Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.369
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Bir gün Ahmed Câhidi Efendi, Çanakkale'ye geçmek için Kilidü'l-Bahr iskelesine geldi. Parası olmadığı için zamânın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar. Üzgün bir hâlde dönüp evine geldi. Kendisini gören hanımı Kerime Hâtun niçin gitmediğini sordu. Câhidi hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de; "Al şu seccadeyi de bin üzerine, Çanakkale'ye geç-gel." dedi. Bu şekilde Çanakkale'ye geçen Câhidi Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar. Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar.Talebelerinden birisinin sohbet esnâsında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dâir sorduğu suâle Ahmed Câhidi hazretleri şu cevâbı verdi:
Sa'düddîn Muhammed Bahrâbâdî hazretleri Kübrevî tarikati şeyhlerindendir. 587 (m. 1191)’de İran’da Nîşâbur civarında Bahrâbâd köyünde doğdu. Harezm’e giderek evliyanın büyüklerinden Necmeddîn-i Kübrâ’nın sohbetlerine devam etti ve icâzet alıp halifelerinden oldu. Hocası onu talebe yetiştirmek üzere Şam’a gönderdi. Burada Muhyiddin-i Arabî hazretleriyle sohbet etti. 671 (m. 1272)’de orada vefat etti. Buyurdu ki:
Muhammed Birmâvi hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 763'te (m. 1362) Mısır'da Birmâ kasabasında doğdu. Daha sonra Kahire'ye yerleşti. Orada zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Burada birçok talebe yetiştirdi. Sonra Kudüs'e giden Birmâvi bir müddet sonra orada 831'de (m. 1428) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Yahyâ bin Eksem hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 159 (m. 775)'de Türkistan'da Merv'de doğdu. 242 (m. 856)'de hacdan dönerken Rebze'de 83 yaşında vefât etti. "Tenbih" isimli bir eseri vardır. Bu kitapta buyuruyor ki:
Musa Aleyhisselâmın ümmeti:
- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allahü teala (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelimullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:
- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»
Musa Aleyhisselâm: «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.
Allahü teala: «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.