Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.297.245

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Fadl Salih Bin Ahmed

Ebû Fadl Salih bin Ahmed rahmetullahi aleyh, Hanbeli mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretlerinin büyük oğludur. Hadis ve fıkıh âlimidir. 203 (m. 818) senesinde doğdu. 266 (m. 879)'da İran'da İsfehân'da vefât etti. Vefatına yakın bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kutlu Talebe İmâm-ı Züfer

Vehbi Tülek

İmâm-ı Züfer hazretleri, 728 (H.110) senesinde doğdu. 775 (H.158) senesinde henüz 48 yaşında iken Basra'da vefât etti. Aslen İsfehanlı olmasına rağmen Basra'da yaşayan Züfer bin Hüzeyl, orada ilim tahsil etti. Önce zamânının âlimlerinden hadis ilmini öğrendi. Sonra Kûfe'ye gidip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin derslerine devâm etti. Ondan fıkıh ilmini tahsil ederek zamânının meşhûr fakihlerinden oldu. İmâm-ı A'zam; "Talebelerimin en mükemmelidir" buyurarak, onu medhetti. İctihâd derecesine yükselip İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin koyduğu usûl ve kâidelere göre ictihâdda bulundu. Hanefi mezhebinde fukahânın ikinci tabakasından yâni mezhepte müctehidlerden oldu...

Cennet Ve Cehennem Ehlinin Amelleri Nelerdir?

Vehbi Tülek

Dünyâ Nimetleri, Şekerle Kaplanmış Zehir Gibidir!

Vehbi Tülek

Ubeydullah bin Bâki-Billah hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hocası olan Muhammed Bâki-billah'ın büyük oğludur. Küçük yaşta babası vefât edince İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin teveccühleri ile yetişti ve önde gelen talebelerinden oldu. On sekizinci yüzyılın sonlarında vefât etti. Kabri Delhi'dedir. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Mekârim Bin İdris

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kiramın En Üstünleri Hakkında

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Kânî

Vehbi Tülek

Helal Malından Sadaka Vermek

Vehbi Tülek

Ma'lülzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Arafatta Görüşürüz

İftiranin Neticesi

Gül Yaprağı

Minareden Okunan Şiir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek