Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.607.028

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çal Çoban Çal

Yıldırım Bayezid Han'ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas'da vali olarak bulunuyordu. Timur Han bütün İran'ı ele geçirip bir kasırga gibi Doğu Anadolu'ya girdi. Osmanlı Devletinin o zamanki en uzak noktası Sivas idi. Timur, hızla Sivas'ı kuşattı ve teslim olmasını istedi. Fakat şehrin kumandanı olan Ertuğrul bunu reddedince şiddetli bir kuşatma başladı. İçeriden elde ettiği adamları, şehrin kapılarını gizlice Timur askerine açınca, Sivas Timur'un eline geçti. Ertuğrul ise bir avuç askeriyle çarpışa çarpışa şehid oldu. Bu haber Yıldırım'a ulaşınca acılar içinde kaldı. Bir yandan Ertuğrul gibi bir oğul, diğer yandan Sivas gibi bir kalenin kaybı onu çok sarstı. Bu yüzden efkar dağıtmak için arasıra Uludağ sırtlarına doğru gezintiye çıkıyordu. Yine birgün yanında veziri olduğu halde dağ eteklerine çıkmıştı. Biraz sonra, koyunlarını otlağa salmış, sırtını bir ağaca yaslamış bir çobanın, kavalıyla içli havalar çaldığını duydular ve oraya yöneldiler. Bir müddet gözyaşları içinde onu dinledikten sonra Yıldırım Bayezid Han:"Çal çoban çal...Keyif de senin, rahat da senin. Kaybettiğin neyin var ki. Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal..."

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

İkinci Selim Hanın ilgilendiği işlerden biri de Tunus meselesi'ydi. İspanya'nın Tunus'tan bir türlü elini çekmemesi bu devletle harp hâlinin devâm etmesine sebep oluyor du. Osmanlı donanması, Kıbrıs Seferine çıktığı sırada, Cezâyir beylerbeyi olan Uluç (Kılıç) Ali Paşa da Tunus üzerine yürümüş ve 30.000 kişilik kuvvetle karşısına çıkan Hafsi Sultânı Mevlây Hamid'i yenip, ikinci defâ fethetmişti. Fakat kendi yanında fazla bir kuvvet bulunma dığı gibi, bu arada Kıbrıs Seferine katılma emri de aldığından, Tunus'a Ramazan Beyi bıraka rak donanmasıyla birlikte Kıbrıs Seferine katılmıştı.Kaptan-ı deryânın bölgeden uzaklaşmasından sonra, İspanya Kralı Don Juan büyük bir donanmayla Tunus üzerine yürüdü. Direndiği takdirde İspanyolların sivil halka karşı katliâma girişeceklerini anlayan Ramazan Bey, Kayrevân'a çekildi ve bu sûretle Tunus bir kere daha İspanyolların eline geçmiş oldu (Ekim 1573). Don Juan, Tunus hükümdârlığını kendi taraftârı Mevlây Muhammed'e verip bir miktar da asker bırakıp İspanya'ya döndü.

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Neme Gerek ?

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mücâhid Velîlerden Abdullah Bin Gâlib

Abdullah bin Gâlib, evliyânın tanınmışlarından ve Tâbiindendir. Zühd ve verâ sâhibi olup, din bilgilerini öğrenmek ve bunlara göre yaşamak zevkini tadan bir veli idi. Tasavvufta üstün derecelere kavuştu. Sâde ve basit bir hayât yaşardı.
Evinin iki odası vardı. Bunlardan birini âilesinin ikâmetine, diğerini de ibâdet için ayırmıştı. İbâdetlerini bu odada yapardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Çocuk Kokusu Cennet Kokusudur

Vehbi Tülek

Kâfzâde Fâizi Efendi Osmanlı âlimlerinden ve şâirlerindendir. 998 (m. 1589)'de İstanbul'da doğdu. 1031 (m. 1622)'de aynı yerde vefât etti. Çeşitli derslerinde buyurdu ki:

Mehmed Emîn Efendi

Vehbi Tülek

Ya Eyyühennebiyyu Ya Eyyüherresul

Vehbi Tülek

Medenî Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1108 (1697)’de Trabzon’da doğdu. İstanbul’da tahsil gördükten sonra Şam, Kudüs, Mekke ve Medine’de tahsiline devam etti. Hicaz’dan İstanbul’a dönünce Süleymaniye Medresesi’nde müderris ve hâfız-ı kütüb olarak görevlendirildi. 1200’de (m. 1786) İstanbul’da vefat etti. “el-Câmiu’l-a’zam fî esmâi nebiyyine’l-muazzam” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Rüzgâr, Ekseriya Geminin Istemediği Taraftan Eser

Vehbi Tülek

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

Müslümânların Günleri Sıkıntı Içinde Geçiyordu

Vehbi Tülek

Ömer Lütfi Efendi: çerkez Şeyhi

Vehbi Tülek

Muhammed Es'ad Efendi

Vehbi Tülek

Önce Nefsi Bilmek Gerekir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Tüccarin Rüyasi

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yuhçu Baba

İsmail Hakki Efendi

Abdullah-i EnsÂrî

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek