Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.096
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Âlimleri çok seven Fâtih Sultan Mehmed Han, Anadolu'ya gelen Alâeddin Ali hazretlerini Bursa'daki Manastır Medresesine müderris tâyin etti. Sonra da, Sultan İkinci Murâd Medrese sinde vazifelendirdi. Ardından Bursa kâdısı, en sonra da kâdıasker yaptı. On yıl bu yüksek mevkide kalarak, ilmin ve âlimlerin şerefini korudu. Pekçok âlim, onun yüksek himmetiyle, lâyık oldukları şerefli hizmetlerin zirvesine ulaştı. Bir süre sonra kâdıaskerlik vazifesinden ayrıldı ve emekli oldu.
Bayezid Han, İstanbul'da yaptırdığı caminin açılışında hazır bulundu. Zenbilli Ali Efendinin kardeşi, meşhur âlim ve vâiz Muhyiddin Mehmed Çelebi'ye vaaz ettirdi. Padişah, camide ilk namaz kıldıracak olan kimsenin, büluğ çağından bugüne, bir defa ikindi namazının sünnetini terk etmemiş bir kimse olmasını arz ediyordu. Cemaate ilan edilince kimse çıkmadı. Padişah mecbur kalıp; "Elhamdülillah, müddet-i ömrümüzde hiçbir ikindi vaktinin sünnetini kaçırmadık" diyerek bizzat imamete geçti. Yine Bayezid Camiinin açılışında Hacı Bayram-ı Velinin yoluna mensup ilim, edeb ve vekar sahibi olan Baba Yusuf Sivrihisari, namazdan sonra kürsüye çıkıp öyle tesirli bir vaaz yaptı ki, Padişah ve camide bulunan cemaat ağlamaya başladılar. Ağlamalarıyla cami inledi. Caminin açılışını seyretmek için gelip dışarıda bekleyen Hristiyanlardan üçü, bu hal den çok etkilenerek derhal camiye girip Baba Yusuf Sivirhisari'nin huzurunda Müslüman oldular. Bu hadiseyi gören Sultan II. Bayezid Han, yaptırdığı caminin ilk açılışında böyle bir hadisenin vuku bulmasından dolayı çok sevinip memnun oldu. Müslüman olan 3 Hristiyana pek çok mal ve para hediye etti.
Muhammed Biseri hazretleri, Mardin evliyâsındandır. On altıncı yüzyılda yaşadığı tahmin edilmekte olup halk arasında kerâmetleri anlatılmaktadır. Kabri Cizre ilçesinde Nûh aleyhisselâmın makamı yakınında olup ziyâret edilmektedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Zengî Atâ Türkistan'ın büyük velîlerindendir. İlk terbiyesini babasından aldı. Ahmed Yesevî hazretlerinin terbiyesine teslîm edildi. Ahmed Yesevî hazretlerinin halîfelerinden Hakîm Atâ’nın hizmetine girdi. Onun yüksek ilim ve feyzinden istifâde etti. Taşkent’te ikâmet eder, Taşkent halkının hayvanlarına çobanlık yapardı. Hocası Hakîm Atâ, 1186 (H.582) yılında vefât edip, Harezm’de Akkurgan’a (Bağırgan’a) defnedildi. Onun en meşhûr halîfesi olan Zengî Atâ, Hakîm Atâ’nın hanımı Anber Ana ile evlendi. Hâdise şöyle oldu:
Ebü’l-Mefâhir Yahyâ Bâharzî hazretleri Kübrevî şeyhlerindendir. İran’da Kirman’da doğdu. Necmeddîn-i Kübrâ’nın halifelerinden Şeyh Seyfeddin el-Bâharzî’nin torunudur. Orada Latîfüddin Nûrî, Mısır’da Şeyh Kemâleddin el-Uzerî, Kudüs’te Şeyh Hüsâmeddin er-Rûmî’nin zikir halkasına dâhil oldu. Ondan hırka giydi ve icâzet aldı. 736 (m. 1335)’de vefat etti. “Âdâbü’l-mürîdîn” isimli eserinde şöyle buyuruyor:
Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir İnsanın tabiatı değiştirilemez Terbiye yaratılışa tabidir.