Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.017.871

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çal Çoban Çal

Yıldırım Bayezid Han'ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas'da vali olarak bulunuyordu. Timur Han bütün İran'ı ele geçirip bir kasırga gibi Doğu Anadolu'ya girdi. Osmanlı Devletinin o zamanki en uzak noktası Sivas idi. Timur, hızla Sivas'ı kuşattı ve teslim olmasını istedi. Fakat şehrin kumandanı olan Ertuğrul bunu reddedince şiddetli bir kuşatma başladı. İçeriden elde ettiği adamları, şehrin kapılarını gizlice Timur askerine açınca, Sivas Timur'un eline geçti. Ertuğrul ise bir avuç askeriyle çarpışa çarpışa şehid oldu. Bu haber Yıldırım'a ulaşınca acılar içinde kaldı. Bir yandan Ertuğrul gibi bir oğul, diğer yandan Sivas gibi bir kalenin kaybı onu çok sarstı. Bu yüzden efkar dağıtmak için arasıra Uludağ sırtlarına doğru gezintiye çıkıyordu. Yine birgün yanında veziri olduğu halde dağ eteklerine çıkmıştı. Biraz sonra, koyunlarını otlağa salmış, sırtını bir ağaca yaslamış bir çobanın, kavalıyla içli havalar çaldığını duydular ve oraya yöneldiler. Bir müddet gözyaşları içinde onu dinledikten sonra Yıldırım Bayezid Han:"Çal çoban çal...Keyif de senin, rahat da senin. Kaybettiğin neyin var ki. Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal..."

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Sultân Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi. Sultanın emri üzerine bulgur, pilav yapıldı. Bu bulgur pişirilirken gitgide artıp çoğaldı ve kazanlar dolusu pilav oldu. Bütün ordu bu pilavdan yiyip doyduğu halde yine de arttı. Samanı da atlara vermişlerdi. Saman da artıp atları doyurdu.Sultan, Misâli Baba'nın bu kerâmeti üzerine tekrar huzûruna gitti. Ona bâzı hediyeler verdi. Misâli Baba, Sultanın hediyesine karşılık, elini koynuna sokup, daha yeni açılmış tâze bir gül çıkardı ve Sultana verdi. Sultan gül mevsimi olmadığı halde kışın böyle bir gül vermesinin de başka bir kerâmeti olduğunu görerek, bir müddet daha sohbetinde kaldı. Sonra duâsını alıp elini öptü vedâlaşıp ayrıldı.Bağdât seferine giden Dördüncü Murâd Han, Misâli Baba'nın ve yol boyunca ziyâret ettiği veli zâtların duâsı bereketiyle târihte benzeri az görülen bir zafer kazandı.

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâfiî Fıkıh âlimi Yûsuf Bin Yahyâ

Yûsuf bin Yahyâ, Şâfii mezhebinin en büyük âlimlerinden ve İmâm-ı Şâfii'nin en kıymetli arkadaşlarındandır. İsmi Yûsuf bin Yahyâ el-Mısri olup, lakâbı Ebû Ya'kûb el-Buveyti'dir. 231 (m. 845)'de Bağdâd'da Receb ayında şehid edildi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülazîz Dârekî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Dâreki hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 284 (m.896)'de İran'da İsfehân'da doğdu ve fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd'a gelip yerleşti. 375 (m. 985)'de vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Akıllı, Birini Bulursan Onunla Arkadaş Ol!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Vehbi Tülek

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Vehbi Tülek

Şeyh Mahmûd Hazretleri

Vehbi Tülek

Hayatı Da Ölümü De Yaratan O'dur

Vehbi Tülek

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

İlmihâli Öğrenmek Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Hayber Gazâsında Şehit Düşen Genç

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Pişman Oldular!

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Altıyüz Dirhemlik İp

Sarik Ve Sakal

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek