Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.401.026

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirkpinar'in Doğuşu

Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han devri şeyhülislâmlarından Turşucuzâde Ahmed Muhtar Efendi, bir gün makâmındayken Vâlide Sultan'ın kahvecibaşısı gelmiş. Vâlide Sultan'ın, Aksaray'da yapılan câmie âit vakıflardan doğan dâvânın çok uzadığından üzüldüğünü hatırlatmış. Şeyhülislâm'ın cevâbı ise söyle olmuştu: "Hükme te'sirim olmaz. Şer-i şerif ne hükmederse, öyle olur". Kahvecibaşı çıkıp gidince etrafındakilere dönüp şöyle demisti: "Ben Vâlide Sultan'ın değil, hukûkun şeyhülislâmıyım. Ne zaman ki hak ve hukûka müdâhale edilmek istenirse, aklıma, vaktiyle Ayasofya Medresesi'nde derse çıktığım zaman papuçlarımı koltuğuma aldığım gelir. Hak hukuk bekçiligi zor iştir. Belki makama vefa getirmez amma kalbe şifa verir. Bu sebeple pabuç koltukta olacak, makâmı bırakacak amma hakka dil uzattırmayacaksın!".

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nimetullah Geylânî


Ni'metullah Geylâni, evliyânın büyüklerinden olup, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin soyundandır. 1564 (H.972) senesinde Hindistan'da doğdu. 1636 (H.1046) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İhlâs Ve Kalbiselim Sahibi Olmak

Vehbi Tülek

Hayderizâde İbrâhim Fasih Efendi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin yetiştirdiği büyük âlimlerdendir. 1299 (m. 1882)'de Bağdat'ta vefât etti. Yazdığı, "Mecd-it-tâlid" ve "Tuhfet-ül-uşşâk" isimli eserleri, meşhurdur. "Tuhfet-ül-uşşâk" adındaki eserinin baş tarafında buyurdu ki:

Firavun Ve Sihirbazlar

Vehbi Tülek

Misâfir Gelecek, Yiyecek Bir Şeyler Hazırlayın!

Vehbi Tülek

Erzincanlı Abdurrahmân Efendi Anadolu evliyâsındandır. Erzincan'da doğdu. Orada ilim tahsîl ettikten sonra Erdebil taraflarına gidip, Safiyüddîn Erdebîlî'nin torunlarından Alâeddîn Ali'ye talebe oldu ve kemâle geldi. Amasya'nın batısında bir dağ başına yerleşerek açtığı dergâhta talebe yetiştirdi. 16. asrın sonlarında vefât etti. Çok kerametleri görüldü...

Nurlu Dedenin Nurlu Torunu

Vehbi Tülek

Azap Tuzağına Düşenler!..

Vehbi Tülek

insanın Okumaktan Gâyesi

Vehbi Tülek

İnanmakta Azlık Çokluk Olmaz

Vehbi Tülek

Sâlih Kimselerle Olmayı Fırsat Biliniz

Vehbi Tülek

Nefs Doğru Yola Girince...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Kum Ve Kaya

Sünnet Akçesi

Cünnetü'l-esmâ

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek