Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.982.137

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Şeyh Derdîrî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1715 (H.1127) senesinde, Mısır'da doğdu. 1786 (H.1201) senesinde Kâhire'de vefât etti. Câmi-ul-Ezher'de ilim tahsîl etti. Zamânının en büyük âlimlerinden ders aldı. Hocalarının hepsinden icâzet alıp fetvâ vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Türklerde Namus

Vehbi Tülek

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Osmanli Askeri Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlânın Kudretini Ancak Akıl Sahipleri Bilir!

Abdullah Kassâr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hicrî onuncu asrın sonlarında yaşadı. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Râzî

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Râzi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 767'de (m. 1365) Afganistan'da Herat'­ta doğdu. Sadeddin Teftâzâni ve Seyyid Şerif Cürcâni'nin talebesidir. Tahsilini tamamlayıp Kudüs'e, sonra Kahire'ye gitti. Önce Hanefi iken, o memleketler Şâfii olduğu için bu mezhebe geçti. Tekrar Kudüs'e dönerek 829'da (m. 1426) Kudüs'te vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Sâlih Efendi

Vehbi Tülek

Cennet Için Ağlayan Cennete Kavuşur

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ahmed Dineveri hazretleri hadis âlimidir. 280'de (m. 893) İran'da Dinever'de doğdu. Tahsil için gittiği Bağdat, Basra, Şam, Harran, Cizre gibi ilim merkezlerinde Nesâi, Begavi, İbn-i Ebû Dâvûd gibi hadis âlimlerinden istifade etti. Tahsilini tamamladıktan son­ra Dinever'e döndü. 364'te (m. 975) vefat etti. Şu hadis-i şerifleri o mübarek zat rivayet etmiştir:

Fâsık Kimsenin Yüzüne Gülme

Vehbi Tülek

Dıhye-i Kelbî (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbaı Muhammed Fergal

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Atâ Bin Yesâr

Vehbi Tülek

Meydanların Arslanının Sen Olduğunu Anladım!

Vehbi Tülek

Allah'ın Anıldığı Yerler Cennet Bahçeleridir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
SelÂmetle Gidip Gel

SelÂmetle Gidip Gel

Abdülehad Efendi bir gün, talebelerinden birisinin bir iş için Üsküdar'a gidip gelmesini istedi. Fakat o gün çok fırtınalı idi. Kayık hiç işlemiyordu. Bu yüzden talebelerden kimse, ben gidip gelirim, diyemedi. Nihâyet içlerinden biri, Abdülehad Efendinin emrini yerine getirmek için kendisinin Üsküdar'a gidip geleceğini söyledi. O zaman Abdülehad Efendi o talebesine; "Selâmetle gidip gel." diye duâ etti. O talebe Eminönü'ne geldiğinde, yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar'a gidip gelmeye iknâ edebildi. Kayıklarından birisini denize indirdiler. Bir ok atımı gitmeden, fırtına dindi, deniz sâkinleşti, rüzgâr uygun bir yöne doğru esmeye başladı. Yelken açıp, Üsküdar'a kısa zamanda gidip geldiler. Dönüşte talebe durumu Abdülehad Efendiye bütün tafsilâtıyla anlattı. Abdülehad Efendi talebesine çok duâ etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yuhçu Baba

Üç Kandil

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Minareden Okunan Şiir

Değişen Sizin Kalbiniz

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek