Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.544.730
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Osmanlı Devlet'i İngiltere'ye kırka yakın irili ufaklı gemi siparişinde bulunmuştu. Başlan gıç için o günün parasal karşılığı dört milyon Sterlin'e iki drednot ısmarlanmıştı. Biri Reşadiye olacak drednotlardan diğeri ise Sultan Osman I adıyla alınacaktı. Sultan Osman gemisi, Yunanlıların da katıldığı ihalede Osmanlı Devleti tarafından alınan Rio adlı gemiydi. Süvarisinin kimliği bile saptanmıştı: Hamidiye'nin efsanevi kahramanı Rauf Bey.Bu gemilerin alınabilmesi için yeterli bütçe olmadığından geniş çapta bir bağış kampanyası düzenlenmiş, o zamanın olanaklarıyla kahvelerde, halkın toplu olarak bulunduğu yerlerde, müsamere ve eğlencelerde sürekli olarak para toplanıyordu. Bayram gibi vesilelerle öğrencilerin ellerine kumbaralar veriliyor ve bu kumbaralarla para topluyorlardı. Önemli para yardımlarında bulunanlara "Donanma İane Madalyası" adı altında bir de madalya veriliyordu.Fakat işler umulduğu gibi gitmiyordu. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na Almanya ile sürüklendiği bu günlerde İngiltere gemileri verip vermemekte tereddüt ediyordu
Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!
Şeyh Dehkan Killeti, Maveraünnehir'deki yaşamış olan evliyanın meşhurlarındandır. Menkıbeleri Reşahat isimli eserde anlatılır. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Buhara'da yaşamış ve orada vefat etmiştir...
Hakim Tirmizi'nin naklettiği bir hadiste belirtildiği gibi, evliyânın bir kısmı İbrahim aleyhisselam, bir kısmı Mûsâ aleyhisselam, bir kısmı İsâ aleyhisselam, bir kısmı da Muhammed aleyhisselamın fıtrat ve meşrebinde olur. Mahmûd İncirfagnevi hazretleri, Tabakat kitaplarının ifadesine göre, mânâ ayağı Hazreti Mûsâ'da olan, O'nun fıtrat ve meşrebinde bulunan bir veliydi...
Kara Dâvûd rahmetullahi aleyh, Kânuni Sultan Süleymân Hân devrinde yetişen Osmanlı âlimlerindendir. İzmit'te doğdu. 948 (m. 1541)'de Bursa'da vefât etti. Yıldırım semtinde yaptırdığı câminin bahçesine defnedildi. Yazdığı Şerh-i Delâil-i Hayrat, "Kara Dâvûd" ismi ile meşhûrdur. Bu eserden bazı bölümler:
İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.