Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.610.446

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Belgraddan Bağdada

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinde 7 yaşındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasimdir. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂli’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Beş Asır Ateşe Taptı Son Nefeste Iman Etti

Musa aleyhisselâm, bir gün yolda giderken, iki büklüm olmuş, belinde zünnar bağlı ve ateşe tapan bir ihtiyar görür. Yanına yaklaşarak sorar:
- Ey pir! Ne kadar zamandan beri bu ateşe taparsın? Yaşlı adam şöyle cevap verir:
- Beş asra yakındır bu ateşe taparım. Musa aleyhisselam üzülerek şöyle sorar:
- Ateşe tapmaktan yüz çevirip tövbe etmeyi hiç düşünmedin mi? Gel, Melik-i Cebbar olan Hak teâlâya inan ve yalnız O'na ibadet et!

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Firavun'un Imanı Kabul Edilmedi!

Vehbi Tülek

Firavun da Bâbil hükümdarı Nemrud gibi ilahlık iddiasında bulunuyordu. Allahü teala Hazret-i Mûsâ ile kardeşi Hârûn aleyhisselâmı Firavun'a gönderip dine dâvet etmelerini buyurdu. Hazret-i Mûsâ, kardeşi Hârûn aleyhisselâm ile gidip emri tebliğ ettiler. Firavun kabûl etmedi. Ancak, Mûsâ aleyhisselâmın mûcizeleri karşısında şaşırıp kalan Firavun, durumu vezirlerine anlatınca, "o sihirbâzdır" dediler. Firavun;
-Ey Mûsâ! Sihirbâzlığın ile bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Biz de sana sihir göstereceğiz. Bir vakit ve yer tâyin et! diyerek ülkesindeki bütün sihirbâzları topladı. Mısır halkı önünde sihirbazlarla karşı karşıya geldiler.

Hangi Amel Allah'a Daha Sevgilidir?

Vehbi Tülek

Hz. Mevlânâ'nın Torunu Ulu Ârif Çelebi

Vehbi Tülek

Ulu Ârif Çelebi, Konya'nın büyük velilerindendir. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin torunu, Sultan Veled'in oğludur. 1271 (H.670) senesinde doğdu. 1319 (H.719) senesinde Konya'da vefât etti. Kabri oradadır. Küçük yaşta dedesi Mevlânâ hazretlerinin teveccühlerine kavuştu. Babası Sultan Veled'den zâhiri ve bâtıni ilimleri öğrendi. Babasının vefâtından sonra onun halifesi, vekili oldu.

Her Varlık, Allah'ı Tesbih Eder

Vehbi Tülek

Müftî Abdülazîz Efendi

Vehbi Tülek

Her Nefese Iki Şükür Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Ey Resûlüm, Sen Onları Simalarından Tanırsın

Vehbi Tülek

Siz Yalancı Ve Kâfir Olmuşsunuz!

Vehbi Tülek

Ebü'l-ferec Harrânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hâce Ali Şirgâhi, Şâh Şücâ Kirmâni'nin türbesinin yanında fakirleri davet eder, yemek verirdi. Böyle bir gün; "Yâ Rabbi! Bir misâfir gönder!" dedi. Âniden bir köpek geldi. Hâce Ali köpeği kovaladı. Köpek kaçtı. Sonra Şâh'ın kabrinden bir ses geldi:
"Misâfir istiyordun. Gönderdik, kovdun." dedi. Derhal kalktı, dışarı koştu. Köpeği aradı bulamadı. Şehrin dışına gitti. Köpeği orada bir ağacın altında yatıyor halde buldu. Yemeği onun önüne koydu. Köpek yemeğe dönüp bakmadı. Hâce Ali utandı ve istigfâra başladı. Tövbe etti. Köpek dile gelip;
"Ey Hâce Ali, şimdi iyi ettin. Misâfir çağırıp kovmak ne demektir. Dikkatli ol! Eğer Şâh Şücâ orada olmasaydı, göreceğini görmüştün, bütün haller senden alınırdı." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

SelÂmetle Gidip Gel

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Padişah Ve At

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek