İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.654.134
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
27 Aralık 1916. Saat: 13.00
"Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir Pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25'te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…
Fatih Sultan Mehmed Han'ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda Rum vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir:
Abidin Paşa Osmanlı Devleti'nin son senelerinde hizmet etmiş bir İslam âlimi ve devlet adamıdır. 1843 yılında şimdi Yunanistan'da olan Preveze'de doğdu. Memleketinde iyi bir tahsil gördükten sonra İstanbul'a giderek devlet hizmetine girdi. Çeşitli vilayetlerde valilik ve bir süre Hariciye Nazırlığı (Dışişleri Bakanlığı) yaptı. İstanbul Merkezefendi Dergâhı Şeyhi Nûreddin Efendi'ye intisap ederek tasavvuf yolunda ilerledi. 1906 yılında İstanbul'da vefat etti. Sultan 2. Abdülhamid devrinde Ankara valisiyken şehre Elmadağ'dan su hattı yaptırdı. Bu vazifede iken Mevlâna Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin Mesnevisini şerh etti. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:
Abdurrahmân İbnü'l-Fahhâm hazretleri kıraat âlimidir. 422 (m. 1031)'de Sicilya'da doğdu. Tahsil için Mısır'a gitti ve burada meşhur hocalardan kıraat dersleri aldı. Daha sonra İskenderiye'ye yerleşen İbnü'I-Fahhâm pek çok talebe yetiştidi. 516'da (m. 1123) İskenderiye'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Bâyezid-i Bistâmi yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsinin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;