Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.563.830

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Sultan II. Osman 22 Kasım 1617'de padişah olduğunda henüz 14 yaşındaydı. Fakat yaşı nın çok üzerinde bir olgunluğa sahip olan bu genç padişah, ecdadı gibi celadetli ve cesurdu. Tahta çıktığı senelerde, Avrupa'da söz sahibi bir devlet olan Polonya, Osmanlı sınırlarına saldırıyor, hatta bazı kaleleri ele geçiriyordu. Bunlardan en önemlisi de Hotin Kalesi idi. Bunun üzerine hemen sefere çıkılmasını emretti ve hazırlıklara başlandı.

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Mesih Paşa Vezir Olur Mu?

Vehbi Tülek

Osmanlı paşalarından Mesih Paşa, Hamid ilinin (Isparta'nın) beyiydi. Muhammed Çelebi Sultanın ziyâretine gider, hürmet gösterirdi. Vezir olması için duâ ve himmet etme si için yalvarıp yakarırdı. "Eğer vezir olursam, sizi ve talebelerinizi gazâya götürürüm." diye söz vermişti. Hayreddin Halife adında bir halifesi, talebesi vardı. Ona; "Var rüyâya yatıp istihâre eyle. Bakalım Mesih Paşa vezir olur mu?" dedi. Hayreddin Halife istihâreye yatıp gördü ki: Hocası Şeyh Muhammed Çelebi Sultan bir kuşak getirdi. Onu Mesih Paşa nın başına sarması için kendisine verdi. Fakat Hayreddin Halife onu bir türlü saramadı. Bunun üzerine şeyh hazretleri kendisi alıp sardı.Sabahleyin Hayreddin Halife gördüğü rüyâyı anlatmak üzere huzûruna gitti.

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhabbet Ve Edep Timsali Bir Talebe

Muhammed Şüveymi hazretleri Midyen Eşmûni hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Kaynaklarda doğum ve vefât târihleri bulunmayan Şüveymi, dokuzuncu asrın sonlarında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsan, Beden Değil Ruh Demektir

Vehbi Tülek

Necmeddîn Dâye hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin talebesi olup, onun ders ve sohbetlerinde kemâle erdi. Cengiz istilâsının meydana çıkacağı sırada, bu fitne henüz başlamadan, hocası Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin işâreti ile Anadolu tarafına seyâhat ederek Konya'ya geldi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Sadreddîn-i Konevî hazretleri ile görüştü. 1256 (H.654) senesinde Bağdât'ta vefât etti. "Mirsâd-ül-İbâd" adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle nakleder:

En Çok Ibadet Eden!..

Vehbi Tülek

Dünyâ, Geçilecek Bir Köprü Gibidir

Vehbi Tülek

İbrâhim ibn-i Kurkûl hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 505'te (m. 1111) Endülüs'te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. İlk tahsilinden sonra Mâleka'ya (Malaga), ardın­dan da Fas'a göç et­ti. Buralarda zamanın büyük âlimlerinden hadis, fıkıh ve kelâm ilmi tahsil etti. 569'da (m. 1174) Fas'ta vefat etti. Şöyle buyurdu:

İbn-i Melek

Vehbi Tülek

Nefsini Islah Eden, Saadete Kavuşur

Vehbi Tülek

Ali Bin Ebî Bekr Nâşirî

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi

Vehbi Tülek

Ahmed Feyzî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Allah Nasil Misafir Edilir?

Alabilirsen Al

İftiranin Neticesi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Bülbülün Zikri

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek