Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.993.226

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Gelir Borcumu Öderim

1458'de Trabzon Rum İmparatorluğu tahtına oturan David Komnen, Osmanlılara verdiği vergiyi kestiği gibi evvelce verilenleri de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Bey vasıtasıyla geri istemişti. Trabzon Rum Devletine kendi haraçgüzarı gözüyle bakan Hasan Bey, bu devletin Osmanlı nüfuzu altına girmesini istemiyordu. Bunun için 1460 senesinde yeğeni Murad bey başkanlığında bir heyeti İstanbul'a göndererek bu vergi meselesini görüşmek istedi. Fakat Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmed, gelenlere şu cevabı vererek geri gönderdi:

"Haydi siz gidiniz, ben kendim gelir borcumu öderim"Bundan sonra sefer hazırlıklarına başladı ve Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında mağlub etti ve daha sonra da Trabzon üzerine yürüyüp bu devleti Osmanlı topraklarına kattı.

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Üçüncü Murâd Hanın yerine geçen Üçüncü Mehmed Han ve ondan sonra tahta çıkan Birinci Ahmed Han da Şeyh Hüdâyi hazretlerine büyük bir saygı ile bağlı idiler.

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler.

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbin Ve Bedenin Musîbeti!..

Câfer bin Süleymân Dâbii, sekizinci yüzyılda yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Mâlik bin Dinâr'la, Sâbit el-Benâni'ye on sene müddetle gidip gelmiştir. Sohbetlerinde Mâlik bin Dinâr'dan ve diğer zâtlardan nakiller yaparak insanların hak yola kavuşmalarına vesile ve sebep oldu. Hadis-i şerif rivâyet etti. Mâlik bin Dinâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Velîde Bulunan Nûrlar!..

Vehbi Tülek

Dâvûd-i İskenderi hazretleri, Mısır'da yaşamış olan Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 1333 (H.733) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Bu mübarek zatın kıymetli sözlerinden bâzıları şunlardır:

Nefis, Ahmak Ve Câhil Hizmetçidir

Vehbi Tülek

Yâ Alî! Müminin Üç Alâmeti Olur

Vehbi Tülek

Muzaffer bin Erdeşir Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547)’de İran'da, Asker-i Mükrem’de vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Hazret-i Ali ve Ehl-i beytin (radıyallahü anhüm) fazîleti hakkında Merâsîmü'd-Dîn fî Mevâsim-ül-Yakîn adlı eserinde şöyle nakleder:

Şehîd Hacere Hanım

Vehbi Tülek

Ömer Şirvânî

Vehbi Tülek

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

Az Yiyin, Az Uyuyun Çok Tefekkür Edin

Vehbi Tülek

Kerîmüddîn Bâbâ Hasen Ebdâlî

Vehbi Tülek

Bir Iyiliğe On Misli Sevap Veririm

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allah Haramdan Kaçani Korur

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek