl etmediler. Gece karanlığında yola koyuldum. Yağmur, gökten bardaktan dökülürcesine yağıyordu. Her taraftan seller akıyordu. Vâdi, deniz gibi oldu. Ben, Allahü teâlâya tevekkül ederek ilerledim. Yol üzerinde bir nehirle karşılaştım. Akan sellerle nehir daha da kabarmış, köprüyü de örtmüştü. Sulara girip, önümdeki tehlikeden gâfil olarak, gece karanlığında ilerledim. Sular, atımın ayaklarını örtmeye başlamıştı. O esnâda beni boğulma korkusu kapladı. Geri dönmek istedim. Yolu bulamadım. Ölümle burun buruna geldim. Ölümü düşünerek, tövbe ve istigfâra başladım.

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Aşçı Yahyâ Baba sâdece insanları değil, bütün mahlûkâtı severdi. Her gün yemek dağıtımından sonra artan pilavı Tunca balıklarına dökerdi. Bir süre sonra oranın anbar memuru; "Her gün pilavlar Tunca Nehrine dökülüyor. Demek ki fazla geliyor. Verilen pirinç mikdârını azaltın." diye emir verdi. Kilerci her gün artan pilav kadar az pirinç vermesine rağmen, her zamanki kadar pilav arttı. Aşçı Yahyâ Baba yine bu pilavı kepçe kepçe Tunca balıklarına serpti. Onlar yedikçe o doyuyordu. Her gün pirinç azaltılmasına rağmen sonuç değişmedi. Öyle oldu ki, durum pâdişâha aks etti. Sultan da denemek istedi. Kararlaştırılan günde bütün misâfirler yemeklerini yediler. Yemek yiyenler her zamanki misâfirden fazla ve pirinç mikdârından az olmasına rağmen pilav yetti ve arttı. Yahyâ Baba balıkların nasibini nehre dökeceği sırada Sultan Bâyezid-i Veli'nin; "Yahyâ Baba! Bu yaptığın isrâf değil midir?" demesi üzerine, binlerce balık başını sudan çıkarıp; "Sultânım! Devletin artığını bize çok mu görüyorsun?..Senin devletinin ikrâmı sâdece insanlara mıdır?" dedi. Aşçı Yahyâ orada secdeye kapanarak rûhunu teslim etti. Onun büyüklüğünü anlayamayanlar, yaptıklarına çok pişmân oldular. Muhteşem bir cenâze merâsimi ile külliyesinin kuzey tarafındaki bahçeye defnedildi.

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

85 - Çelebi Sultan Mehmet Ve Karamanoğlu

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ubeydullah-ı Hakkârî

Ubeydullah-ı Hakkâri, Silsile-i aliyye büyüklerinin 32'ncisi olan Seyyid Tâhâ-yı Hakkâri hazretlerinin oğludur. Seyyid Fehim Arvâsi hazretleriyle birlikte hacca gitmişlerdir. Bâzı sebeplerden Medine-i münevverede daha sonra da Taif'te ikâmete memur edildi. Bir müddet sonra Kâbe'yi ziyâret için Mekke'ye gitti. Kâbe'yi tavâf edip namaza durdu. İki rekat namaz kılarken secdede vefât etti. Mekke'de Muallâ Kabristanına defnedildi.

Ubeydullah-ı Hakkâri hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ben Muradıma Nail Oldum...

Vehbi Tülek

Eshab-ı kiramın büyüklerinden Abdullah bin Zeyd radıyallahü anh anlatıyor: Basra şehrinde bir zengin aile vardı. Allahü teala bunlara öyle güzel bir erkek evlat verdi ki, sanki gökten ay inmiş hanelerine girmişti. Delikanlı olduğunda Basralılar, kızlarını bu gence vermek için yarış ediyorlardı. Fakat gencin annesi, bunların hiçbirini oğluna layık görmüyordu.
Bir gün, bu genci benim vaaz ettiğim camiye getirdiler. O günkü sohbette şunları anlattım:
"... Allahü teala Cennet'te köşkler yarattı. Her bir köşkte bir taht kurulmuş, her bir tahtın üzerinde bir huri oturur ki, bir tanesi dünyaya yüzlerini gösterselerdi, iki yanaklarının nuru ayı karartır, güneşi mat ederdi... Bu makamlar ve bu güzel hurileri Rabbimiz günah işlemeyen, Allah yolunda canını feda edenlere ihsan edecektir?.."

Şeytanın Zenginleri Aldatma Yolları

Vehbi Tülek

Muhtaçların Sığınağı...

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed, Basra velilerinin büyüklerindendir. 1184 (H.580) senesinde Basra'da vefât etti. Küçük yaştan itibâren din ve fen ilimlerini öğrendi. Tasavvuf büyüklerinin sohbetinde ileri derecelere kavuştu. Zamanında Irak'ta bulunan evliyânın göz bebeği, âriflerin, Allahü teâlâya yakın olanların en üstünlerinden oldu. Mâliki mezhebi âlimlerinden idi...

Bir Şey Şüpheli Ise Ondan Sakının

Vehbi Tülek

Şeytanın Zincirini Çözmek

Vehbi Tülek

Bizans Kayserinin Ammân Vâlisi Ferve

Vehbi Tülek

Allah'ım! Ondan Aldığını Geri Ver!

Vehbi Tülek

Birbirlerine Karşı Pek Merhametlidirler

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin, Uyması Gereken Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

İmanı Ona Kafidir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Arkadaşlarımı Korumak Için

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek