Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.078.198

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimin Ölümü, Büyük Bir Musîbettir

Ebû Bekr el-Esrem hazretleri büyük velî ve âlimlerdendir. 873 (H.260) târihinde vefât etti. Ahmed bin Hanbel'in talebesidir. Ondan çok meseleler nakletti. Bunları mevzularına göre yazdı. Büyüklerden bahseder, insanların istifade etmesi için nakiller yapardı. Şöyle nakletmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ayni Oyun

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Benim Kadar Hiç Kimse Eziyet Çekmedi

Mehmed Sükûnî Efendi Halvetî tarikatı şeyhlerinden olup Bolu-Mudurnuludur. İlim tahsilini bitirdikten sonra Niyazi Mısrî Hazretlerine intisab ederek tasavvufta yükseldi. Gelibolu müftüsü iken ziyaret maksadıyle Bursa'ya geldiklerinde 1103’de (m. 1691) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Şüveymî Hazretleri

Vehbi Tülek

Muhammed Şüveymi hazretleri, Kahire'de yaşamış olan evliyadandır. Kaynaklarda doğum ve vefât târihleri bulunmayan Şüveymi, on beşinci asrın sonlarında vefât etti. Midyen Eşmûni hazretlerinin talebelerindendir. Hocasının vefâtından sonra talebelere ders okutmaya başlayan Muhammed Şüveymi'den çok kimseler istifâde etmiştir...

Kastamonu Velîlerinden Seyyid Ahmed Hicâbî

Vehbi Tülek

Ahmed Zâhid Enderabî

Vehbi Tülek

Ahmed Zâhid Enderabi hazretleri kıraat âlimidir. Afganistan'da Enderâb'da doğdu. Nişâbur'a giderek zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmini tahsil etti. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 470 (m. 1077)'de vefat etti. Kur'ân-ı kerim okumanın ve Kur'ân-ı kerim ehlinin fazileti hakkında şunları anlattı:

Herkes, Dört Suâle Cevap Vermedikçe

Vehbi Tülek

Ebu Salih El-müezzin

Vehbi Tülek

gece Okları Ulaşır Hedefe!

Vehbi Tülek

Ey Tavır Ve Hareketleri Güzel Olan âşıklar

Vehbi Tülek

İhsânda Bulunduğun Kimseyi Mahcup Etme

Vehbi Tülek

Nasr Bin İbrâhim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Namazini Ben Kildirayim

Abayi Yakmak

Hakikati Görmek

Zalimlere Dersini Verdi!

Bize Teveccüh Edin

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek