Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.259.572

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Söylemekten Hiç Çekinmeyen Zat

Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Şemsüddin Muhammed Kevâkibi hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimidir. 1018 (m. 1609)'da Halep'te doğdu. Medrese tahsilinden sonra Halep Müftülüğüne ta­yin edildi. Şeyhülislâm Minkârizâde Yahya Efendi onu çok methetmiştir. Kevâkibi 1096 (m. 1685)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salihlerin Anıldığı Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

Şehriyârzade İbrâhim Hemedani hazretleri fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 1209 (H. 606) yılında İran'da Hemedan'da doğdu. İlim tahsili ile meşgul olup, kısa zamanda akli ve nakli ilimlerde ilerledi. Büyük tasavvuf âlimi Şeyh Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin ders ve sohbetlerine katıldı. Hocası onu Hindistan'ın Multan şehrindeki Şeyh Behâeddin Zekeriyyâ-i Multâni'ye gönderdi. Daha sonra Hicaz taraflarına gitti. Dönüşünde Anadolu'ya uğradı. Konya'da Sadreddin-i Konevi ile sohbet edip, ilminden istifâde etti. Bir müddet Tokat'ta kaldı. Sonra Mısır'a gitti. Daha sonra Şam'a gitti. Burada 1289 (H.688) yılında vefât etti...

Şemseddin Ibn-i Abdülhâdî

Vehbi Tülek

İstiğfar Edenlere Çıkış Yolu Vardır

Vehbi Tülek

İbn-ül-Kemâl hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh, hadis ve kırâat âlimlerindendir. Asıl ismi, Muhammed bin Ahmed Lahmi'dir. 640 (m. 1242)'de doğdu. 702 (m. 1302)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Bu Kartal, Bizlere Ibret Için Gönderildi

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmaya Mâni Olan Her Şeyi Düşman Bilmeli!

Vehbi Tülek

Yûsuf Bahri Efendi

Vehbi Tülek

O Dilemezse, Hiçbir Şey Hareket Edemez

Vehbi Tülek

Mushafları, Yedi Kırâat Üzere Okumak Caizdir

Vehbi Tülek

Hiç Kimse, Rızkını Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
9 Evi Dolaşan Kelle

9 Evi Dolaşan Kelle

Eshab-ı Kiramdan birinin evine bir yerden bir koyun başı gelmişti. Evde başka yiyecekleri de yoktu. Hanımına onu hazırlamasını söyledi. Pişirdiler, hazırladılar; tam yiyecekleri zaman bir komşu gelip: " Günlerden beri açız. Bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi. Onlar yemeye hazırlandıkları kelleyi verdiler. Kelleyi alan sahabi eve götürdü, sevinç içinde çocukları ile yiyeceği bir sırada başka bir komşu bu sefer onlara gelip: " Günlerden beri açız, bize verecek bir şeyiniz yok mu? dedi

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Cennetlik Hanım Isteyen...

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

A'meş Ve Hanımı

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

O Kullarına Çok Merhametlidir

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek