Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.624.278

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun vefatında sonra dergâhına şeyh oldu. Çok kerametleri görüldü: Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sizler Şahid Olun

Kanuni Sultan Süleyman Han, Mimar Koca Sinan'ı çok sever değer verirdi. Onu devletin baş mimarı (Ser-mimârân-ı hâssa) tayin etmişti. Her çıktığı sefere onu da götürürdü. Gittiği yerlerde mimari eserleri inceleyerek, padişahın emriyle bir çok eserler inşa etti.Kanuni nihayet Mimar Sinan'a:-Bir çok hayrlı eserler inşa eyledin. Bir de benim ismimle yad edilecek bir cami inşa eyle-Emredersiniz Hünkârım, baş üstüne...Hemen çalışmalara başlayan Mimar Sinan, kısa bir zaman içinde, cami inşası için uygun yeri tesbit ettikten sonra, caminin planlarını hazırladı ve bir de maket yaparak padişaha arzetti:-İşte Sultanım. Yapılacak camiin şekli. İnşaalah 6 senede bitirilecektir, dedi. Kanuni:-Hemen başlayın! Emrini verdi.

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefsini Hesaba Çeken Zatlar...

mam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Her gün yatarken, o gün yaptığı işler için nefsi hesaba çekmeli, sermâyeyi, kârdan ve zarardan ayırmalıdır. Sermâye farzlardır. Kâr da, sünnetler ve nâfilelerdir. Ziyân ise, günahlardır.
Nefse karşı çok uyanık davranmak lâzımdır. Çünkü nefis, çok hileci ve yalancıdır. Kendi arzularını, sana iyi, faydalı gösterir. Her mubâhı bile sormalı, bunu niçin yaptın demelidir. Zararlı bir şey yaptı ise, tazmin ettirmeli, ödetmelidir. Fakat, insanlar, kendilerini hesaba çekmiyorlar...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim Için Yola Çıkana Verilen Müjdeler

Vehbi Tülek

İbn-ül-Murabıt hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. Aslen Endülüslüdür. Meriyye (Merida) şehrinde kadılık yaptı. 485 (m. 1092) yılında Medine'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Ebû Bekr’in Her Söylediğini Kabul Edin

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Ubeydullah El-basrî

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Ubeydullah el-Basri hazretleri hadis âlimidir. 140 (757)'de Basra'da doğdu. Hammâd bin Sele­me, Süfyân bin Uyeyne, Abdullah bin Mübârek gibi âlimlerden hadis tahsil etti, kendisinden de Ahmed bin Hanbel gibi zatlar hadis rivayet etti. 228'de (m. 843) Basra'da ve­fat etti. İlim öğrenmenin faziletleri hakkında şu hadis-i şerifleri nakletti:

Çanakkale Kahramanı Binbaşı Bedri Bey

Vehbi Tülek

bu Da Geçer Yâ Hû...

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Isim Ve Sıfatları Ezelidir

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilminden Daha Şerefli Bir Ilim Yoktur

Vehbi Tülek

Allah'ın Sevdiği Bir Kulu Vâsıta Yapmak!

Vehbi Tülek

İlme, Gece Gündüz Bir Dost Gibi Yapış!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Abdullah-i EnsÂrî

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Başka Du Bilmez Misin?

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek