Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.472.052

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde hac dönüşü Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Beni O Günlere Eriştirme

Cem Sultan Papanın elinde esir iken, bir sohbet sırasında Papa ona, kendi dininden ayrı bir memlekete niçin geldiğini sorunca teessüre kapılan Cem; "Maksadım başka bir memlekete iltica etmek değildi. Rumeli'ye geçebilmek için Rodoslulardan yol istedim. Muvafakatlarını alarak Rodos'a geldim. Fakat onlar söz ve yeminlerine sadakat göstermeyip beni yolumdan alıkoydular ve bana yedi yıldır hapis hayatı yaşattılar. Böylece layık oldukları nâmertliklerini gösterdiler. Şimdi ise sizin huzurunuzdayız. Artık Mısır'a gidip ailemle beraber olmaktan başka bir arzum yoktur." dedi.

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fethederek yadigar bıraktığı Bağdad, 89 yıl sonra İran'ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı devletinin başında, henüz 12 yaşında bir çocuk olan 4. Murad bulunuyordu. Annesi Kösem Sultan, Vezir-i Azamlığa Hâfız Ahmed Paşa'yı tayin etmiş ve Serdar-ı Ekrem, yani başkumandan vazifesini de vererek, Bağdad'ı İran'ın elinden kurtarmak üzere sefere göndermişti. Hafız Ahmed Paşa, 29 Mart 1626'da kalabalık bir kuvvetle Bağdad kalesi kapılarına dayandı. Ancak bütün hücumları boşa çıkıyor, bir türlü kaleyi zaptetemeye muvaffak olamıyordu. Bu başarısızlığını, padişahın, Bağdad gibi çok mühim bir şehrin ehemmiyetini kavrayamadığı için, kendisine yeteri kadar asker vermemesine bağladı ve görünüşte kendi kendini eleştiren, fakat gerçekte padişahı tenkit eden bir şiir yazarak gönderdi:

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlara Allah Için Nasîhatte Bulun

Ahmed Sivâsî Efendi meşhûr velîlerdendir. Sivas'ta ikâmet ederdi. Zamânın ileri gelen âlimlerinden ilim tahsîl edip; fıkıh, tefsîr ve diğer aklî ve naklî ilimlerde mütehassıs oldu. Zeynüddîn-i Hâfî'nin halîfelerinden Ayasoluglu Mehmed Efendinin hizmetine girdi. Uzun bir zaman hocasının yanında kaldı. Tasavvuf yolunun terbiye usûllerinden geçti. Hocası onu kendi kavuştuğu hâllere ve makamlara kavuşturdu. Berâberce İzmir yakınlarındaki Selçuk'a (Ayasolug) geldiler. Senelerce orada talebe yetiştirdiler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Hiçbir Şeye Benzemez

Vehbi Tülek

Şeyh Nûr Muhammed Pütni hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin talebelerindendir. Şöyle Rivâyet edilir:

Nihânî Çelebi

Vehbi Tülek

Gelen Feyiz Ve Bereketler Hep Velîler Sebebiyledir

Vehbi Tülek

Selâhaddîn Zerkûb hazretleri Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Mevlânâ Celâleddîn, Selâhaddîn'i o kadar çok severdi ki, onunla akrabâ olmak istemiş ve oğlu Sultan Veled'e, Selâhaddîn'in kerîmesini nikâh etmişti. 1258 (H.657) senesinde hocası Mevlânâ'nın sağlığında vefât etti. Cenâze namazını hocası kıldırdı.

Korkusuz Cengâver Mecze'e Ibn-i Sevr

Vehbi Tülek

Uhud Şehidi: Amr Bin Ukeyş

Vehbi Tülek

Küfr-i Inadi Ve Küfr-i Cehli Nedir

Vehbi Tülek

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

İtikadda Gevşeklik Affolunmaz

Vehbi Tülek

Fadlullah Türpüştî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hayat Kurtaran Yalan

Hayat Kurtaran Yalan

Şeyh Sa'di-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle bir hadise anlatır;
Bir Padişah, kölelerinden birinin, huzurunda iken yanlış bir işinden dolayı hemen kellesinin uçurulmasını emreder. Zavallı köle, ümitsizlik içinde, kendi dilince padişaha sövüp saymağa, uygunsuz sözler söylemeğe başlar. "Canından el çeken, gönlünde ne varsa döker" demişler ya. Padişah, vezirlerine esirin ne dediğini sorar. İyi kalpli vezirlerden birisi;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Başka Du Bilmez Misin?

Yuhçu Baba

O Kullarına Çok Merhametlidir

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek