Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.221.870

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlyas Reis

Rodosluların yirmiye yakın galer ve kadırgalarına karşı küçük bir Türk çektirisi, amansız ve ölümüne bir mücadeleye hazırlanıyordu. Çektirideki Türk leventleri, şahin bakışlarını düşman gemisine dikmiş, korkusuz, telaşsız, bir an önce düşmanla kılıç kılıca gelecekleri anı bekliyorlardı.Türk çektirisi, etrafını bir karabulut gibi saran dev düşman gemilerine doğru dalgalarla oynaşa oynaşa giderken, leventler, birz sonra tadacakları şehadetin sevinci ve zevki içinde bayram havası yaşıyorlardı. Artı iki yaraf birbirlerine iyice yaklaşmışlar, atış menzili içine girmişlerdi. İlyas Reis, gözlerini düşman gemilerinden ayırmadan ilk emrini verdi:-Amiral gemisine dirise edeceğiz arkadaşlar!

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Başkalarının Ayıbını Araştırma

Sa'id bin Mensûr el-Yemeni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Çok kerâmeti görüldü. 660 (m. 1262) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Sâhib Fârûkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan'ın Luknov şehrinde doğdu. Ebû Saîd Müceddidî hazretlerinden ilim öğrendi. Yirmi yaşında iken dedesinin sohbetinde yetişip, Nakşibendî yolunda icâzet aldı. Sonra Mekke-i mükerremeye hicret etti. Orada pekçok talebe yetiştirdi. Oğlu Şâh Muhammed Ma'sûm-i Ömerî en ileri gelen talebelerindendir. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Sohbetlerinde İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektubatından okuturdu. Şöyle buyurdu:

Bu Yolun Sonu Başlangıçta Yerleştirilmiştir

Vehbi Tülek

Allah, Sevdiklerine Ihsân Eder

Vehbi Tülek

Abdüsselâm Kaylevi hazretleri fıkıh âlimlerindendir. 770 (m. 1368)'de Bağdad'ın Kayle köyünde doğdu. 859 (m. 1455)'de vefât etti. Bir sohbetinde şunları söyledi:

Melekler, Kur’ân-ı Kerim Okunan Yere Toplanırlar

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Bin İyâş

Vehbi Tülek

Bir Sadakat Ve Vefakârlık Örneği

Vehbi Tülek

Kundaktaki Bebek Ve Zalim Hükümdar!

Vehbi Tülek

Allahtan Başka Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Âmir Bin Füheyre (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yirmi Saniyede

Arafatta Görüşürüz

Allah Diyen Genç

Abdullah El-acemî

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek