Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.693.419

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Razi

Abdullah Razi hazretleri, İran'da Nişabur şehrinde yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Cüneyd-i Bağdadi gibi meşhur sofilerin sohbetinde bulunmuştur. 353 (m. 964)'de vefat etti. Talebelerinden birine şu nasihatleri yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâlin Hesabı Haramın Ise Azabı Vardır

Vehbi Tülek

Behâüddin bin Şeyh Lütfullah hazretleri Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin önde gelen talebelerinden ve halifelerinden olan Lütfullah Efendi'nin oğludur. 895 (m. 1490) senesinde Edirne'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Cennete Ilk Girecek Olanlar

Vehbi Tülek

Melekleri Sevindiren Ibadet: Namaz

Vehbi Tülek

Hasan bin Muhammed Bekri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 574 (m. 1178)'de Şam'da doğdu. Hazreti Ebû Bekr-i Sıddik'in (radıyallahü anh) soyundandır. Ömrünün sonuna doğru Mısır'a gitti. 656 (m. 1258) yılında orada vefat etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şeriflerde, Resûl-i ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Kendisine Faydası Olmayanın Başkasına Faydası Olmaz!

Vehbi Tülek

Hep Iyi Insanlarla Beraber Olun

Vehbi Tülek

Şehridâr Deylemî

Vehbi Tülek

Erzincanlı Mustafa Hilmi Efendi

Vehbi Tülek

ey Meleklerim, Onu Hesaba Çekmeyin

Vehbi Tülek

Makâm-ı Mahmûd" Şefaat Makamıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Değişen Sizin Kalbiniz

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Pişman Oldular!

İcÂzetin Sirri

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek