Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.907.625

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Ebû Ömer İstahrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî dördüncü asrın ilk yarısında yaşadı. İlim için, Hicaz, Irak, Şam ve başka yerlere seyahatler yaptı. Ruveym bin Ahmed, Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî ve başka büyük zâtlarla görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Bir sohbetinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Cezayir'i zaptederek burada üs kuran Barbaros, Kanuni'nin kendisini davet etmesi üzerine, yanına 18 amiralini de alarak İstanbul'a gelmeye karar verdi. Bu sûretle Osmanlı'nın bir eyâleti olan Cezâyir'in, fiilen imparatorluğa katılmasına da rızâ göstermiş oluyordu. Barbaros'un İstanbul limanına vardığı 27 Aralık 1533 günü, güzel bir kış günü idi. Soğuğa rağmen bütün sahil boyunca bir-iki yüzbin İstanbullu birikmişti. Yıllardan beri adı efsanelere karışan ve daha hayatında bir masal kahramanı hâline gelin Barbaros'u görmek için halk, birbiri üzerine yığılıyordu. Ünlü denizci, 18 amirali, yâverleri ve kalabalık maiyyetiyle top ateşleri ve halkın tezâhüratı arasında karaya ayak bastı. Bu, onun İstanbul'a ilk gelişiydi.

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Ruslar 24 Nisan 1877'de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz'da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne'ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. Abdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa'ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti.

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Yirmisekiz Mehmed Çelebi Ve Parisde Opera

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur'ân-ı Kerime Çok Hürmet Etmelidir

İzzeddîn bin Abdüsselâm hazretleri Mısır'daki evliyanın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Sultân-ül-Ulemâ ismiyle şöhret buldu. 1182 (H.578) senesinde doğdu. İbn-i Asâkir, Âmidî ve birçok âlimden ilim öğrendi. Berekât bin İbrâhim'in sohbetlerine devam etti. Şam'da ders verdi. Tekrar Kahire'ye gitti. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelmeden önce, fıkhi konularda fetvaları sadece Abdülazîm Münzirî verirdi. İzzeddîn bin Abdüsselâm, Mısır'a gelince, Abdülazîm Münzirî fetva vermedi. Kendisinden fetva isteyenleri, İzzeddîn bin Abdüsselâm'a gönderdi. 1262 (H.660) senesinde Kahire'de vefat etti. Kur'ân-ı kerimin mahluk olduğunu söyleyen itikatları bozuk kimseler vardı. İzzeddîn bin Abdüsselâm'ın bunlara yazdığı akaid yazısı şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî

Vehbi Tülek

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi hazretleri Hindistan'ın büyük tefsir, hadis, kelâm, tasavvuf ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1702 (H.1114)'de Delhi'de doğdu. İslami ilimlerde tahsilini tamamladıktan sonra Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu ve büyük derecelere kavuştu. 1762 (H.1176)'da Delhi şehrinde vefât etti. Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi buyurdu ki:

Kur’ânın Hatmedildiği Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

Ebu Said Harraz Ve Güzel Yüzlü Genç...

Vehbi Tülek

Bağdât'ın büyük velilerinden Ebu Said Harraz, dokuzuncu asırda yaşadı. İsmi Ahmed, babasının adı Îsâ'dır. Künyesi "Ebû Said" olup, "Harrâz" lakabıyla meşhûr olmuştur. Tasavvufta ona tâbi olanların mensûb olduğu yola Harrâziye denmiştir. Bu mübarek zat Bağdat'ta doğmuş ve 890 (H. 277) senesinde orada vefât etmiştir...
Zamânında yaşayan evliyânın imâmı sayılan Ebû Said-i Harrâz hazretleri; Zünnûn-i Mısri, Sırri-i Sekati, Cüneyd-i Bağdâdi, Nebâci, Ebû Ubeyd Busri gibi büyük velilerin sohbetinde bulunup tasavvuf yolunda yetişti.

Zeynüddîn Muhammed Hemedânî

Vehbi Tülek

İlim Taleb Etmek!..

Vehbi Tülek

Doğru, Emîn Tüccâr Peygamberlerle Haşrolur

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmin Şaşırtıcı Nazmı

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yûsuf Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Harput Velîlerinden Beyzâde Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Allah Diyen Genç

Ölüyü Diriltemem

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Alabilirsen Al

Cennetlik Hanım Isteyen...

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek