Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.157.572

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Eski İftarlar

Naime Sultan

Ölüyü Diriltemem

Delik Kova

Şikayet

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Kabakçi Mustafa İsyÂni

Vehbi Tülek

On sekizinci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti içte ve dışta çeşitli düşmanlarla mücâdele ediyordu. 1789 Fransız ihtilâlinden sonra Avrupa'da meydana gelen olaylar Osmanlı ülkesini etkilemedi. Hattâ Sultan Üçüncü Selim Han "Nizâm-ı Cedid" adı ile askeri, mülki, idâri, ticâri, içtimâi ve siyâsi bir dizi ıslâhât teşebbüslerine girişerek devlete yeni bir hayâtiyet ve canlılık getirdi. Bu durum Rusya, Fransa ve İngiltere'nin hoşuna gitmedi. 13 Aralık 1806'da çıkarılan Sırp isyânı, 1807'de Rusya'ya harp ilânı ve İngiliz donanmasının İskenderiye'yi işgâli, tamâmen Osmanlı Devletinin bu gelişme programını önlemeye yönelikti. Nitekim bu faaliyetler, içeride de Selim Hanın kurduğu modern Nizâm-ı Cedid ordusunu istemeyen yeniçeriler ile menfaatperestleri ve Osmanlı Devletinin yıkılmasını isteyen hâinleri harekete geçirdi. Akka mağlubiyetini bir türlü unutamayan Fransızların İstanbul Sefiri Sebastiani'nin teşvik ve Selânikli Sadâret Kaymakamı Köse Mûsâ'nın tahrikleriyle âsiler ayaklanmaya hazır hâle geldiler.

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yâ Rabbî! Bunun Dilini Bağla!

Fakîh İbrâhim-i Feşlî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1217 (H.613) senesinde Yemen’de Zebîd şehrinde vefât etti. Zamânında bulunan meşhûr âlimlerin sohbetlerinde bulunup, onlardan ilim öğrendi. Ahmed Sayyâd, bu zâtı çok över ve hürmet ederdi. Hocasının birçok kerâmetlerini nakletti. Ahmed Sayyâd el-Yemenî şöyle anlatıyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Vehbi Tülek

Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Hindistan’da Lahor şehrinde doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin talebesi idi. Bâkî-billah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid-i Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Hocasının kendisine yazdığı mektuplardaki nasîhatlerinden bâzıları şöyledir:

Allahü Teâlânın Koruduğu Kullar

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hayreddîn

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hayreddin Etrâdi, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asrın sonlarına doğru yaşadı... Bu mübarek zat, vefatına yakın günlerde buyurdu ki:

Namaz Kılan, Dînini Sağlamlamış Olur

Vehbi Tülek

Ruh Ile Cesedin Bağlılığı Vardır

Vehbi Tülek

Bunlar, Yağmacı Semiyyîn Kabîlesinden Birine âittir!

Vehbi Tülek

Taşköprüzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Fehîm! Ubeydullah'ı, Kardeşim Sâlih'e Götür

Vehbi Tülek

Mescid-i Nebevî, Takva Üzere Kuruldu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Keramete İnanmayan Âlim

Keramete İnanmayan Âlim

Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da Arabzade adıyla meşhur bir âlim vardı. büyük camilerde verdiği vaazlara bütün İstanbul halkı büyük rağbet gösterirdi. Arabzade, devrinin bütün ilimlerine vakıf olduğu halde, tasavvufa ve keramete inanmaz dı. Kanuni'nin başveziri Rüstem Paşa, keramete inanmayan bu Arabzade'yi Mısır Başmüderris liğine tayin ettirmek istedi. Diğer taraftan İstanbul uleması Padişaha müracaat ederek, Arabzade'nin itikadının bozuk olduğunu, Akaid kitaplarında "Evliyanın kerameti haktır" dediği halde buna inanmadığını, "Ben ömrümde büyük günah işlemedim. İyilerin keramet göstermesi icabetseydi, benim keramet göstermem lazımdı." İddiasında bulunduğunu hatırlattılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Abdullah Bin MübÂrek

Bize Teveccüh Edin

Mazarratli Harfler Kaçtir?

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek