Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.407.305

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.

Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.

Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,

Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.

Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,

Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.

Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."

Vehbi Tülek

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi hazretleri birgün, Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından saraya dâvet edildi. Uzun müddet sohbette bulundular. Bu sohbette Şeyhülislâm Sâdeddin Efendi de hazır bulundu. Sohbet esnâsında pâdişâh, Şemseddin Sivâsi'ye; "Tarafımızdan sizi sefere dâvet etmek üzere gönderilen kapıcıbaşımız sizi yola çıkmak üzere hazır bulmuş. Hazırlıklı olduğunuza göre, bu işin sonununda ne olacağını bilirsiniz. O hâlde bizi müjde işâretinizle sevindirip, neticeden haber vermenizi isteriz." dedi. Bunun üzerine Şemseddin Sivasi; "Hadis-i şerifte; "Amellerin en faziletlisi, müminleri sevindirmektir." buyruldu. Mâlûmunuz ola ki Eğri Zaferi biraz zahmet çektikten sonra müyesser olacak. Düşman yenik ve perişân olacaktır. Hatırınızı hoş tutun." müjdesini verdi.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şüphe Edilen Ve Kalbi Sıkan Şeyi Yapmamalı!

Ayn-ül-Kudât Hemedânî hazretleri fıkıh âlimlerindendir. İran’da Hemedân’da doğdu. Meşhed’de Ahmed Gazâlî ve Şam’da Muhammed bin Hamevî’den ilim öğrendi. 525 (m. 1131) târihinde vefât etti. Ayn-ül-Kudât, “Zübdet-ül-hakâik” isimli kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi, Kayseri âlimlerindendir. Halk arasında "Kılıçlı Hoca" ve ilmine izâfeten "Büyük Hoca" olarak tanınır. Medresede öğrenciyken, arkadaşları arasında oynanan kılıç-kalkan oyununda, bir arkadaşını kazâen yaralaması üzerine "Kılıçlı" adıyla anıldı. 1917 (H.1336) senesinde Kayseri'ye bağlı Şıhlı köyünde vefât etti.
Kılıçlı Ali Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kur’ân-ı Muhafaza Edecek Olan Da Biziz

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn Mültânî

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin Mültâni hazretleri, Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi belli değildir. Nizâmüddin-i Evliyâ'nın sohbetlerinde bulunarak yetişti. Hüsâmeddin Mültâni hazretlerinin hocası Hâce Nizâmüddin-i Evliyâ, bu yüksek talebesine bir nasihatinde buyurdu ki:

Büyük Fıkıh âlimi Ebû Abdullah El-mehâî

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Efendi

Vehbi Tülek

Sâlih Arkadaş, Seni Gafletten Uyandırır

Vehbi Tülek

Bize Düşen Rabbimizin Rahmetini Ummaktır

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehlinin Kalbinde Kir Ve Kötülük Olmaz

Vehbi Tülek

Rahmân Ism-i Şerîfinin Manası

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Hizir Ve Gelin

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Dört Şey Mühimdir

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek