Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.602
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Osmanlı hükümdarları zaman zaman memleketin dâhili vaziyetini bizzat teftiş ve kontrol için tebdil-i kıyâfetle halk arasına karışırlardı. Sultan IV. Murad ile III. Mustafa Hânlar'ın sıkça tebdil gezdiklerini tarihler kaydederler.Sultan Mustafa Hân bir bahar günü derviş kıyâfetiyle çarşıyı pazarı dolaşmış ve yorgunluk gidermek üzere kırlara doğru yürümeye başlamış. Samatya taraflarında bir tepecik üzerinde oturmuş dinlenirken, musâhibi Nakşi'nin taşıdığı dürbünü isteyip bir müddet çevreyi temâşâ etmiş. Meğer uzaklarda bir kadınla bir erkeğin sarılıp öpüştüklerini görmesin mi!?.. Nakşi'ye seslenmiş:" Derhal git! Şu karşıdakiler kimlerdir, öğren gel!..Nakşi emri yerine getirip nefes nefese dönmüş ve:" Efendimiz, demiş, bunlar hayli zamandır birbirlerini görmeyen iki kardeş imişler. Oracıkta rastlayınca dayanamayıp sarmaş dolaş olmuşlar. Zât-ı şâhâneye de arz-ı ihlâs eylediler.Pâdişah gülmüş:" Nakşi! Yalan söyledin amma, zararı yok; bir yalanla iki kelleyi birden kurtardın, demiş
Birinci Murâd Hanın İzmit ve Bursa sancak beyliklerinde maiyyetinde bulunan Lala Şâhin, Rumeli'de fetihlerin başlaması üzerine Süleymân Paşanın emrinde vazife aldı. Çorlu ve Lüleburgaz'ın fetihlerinde bulundu. Birinci Murâd Hanın, sultan olmasıyla kendisine beyler beyilik verildi. Bundan sonra, ordu kumandanı olarak vazife yaptı. 1361'de Edirne'nin fethine Rumeli Beylerbeyi olarak katıldı ve Zağra'yı fethetti. 1361'de kurulan yeniçeri ocağı fikrinin öncülüğünde bulundu. 1364'te müttefik Balkan Haçlı ordusuna karşı Sırpsındığı Harbine katıldı. 1366'da Kuzeybatı Balkanlara karşı başlatılan harekâta kumandanlık edip, Bulgaristan'daki Samaku ve İhtiman'a akın yaptı. Kırk kilise (bugünkü Kırklareli), Vize, Samaku, İhtiman feth edildi.
Kâf-zâde Abdülhay Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve şâirlerindendir. "Kâf-zâde" diye meşhûr olmuştur. Babası, Birinci Sultan Ahmed Hân zamânı âlimlerinden, Kâf-zâde Feyzullah Efendi'dir. Ebüssü'ûd Efendi'nin dâmâdı olan Ma'lûl-zâde Efendi'nin torunudur. 998 (m. 1589) senesinde İstanbul'da doğdu. 1031 (m. 1622) senesinde İstanbul'da vefât etti. Zincirlikuyu'da dedesi Ma'lûl Emir Efendi Mektebi bahçesinde defnolundu.
Abdurrahman ibn-i Ebi Leylâ hazretleri hadis, fıkıh ve kıraat âlimi olup tâbiindendir. 18 (m. 639)'da Medine'de doğdu. Babası Ebû Leylâ Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birçok gazaya katılmıştı. İbn-i Ebi Leylâ 83 (m. 702)'de vefat etti. "El-Firdevs" adlı eserinde şöyle buyurdu:
Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle buyuruyor:
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş