Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.660.676

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Beşir Ağa, küçük yaştan itibâren Yapraksız Ali Ağa'nın yanında sarayda yetişti. 1707 senesinde saray hazinedârı oldu. Sultan Üçüncü Ahmed'in şehzâdeliği sırasında müsâhibi, danışmanı idi. Sonraları dârüsseâde ağası Süleymân Ağa ile berâber 1713'de Kıbrıs'a gönderil di. Kıbrıs'dan Mısır'a ve oradan da Hicaz'a gönderilerek şeyhül-haremeyn vazifesi verildi. Bu vazifesi sırasında Mekke-i mükerremede bulunan ve evliyânın büyüklerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine katıldı. Ondan pek çok feyz alıp tasavvufda yükseldi. Duâlarına mazhar oldu. 1717 senesinde İstanbul'a çağrılarak dârüsseâde ağalığına tâyin edildi. Bundan sonra Sultan Üçüncü Ahmed Hanın pâdişâhlığının son ve Sultan Birinci Mahmûd Hanın pâdişâhlığının ilk devirlerinde olmak üzere ölümüne kadar tam otuz sene dârüsseâde ağalığı yaptı.

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti İsa Ve Hak âşığı Genç

Hazreti İsa, İsrâiloğullarına gönderilen ve Kur'an-ı kerimde ismi bildirilen peygamberlerdendir. Peygamberler arasında en yüksekleri olan ve kendilerine "Ülül'azm" denilen altı peygamberin beşincisidir. Annesi hazret-i Meryem'dir. Allahü teâlâ onu babasız yarattı. Kudüs'te doğdu. Otuz yaşına gelince peygamberliği bildirildi. Kendisine İncil adlı kitab gönderildi. Otuz üç yaşında diri olarak göğe kaldırıldı. Kıyâmete yakın yeryüzüne tekrar inecektir... Bugün, onun zamanında yaşanan bir hadiseyi nakletmek istiyoruz sizlere...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Saatlerce Kaynatıldığı Hâlde Bir Türlü Pişmeyen Et

Vehbi Tülek

Muhammed bin Yûsuf Senûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1428 (H.832) senesinde Cezâyir'de Tilmsân şehrinde doğdu. 1490 (H.895) senesinde Tilmsân'da vefât etti. Memleketinde büyük âlimlerden ilim öğrendi.

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta

Vehbi Tülek

İbn-i Batuta, meşhur seyyah ve aynı zamanda Maliki mezhebi fıkıh âlimidir. Fas'ın Tanca şehrinde 1303 (H.703) senesinde dünyaya geldi. Yirmi iki yaşına kadar kendi memleketinde ilim tahsil etti. Daha sonra seyahatlere çıkarak yirmidokuz sene boyunca dünyanın birçok memleketini gezdi. İlk olarak hacca gitmek niyetiyle Fas'tan ayrıldı. Yol boyunca Cezayir, Tunus, Trablusgarb, Mısır ve Hicaz'ı gezerek inceledi. Hacdan sonra Asya seyahatine başladı ve Suriye, Anadolu, Irak, İran, Türkistan, Orta Asya, Çin, Sumatra, Hindistan'ı gezip memleketine döndü...

ben Onun Ilmine Hürmet Ettim...

Vehbi Tülek

Ümm-i Habîbe (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Ona Itâat Etmememin Neticesi Azledilmiştim

Vehbi Tülek

bayramzâde Zekeriyyâ Efendi

Vehbi Tülek

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler

Vehbi Tülek

Bu Altınları Fakirlere Ve Zavallılara Dağıt

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Pişman Oldular!

Padişah Ve At

İcÂzetin Sirri

Korkma!

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek