Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.219.602

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Hakikati Görmek

İmanı Ona Kafidir

Ahde Vefa

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli-hollanda Münasebetleri

1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

Fatih, İstanbul'u fethettiği zaman, burada yaşayan Rumları öldürtmemiş ve onlara inanç serbestliği vererek Patriklerini bile görev de bırakmıştı. Fakat bir müddet sonra eski Bizanslılardan bazıları İstanbul'u yeniden ele geçirmek için Avrupa'da gizli anlaşmalar yapmışlardı. Bu durum üzerine zamanın padişahı Yavuz Sultan Selim, İstanbul'daki Rumların ya Müslüman olmaları veya şehri terketmeleri ni emretti. Vezirler, padişahtan çekindikleri için bu emir karşısında ağızlarını açamadılar. Fakat zamanın Müftisi Zembilli Ali Efendi'ye müracaat ettiler. Bunun üzerine Ali Efendi:

"Fatih İstanbul'u zaptedince Rumlara eman ve ferman vermiştir. Bu sebeple padişahın bu emrini yerine getirmek caiz değildir" dedi ve bu şekilde bir fetva yazarak Yavuz'a gönderdi. Padişah:

"Fermanı görelim!" diye itiraz etti. Zira bu ferman, bir yangında yok olmuştu. Buna karşılık Zembilli Ali Efendi: "Şahidlerle isbatı da kafidir" diyerek, bu fermanı gören yaşlı iki yeniçerinin şahidliği ile davayı Yavuz'un aleyhine neticelendirdi.

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kerâmetler Menbâı Ebû Osman Mağribî

Ebû Osman Mağribi, büyük velilerdendir. İsmi Said bin Sâlim Mağribi, künyesi Ebû Osman'dır. Mağrib memleketinde Kayravân'ın Kevkeb köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 983 (H.373) senesinde yüz otuz yaşlarında iken Nişâbur'da vefât etti. Tabakât-ı Ensâri kitabında seyyid olduğu yazılmıştır. Vasiyeti üzerine, cenâze namazını Ebû Bekr bin Fûrek kıldırdı. Kerâmetleri meşhûrdur...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

ben Hayattayken Kimseye Söyleme!

Vehbi Tülek

Seyyid Alâeddin Ali Semerkandi hazretleri, Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu'da yaşayan velilerdendir. Semerkand'da doğdu. Buhârâ, Taşkent gibi ilim merkezlerinde ilim tahsil etti. Tefsir, fıkıh ve tasavvuf, ahlâk ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı. Daha sonra Anadolu'ya hicret etti. Lârende'ye (Karaman'a) geldi. 1456 (H.860) târihinde yüz elli yaşlarında iken vefât etti. Kabr-i şerifi, İçel'e bağlı Gülnar ilçesinin Zeyne kasabasındadır... (Ankara-Çamlıdere'deki Şeyh Ali Semerkandi başka bir zattır.)
Seyyid Alâeddin Ali Semerkandi hazretleri buyurdu ki:
"Bizi sevenler dünyâda nâmerde muhtaç olmasın, şeytan şerrinden emin olsunlar, şirkten, Allahü teâlâya ortak koşmaktan uzak olsunlar ve zâlimlerin şerrinden, kazâ ve belâdan emin olsunlar doğru yoldan ayrılmasınlar..."

İnsanların En Cömerdi Peygamber Efendimizdir

Vehbi Tülek

Putun Içinden Gelen Ses

Vehbi Tülek

Mecdüddin Ömer Dâni hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 544'te (m. 1150) Endülüs'te (İspanya) Belensiye (Valencia) veya Dâniye'de (Denia) doğdu. Nesebi, baba tarafından eshab-ı kiramdan Dihye-i Kelbi'ye, anne tarafından Hazret-i Hüseyn'e (radıyallahü anhüma) dayanmaktadır. Endülüs'te tahsilini tamamladıktan sonra Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 633'te (m. 1235) Kahire'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Azamet Ve Kibriyâ Bana Mahsustur

Vehbi Tülek

Yüz Bin Söz, Bir Pul Kadar Etmez!

Vehbi Tülek

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

O Şahsı Cennet Ile Müjdele

Vehbi Tülek

Ebû Avane Vasıtî

Vehbi Tülek

Nimeti Değil, Nimeti Vereni Görmelidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Abayi Yakmak

Padişah Ve At

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek