Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.627.824

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Muhammed Kudâ’î hazretleri Mısır’da yetişen Şafiî âlimlerinden ve kadılardandır. Sefir (elçi) olarak Bizans’a gönderildi. Bir zaman İstanbul’da kaldı. 454 (m. 1062)’de vefât etti. “Dekâik-ül-ahbâr” kitabında, Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) nûrunun yaratılmasını şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Osmanlı Sultânı Üçüncü Murâd Hân ile Üftâde, bir gün sohbet ediyorlardı. Bir ara Üftâde, görünüşte lüzûmsuz bir takım el kol hareketleri yapmaya başladı. Mübârek yüzünün rengi, hâlden hâle giriyordu.Sonra eliyle bir yer sıvarmış gibi yaptı. Pâdişâh, âniden yapılan bu hareketlere önce bir mânâ veremedi. Sonra Üftâde'nin elinin siyahlaştığını görünce; "Efendi hazretleri! Niçin böyle hareketler yapmaya başladınız! Elinizin siyahlaşmasına sebep nedir?" diye sordu. O da; "Sultânım! Tebeanızdan bir balıkçı tayfası Karadeniz'in sularında balık tutuyordu. Tekneleri su alacak şekilde delindi. Bizden yardım istedikleri için biz de imdâdlarına yetişerek, teknelerini tâmir ettik. Bu sebeple elimiz karardı. Elhamdülillah müslümanların boğulmaktan kurtulmasına vesile olduk." buyurdu.

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Sultan II. Murat zamanında, henüz Osmanlılarda hazine teşkil edilip padişahlar saraylar da gönlünce harcama yapmazlar ve onlarda haplerde elde edilen ganimet ve haraçlardan ve madenlerden başka devletin bir geliri yoktu. Halktan vergi toplayıp saray erkanı için harcanmazdı. Hal böyle olunca , padişahlar da zaman zaman parasız kalabiliyordu.Bir gün Fazlullah Paşa, II. Murad'ın Çandarlı Halil paşa'dan borç para istediğini görüp:
Sultanım, Padişahın vezirlerden ve şundan bundan para istemesi yerinde olmaz. Müsaade buyurursanız bir hazine teşkil edilsin ve oradan saraya tahsisat ayrılsın, dedi.

Habib Baba

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâsîn-i Şerîfte Bir Isim Vardır Ki

Abdürrahim ibn-i Furât hazretleri hadis, târih ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 759 (m. 1358)'de Kâhire'de doğdu. 851 (m. 1448)'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

Hasan Dede Anadolu'da yetişen velilerdendir. On sekizinci asırda Nevşehir'de yaşamıştır. Halk arasında meşhûr olup "Hasan Baba" ve "Hasan Emmi" diye de tanınır. Halkın, tevekkülü, çalışkanlığı ve üstün ahlâkı ile çok sevdiği ve hürmet gösterdiği bir veli idi...

Gönül Huzûru Ile Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Dîneverî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Dineveri hazretleri, Türkistan'ın meşhûr velilerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 951 (H.340) senesinde Semerkand'da vefât etti. Allahü teâlâdan başka her şeyi unutmuş ve muhabbet deryâsına gark olmuş çok mübârek bir zâttı. İlim öğrenmek için Horasan'ın Nişâbûr şehrine geldi. Uzun zaman Nişâbur'da oturdu. Sonra, ömrünün son zamanlarında Semerkand'a gitti...

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Abbasi Halifesi Muntasır

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Tavilî

Vehbi Tülek

Kâfirlerle Dost, Arkadaş Olmayınız!

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî Ve Ihlaslı Bir Genç...

Vehbi Tülek

Cehennem'den Kurtaran Sağlam Ip: Namaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Anzakli Ömer

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Adalet Ve Tevazu

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek