Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.566.998
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.
2 Haziran 1916'da Kolağası (Yüzbaşı) Mehmet Tevfik, Çanakkale harbinde bir İngiliz mermisi ile yaralanmış ve şehid olmadan önce şu mektubu yazmıştır:
Sebeb-i hayatım, feyz-i refikim
Sevgili babacığım, valideciğim;
Arıburnunda ilk girdiğim müthiş muharebe de sağ yanımdan ve pantolonumdan hâin bir İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum. Fakat, bundan sonra gireceğim muharebeler den kurtulacağıma ümidim olmadığından, bir hatıra olmak üzere şu satırları yazıyorum.
Kara Çelebi Mehmed Efendi Halveti tarikatı şeyhlerindendir. İzmir’in Tire ilçesinde doğdu. Cemaleddin İshak Karamanî halifesi Tireli Abdülkerim Efendinin sohbetlerine devam ederek hilâfet aldı. Aydın'a gönderilerek talipleri yetiştirdi ve orada vefat etti. “Metaliu'l-Envar” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:
Fâtih Sultan Mehmed Han, Avrupa'nın kapısı olan Belgrad'ı fethetmek için 13 Haziran 1456 günü kusatmıştı. Muhasara sâdece kara tarafından baslamıstı. Bu yeterli değildi, zirâ kalenin nehir yolu ile irtibâtı devam ediyordu. Macarların "milli kahraman"ı Hunyadi Yanoş gelmeden önce kaleye girmek lâzımdı...
Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.