Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!
Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
16.583.515
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...
Mohaç Meydan Muharebesinde Macar ordusunu arkadan çevirerek tamamen imha eden Gazi Bali Bey, bu savaştan yıllar geçtikten sonra, sancakbeyliği alameti olarak kendisinde bulunan iki tuğa ilave olarak, bir tuğ daha verilmesi için Padişaha ricada bulundu. Terfi ve terakkinin muayyen yaş, kıdem ve hizmet mukabili olduğunu bilen Kanuni, ona şu cevabı yazdı:"Yadigarım ve muhterem lalam Gazi Bali Bey!Berhudar olasın, yüzün ak olsun...
Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.
Ebü'l-Hasan bin Eslem Tûsi hazretleri büyük velilerden olup tefsir, kelâm ve hadis âlimidir. İsmi, Muhammed'dir. Horasan'da Tûs'ta doğdu, 856 (H.242) senesinde Nişâbur'da vefât etti. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil edip hadis-i şerif rivâyetinde bulundu, hâfız yâni yüz bin hadis-i şerifi, râvilerinin hâl tercümeleriyle birlikte ezbere bilirdi.
Abdurrahmân bin Ali Sekkâf, evliyânın meşhurlarındandır. 1446 (H.850) senesinde Yemen'in Terim şehrinde doğdu. 1517 (H.923)'de Yemen'de vefât etti. Hadis, kelâm, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde tanınmış âlimlerdendir. Çok kerametleri görüldü...
Ebü'l-Behteri Vehb bin Vehb hazretleri, Tebe-i tâbiinden meşhûr fıkıh ve hadis âlimidir. Arab ailelerinin şeceresini çıkarmada ve onların önemli târihi günleri hakkında derin bilgi sahibi idi. Arab edebiyatı ve dili ile uğraştı. Şiirler yazdı...
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.