Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.220.338

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buyurun Cenaze Namazina

Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:

"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:

"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:

"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:

"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:

"Murad" deyince, kahveci:

"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:

"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:

"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Filan Gün Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Nefese Iki Şükür Lâzımdır!

Mehmed Emin Tokâdi hazretleri İstanbul evliyâsının büyüklerindendir. 1664 (H.1075) târihinde Tokat'ta doğdu. Kabr-i şerifi, Unkapanı'na inen cadde ile Zeyrek Yokuşu'nun kesiştiği tepe üzerinde, Soğukkuyu Piri Paşa Medresesi kabristanındadır. Kendisini vesile ederek, kabri başında yapılan duâ müstecâbdır, makbûldür...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanîf İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hanif İbrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âli­mlerinin meşhurlarındandır. Tah­silini İstanbul'da yaptıktan sonra Süleymaniye Med­resesi'ne müderris tayin edildi. Sonra da Bursa Ka­dısı olan Hanif İbrahim Efendi buradan emekli olarak İstanbul'a döndü ve bir süre sonra 1189 (m. 1775) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Alkame Bin Vakkas Utvârî

Vehbi Tülek

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Vehbi Tülek

Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.

Ondan Daha Sevgili Hiç Kimse Yaratmadım

Vehbi Tülek

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Bidat Ehli Ebediyen Felâh Bulamaz

Vehbi Tülek

evet Ben Şehit Oldum Baba!..

Vehbi Tülek

İbn-i Bell

Vehbi Tülek

İran Kisrâsı Ve Arab Kâhin Sa'îb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Arkadaşlarımı Korumak Için

Arafatta Görüşürüz

İcÂzetin Sirri

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Bereketi Var Mı?

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek