Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.967.317

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bütün Velîler Cömert Ve Güzel Ahlâklıdır

Ebü'l-Kasım Abdurrahmân İsfahânî hazretleri hadis âlimidir. 383'te (m. 993) İran’da İsfahan'da doğdu. İlk tahsilinden sonra hadis tahsili için Bağdat'a gitti. Birçok muhaddisten icazet aldı. 470'te (m. 1078) İsfahan'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Büyük oğlu Süleyman'ın vefâtına ziyâdesiyle üzülen Orhan Gâzi rahatsızlandı. Veliahtlığa getirdiği Murâd Beye şu nasihatlarda bulundu:"Oğul, saltanatına mağrûr olma. Unutma ki, dünyâ, hazret-i Süleymân'a kalmamıştır. Unutma ki, dünyâ saltanatı geçicidir, lâkin büyük bir fırsattır. Allah yolunda hizmet ve Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şefâatine mazhariyet için, bu fırsatı iyi değerlendir. Dünyâya âhiret ölçüsüyle bakarsan ebedi saâdeti fedâ etmeye değmediğini göreceksin. Oğul! Rumeli Hıristiyanları rahat durmayacaktır, sen o cânibe yürü. Rumeli fethini tamamla. Kostantiniye'yi ya fethet, yâhut fethe hazırla, civardaki Türk beyleriyle mesele çıkarmamaya çalış. Ahâli her ne kadar bizi istese de başlarında bulunan beyler, beyliklerinden geçme taraftârı gözükmez. Daha bir zaman idâre edecekler, lâkin sonunda olmuş meyve gibi avucuna düşecekler. Anadolu'da gâile çıkmazsa Rumeli işini rahat halledersin. Bu yüzden Anadolu'nun sessizliğini bozmamaya gayret et. Cennetmekân babam Osman Gâzi Han, Söğüt ve Domaniç'ten ibâret bir avuç toprağı beylik yaptı. Biz Allah'ın izniyle beyliği hanlığa çevirip sultanlığı ikmal ettik. Sen daha da büyüğünü yapacaksın. Osmanlıya iki kıta üstünde hükmetmek yetmez. Zirâ i'lâ-yı kelimetullah azmi dünyâya sığmayacak kadar yüce bir azimdir. Selçuklunun vârisi biz olduğumuz gibi Roma'nın vârisi de biziz. Oğul, Kur'ân-ı kerim'in hükmünden ayrılma. Adâletle hükmet. Gâzileri gözet. Dine hizmet edenlere hizmeti şeref say. Fakirleri doyur. Zâlimleri ise cezâlandırmakta tereddüt gösterme. En kötü adâlet, geç tecelli eden adâlettir. Sonunda hüküm isâbetli dahi olsa, geciken adâlet zulümdür. Oğul, biz yolun sonuna geldik, sen daha başındasın. Cenâb-ı Mevlâ saltanatını mübârek kılsın."

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn-i şerifeyn ahâlisine, zâhidlere, mukaddes yerlerin ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve Hicaz bölgesinde yaşayanlara gönderdikleri para ve değerli eşyâlara surre; bunları götüren topluluğa da surre alayı denirdi.Bilinen ilk surre alayları, Abbâsiler devrinde (750-1258) gönderildi. Eyyûbiler (1174-1250) ve Memlukler (1250-1517), bu güzel âdeti devam ettirdiler. Herşeyin en güzelini Haremeyn-i şerifeyne lâyık gören Osmanlılar da, surre alaylarının en güzellerini gönderdiler. Osmanlı Devletinde bilinen ilk surre alayı, Yıldırım Bâyezid Han tarafından Edirne'den gönderildi. Gönderilen hediyeler arasında 80.000 altın para da vardı. Çelebi Sultan Mehmed Han, Sultan İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında artarak devam etti. Yavuz Sultan Selim Hanın Halife-i Müslimin olmasından sonra daha da sistemleştirildi. Bu hizmet devletin yıkılışına kadar en zor şartlarda bile devam ettirildi.

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

18 - İskender Paşa

Vehbi Tülek

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Hindistan’da Lahor şehrinde doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin talebesi idi. Bâkî-billah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid-i Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Hocasının kendisine yazdığı mektuplardaki nasîhatlerinden bâzıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Seleme Bin Abdurrahman

Vehbi Tülek

Ebû Seleme bin Abdurrahman bin Avf hazretleri Eshab-ı kiramın büyüklerinden Abdurrahman bin Avf'ın (radıyallahü anh) oğlu olup, "Fukaha-i Seb'a" denilen Medine'nin yedi fakihinden biridir. 22 (m. 642)'de Medine'de doğdu. Medine'de en çok hadis bilen iki kişiden biridir. 94 (712)'de Medine'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Yolumuzda Oruç Tutmak, Muvaffakiyetin Yarısıdır

Vehbi Tülek

Molla Fenârînin Hocası Cemâleddîn-i Aksarâyî

Vehbi Tülek

Cemâleddin-i Aksarâyi, Osmanlı Devletinin kuruluş devrinde Anadolu'da yetişen âlimlerden ve evliyâdandır. İsmi Muhammed'dir. Babası büyük âlim Fahreddin-i Râzi hazretlerinin torunlarından Vâiz Muhammed bin Muhammed'dir. Nesebi bir koldan hazret-i Ebû Bekr'e, bir koldan da hazret-i Ömer'e ulaşmaktadır. "Cemâleddin" lakabıyla ve "Aksarâyi" nisbesiyle meşhûr olmuştur. Aksaray'da doğmuştur. Doğum târihi bilinememektedir. 1389 (H.791) senesinde Aksaray'da vefât etti. Kabri, Aksaray'daki Ervâh Kabristanındadır...

İbn Ül-bezzâz Muhammed Kerderî

Vehbi Tülek

Amellerin En Iyisi, Insanın Kendini Hesâba Çekmesidir

Vehbi Tülek

Mehmed Nûri Efendi

Vehbi Tülek

İnsan, Korku Ve Ümit Üzere Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

Rabbim Şefaat Için Bana Izin Verir

Vehbi Tülek

Aile Efradına Yapılan Harcama Sadakadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Geç Gelen Kurtarıcı

Karşılık Beklemiyorum

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Minareden Okunan Şiir

Ayyaşin Sonu

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek