Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.245.592

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Ali Baba

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

18. asırda yaşamış olan, A. De la Motraye'nin "Voyages en Europe, Asie et Afrique" ismindeki eserinde eski Türkün bu yüksek vasfı şöyle anlatılır:"Türklerin doğruluğunu, dürüstlüğünü teslim etmekte bir an bile tereddüd edemem. Birçok tanıdıklarımın ve bilhasas dâimi dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Muhtelif dükkânlardan öteberi satın alırken para vermek için koynumdan çıkardığım kesemi veyâhut vakti anlamak için baktığım saatimi eşya yığınları arasında unuttuğum çok olmuştur. Bâzan da vereceğim paranın iki mislini bıraktıktan sonra dükkâncı nın mallarını ortadan kaldırıp yanlışlıkla fazla verdiğim parayı görmesine vakit kalmadan çekilip gittiğim olurdu. İşte bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden adam koşturmuş lar ve hattâ eğer daglınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için ikâmetgâhımın bulunduğu Beyoğlu'na kadar adam gönderip birçok defalar beni aratmışlardır.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Sözümüzün Netîcesini Görürsün

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Kendi Re’yimizle İş Yapmayiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Küfre Sebep Olan Bidat

Burhâneddin İbrâhim bin Cemâa hazretleri tefsir ve fıkıh âlimidir. 725 (m. 1325)'de doğdu. 790 (m. 1388)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyânın Kerâmet Göstermesi Haktır

Vehbi Tülek

Ali bin Abdülkâdir Taberi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. Seyiddir. Mekke-i mükerremede doğdu. 1070 (m. 1659)'da orada vefât etti. Ehl-i sünnet itikadını anlatırken buyurdu ki:

Ebû Ubeyd El-busrî

Vehbi Tülek

Onu Seven, Beni Sevmiş Olur

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdüssettâr İmâdi hazretleri Hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 559 (m. 1164)'de Harezm'deki Kerder beldesinde doğdu. 642 (m. 1244)'de Buhârâ'da vefât etti. "Ed-Dürret-ül-münifiyye fi intisâr il-İmâm-il-Azam Ebi Hanife" isimli eserinde buyuruyor ki:

Azdavaylı Hasan Hilmi Efendi

Vehbi Tülek

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Vehbi Tülek

Sır Vermeyen Server Baba

Vehbi Tülek

Cahillerin Sevgisine Rağbet Etme

Vehbi Tülek

Herkes Dünyada Iken Hesabına Baksın

Vehbi Tülek

Seyyid Alizâde Yakub Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Dört Şey Mühimdir

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek