Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.343.386

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kolumu Kesiver Kumandanim

Çanakkale savaşlarına kumanda etmiş emekli bir subay şöyle anlatır:"Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama kadar devam eden savaş, bu nisbetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle neticelenmek üzereydi. Gözet eme yerinde muharebenin son safhasını heyecan içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..." nidaları ufku titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenler den bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Azerbaycan Velîlerinden Seyyid Yahyâ Şirvânî

Seyyid Yahyâ Şirvâni, küçüklüğünde fevkalâde edep ve ahlâk sâhibi bir çocuktu. Bir gün arkadaşları ile oyun oynarken, evliyânın büyüklerinden İzzeddin Halveti'nin oğlu ile Sadreddin Halveti'nin dâmâdı olan Pirzâde hazretleri onu gördüler. "Allahü teâlâ bu çocuğa, dedelerinin güzel huyunu ihsân etmiş. İnşaallah Halveti yolunun feyz ve mârifetlerine de kavuşur" diye dua ettiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Benim Bir Ihsanımdır

Vehbi Tülek

Abdürrahmân Hârisi hazretleri tefsir, hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 671 (m. 1272) senesinde doğdu. 732 (m. 1331) senesinde Kahire'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

İbrahim Aleyhisselam

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Şemseddin en-nakib, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 662 (m. 1263) senesinde Dımeşk'da (Şam) doğdu. Şâmiyye Medresesi'nde müderris iken, 745 (m. 1344) senesi Zilka'de ayının onikinci Cuma gecesi vefât etti.
Humus'ta, sonra Trablus'ta, sonra da Haleb'de hâkimlik vazifesinde bulunan bu mübarek zat, daha sonra da Şâmiyyet-ül-Berâniyye'de müderrislik yaptı. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlar:

Esed Bin Furat

Vehbi Tülek

Dünyâ, Zâlim Ve Hîlekârdır

Vehbi Tülek

Dünyada Dostla Düşmanı Ayırmazlar

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaşları Terk Et Sâlihlerle Birlikte Ol!

Vehbi Tülek

Müslümanlığın Zayıf Olduğu Bir Asırdayız

Vehbi Tülek

Susmaktan Güzel Haslet Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Hakikati Görmek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Padişah Ve At

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek