Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.506.610

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eşeklerin Yardimi

Osmanlı ordusu 1645 senesinde Yusuf Paşa kumandasında Girit adasına asker çıkarmıştı. Bu adada çok miktarda eşek bulunuyordu. Sahile çıkan Osmanlı askeri, eşekleri toplayıp bütün eşyalarını bunlara yükleyerek, kuşatma altına aldıkları Hanya kalesine taşıdılar. Kaleyi savunan Venedikli general bunu işitince:

"Çok yazık, eğer eşeklerin Osmanlılara böyle yardım ettiklerini önceden bilseydim, Osmanlılar gelmeden önce hepsini öldürtürdüm" diye üzüntüsünü belirtti.

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn-i şerifeyn ahâlisine, zâhidlere, mukaddes yerlerin ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve Hicaz bölgesinde yaşayanlara gönderdikleri para ve değerli eşyâlara surre; bunları götüren topluluğa da surre alayı denirdi.Bilinen ilk surre alayları, Abbâsiler devrinde (750-1258) gönderildi. Eyyûbiler (1174-1250) ve Memlukler (1250-1517), bu güzel âdeti devam ettirdiler. Herşeyin en güzelini Haremeyn-i şerifeyne lâyık gören Osmanlılar da, surre alaylarının en güzellerini gönderdiler. Osmanlı Devletinde bilinen ilk surre alayı, Yıldırım Bâyezid Han tarafından Edirne'den gönderildi. Gönderilen hediyeler arasında 80.000 altın para da vardı. Çelebi Sultan Mehmed Han, Sultan İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında artarak devam etti. Yavuz Sultan Selim Hanın Halife-i Müslimin olmasından sonra daha da sistemleştirildi. Bu hizmet devletin yıkılışına kadar en zor şartlarda bile devam ettirildi.

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Be­de­ni In­san, Ba­şı ­mer­keb O­lan â­lim!

Ha­dis il­min­de imâm olan İb­ni Men­de-i İs­fe­hâ­ni "rah­me­tul­la­hi aleyh" (Es­mâ-i Sa­hâ­bi) ki­tâ­bı­nın mü­el­li­fi­dir. Da­hâ pek çok ese­ri var­dır. Bu mü­ba­rek zat, ken­di ya­şa­dı­ğı bir ha­di­se­yi şöy­le an­lat­mış­tır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kim Allah Için Ziyâret Ederse

Vehbi Tülek

Cemâlüddin Osman İbnü'l-Hacib hazretleri nahiv ve Mâliki fıkıh âlimidir. 570"te (m. 1175) Mısır'ın Said şehrinde doğ­du. Ailesi aslen Tiflislidir. Babasıyla birlikte küçük yaşta Kahire'ye giderek nahiv ve fıkıh ilmi öğrendikten sonra Fâzıliyye Medresesi'nde, daha sonra Şam'da Emeviyye Camii'nde Mâliki fıkhı dersi verdi. 646 (m. 1249)'de Şam'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Siz, Ümmetlerin En Iyisi Oldunuz

Vehbi Tülek

Meleklerin Göklere Çıkardığı Namaz

Vehbi Tülek

Muhsin-i Kayseri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Kayseri'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Şam ve Mısır'a giderek fıkıh tahsil etti. Kayseri'ye dönerek birçok talebe yetiştirdi. 761 (m. 1360)'da Kayseri'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Amelini Az Gören Kimse Gibi Ol

Vehbi Tülek

Amelini, Ihlâs Ile Riyasız Olarak Yap!

Vehbi Tülek

hindistan'ın Aynası Ahî Sirâc

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Sana Bir Çocuk Verir Inşallah

Vehbi Tülek

Dünyâ Fitnesinden Sana Sığınırım Allahım

Vehbi Tülek

dülger-zâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Sarayda İftar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Tüccarin Rüyasi

Bereketi Var Mı?

Bize Teveccüh Edin

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek