Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.995.201

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Somuncu Baba

Sultan Yıldırım Bâyezid, Niğbolu zaferinden sonra Bursa'da Ulu Câmiyi inşâ ettirmeye başlamıştı. İnşâat sırasında, câmide çalışan işçilerin ekmek ihtiyâcını Somuncu Baba karşılamıştı. Câminin inşâsı bittiğinde, açılış günü Cumâ hutbesini okumak üzere Pâdişâhın dâmâdı büyük âlim ve veli Seyyid Emir Sultan hazretlerine vazife verilmişti. O gün orada, Molla Fenâri ile berâber büyük bir âlim topluluğu da vardı. Tam Cumâ vakti gelince, Emir Sultan hazretleri; "Sultânım, zamânımızın büyüğü burada bulunurken, bizim hutbe okumamız edebe uygun değildir. Bu câmii şerifin açılış hutbesini okumaya lâyık zât, şu kimsedir!" diyerekSomuncu Baba'yı işâret etti. Şöhretten son derece sakınan bu büyük veli, Pâdişâhın emri üzerine mimbere doğru yürüdü. Emir Sultân'ın yanına gelince; "Ey Emir'im! Niçin böyle yapıp, benim hâlimi ele verdiniz?" dedi.

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Akıllı Bir Kimseyi, Hatâsı Için Azarlamak Yakışmaz!

İbn-i Avn hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Basra'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Hadîs-i şerîf mütehassısı olarak Basra'da şöhret buldu. Devrinin büyük âlimlerinden okudu. Hadîs-i şerîf öğrenmek için Mekke, Medîne, Kûfe, Basra ve daha pek çok yere seyahat etti. 768 (H.151) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hüsâmeddîn-i Râzî

Vehbi Tülek

Hüsâmeddin-i Râzi hazretleri, Hanefi fıkıh âlimidir. Adı, Ali bin Ahmed'dir. 598 [m. 1203] senesinde Şâm'da vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Muhammed Hansevî

Vehbi Tülek

Muhammed Hansevi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 654'te (m. 1256) Doğu Pencap'ta Hanse'de doğdu. Delhi'ye giderek za­manın âlimlerinden ilim öğrendi. Çeştiyye tarikatı şeyhlerinden Nizâmeddin Bedâyûni'ye intisap etti. Daha sonra şeyhi tara­fından Devletâbâd'a gönderildi. Burada taliplerini yetiştirdi. 738 (m. 1337)'de Devletâbâd'da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Bir Alperen... Cemel Ali Dede

Vehbi Tülek

Muhammed Kassâb

Vehbi Tülek

Iraklı Bir Genç Ve Ebû Süleymân Dârânî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Busrî

Vehbi Tülek

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Kırlara Gidip Yalnız Kalmayı Tercih Etme!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Bülbülün Zikri

Allah'ın Emaneti

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Evliyalar Ölmez İmiş

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek