Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.518.240

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çok Konuşmak, Akıl Zayıflığının Alâmetidir

Muhammed Celâleddîn-i Devânî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 1429 (H. 833) senesinde İran'ın Kâzerûn şehrinin Devân nahiyesinde doğdu. 1502 (H.908) senesi Kâzerûn'da vefât etti. Şîrâz'a gidip zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Orada Medreset-ül-Eytâmda müderris oldu. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetine devâm ederek, tasavvufta da yetişti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi'nin devam ettiği günlerde, bir Ramazan Bayramı arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa, 9'uncu Tümen'in genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şunları söyledi:" Hâfız, yarın Ramazan Bayramı! Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vaz geçiremedim. Ancak böyle bir şey, pek tehlikeli; yani senin anlayacağın, düşmanın arayıp da bulamayacağı toplu bir imhâ fırsatı olur. Münâsip bir dille bunu erâta sen anlatıver!..İmam Efendi, Paşa'nın yanından henüz ayrılmıştı ki, karşısına nûr yüzlü bir zât çıktı ve:" Evlâdım! Sakın ola askerlere bir şey söyleme! Gün ola hayır ola; Allah Teâlâ, nasıl dilerse öyle olur... dedi.

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Muslihuddin Efendi’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fâtıma Binti Müsennâ

Fâtıma binti Müsennâ, Endülüs'de (İspanya) Sevilla şehrinde yetişen hanım velilerdendir. On ikinci asırda yaşamıştır. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Rûh-ül-Kuds isimli eserinde şöyle anlatıyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

argûn Şah Öldürüldü!..

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Sübki meşhûr velilerdendir. 1284 (H.683) senesinde, Mısır'ın Sübk köyünde doğdu. 1355 (H.756) senesinde Kâhire'nin dışında bir yerde vefât etti. Çok kerâmetleri görülmüştür. Ona karşı çıkanın başına mutlak bir şey gelirdi. Kendisinden kerâmet hâsıl olunca veya birisi kerâmetinden bahsedince çok sıkılırdı...

hâlâ Maksadına Kavuşamadın Mı?

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasan Şüsterîebü’l-hasan Şüsterî

Vehbi Tülek

Ali bin Abdullah eş-Şüsteri (Ebü'l-Hasan) hazretleri, Endülüs'teki evliyânın büyüklerindendir. Aynı zamanda Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve şâir olan Ebü'l-Hasan'ın doğum târihi belli değildir. 1269 (H.668) senesinde, hacdan dönerken Dimyât'ta vefât etti ve oraya defnedildi. Kerâmetleri ve menkıbeleri çoktur. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Şemsül-eimme Hulvânî

Vehbi Tülek

Kurtuluş, Sâlihlerin Sohbetindedir

Vehbi Tülek

Silsile-i Aliyye’den Muhammed Bâkî-billah

Vehbi Tülek

Dünyâyı Isteyen Kimse, Deniz Suyu Içen Gibidir!

Vehbi Tülek

Sultânım, Bizlere Bir Çâre Bulun!

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Ali Bin Şihâb

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Arkadaşlarımı Korumak Için

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kabahat Kilincin Midir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek