Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.618.792

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Ebû Muhammed el-Havvas hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. Bağdâd’da yaşadı. 253 (m. 867) senesinde doğdu. 348 (m. 959)’de vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin en eskilerinden ve en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Saltanat Ki

Bugün İstanbul'da oturup da bu şehrin Laleli diye bir semti bulunduğunu bilmeyen yoktur Burada yine bu isimle anılan bir de tarihi cami vardır. Bu semt ve cami hakkında ilginç bir hikaye anlatılmaktadır: Laleli Camiini Sultan III. Mustafa (Padişahlığı 1757-74 yılları arasıdır) yaptırmıştır. Sultan Mustafa bu camii yaptırırken çevrede Laleli Baba namında bir zatın yaşadığını öğrendi. İçinde bu zatla görüşmek, söz ve sohbetinden yararlanmak arzusu doğdu. Cami inşatını denetleme ye geldiği bir gün Laleli Baba ile görüşmek istediğini bildirdi. Laleli Baba'ya hemen padişahın kendisini ziyaret etmek istediği haberi ulaştırıldı, o da buyur etti. Padişah Laleli Baba'nın sohbetinden çok istifade etti. İçinde Laleli Baba ile daha sık görüşme arzusu uyandı. Ayrılacağı sırada bu zata soru sordu:

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud boş zamanlarında kuyumculuk yapar, yaptıklarını sattırır, elde ettiği birkaç kuruş kâr ile de ufak tefek ihtiyaçlarını temin ederdi. Bundan da büyük bir haz duyardı. Yine birgün kuyumculuk ederken vezirlerden biri onun yanına yaklaştı ve:

"Niçin böyle zahmet edersiniz?" deyince Padişah:

"Bre ne yabana söylersiz! Milletin hazinesini, milletin ihtiyaçlarına sarfetmek gerekdir. Saniyen, insan olana durmadan çalışmak gerekdir. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın zevki başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helal olur. Böyle kazancın tadı, beti ve bereketi olur" dedi.

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kendi Için Istediğini Din Kardeşin Için De Iste

Senâullah Harâbâtî hazretleri büyük velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde Hindistan'da Keşmir'de doğdu. 1880 (H.1297)’de Hindistan'da Celalpur’da vefât etti. Senâullah Harâbâtî, dedesi Seyyid Abdülgafûr'dan husûsî olarak ders almak sûretiyle ilim öğrendi. Tahsîlinden sonra tasavvufta Kâdiriyye yolunda yetişip kemâle erdi. Ayrıca Çeştiyye, Kübreviyye, Üveysiyye, Nakşibendiyye, Sühreverdiyye yollarından da feyiz aldı. Tasavvufta hocası Şah Devlet Gücerâtî'dir. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Siz Beni Ebû Şu’be Hazretlerine Götürün

Vehbi Tülek

Fakih Ebû Şu'be hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Yemen'de yaşadı. 676 (m. 1277) senesinde vefât etti. Zamanının önde gelen tanınmış âlimlerinden fıkıh ve diğer ilimleri öğrendi. Kendisinden ise birçok kimse ilim öğrendiler. Çok kerâmetleri görüldü. Cündi bildiriyor:

Kabir Üzerinde Oturmak Uyumak Mekruhtur

Vehbi Tülek

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

Abdülbâki Ferazi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh ve ferâiz âlimidir. 425 (m. 1034)'de doğdu. Ferâiz (miras hukuku) âlimi olduğu için "Ferazi" lakabı verildi. 493 (m. 1100)'da Bağdad'da vefât etti. Buyurdu ki:

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Vehbi Tülek

Ebû Ya'kûb Tennûhî

Vehbi Tülek

Onlar, Rablerinin Yanında Diridirler

Vehbi Tülek

Buhârâlı Velî Hâce Dehkân-ı Kılletî

Vehbi Tülek

Muhammed Sıddîk Keşmî

Vehbi Tülek

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Latif Bir Şikayet

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dört Şey Mühimdir

B0r Çuval Toprak

Değişen Sizin Kalbiniz

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek