Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.020.843

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dînimizde Ilk Emredilen Farz Namâzdır

Şeyh-ül-Hızâmiyye el-Vâsıtî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1258 (H.657) senesinde Irak’ta Vâsıt şehrinde doğdu. 1311 (H.711)'de Şam’da vefât etti. İlim öğrenmek için pekçok şehri dolaştı. Bu yolculukları esnâsında fıkıh, hadîs ve siyer âlimlerinden ilim öğrendi. Mısır'a sonra da Şam'a gitti. Orada talebe yetiştirdi. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

II. Selim, Kıbrıs'ın fethini tamamladıktan sonra he­men, Venedikliler devrindeki şiddetli baskı idaresinin iz­lerini silmiş; araziye bağlı esaret demek olan feodalite sistemini kaldırmış ve yerli gayr-i müslimlere meşru da­irede tam bir din hürriyeti tanımıştır. Ada, Kıbrıs Eyaleti haline getirilip Tarsus, Alâiye ve İçel buraya bağlandıktan sonra, ilk Osmanlı valisi zamanında yapılan bir nüfus sayımına göre, 120.000 erkek nüfusu bulunan Kıbrıs halkı arasında hak ve adaletin tesisi için gönderi­len 23 Zilhicce 979/1572 tarihli şu ferman, Osmanlı Devleti ve Kıbrıs münasebetleri açısından tarih içinde parlayan altın bir sayfadır. Belgenin asıl metnini ve sonra da sadeleştirilmiş şeklini beraber okuyalım: Fermanın Asıl Metni:

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

YAVUZ Sultan Selim Han, bir yandan Mısır üzerine yürüyor, bir yandan da Memluk sultanı Kansu Gavri'ye elçiler gönderiyordu. Fakat gönderdiği elçilerin hiçbiri de geri gelmemişti. Daha sonra bu elçilerin hapsedildiğini öğrendi. Bu sıralarda Kansu Gavri'nin elçisi Moğolbey, silahıyla Yavuz'un huzuruna çıkmış ve sultanının isteklerini bildirdi.

Bunun üzerine Moğolbey'in saçı sakalı kesilerek, yağlı bir elbise giydirildi ve bir eşeğe ters bindirilerek ordugahta gezdirildi. Yavuz tekrar huzura alına Moğolbey'e:"Seni öldürmüyorum, çünki elçiye zeval olmaz. Ancak efendine söyle, elçileri salsın, kendisini de Mercidabık'da bekliyorum"

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mehmed Emîn Tokâdî

Mehmed Emin Tokâdi hazretleri İstanbul evliyâsının en büyüklerindendir. 1075 (m. 1664)'de Tokat'ta doğdu. İlim tahsiline memleketinde başlayıp, sonra İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Mirzâzâde Mehmed Efendiden ders alıp, ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye giderek Îmâm-ı Rabbani hazretlerinin oğlu Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin halifesi Ahmed Yekdest Cüryâni'ye intisab etti ve icazet alarak İstanbul'a döndü. 1158 (m. 1745)'de İstanbul'da vefât etti. Zeyrek Yokuşu civarındadır. Kendisini vesile ederek, kabri başında yapılan duâ müstecâbdır, makbûldür. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Dostlarını Muhafaza Eder

Vehbi Tülek

Muhammed Kabbâri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 662 (m. 1264) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Şaban-ı Nakşibendi

Vehbi Tülek

Muhammed Hâdimî

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ebû Said Muhammed Hâdimi'nin dedeleri Buhârâlıdır. Muhammed Hâdimi, ilk tahsilini babasından gördü. Babası Fahr-er-Rûm (Rûm diyârının seçilmişi, herkesin onunla övündüğü) nâmıyla meşhûr Kara Hacı Mustafa Efendidir. Mustafa Efendi, tanınmış âlimlerdendi.

Kimde Allah Korkusu Varsa!..

Vehbi Tülek

Onlar, Kendilerine Zulmediyorlar

Vehbi Tülek

Dostun Sevdiği Kimseler, Insana Güzel Görünür

Vehbi Tülek

İmâmzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

İlyâs Ve Elyesa Aleyhisselâm

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Zalimlere Dersini Verdi!

Onun Görmediği Yer

Sarik Ve Sakal

Onun Görmediği Yer

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek