Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.597.381

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Fransızların dünyaca meşhur romancısı Claude Farrére, 1914 senesinde Saint Albans isimli yatıyla Akdeniz sahilerinde seyahate çıkmış, bu arada Anadolu'ya da gelmişti. Bu seyahatini daha sonra bir gazetede kaleme almıştı. Çanakkale'ye geldiği sırada başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

1569 Haziran ayında İskenderiye yakınlarında Nil teknelerinin yolunu kesen Venedik korsanlarının Müslümanları esir alıp Kıbrıs'ta satmaları olayına çok hiddetlenen Selim Han, derhâl Venedik'e bir elçi göndererek Kıbrıs'ın Osmanlı Devletine terkini istedi. Bu isteğin Venedik tarafından reddi üzerine sefer hazırlıklarına başlandı.Aslında Kıbrıs'ın Osmanlı Devletince fethini mecbûri kılan birçok sebep vardı. Osmanlı Devletini, hâkimiyeti altındaki Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine ulaştıran kara yollarının, uzun, yorucu ve yetersiz olmasına karşılık, Kıbrıs üzerinden bu ülkelere her türlü lojistik destekler daha çabuk, rahat ve ekonomik olarak ulaştırılabilirdi. Ancak Kıbrıs'ın, büyük deniz gücüne sâhip Venedik Cumhûriyetinin elinde bulunması bu imkânı ortadan kaldırmaktaydı. Ayrıca Kıbrıs veya yakınlarından geçen Osmanlı ticâret ve hacıları taşıyan yolcu gemileri, Akdeniz'de Hıristiyan korsanları tarafından vurularak soyuluyor, Venedik de bu korsanları himâye ediyordu.İkinci Selim Han, hazırlıkları bitirdikten sonra, Kıbrıs serdârlığına Lala Mustafa Paşa yı tâyin etti ve 15 Mayıs 1570'te donanma İstanbul'dan ayrıldı. Lala Mustafa Paşa, bütün Avrupa devletlerinin Venedik'e yardım etmelerine rağmen, şiddetli çarpışmalar sonunda 8 Eylül 1570'te Lefkoşe'yi 1 Ağustos 1571'de de Magosa'yı alarak Kıbrıs'ın fethini tamamladı.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Meşhûr Olmak Isteyen Şöhretin Kölesi Olur

Muhammed Nasihuddin hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Tasavvufta icâzeti, diplomayı babasından aldı. Babası vefât ettikten sonra onun yerine geçti. 1020 (H.411) yılında Afganistan'da Çeşt şehrinde vefât etti. Dünyâdan ve dünyâ malından nefret ederdi. Bu sebeple; "Dünyâ bütün her şeyiyle bana arz olunsa, hiç düşünmeden rahat ve kolay bir şekilde dünyânın murdarlığına hükmederim" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mallarınız Vârislere Taksim Edildi

Vehbi Tülek

Muhammed Ezheri hazretleri Şafii fıkıh, lügat, hadis ve tefsir âlimidir. 282 (m. 895)'de Afganistan'da Herât'ta doğdu 370 (m. 980)'de orada vefât etti. Buyurdu ki:

Bahaeddin Efendi

Vehbi Tülek

Onları Kanatları Ile Kuşatırlar

Vehbi Tülek

Hatibzâde Muhyiddin Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 864 (m. 1460)'da Amasya'da doğdu. Tefsir, hadis, fıkıh, kı­raat ilmi tahsil etti. Amasya ve Bursa'da çeşitli medre­selerde müderrislik yaptı; sonra İs­tanbul'a çağırıldı. Ayasofya Camii Medresesinin ilk müderrisi oldu. 940 (m. 1534)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Ali Behçet Efendi

Vehbi Tülek

Cömertliğin Afeti Israf Zenginliğin Afeti Hırstır

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Ebdal Çeştî

Vehbi Tülek

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Vehbi Tülek

Peygamberimize Tâbi Olmak Farzdır, Lâzımdır

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Onun Görmediği Yer

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abdullah El-acemî

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek