Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.543.529

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Vehbi Tülek

Batililari Utandiran Manzara

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezid Han'ın oğlu Musa Çelebi, çocukluğunda da çok zeki ve haşarı idi. Gönderildiği mektepte, arkadaşları ve bilhassa hocası, ondan çok çekiyorlardı. Bir gün hocası dayanamadı ve onu dövdü. Küçük Musa, akşam ağlayarak eve geldi ve babası Sultan Yıldırım Bayezid'e:-Sizin gibi bir sultanın oğlunun darb edilmesi layık mıdır? Dedi.Bunun üzerine Sultan Bayezid:-Demek bir Sultanın oğlunu dövdü, öyleyse yarın ben de mektebe geleyim de hocaya bunun hesabını sorayım, cevabını verdi. Oğlunu gönderdikten sonra mektebe gitti ve hocası ile görüşerek, icabeden talimatları verdi.

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Insanın Huyu Sonradan Değişebilir

Kınalızâde Ali Efendi Osmanlı âlimlerinin en meşhurlarındandır. 916 (m. 1516) senesinde Isparta'da doğdu. İstanbul'a giderek, medrese tahsilini mükemmel bir şekilde tamamladıktan sonra, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kadı ve kadıasker olarak vazife yaptı. 979 (m. 1571) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdıysa da, daha çok "Ahlâk-ı A'lâi" adlı eseriyle tanınmıştır. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazlardan Sonra Duâyı Sessiz Etmeli

Vehbi Tülek

Mehmed Zeyni Efendi 87. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1078'de (m. 1667) İstanbul'da doğdu. Medrese tahsili sırasında Şeyhülislâm Ebezâde Ab­dullah Efendi'ye damat oldu. Çeşitli medreselerde müderrislik, kadılık, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği yaptı. Nihayet Şeyhülislâmlığa getirildi. 1164 (m. 1751) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tasavvufun Sadece Ismi Kalmıştır!

Vehbi Tülek

İftirâda Bulunanlar Mahcup Oldular

Vehbi Tülek

Küçük Ârif Çelebi Osmanlı evliyasından olup Mevleviyye tarikatının büyüklerindendir. Afyon-Bolvadin'de yaşadı. Şeyh Küçük Muhammed Efendinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. Hocası onu kızı ile evlendirerek kendisine dâmad yaptı. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin mânevi işâreti ile hocasının vefâtından sonra yerine geçti.

Gece Evi Yakacaktın Bir Daha Uyanık Ol!

Vehbi Tülek

Kendi Görüşüne Göre Tefsir Yapanlar

Vehbi Tülek

Mustafa Mânevî Efendi

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hayreddîn

Vehbi Tülek

Şeyh Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Taşkesenli Gazi İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Başka Du Bilmez Misin?

Başka Du Bilmez Misin?

Bir şahıs, Harem-i Şerif'in kapısında, "Ey doğrulara yardım eden, haramlardan kaçınanları koruyan Allâh'ım!.." diyerek hep aynı duâyı okuyordu. Ona, "Sen başka duâ bilmez misin?" dediler. O şöyle açıkladı, bu duâyı tekrar etme sebebini:"Ben Beyt-i Şerif'i tavâf ederken ayağıma takılan bir şeyi eğilip aldım. Bir de baktım ki, içinde bin altın bulunan bir kese. Şeytanımla imânım mücâdeleye tutuştular. 'Bin altın çok para, senin bütün ihtiyaçlarını karşılar" dedi şeytanım. Îmânım ise, 'Bu haramdır, boşuna saklama; sahibini bul, teslim et!' dedi. Ben böyle mücâdele içinde iken, birinin sesi duyuldu:"Burada, içinde bin altınım bulunan kesem kaybolmuştur. Kim buldu ise getirsin, ona otuz altın müjde vereyim!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yüz Vermedin!

Sarik Ve Sakal

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek