Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.001.673

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

İnebahtı felaketinde Osmanlı donanması, Haçlı donanması tarafından pusuya düşürülüp imha edildiği sırada, Uluç Ali Paşa, kendi kumandasındaki birkaç gemiyi kurtarmayı başarmış ve İstanbul'a gelerek bu faciayı haber vermişti. Bunun üzerine Sultan II. Selim Han onun bu kısmi başarısından dolayı onu Kaptan-ı Deryalığa tayin etti ve adını da Uluç Ali Reis'den Kılıç Ali Paşa'ya çevirdi.

Diğer taraftan Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, yeniden donanma inşası için, bütün devlet erkanını harekete geçirerek, Osmanlı ülkelerinin bütün imkanlarını seferber etmişti. Çalışmaları büyük bir titizlikle takibediyor, heryere girip çıkıyor ve işlerin aksamasına meydan vermiyordu. Yanına Kaptanı Derya tayin edilen Kılıç Ali Paşa'yı da alarak çıkıyordu.

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, Peygamber efendimizin mübârek Kadem-i şerifin izi bulunduğu bir taşı Mısır'da Kayıtbay Türbesinden İstanbul'a getirtmiş ve Eyyûb Câmiine koydurmuştu. Sultanahmed Câmii tamamlanınca da Nakş-ı Kadem oradan alınarak buraya nakledildi. Nakil işinin yapıldığı günün gecesinde Sultan Ahmed şöyle bir rüyâ gördü:Bütün pâdişâhların toplandığı yüce bir divanda Peygamber efendimiz kâdılık yapmaktadır. Kayıtbay Türbesini ziyârete vesile olan "Kadem-i şerif" resmini kendi câmii ne nakleden Sultan Ahmed'den dâvâcıdır. Peygamber efendimiz dâvâcıyı dinledikten sonra, Kadem-i şerifin alındığı yere geri verilmesi istikâmetinde karar verir. Suçlu mevkiinde oturan Ahmed Han, kan ter içerisinde uyanır ve derhal şeyhi Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine giderek rüyâsını anlatır. Hüdâyi hazretleri, rüyâyı; "Emânetin derhâl yerine gönderilmesi." şeklinde yorumlar ve Kadem-i şerif Kayıtbay Türbesine iâde edilir.

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Elvân Çelebi

Elvân Çelebi, meşhur şâir, târihçi Âşık Paşa'nın oğludur. Kabri, Çorum-Mecidözü, Elvân Çelebi köyündeki zâviyesinin yanındadır...
Bu mübarek zat bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin El-eşec El-kindî

Vehbi Tülek

Abdullah bin el-Eşec el-Kindi hazretleri Hadis hafızıdır. 167'de (m. 783) Kûfe'de doğdu. Küçük yaşta hadis tahsiline başlayarak zamanın büyük hadis âlimlerinden oldu. Başta Buhâri olmak üzere Kütüb-i Sitte'de birçok hadisleri yer almaktadır. Eşec el-Kindi 257 (m. 871)'de Kûfe'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Rabbinize Yalvararak Ve Gizlice Duâ Edin

Vehbi Tülek

Edirne Evliyasından Abdülkerim Gülşenî

Vehbi Tülek


Abdülkerim Gülşeni, Edirne evliyasındandır. Büyük veli İbrâhim Gülşeni'nin halifelerindendir. 1584 (H. 992) senesinde Edirne'de vefat etti... Bu mübarek zat kendisinin yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatır:

Molla Fenârînin Hocası Cemâleddîn-i Aksarâyî

Vehbi Tülek

Sabır, Fakru Zarûrette Kalanların Azığıdır

Vehbi Tülek

Haram Işlememek Için Camdan Atlayan Genç!

Vehbi Tülek

Kalbin Hayâtı!..

Vehbi Tülek

Dervişin Avucunda Altın Olan Toprak

Vehbi Tülek

Şehzade Ömer Faruk Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Adalet Ve Tevazu

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek