Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.577
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Yunan isyânı sırasında yeniçeri ve sipâhilerin daha fazla bozulduğunu gören Sultan Mahmûd Han, bu fesât yuvalarını ortadan kaldırmaya karar verdi. Yeniçerilerin artan tecâvüz ve zorbalıkları kamuoyunu da aleyhlerine çevirmişti. Pâdişâh, Yunan isyânının bastırılmasıyla kavuşulan sulh devresinde önce, orduyu ıslâha girişti. Ancak askeri tâlim ve terbiyeye karşı çıkan yeniçeriler, isyân mânâsında kazan kaldırdılar. Buna karşılık Sultan Mahmûd Han da sadrâzam, şeyhülislâm ve devlet erkânını toplayarak yeniçerilerin artık hıyânette bulunduk larını, bu sebeple tedbir alınmasını belirtti. Âlimler, din ve devletin bekâsı için bu fesat yuvasının ortadan kaldırılması gerektiğini bildirdiler. Şeyhülislâmın fetvâsı ile sancak-ı şerif çıkarılarak, dinine ve pâdişâhına bağlı olanların onun altına gelmesi ve mücâdeleye girişmesi istendi. Böylece eşine ilk defâ rastlanan bir olayla pâdişâha bağlı birlikler halkla bütünleşerek fitne ve fesat yuvası yeniçeri ve sipâhi ocaklarını ortadan kaldırdılar.
Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar'a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit'i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi'yi Üsküdar'a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi.
Hazreti Hasan, Resûlullahın kızı hazret-i Fâtıma'nın oğludur. Peygamber efendimizin, "Cennet gençlerinin seyyidi, efendisidir" buyurduğu, torunu Hz. Hasan, 625 senesinin ramazan ayının ortasında doğdu. Beyaz ve güzel yüzlü olup, yüzü Resûlullahın yüzüne çok benzeyen yedi kişiden biri bu idi. Resûlullaha bundan dahâ çok benzeyen kimse yoktu. "Oniki İmâm"ın ikincisi, İslâm halifelerinin beşincisidir...
Ebû Muhammed Ayderûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid olup 1538 (H.945) senesi Yemen'de Terîm şehrinde doğdu. Âlim olan babasının derslerinde yetişti. Ondan birçok ilimleri tahsîl etti. Sonra oradaki zamânın din büyükleriyle görüşüp istifâde etti. İcâzet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 1610 (H.1019) senesi Terîm'de vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Muhammed bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1562 (H.970) senesinde Yemen'de doğdu. Âlim bir zât olan babasından birçok ilimleri öğrendi. Zamânının evliyâsının sohbetlerinde bulundu. İlimde ve fazîlette yüksek dereceye ulaştı. Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan dedesi Şeyh bin Abdullah, onu yanına çağırınca Hindistan'a gitti. Orada çok talebe yetiştirdi. 1621 (H.1030) senesinde Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinin Bendersûret nâhiyesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.