Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.117.428

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cin Ve Şeytanın Zararından Korunmak Için

Kadı Bedreddin Şiblî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam’da doğdu. Daha küçük yaşta iken ilim öğrenmeye başladı. Zamanın büyük âlimlerinin derslerine devam etti. 769 (m. 1367)’de Trablus'ta kadılık yaparken vefat etti.

Çok kitap yazdı. Bunlardan “Akamü'l-mercan fî ahkami'l-can” eseri cinlerle ilgilidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Beş Yüz Beş Kuruş

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kırlara Gidip Yalnız Kalmayı Tercih Etme!

Hüsâmeddin Mültâni hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Nizâmüddin-i Evliyâ'nın sohbetlerinde bulunarak yetişti. İslâmiyetin emirlerini yerine getirmekte, hocasına olan muhabbet ve bağlılıkta, diğer arkadaşlarından ilerideydi. Hâce hazretleri bu talebesi hakkında; "Delhi, onun himâyesindedir" buyururdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanların En Cömerdi O Idi

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hüseyn Arsâbendi hazretleri, Türkistan'da Merv'de doğdu. Hacdan dönerken, 511 (m. 1117)'de Bağdad'da vefât etti. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Hiye-i Saadetinden bahsederken şunları anlattı:

Alnında Parlayan, Son Peygamberin Nurudur

Vehbi Tülek

Din Ilimleriyle Meşgûl Olmak En Iyi Iştir.

Vehbi Tülek

Şeyh Celâl Tânîserî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hindistan’da Tânîser’de yaşadı. 989 (m. 1581) senesinde vefât etti. Şeyh Abdülkuddûs hazretlerinin en başta gelen talebelerinden ve büyük halîfelerindendi. Tasavvufta yetişip, üstün hâlleri kendisini öyle kaplamıştı ki, çok kerre sekr (tasavvuf sarhoşluğu) hâlinde olurdu. Namaz vakitlerinde, talebeleri ayılması için uğraşırlar “Hak, Hak” diyerek yanında Allahü teâlânın ismini yüksek sesle söyleyerek ayıltırlardı.

Peygamber Efendimizin Vârisi Olan âlimler

Vehbi Tülek

Yarın Öleceksin Dense Ne Yapardın

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Hepsi âlim Ve âdil Idi

Vehbi Tülek

İyilik Yapınca Sevinenler

Vehbi Tülek

Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

İbn-i Kudâme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

İftiranin Neticesi

Sakin Kalyona Binme

SelÂmetle Gidip Gel

Padişah Ve At

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek