Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.591.373

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya'da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden Şeyh Abdullah Efendiye talebe oldu. İcazet alarak talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velîlerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Onu kendi kızı Sâfiye Hatun ile evlendirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Ehlinden Istifâde!..

Abdülhakim-i Siyalkûti hazretleri, Hindistan velilerinden ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1657 (H.1067) senesinde Hindistan'ın Siyalkût şehrinde vefât etti... Bu mübarek zat, İmâm-ı Rabbâni hazretleri ile Mevlânâ Kemâleddin-i Kişmiri'nin derslerinde bulundu. Fıkıh, kelâm ve daha birçok nakli ilimlerde yüksek derecelere kavuştu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"sübhânallah" Demek, Tövbenin Anahtarıdır!

Vehbi Tülek

Ahmed Müslim Efendi, Edirne evliyasının büyüklerinden Hasan Sezaî hazretlerinin damadıdır. Belgrad’da doğdu Edirne’ye giderek ona talebe oldu. Vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi. 1166 (m. 1752)’de Edirne'de vefat etti. “Şumuun Lâmiun fi beyani etvarin sabi'in” ismindeki eserinde şöyle anlatır:

Abdülgafûr Müşâhidî

Vehbi Tülek

Yûnus Emre

Vehbi Tülek

Yûnus Emre'nin, Eskişehir'in Mihalıççık kazâsına bağlı Yûnus Emre köyünde, 1320 (H.720) senesinde 80 yaşında vefât ettiği ve buraya defnedildiği kaynakların tetkikinden anlaşılmaktadır. (Vefâtı için başka târihler ve başka yerler de bildirilmektedir...)
Çocukluğu hakkında bilgi olmayan Yûnus Emre, bir işâret üzerine genç yaşta büyük mutasavvıf Tapduk Emre'nin dergahına gitti. Otuz seneden fazla onun hizmetinde bulundu ve ondan feyz aldı. Hattâ bâzı kaynaklar, Tapduk Emre'nin kızını Yûnus Emre'ye verdiğini, hem talebesi, hem de dâmâdı olduğunu kaydetmektedir...

İslâmiyetin Hakîkatini Ele Geçirebilmek Için

Vehbi Tülek

Sizi Ne Güldürdü Yâ Resûlallah?

Vehbi Tülek

Fukahâ-i Seb'adan Urve Bin Zübeyr

Vehbi Tülek

sen Buraya Nasıl Geldin?

Vehbi Tülek

İbn-i Makbûl Ve Kansu Paşa

Vehbi Tülek

Rûhları Bedenlerine Geri Verilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ebû'l-Haseni'l-Harkâni hazretleri şöyle anlatır:

İki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allah Teâlâ'ya ibâdet ederdi. Bir akşam, Allah Teâlâ'ya ibâdet kardeş, yaptığı ibâdetten, duyduğu hazdan dolayı kardeşine:

- Bu gece de anneme sen hizmet et, ben ibâdet edeyim, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Adalet Ve Tevazu

Bize Teveccüh Edin

A'meş Ve Hanımı

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Alabilirsen Al

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek