Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.652.183

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Silada

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâce Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkî

Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr hazretleri, çok âbid bir zat idi. Bir ân Allahü teâlâdan gâfil olmazdı. Devamlı namaz kılardı. Her gece, Resûlullah efendimize üç bin salevât-ı şerife okurdu. Zamânın sultânı dâhil, birçok kimse, kendisine her türlü maddi imkânı sağlamak için sâdece bir işâretini bekledikleri hâlde, Hâce hazretleri fakirlik içinde yaşamayı tercih ederdi. Bir şey veren olursa, onunla iktifâ ederlerdi. Zor durumda kalınca, hanımı, komşuları olan bakkalın hanımından borç ister, bununla yiyecek bir şeyler alırdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Alizâde Yakub Efendi

Vehbi Tülek

Seyyid Alizâde Yakub Efendi Osmanlı âlimlerinden olup, Edirne'de kadı idi. Sonra Bursa'da müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü Mısır'da vefat etti. (Mefâtih-ul-cinân) ismindeki (Şir'at'ül-İslam) şerhi meşhurdur. Bu eserinde buyuruyor ki:

Cennet Irmaklarının Kaynağı, Firdevs'tir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Vaadini Yerine Getirdi

Vehbi Tülek

Abdurrahmân İbnü'l-Fahhâm hazretleri kıraat âlimidir. 422 (m. 1031)'de Si­cilya'da doğdu. Tahsil için Mısır'a gitti ve burada meşhur hocalardan kıraat dersleri aldı. Daha sonra İskenderiye'ye yerleşen İbnü'I-Fahhâm pek çok talebe yetiştidi. 516'da (m. 1123) İskenderiye'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Muhammed Bin Ya'kûb El-esam

Vehbi Tülek

Kutbeddin Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullah’ı Sevmek Saadet Vesilesidir

Vehbi Tülek

Farzları Yapmak...

Vehbi Tülek

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Vehbi Tülek

İbni Hacer-i Mekkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kabahat Kilincin Midir?

Cennetlik Hanım Isteyen...

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abayi Yakmak

İsmail Hakki Efendi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek