Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.738.688

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Yavuz Sultan Selim Han'ın türbedarlarından biri, bir oğlan çocuğunun dünyaya gelmesini çok istiyordu. Bu yüzden hâmile bulunan hanımının bir isteğini iki etmiyordu. Ancak hanımı o sabah, kendisinden kiraz istemişti. O da, hâmilelerde bu gibi isteklerin olacağını zâten biliyordu. Lâkin kirazın henüz çıkmaya başladığı bu günlerde, çok pahalı olduğu da muhakkaktı. İmkânsızlıklarına rağmen, ümit vererek evden ayrılmıştı. Şimdi türbeyi süpürüyor, hem de bunu düşünüyordu. Akşam eve varınca hanım, "kiraz aldın mı?"diye sorarsa, ne diyecekti. İçinden her türlü fikir geçiyor, fakat bir türlü çıkış yolu bulamıyordu. Çünkü pahalı kirazı alacak parası yoktu. Tam bu esnâda, elindeki süpürgenin sapıyla, yıllardır hizmetini gördüğü Yavuz Sultan Selim Hân'ın sandukasına vurdu ve şöyle söylendi:

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Orhan Gâzi ise Bursa'nın fethinde yardıma gelen evliyânın gönlünü almak, onların bereketli duâlarına kavuşmak için bir imâret yaptırdı. Onları Bursa'ya dâvet etti. Bu arada Bursa'nın fethinden sonra bir daha görmediği Geyikli Babanın da gelmesini istedi ve; "Eğer gelmezse, ben varıp elini öpeyim." dedi. Geyikli Babayı arayıp buldular. Sultân ın sözünü arz ettiler ve Bursa'ya dâvet ettiler. Geyikli Baba bu dâvete rızâ göstermedi. "Sakın Orhan da gelmesin. Dervişler gönül ehli olurlar, gözetirler. Öyle bir vakitte varırlar ki, vardıkları zamanda ettikleri duânın kabûl olmasını arzu ederler." buyurdu. "Bâri Orhan Gâziye duâ et." dediklerinde; "Biz onu hâtırımızdan çıkarmıyoruz. Her zaman devletine duâ ile meşgûlüz. Onun İslâmiyete hizmeti sebebiyle, sevgi ve muhabbeti kalbimizde taht kurmuştur." diye haber gönderdi.

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Muhammed Esrem

Ahmed bin Muhammed Esrem hazretleri hadis hâfızı, yani yüzbinden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. Hârun Reşid zamanında Bağdat'ta doğ­du. Ahmed bin Hanbel gibi hadis âlimlerinden ders aldı. 261'de (m. 874) Bağdat'ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülazîz Nesefî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Nesefi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Kûfelidir. 533 (m. 1138) yılında vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:
Hanefi mezhebinde, namazın sünnetleri şunlardır:

Yahûdî âlimi Mahyerîk

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebû Bekr

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Bekr Sekâfi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde doğdu. Küçük yaşta iken babası vefat etti. Amcası Ömer Muhdâr, onu tasavvuf yolunda yetiştirdi. Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi.

Ali Ûşî

Vehbi Tülek

Her Bid’at, Bir Sünneti Yok Eder

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Süleyman

Vehbi Tülek

Velîler, Günâha Devam Etmekten Mahfuzdurlar

Vehbi Tülek

ey Kişi! Ben Rahip Değilim

Vehbi Tülek

Haydi Ibâdet Edenler Kalksın!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

At Hirsizi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Arafatta Görüşürüz

Allah Diyen Genç

Cennetlik Hanım Isteyen...

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek