Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.602.942

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!

Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Kenan Paşa, Şeyh Muhammed Ayni hazretlerini ziyâret maksadıyla Siirt'e oradan da Ayni köyüne gitmişti. Askerleriyle birlikte Ayni köyüne varınca, câminin avlusunda bir hasır üzerine oturdu. Paşa için yemek hazırlamak istediler. Şeyh hazretleri; "Bu hususta tekellüfe girmeyi niz, kendinizi zorlamayınız." dedi. Evinde arpa unundan yapılmış iki yufka ve iki gün önce pişirilmiş et yemeği vardı. Bunları yedirmek bizim için ar olur dedilerse de, Şeyh hazretleri; "Bunlar yemek olarak kâfidir. Mevcud olan bunlardır. Bunları ikrâm etmekte bir mahzur yoktur." dedi. Sonra kendisi Kenan Paşanın yanına gitti. Paşa onu görünce ayağa kalkıp hürmetle elini öptü ve duâ istedi. Sofrayı getirmelerini söyleyince, Paşanın önüne iki yufkayı ve et yemeğini koydular. Bunları yedi. Sonra kalkıp Şeyh Muhammed Ayni hazretlerinin elini tekrar öptü. Teşekkür ederek müsâde isteyip ayrıldı. Dönerken yolda adamlarından biri, Şeyh'in huzûrunda ne yemeği yediğini sorunca; "Arpa ekmeği ve bayat et yemeği yedim. Yemin ederim ki ömrümde böyle lezzetli yemek yemedim." dedi.

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanı İkinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasının girişmiş olduk ları büyük ve cür'etli teşebbüsü gerçekleştirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, İstanbul'u, doğu ve batıdaki Osmanlı ülkelerine merkez yapmıştı. Kostantiniyye, başka bir devletin elin de kaldıkça Osmanlı ülkesi, Hristiyan istilasına açık bulunacağı gibi, Avrupa ile Asya arasında ki bağ ve alaka da emniyete alınamazdı. Böylece devlet, tam ve sağlam bir vücud olacak yerde, gövdesi ortasından ikiye bölünmüş olarak parçalanmak tehlikesine maruz kalırdı.

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mallarınız Ile Herkesi Memnun Edemezsiniz

Haccâr İbni Şıhne hazretleri hadis âlimidir. 625 (m. 1225)’de Şam’da doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Temel din bilgilerini öğrenip, yardımcı ilimlerde de bilgi sahibi oldu. Hadîs-i şerîf ilminde zamanın en ileri gelen âlimlerinden oldu.  730 (m. 1329) yılında vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden ba’zıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ey Meleklerim, Onu Hesaba Çekmeyin

Vehbi Tülek

Eshâb-ı kiramdan Zeyd bin Vehb radıyallahü anh Resûlullah efendimize salevât getirmenin önemi hakkında buyurdu ki:
İbn-i Mes'ûd (radıyallahü anh) bana buyurdu ki: "Ey Zeyd bin Vehb! Cum'a gecesi olunca, Resûlullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) bin kere salât okumayı terk etme."

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rezil Ettikleri

Vehbi Tülek

Bakıyye bin Mahled hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Endülüs'de Kurtuba (Cordoba) şehrinde 201 (m. 817) yılında doğdu 276 (m. 889) yılında vefat etti. Bakıyye bin Mahled hocalarından şöyle rivayet eder:

İsmim Söylendiğinde Bana Salat Okuyun!

Vehbi Tülek

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Ebedi Azaptan Kurtulmak Için

Vehbi Tülek

Süleymân Sâdeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hayreddîn

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Pişman Oldular!

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek