Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.427.623

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Isyan Ve Günah Işlenen Yerdir

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri Tebe-i tâbiînden olup, hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. Basra'da yaşamıştır. 793 (H. 177) senesinde vefât etti. Hasan-ı Basrî gibi Tâbiînin meşhur âlim ve velîleriden hadîs ve fıkıh ilimleri tahsil etti. Basra'nın meşhûr hadîs ve fıkıh âlimlerinin ileri gelenleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Osmanlı Sultanı İkinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasının girişmiş olduk ları büyük ve cür'etli teşebbüsü gerçekleştirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, İstanbul'u, doğu ve batıdaki Osmanlı ülkelerine merkez yapmıştı. Kostantiniyye, başka bir devletin elin de kaldıkça Osmanlı ülkesi, Hristiyan istilasına açık bulunacağı gibi, Avrupa ile Asya arasında ki bağ ve alaka da emniyete alınamazdı. Böylece devlet, tam ve sağlam bir vücud olacak yerde, gövdesi ortasından ikiye bölünmüş olarak parçalanmak tehlikesine maruz kalırdı.

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya'ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlılara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisinde Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti.

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

İngiliz Kraliçesi I. Elizabeth Osmanli Himayesinde

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabristanda Namaz Kılmak Nehyolundu

Molla Abdülkerim Efendi Osmanlı müftülerindendir. Edirne'de Ali Tûsi'den ve Sinan Acemi'den ders aldı, tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik, İstanbul'un fethinin ardından kadıaskerlik, İstanbul müftülüğü yaptı. 895 (m. 1489)'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahım, Takdirine Râzı Olmayı Nasip Eyle

Vehbi Tülek

Ebû Zer bin Zer hazretleri Tebe-i tâbiîn devri velîlerindendir. İran’da Hemedan’da doğdu. Kûfe'de vefat etti. Tabiinin meşhur âlimlerinden ilim öğrendi. Hadîs rivâyet etti. Çok tesirli konuşurdu. Bir gün cemâate; "Kalplerinizin katılığını, gözlerinizin donukluğunu ve câhilliğinizi bana yüklüyorsunuz. Allahü teâlânın kitâbından size nasîhat etmezsem beni suçluyorsunuz. Lâkin kim hayrı ararsa bulur" buyurdu. İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe hazretleri oğlu Hammâd ile birlikte uzak olmasına rağmen Ebû Zer bin Zer hazretlerinin mescidine gider terâvih namazı kılarlardı.

Radıyyüddîn Haddâd

Vehbi Tülek

Rabbim Şefaat Için Bana Izin Verir

Vehbi Tülek

Abdülmelik Harkûşi hazretleri tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde âlimdir. 407 (m. 1016)'de İran'da, Nişâbûr'da vefât etti. Delâil-ün-nübüvve adlı kitabından bir bölüm:

Erzurumlu İbrahim Hakkı

Vehbi Tülek

Son İran Şahı Rıza Pehlevî

Vehbi Tülek

İmanı Olanlara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Âhiretin Tadını Almak Isteyen

Vehbi Tülek

Sükût Eden, Dünyâda Da âhirette De Kurtulur

Vehbi Tülek

ona, Ömrümden Hîbe Ettim!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

"encümen-i Bîzebân"

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Üç Kandil

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek