Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.327.520

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’a Kavuşmak Için Salih Amel Işlemelidir

Kâdı Beydâvî hazretleri meşhur tefsir âlimidir. İran’da Şîrâz’ın Beydâ kasabasında doğdu, 685’te [m. 1286] Tebriz’de vefat etti. Şâfii mezhebinde derin âlim idi. (Envârüttenzîl) adındaki tefsiri çok kıymetli olup, bütün âlimlerce kuvvetli senet olmuştur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Sultan II. Mustafa tarafından 18 Eylül 1697'de sadrâzamlığa getirilen Amcazade Hüseyin Paşa, ilk olarak 1683 yılından beri müttefik Avrupa devletlerine karşı devâm eden harbe son vermek istedi. Çünki, silah ve teknoloji bakımından Osmanlılardan kat kat üstün olan Birleşik Avrupa Kuvvetleriyle daha fazla harbe devam etmenin Devleti yok olma tehlikesiyle akrşı larşıya getirdiğini biliyordu. Bu sûretle Almanya, Venedik ve Polonya ile sulh yaparak Karlofça Antlaşmasını imzâladı.On altı sene süren muhârebe tabii olarak memleketin iktisâdi bünyesini bozmuştu. Osmanlı mâliyesi buhranlı zamanlar geçirdiği gibi, artan vergiler de halkı zor durumda bırakmıştı. Amcazâde Hüseyin Paşa, halkın kalkınması ve çalışma sâhasına atılması için savaş sebebiyle alınan bâzı vergileri kaldırdı ve bakâya kalanları da affetti. Bu hal çiftçilere rahat bir nefes aldırttığı gibi sanâyinin gelişmesine de yol açtı. Amcazâde'nin ehemmiyetle tâkib ettiği işlerden birisi de Yörük ve Kürd aşiretlerinin iskânı oldu. Antalya, Alâiye, Manavgat, Urfa ve Malatya taraflarına yapılacak bu iskân hareketiyle, bölgede zirâi faâliyet büyük ölçüde artacaktı.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Abdülhamid Han'ın uzun yıllar mâbeyn kâtipliğini yapmış Tahsin Paşa, hâtıralarında anlatıyor: -Bir akşamdı. Mabeynde nöbetçi olarak ben kalmıştım.Gelen mektup, telgraf, rapor ve tezkerelerin listesini tertipleyip huzura çıkmak üzereyken bir telgraf geldi. İstanbul'da Laleli postanesi memurlarından birinin Yıldız'a çektiği bu telgrafta, karısının o gece doğum yapacağı, doğumun çok zor olacağına dair doktorlar tarafından dikkat işareti verildiği, elinde hiçbir vasıta bulunmadığı ve Merhamet-i Şâhâneye sığındığını bildiriyordu. Bu telgrafa kıymet vermedim ve onu listeye almadım.

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yemenli Velî Hasan Sekkâf

Hasan Sekkâf, tasavvuf büyüklerindendir. Yemen diyârında bulunan Terim beldesinde yaşamıştır. Doğum târihi tesbit edilememiştir. 813 (m. 1410) senesinde vefât etti. Zamanındaki evliyânın büyüklerinden olan Hasan Sekkâf'ın baba ve dedeleri de kendisi gibi âlim ve evliyâ zâtlar idi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennet Ehlinin Ekserisi Fakirler

Vehbi Tülek

Ebû Recâ' el-Utâridi hazretleri Tabiinin büyüklerindendir. Mekke'nin fethinde imân etti. Fakat Peygamber Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) göremedi. Sonra Basra'ya gitti. Hazreti Ömer, Hazreti Ali, İmrân bin Husayn Ebi Mûsâ, İbn-i Abbâs ve Hazreti Aişe'den (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. 117 (m. 735)'de vefât etti.

Hoca Sâdeddin Efendi

Vehbi Tülek

Fırtınaya Yakalanan Tüccarın Adağı!

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin talebelerinin büyüklerinden olup, Habeşistanlıdır. Onu yakalayıp köle yaptılar. Mısırlı bir tüccâr bunu satın alıp, memleketi olan Mısır’a götürmek üzere yola çıktı. Gemi ile gelirken, denizde bir fırtına çıktı. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî hazretlerinin büyük bir zât olduğunu duymuş olan tüccâr, Allahü teâlâya duâ edip; “Yâ Rabbî! Eğer sağ sâlim karaya çıkarsak, köle olarak aldığım bu genci (Yâkût’u) Ebü’l-Abbâs hazretlerine hibe edeceğim” diye nezretti. 

Takıyyeddin Kefevî

Vehbi Tülek

İbn-üş-şeyh Ebi Ömer

Vehbi Tülek

İlmi Olmadan Fetvâ Verenler

Vehbi Tülek

Fıkhı Bilmeden Dine Uymak Mümkün Olmaz

Vehbi Tülek

Malı Isrâf Etmek Şükretmemek Olur

Vehbi Tülek

beni Defneyle Ve Kabrimde Gecele!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Keramete İnanmayan Âlim

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Sonunda Orta Yolu Buldular

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek