Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.280.778

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cennet Iyilere Cehennem Ise Günâhkârlaradır

Seyyid Radiyüddîn Nâtikî hazretleri büyük velîlerdendir. Nesebi, Peygamber Efendimize dayanır. Horasan civârında Uçyar köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlim tahsîli için Tebriz'e gitti. Zamânın âlimlerinden ilim öğrendi, tahsîlini tamamladıktan sonra Herat'a kâdı tâyin edildi. 1378 (H.780) senesinde Horasan'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Okçuluk

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Körpe Ve Tâze Olan Şu Gençliğinle Gururlanma!

Ebü'l-Feth bin Muhammed hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1010 (H.401) senesinde Buhârâ'da vefât etti. Talebelerine sohbetlerinde sık sık şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Bin Muhammed Kalşânî

Vehbi Tülek

Ömer bin Muhammed Kalşâni rahmetullahi aleyh, hadis ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Aslen Tunus'un "Bâce" kasabasındandır. 848 (m. 1444) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde şunları anlattı:

Filistinli âlim Makdîsî

Vehbi Tülek

İmam-ı Mukatil Bin Süleyman

Vehbi Tülek

İmam-ı Mukatil bin Süleyman hazretleri tefsir âlimlerindendir. Afganistan'daki Belh'te 80 (m. 699)'da doğdu. Basra'da yerleşti. 150 [m. 767] de orada vefat etti. "Tefsir-i Kebir" isimli eserinde, buyuruyor ki:

Ebûbekr Ibn-i Ebî Şeybe

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ebû Abdullah Nibacî

Vehbi Tülek

“hat Üstâdı” Hamid Aytaç

Vehbi Tülek

Sahâbe-i Kiramın Hepsi Müctehid Idi

Vehbi Tülek

Süleyman Bin Necâh

Vehbi Tülek

Sabır, Nefsânî Arzuları Terk Etmektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Onun Görmediği Yer

Onun Görmediği Yer

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Ayyaşin Sonu

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

İcÂzetin Sirri

Zalimlere Dersini Verdi!

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek