Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.305.379

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz'un Kuvveti

YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Aylaklıktan, başıboşluktan usanan, bunun çıkar yol olmadığını anlayıp doğru yola gelmeye karar veren mirasyedi bir adam, padişaha çıkıp, doğruluktan ayrılmadan, dürüstçe yaşamak için kendisine bir yol göstermesini istedi. Padişah da adama ağzına kadar dolu bir fıçı zeytinyağı verdi. Bunu tek bir damla bile dökmeden şehrin bir ucundan öbür ucuna götürmesini, bir damla dahi döktüğü takdirde hemen orada boynunun vurulacağını söyledi. Yanına da kontrol için yalın kılıç iki gözcü verdi. Adam fıçıyı kralın buyruğuna uygun şekilde, bütün gücünü, dikkat ve zekasını kullanarak bir damla bile dökmeden şehrin bir başından öbürüne götürdü. Sonra geri dönüp kralın huzuruna yeniden çıktı. Verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini söyledi. Padişah, adama sordu:

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Safranbolulu İsmâil Necâtî

İsmâil Necâti Efendi, Kastamonu'nun Safranbolu kazâsının Oğulveren köyünde 1839 (H.1255) senesinde doğdu. Tasavvufta hocası, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi hazretleridir. Hocasının ikinci halifesi olup, onun vefâtından sonra 1911 senesinden itibâren Gümüşhâneli Dergâhı şeyhliği ona verildi ve vefâtına kadar bu vazifeyi yürüttü. Çok âlim ve sâlih insan yetiştirmiştir. İlk İstanbul Müftülüğü vazifesi de ona verilmiştir. 1921 (H.1338) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, Süleymâniye Câmii avlusundadır.

İsmâil Necâti Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

sonunda Kör Olarak Ölürsün!

Vehbi Tülek

Süfyân bin Abdullah hazretleri on üçüncü asırda Yemen'de yaşamış olan meşhur velilerdendir. Çok kerameti görülmüştür. Bazı menkıbeleri şöyle anlatılır:

Bir Yol Gösterici Bulamayan!..

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddin Efendi, Mekke-i mükerreme âlimlerindendir. 917 (m. 1511)'de Hindistan'da doğdu. İstanbul'a geldi. İlminin yüksekliği anlaşılarak, Kanuni Sultan Süleymân Hân, Mekke-i mükerremede inşâ ettirdiği "Medâris-i Erba'a"nın birine bu zâtı tayin etti. 990 (m. 1582)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. El-İ'lâm bi-a'lâmi beledillâh-il-harâm (Mekke târihi) isimli eserinde şöyle anlatır:

Ey Akıl Sahipleri, Ibret Alınız!

Vehbi Tülek

Sad Bin Ebî Vakkâs (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bir Şey Yapmak Istiyorsan Sana Yakışanı Yap

Vehbi Tülek

Yaşayanlar Ölenlerden Ibret Almıyorlar!

Vehbi Tülek

Van’dan Doğan Güneş Abdülhakîm Arvâsî

Vehbi Tülek

Kabirde Ölüye Azap Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Abdullah-i EnsÂrî

Ahde Vefa

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

"encümen-i Bîzebân"

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek