Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.471.473

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullah Efendimizin Ana Babası Da Müslümandı

Abdullah Abdî Efendi Osmanlı velîlerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Doğum yeri olan Bosna'da ilim tahsîline başlayan Abdullah Efendi, sonra İstanbul'a geldi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Velî yolunun halîfelerinden Hasan Kabaduz Efendi ile görüştü. Bu zâtın sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. 1644 (H.1054) senesinde hac dönüşü Konya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Osmanlı İmparatorluğu o günlerde çok bunalımlıdır. Abdülhamid Han tahttan indirilmiş, Beylerbeyi Sarayında köhne bir odaya kilitlenmiştir. Yönetime el koyan Enver, Talat ve Cemal Paşalar maceracı ve gözü karadırlar. Almanlar özellikle Enver Paşa'yı avuçlarına alırlar. Öyle ki İstanbul'a kalkan trenlerin üstüne bile "Berlin-Enverland" yazarlar. Talat Paşa idadi (ortamektep) diploması bile olmayan bir postacıdır. Ancak mason olunca önü açılır. "İttihat ve Terakki militanlığı"ndan, "Dahiliye Nazırlığı"na çıkarılır. Ancak o komitacılıktan vazgeçmez. Rakiplerini katlede katlede yükselir ki kanlı Babıali baskını bunlardan sadece biridir. Cenab Şehabeddin'e göre Tâlat paşa, ünlü Bulgar komitacısı Sandasky'e taş çıkartacak kadar "habis zekalıdır" ünlü yazar onu "ağ ören, tuzak kuran, pusuya yatan, harmanyola çeviren bir hilekâr" olarak tarif eder. Cemal Paşa ise gittiği her yerde darağacı kurduran, karışıklıklarda önce Müslümanları astıran, müstehzi, kibirli ve zalim biridir. Yanına yaklaşılmaz. Ermeni hayranıdır ve bunu saklamaz. Arabları şirazeden çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yapar. O günlerde Almanya'nın İstanbul sefiri Baron Van Wangenheim toplantı üstüne toplantı düzenler, nefis Türkçesi ile pembe tablolar çizer. "Siz doğudan biz batıdan bastıralım. Hudutlarımız birbirine kavuştuğu zaman bizi kim tutabilir?" der.

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yahyâ Mezûrî

Yahyâ Mezûri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. 1834 (H.1250)'te yüz yaşlarında vefât edip, Bağdat'ta Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin kabrinin güneybatısına defnedildi.

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, yüksek halifesi Yahyâ Mezûri ile mektuplaşırlar, ona nasihatlerde bulunurlardı. Bu mektuplarından birinde buyurdular ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhakkak, Sen De Onlar Da Öleceksiniz

Vehbi Tülek

İbnü'n-Neccar El-Bağdadi hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 578'de (m. 1183) Bağ­dat'ta doğdu. Bağdat'ta meşhur âlimlerden ilim tahsili yaptıktan sonra Müstansıriyye Medresesinde ders verdi. 643'te (m.1245) vefat etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

Ebü’l-mehâsin Rûyânî

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

Vehbi Tülek

İbn-i Circîs  hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin talebelerindendir. İsmi, Seyyid Dâvûd bin Süleymân’dır. 1222 (m. 1807) senesinde Bağdat’ta doğdu. 1299 (m. 1882) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek için, Şam, Musul ve başka yerlere gitti. Mekke-i mükerremede on sene kadar kaldı. Bağdat’ta, zamanın en büyük evliyâsı olan Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerine talebe oldu. Evliyâlık yolunda çok yüksek derecelere kavuştu. Kıymetli eserler te’lîf etti. En meşhur eseri olan “Minhat-ül-vehbiyye” kitabından bazı kısımlar:

Nûreddîn Alî Halebî

Vehbi Tülek

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Celal Bekrî

Vehbi Tülek

Kalp Kırmak, Allahın Lütfunu Incitmektir

Vehbi Tülek

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

Vehbi Tülek

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

SelÂmetle Gidip Gel

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Adam Olmazsan

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek