Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.289.874
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
Kânûni Sultan Süleymân Han 11 Haziran 1534'te Irakeyn seferine çıktığında 20 Temmuz'da Konya'ya geldi. Burada otağını kurup birkaç gün kaldı. Bu esnâda Konya'da medfûn bulunan başta Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi olmak üzere velilerin kabirlerini ziyâret etti. Kânûni, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesi yanında dervişlerin namaz kılacakları, âriflerin duâ edip yalvaracakları bir mescid yaptırdı. Ayrıca Behâeddin Sultan Veled hazretlerine âid eski ve yıkık bir medreseyi tâmir ettirip yeniledi. Bu sırada Çelebi Hüsrev hazretleri de dâhil olmak üzere mevlevi şeyhlerinin sohbet meclislerinde bulunup duâlarına kavuştu.
20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...
Muhyiddin Muhammed bin Behâeddin hazretleri Osmanlılar zamânında Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup tefsir, hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Devrin meşhûr âimlerinden ilim öğrendi. Zâhiri ilimlerin tahsilini tamamladıktan sonra, tasavvuf yoluna yönelerek, büyük âlim ve evliyâ Şeyh Muhammed İskilibi'nin huzûr ve hizmetlerine vâsıl oldu. Onun vefatından sonra İstanbul'a geldi. Müftü Zenbilli Ali Cemâli Efendi, ömrünün sonlarına doğru hastalanıp kendisine onu nâib, vekil seçti. 1544 (H.951) senesinde hacca gitti. Ertesi sene dönüşünde Kayseri'de 1545 (H.952) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Yemenli büyük veli İbn'ül-Hatib, ilk tahsilini doğduğu köyde İsmail Hadrami hazretlerinden yaptı. Ondan Kur'ân-ı kerim ve fıkıh bilgilerini öğrendi. Daha sonra Medine-i Münevvere'ye geldi. Burada da birçok âlimden ilim öğrenerek fıkıh ve tasavvufta yüksek derecelere erişti. Sık sık Hücre-i Saadete gider, burada Peygamber efendimizi görür ve ona meselelerini arz ederdi. Daha sonra tekrar Yemen'e döndü ve Aden şehrine yerleşti, burada çok talebe yetiştirdi. Bir müddet sonra da Mevzi şehrine yerleşti ve orada 1298 (H.697) senesinde vefat etti.
Şemsüddin Gamri hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. 1384 (H.786) senesinde Mısır'ın Gamr bölgesinde doğdu. Kâhire'de Câmi'ul-Ezher'de ilim tahsil etti. Ömer el-Vefâi Ahmed ez-Zâhid'in sohbetlerinde bulunarak kemâle erdi. 1445 (H.849) senesi Mahallet-ül-Kübrâ denilen yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Şam'ın fethinde, Müslümanların, tarihin şeref levhasına geçmesine sebep bir olay olmuştu. İslâmiyeti kendilerine ezeli düşman gören Batı için, ibretlik vesikalardan biri olan bu olay, şöyle meydana geldi:
Şam'ın fethinde, Hâlid bin Velid hazretleri, şehrin bir tarafından girdi. Kendisine karşı koyulduğu için, kılıç kullanarak şehirde ilerliyordu. Hedefi, o zaman için şehrin en büyük kilisesi olan şimdiki Câmi-i Emevi idi.