Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.296.706

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahim Nişâbûrî

Abdurrahim Nişâbûri hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. İmam-ı Kuşeyri hazretlerinin oğludur. 514 (m. 1120)'de İran'da, Nişâbûr'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Ümmetin En Önce Unutacağı Ilim

Vehbi Tülek

Ebû Tâhir bin Tayfun Secâvendi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 596 (m. 1200)'de vefât etti. Müfessir, fakih ve miras taksiminden bahseden ferâiz ilminde mütehassıs idi. Es-Sirâciyye fil-ferâiz adlı eserinden bazı bölümler:

Allahın Vahdâniyetinin Isbâtı Hakkında

Vehbi Tülek

Hediyeleşin, Çünkü Hediye Sevgiyi Artırır

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Ebi Ya'lâ hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 451'de (m. 1059) Bağ­dat'ta doğdu. Kâ­di Ebû Ya'lâ el-Ferrâ'nın oğludur. Babasından ve zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 526 (m. 1131)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ayasofya'nın Duvarındaki Levha!..

Vehbi Tülek

İslam Dini Geçmiş Dinlerin Süzülmüş Kaymağı Gibidir

Vehbi Tülek

Dünya âhiret Için Bir Vâsıtadır

Vehbi Tülek

Günahlar Birer Derttir Devası Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

Çanakkale Kahramanı Binbaşı Bedri Bey

Vehbi Tülek

Rumeli Velîlerinden Sofyalı Bâlî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Zalimlere Dersini Verdi!

Sarik Ve Sakal

Arafatta Görüşürüz

Yüz Vermedin!

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek