Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.549.857

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Öfkeden Intikam Hırsı Hüzünden Dert Doğar!

Mehmed Rûşen Efendi İstanbul Üsküdar'daki Azîz Mahmûd Hüdâî dergahı şeyhlerindendir. 1719'da Mudanya'da doğdu. Babası Abdurrahmân Efendi İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halîfelerindendi. Babası hicret ederek İstanbul'da Kapıağası zaviyesine şeyh oldu. Mehmed Rûşen Efendi tahsiline burada devâm etti. Celvetî yolundan hilâfetini İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin halifesi Çorlulu Pertev Efendiden, Nakşibendi yolunun hilafetini ise Abdülganî Nablüsî hazretlerinden aldı. 1774 yılında Azîz Mahmûd Hüdâî dergahına tâyin olundu. 1795 yılında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Abdülazîz Hallâl

Vehbi Tülek

Abdülaziz bin Ca'fer hazretleri; Muhammed bin Osman bin Ebi Şeybe, Mûsâ bin Hârûn, Muhammed bin Fadl el-Vâati, Sa'id bin Aceb el-Enbâri, Ebû Halife Fadl bin Hab-bâb, Ali bin Taygûr, Ca'fer el-Feryâbi, Ahmed bin Muhammed Ca'd, İbrâhim bin Muhammed bin Heysem, Kâsım bin Zekeriyyâ el-Mutnz, Hüseyn bin Abdullah, Ebü'l-Kâsım el-Begâvi, Abdullah bin Ahmed, Ebû Bekr bin Ebû Dâvûd gibi pek çok değerli âlimden hadis-i şerif öğrenmiş, rivâyetlerde bulunmuştur.
Kuvvetli bir zekâya sahip olan Abdülaziz Hallâl; çok güç, anlaşılması zor olan meseleleri hemen anlardı. Hadis âlimleri, onun sağlam, güvenilir bir râvi olduğunu bildirmişlerdir.

Günahlarını Hatırladığı Zaman, Içi Titreyenler!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâdan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Mehmed Zeynel'âbidin Efendi doksan dokuzuncu Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1163 (m. 1750) senesinde İstanbul'da doğdu. Babasından ve zamanının âlimlerinden ilim öğrendi ve diploma alıp müderris oldu. Daha sonra kadılık, "Nakib-ül-eşrâflık" ve nihayet şeyhülislâmlık makamına yükseltildi. 1239 (m. 1823) senesinde İstanbul'da vefât etti. Şöyle nakleder:

Kâfire, Ölümden Daha Kötü Bir Şey Olamaz

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Bize De Şefaat Edecek Misiniz?

Vehbi Tülek

Rabbinize Istiğfar Edin Ki

Vehbi Tülek

Bir Kula Mal Ve Ilim Verilmişse

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Rızasını, Sevgisini Kazananlar

Vehbi Tülek

Namaz Kılan, Dînini Sağlamlamış Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Değişen Sizin Kalbiniz

Abdullah-i EnsÂrî

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abayi Yakmak

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek