Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.267.442

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhakkak Ki Münâfıklar, Cehennemin Dibindedirler

Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çiftçi Yağmur Bekler, Tuğlacı Ise Güneş

Yûsuf bin İzzeddîn hazretleri Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin meşhûr talebelerindendir. Konya'da Mevlânâ hazretlerinin sohbetleri ile olgunlaştı. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. Kendisini Mevlânâ hazretleri çok sevdiği için dergâhtan hiç çıkmak istemediğinden, ona dergâhın aşçılığı verildi. Böylece devâmlı hocasının sohbetlerinde bulunmaya ve ondan istifâdeye çalıştı. 1285 (H.684)te Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onları Allahü Teâlâ Övdü...

Vehbi Tülek

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Huzeyfe radıyallahü anh anlatıyor: "Yermük muharebesinde idi. Çarpışmanın şiddeti geçmiş, ok ve mızrak darbeleri ile yaralanan Müslümanlar, düştükleri sıcak kumların üzerinde can vermeye başlamışlardı. Bu arada ben de, güçlükle kendimi toparlayarak, amcamın oğlu Hâris'i aramaya başladım. Yaralıların arasında biraz dolaştıktan sonra, nihayet aradığımı buldum. Bir kan seli içinde yatan amcamın oğluna su kırbasını göstererek dedim ki:
-Su istiyor musun?

Mallarınız Ile Herkesi Memnun Edemezsiniz

Vehbi Tülek

Ebû Bekr­-i Şiblînin ­son Ne­fes Kor­ku­su!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şib­li ev­li­ya­nın bü­yük­le­rin­den­dir. 247 (m. 861) se­ne­sin­de Sa­mar­ra'da doğ­du. Bağ­dâd'a ge­lip, bu­ra­ya yer­leş­ti. Cü­neyd-i Bağ­da­di­nin ta­le­be­si­dir. Ay­nı za­man­da Mâ­li­ki mez­he­bi­nin fı­kıh âlim­le­rin­den­dir. Za­ma­nı­nın bir ta­ne­si olan Ebû Bekr-i Şib­li 334 (m. 945) se­ne­si­nin Zil­hic­ce ayın­da ve­fât et­ti.
Kıy­met­li na­si­hat­le­ri var­dır. Bu­yur­du ki:

Ahmed Harrâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Maksadı Ahiret Olan Perişan Olmaz

Vehbi Tülek

Güzel Huylar Kalpten, Kötü Huylar Nefsten

Vehbi Tülek

her Üzüntü Fazîlettir!..

Vehbi Tülek

İbn-i Harbeveyh

Vehbi Tülek

Malının Zekâtını Vermeyenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Hakikati Görmek

Gerçek Zehir

Abdullah El-acemî

Namazini Ben Kildirayim

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek