Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.553.467

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amin Alayi

Osmanlı Devletinde 7 yaşındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasimdir. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kafkasya'yı fethederken Şii Safevi ordularıyla yaptığı meydan muharebeleri ve savunma savaşları sonunda kazandığı muvaffakiyetleriyle dillere destan olan kahraman Özdemiroğlu Osman Paşa İstanbul'a geldiğinde büyük bir coşku ile karşılandı. III. Murad Han bu kahramanı bizzat görüşmek üzere Yalı köşküne davet etti. Paşa huzura girdiğinde Padişah, saray âdetlerini bozarak:"Hoş geldin Osman otur!" dedi. Osman Paşa oturmadı. Ayakta durdu. Padişah tekrar:"Otur Osman!" dedi. Osman Paşa oturdu. Fakat hayâ edip tekrar kalktı. Murad Han dördüncü defa oturmasını ve Kafkasya'daki muharebeleri anlatmasını emredince oturdu ve anlatmaya başladı ve 4 saat devam etti.

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Kâdi İsfehâni hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 585 (m. 1189) senesinde İsfehan'da vefât etti. Fıkıh ilmini Şehid Muhammed bin Yahyâ'dan öğrendi. Başka âlimler ile de görüşüp, kendilerinden istifâde etti. Birçok ilimlerde, bilhassa hılâf ilminde çok yükseldi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Künhi Abdurrahim Dede

Vehbi Tülek

Künhi Abdurrahim Dede "rahmetullahi aleyh" Mevlevi şeyhlerindendir. 1769'da İstanbul'da doğdu. Yenikapı Mevlevihanesi şeyhi Receb Hüsnü Dede'ye intisab etti. Hocasının vefatından sonra oraya şeyh ta­yin edildi. 1831'de vefat etti. Sohbetlerinde, Mesnevi'den naklederek buyurdu ki:

Sabredenlere Lütuf Ve Ihsânlarımı Müjdele

Vehbi Tülek

Cömert Cennete, Cimri Cehenneme Yakındır!

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah bin Abdülmelik hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Hadis hafızı, yani yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 252 (m. 866)'da Endülüs'te (İspanya) Kurtuba'da (Cordoba) doğmuştur. 330 (m. 942)'de vefât etmiştir. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Şeyhülislâm Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Dostlarla Iyi Geçinmek En Faziletli Ameldir

Vehbi Tülek

Bir Müminin Karnını Doyurmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Sebebe Yapıştıktan Sonra Tevekkül Edilir

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Râfiî

Vehbi Tülek

Güzel Bir Rüyâ Görürsen Allahü Teâlâya Hamdet

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Abdullah Bin MübÂrek

SelÂmetle Gidip Gel

Abdullah El-acemî

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek