Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.239.778

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zembilli Ali Cemali Efendi’nin Zembili

Ali Cemali Efendi Anadolu'yu nurlandıran velilerden Cemaleddin Aksarayi'nin torunudur ve tedrise beşikte başlar. O, misli zor görülen bir hafızaya sahiptir. Üstün körü geçilen kitapları bile harekesi harekesine ezberler ve yaşından beklenmeyecek sorular sorar. Hocaları böyle bir kabiliyetin önünü tıkamaktan çekinirler "Sen buralarda zâyi olma" derler, "Büyük âlimlerde oku, meselâ Molla Hüsrev'e git!" O da öyle yapar. Molla Hüsrev ona bildiklerini öğretir, ancak "bunlar işin zahiridir" der, "şimdi sırlara ersen gerek. Bir Hakk aşığı bul ve ona köle ol!"

Vehbi Tülek

Ordusunun Başinda Sefere Çikan Son Osmanli Padişahi

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazı Doğru Kılan, Kötü Şeylerden Korunmuş Olur

Sirâcüddîn Şârmesâhî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 589 (m. 1193) senesinde Mısır’da Şârmesah köyünde doğdu. Kahire’de ilim tahsili yaptıktan sonra Mâlikî mezhebi âlimlerinden bazıları ve ailesi ile birlikte Bağdad’a gitti. Oradaki âlimlerle görüştü. Halîfe el-Mustansır, onu hürmet ve saygı ile karşıladı. Mustansıriyye Medresesi’nde Mâlikî mezhebi fıkhını öğretti. Uzun zaman bu vazîfede kaldı. Sonra memleketine döndü 669 (m. 1271) senesinde Şârmesah’ta vefât etti. Birçok eser yazdı. Bunlardan “El-Fevâidü fil-fıkh” kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Ali Ûşî

Vehbi Tülek

Sirâcüddin Ali Ûşi hazretleri kelam âlimi ve şair olup, Özbekistan'da, Fergâna Müftüsü idi. 575 (m. 1180)'de vefât etti. Ehl-i sünnet itikâdını nazım olarak anlatan "Kaside-i Emâli"si meşhûrdur. Emâli Kasidesi'nin bir kısmı şöyledir:

onun Gibiler Köpek Gibidir

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Abdülkâdir Deştûtî

Vehbi Tülek

Zeynüddin Abdülkâdir Deştûti rahmetullahi aleyh, Mısır evliyâsındandır. 1524 (H.931) senesinde Kahire'de vefat etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Abdülkâdir Deştûti, zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Birçok faziletin kendisinde toplandığı, evliyâlık yolunda derecesi yüksek bir zât idi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Devlet adamları ve sultanlar arasında da itibâr sâhibiydi...

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

İbn-i Haris Kayrevânî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Rübûbiyyetini âciz Kullarına Bırakmaz!

Vehbi Tülek

Ahmed Harrâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Ilmi Şerefli Kıldı

Vehbi Tülek

ben Muradıma Nail Oldum...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

"encümen-i Bîzebân"

Kabahat Kilincin Midir?

Başka Du Bilmez Misin?

Derdi Olan Neylesin?

Örümcek Ağı

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek