Fıkıh âlimi Arabî Feştâlî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 13 Ocak 2007

Zamânının usûlüne göre ilim tahsîlinde bulunan Arabî Feştâlî el-Mağribî hazretleri, fıkıh ilminde yüksek âlim oldu. Pek çok âlim ve evliyânın ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Kendisini zâhirî ilimler yanında tasavvuf ilminde de yetiştirdi. İlim ve tasavvufta yüksek dereceye ulaşan Arabî Feştâlî hazretleri, ders okutup talebe yetiştirdi. Birçok âlim ve velî onun meclisinde yetişti. Ebû Mesûd ed-Debbağ ondan ilim öğrenen kimselerdendir...

Devamını oku...

Büyük mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevî

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 12 Ocak 2007

Büyük mutasavvıf Abdülgaffâr Gencevî hazretleri, Azerbaycanlı velîlerdendir. Kâmil ve mükemmîl bir zat idi. En büyük talebelerinden biri, Şems-i Tebrîzî’nin torunlarından olan Pîr Muhammed Gencevî’dir...
Şeyh Abdülgaffâr hazretlerinin âilesi bir gece yarısı; “Sizden sonra yerinizi hangi oğlunuza bırakacaksınız?” dediler. “Oğullarımızın bizim yerimize geçme hakları yoktur. Yerime Pîr Muhammed geçecek, ona bırakacağım” deyince, râzı olmadılar. “Oğullarından birini elbette yerine bırakmalısın” dediler ve bu hususta ısrar ettiler...

Devamını oku...

Âlim manifaturacı “Demir Hoca”

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 11 Ocak 2007

Demir Hoca, tahsil çağı gelince Köse Vâiz Medresesinde ilim öğrenmeye başladı. Hocası Hacı Hamdi Efendiden icâzet, diploma aldı. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra manifaturacılık yaparken, en çok Nevşehir’in Tavukçu Camii’nde ve daha sonra da diğer bütün câmilerinde ücretsiz imâm-hatiplik yaptı. Bir süre sonra ticâreti tamâmen bırakıp insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeye çalıştı. Kendisi için tutulan han odalarında çok talebe yetiştirdi...


Devamını oku...

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 10 Ocak 2007

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi, Bursa’da mürşid-i kâmil Seyyid Münzevî Abdullah Nasreddîn hazretlerine talebe oldu. Tasavvufta ilerledi ve çok kısa zamanda kâmil ve mükemmil büyük bir velî oldu. Osmanlı devlet adamlarından İzzet Paşa ona talebe oldu. İzzet Paşa’nın daha sonraki senelerde Sadrazam olmasıyla İstanbul’a geldi ve orada talebe yetiştirmeye başladı...

Devamını oku...

Bir garip mümin Nalıncı Baba

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 09 Ocak 2007

Sultan III. Murad Han bir gece garip bir rüya görür. Veziriazam Siyavuş Paşa ile birlikte tebdil-i kıyafet ederek çıkarlar yola... Padişah gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd’a çıkar, döner Vefa’ya. Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. “Kimdir bu?” diye sorarlar. Ahaliden biri şöyle anlatır: “Aslında iyi sanatkârdı. Azaplar Çarşısında çalışır, nalının hasını yapardı. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcardı. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerede namlı mimli kadın varsa takardı peşine...”

Devamını oku...

Çanakkale şehidi Üsteğmen Zahid

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 08 Ocak 2007

Şiran ilçesinden Yetimoğlu Mustafa’nın oğlu Üsteğmen Zahid, (Mülâzim-i Sani Zahit Efendi) Çanakkale’de şehit olan kahramanlarımızdan biridir. Vefatından önce hanımına yazdığı mektubu ibretle okuyalım:

“Eşim Hanife Hanıma...”
“Aziziye (Pınarbaşı) ilçesinin Kılıç Mehmet Bey Köyü’nden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma...

Devamını oku...

Hadis âlimi Ali bin Harb

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 07 Ocak 2007

Ali bin Harb hazretleri, hadis âlimlerinin büyüklerindendir. 791 (H.175) senesinde Azerbaycan’da dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra ilim tahsil etmek için Hicaz, Bağdad, Kûfe ve Basra’ya gitti. Buralarda birçok meşhur âlimden ders aldı ve Hadis-i şerif öğrendi. Son olarak Bağdad ulemasından ilim öğrenmek için uzun seneler burada kaldı...
Abbasi halifesi Ali bin Harb hazretlerine çok kıymet verir ve zaman zaman sarayına davet ederek kendisinden nasihat ister, hadis-i şerif dinlerdi...

Devamını oku...

Nasipli talebe Bedreddîn Serhendî

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 06 Ocak 2007

Bedreddîn Serhendî hazretleri, 1593 (H.1002) senesinde Serhend’de dünyaya geldi. Hocası İmam-ı Rabbânî hazretlerinin kendisine yazdığı mektuplar, “Mektûbat” kitabında yer almaktadır...
Bu mübarek zat, zekî ve çok akıllı idi. Kısa zamanda keşf ve kerâmetler sâhibi oldu. Hocasının daha ilk teveccühlerinde, kalbi zikretmeye başladı. Kelâmda en büyük kitâb olan Şerh-i Mevâkıf’ı, Beydâvî Tefsîrini ve Mîr Hâşiyesi ile berâber, Akâid-i Adudiyye’yi, İmâm-ı Rabbânî’nin huzûrunda okudu. On beş yaşında iken İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin huzûrunda tasavvuf yoluna girdi.

Devamını oku...

“Üveysî” bir zat Rüstem Halîfe

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 05 Ocak 2007

Rüstem Halîfe Bursevî hazretleri ticâretle meşgûl olurdu. Kastamonulu Şeyh Hacı Halîfe’yi tanıyınca ona talebe olup, tasavvuf yoluna girdi. Dâimâ riyâzet hâlindeydi. 1511 (H.917) senesinde Bursa’da vefât etti. Kabri, Hisar içinde, Orta Pazar’da Nakkâş Ali Mescidi civârında, Osman Çelebi’nin kabri yanında bulunmaktadır.
Rüstem Halîfe Bursevî, kerâmet ehli bir zât olup, kendisini gizleyenlerden, haramlardan sakınan müttekîlerden, çok ibâdet edenlerden ve cömertlerden idi. Fakir ve zengin herkese ikrâm ve ihsân ederdi. Her kim kendisine bir hediye getirse, o daha fazlasını hediye ederek mukâbelede bulunurdu.

Devamını oku...

Muhtaçların sığınağı Şerîf Tlemsânî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 04 Ocak 2007

Şerîf Tlemsânî, Mâlikî mezhebinde, fıkıh ve kelâm ilimlerinde mütehassıs olan büyük âlimlerden, velî bir zattır. İsmi, Ebû Abdullah Muhammed bin Ahmed’dir. Nesebi Hazret-i Ali’ye dayanır. 1310 (H.710) senesinde Tlemsân şehrinde doğdu. Aklî ve naklî ilimlerde, âlimlerin söz birliği ile zamânının en büyük âlimi olduğu bildirildi. 1370 (H.771) senesinde vefât etti...

Devamını oku...