Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.635.796

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

60 - Yavuz'un Adaleti

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmadan önce, hazinede fazla para yoktu. Bu sebeple tüccardan borç para istendi. Bu sefer, Osmanlı devleti için çok kazançlı oldu ve hazine ağzına kadar altınla doldu. Mısır'ın meşhur hazineleri Yavuz'un eline geçmişti. Ordu büyük bir zaferle İstanbul'a döndü. Yavuz Sultan Selim Han, kedisini karşılamaya hazırlanan İstanbul halkının büyük tezahüratın dan hoşlanmadığı için, şehre bir gece vakti girdi. Ertesi gün defterdara, borç para alınan tüccarlara, hemen borçlarının ödenmesi emrini verdi. Hemen bütün alacaklılar gezilerek borçlar ödenmeye başladı.

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

İmâm Efendi adıyla meşhur olan Osman Bedrerddin, kendisine rehberlik edecek âlim bir zât aradığı sırada yirmi yedi yaşındaydı. Bu sıralarda Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu.

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kendisine Cennetten Kapı Açılan Kimse

İbn-ül-Hall hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi Muhammed bin Mübârek'tir. 475 (m. 1082)'de doğdu. 552 (m. 1157)'de Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gücü Yettiği Hâlde Affetmenin Fazileti

Vehbi Tülek

İbn-i Tolun hazretleri Hanefi Mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Türkmen asıllıdır. Asıl adı Muhammed'dir. 880 (m. 1475)'de Şam'da doğdu. İmâm-ı Süyûti'den hadis ve diğer ilimleri tahsil edip, âlimlerin huzûrunda icâzet aldı. Ebû Ömer Medresesine müderris tayin olundu. Nahiv ve fıkıh okutup, talebe yetiştirdi. 953 (m. 1546)'da Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ebû Abdullah Rugandî

Vehbi Tülek

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

İbrâhim-i Havvâs hazretleri, yüksek makam ve kerâmetler sâhibiydi. Aslen Bağdâtlıdır. 903 (H.291) yılında Rey Câmii'nde vefât etti. Gasil ve tekfinini Yûsuf bin el-Hüseyin yaptı. "Havvâs", hurma yaprağından zembil yapan kimse, demektir. Herkes tarafından medhedilmiş, kendisine "tevekkül edenlerin reisi" denilmiştir. Konuşmaları hep hikmet doluydu. Seferleri meşhurdur. Defâlarca Mekke'ye gitti...

Ebû Abdullah Râzânî

Vehbi Tülek

gönlünü Hoş Tut Yâ Resûlallah!..

Vehbi Tülek

Hîle Ile Rızık Artmaz Ve Malın Bereketi Gider

Vehbi Tülek

Ebû Fadl Salih Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Şükre Sebep Olan Dünyâlık Insana Zarar Vermez!

Vehbi Tülek

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Yirmi Saniyede

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Yuhçu Baba

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek