Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.859.195

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. Sonra Tokat'a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H. 972)’de orada vefât etti. Talebelerine âhirette pişmân olmamaları ve istenmeyen durumlarla karşılaşmamaları için devamlı nasîhatlerde bulunurdu. Bu hususta şöyle buyururdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Osmanlı âlimlerinin en büyüklerinden Müftü Zenbilli Ali Cemâli Efendi, ömrünün sonlarına doğru hastalanıp gücü kuvveti kalmamıştı. Uzun zaman hasta yattı. Fetvâ yazmakta zorluk çekiyordu. Pâdişâh ve âlimler kendisine bu işte yardımcı olmak üzere birini nâib, vekil seçmesini istediler. Zenbilli Ali Efendi, verâ ve takvâsından dinin emirlerini hakkıyla gözetme sinden ötürü bu işe Behâeddinzâde'yi münâsip gördü. Şeyh Behâeddinzâde, Zenbilli Ali Efendi nin 1526 yılında vefâtına kadar bu görevde kaldı.

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle bir hadise nakledilir:Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, 1552 senesinde Macaristan'daki Eğri kalesi üzerine bir sefer düzenlendir. Bu sefere katılacak olan Anadolu ve Rumeli Sipahilerine haber salındı. Bunlardan biri de Kasımpaşa'daki Sipahi birliklerinden birinin kumandanı olan Hüseyin Ağa idi. Yeni bir gazaya katılacağı için sevinçliydi, fakat geride bırakacağı hanımı hamile ve üstelik hasta idi. Kendisi yok iken ona kim bakacak ve çocuğuna kim sahip çıkacaktı. Sonunda ellerini semaya açtı ve:"Yâ İlâhi!.. Doğacak olan çocuğumu sana emanet ediyorum..." diye yalvardı.

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tebe-i Tâbiîninden Muhammed Bin Yûsuf

Muhammed bin Yûsuf hazretleri Tebe-i tâbiinin âlim ve velilerindendir. İbâdete çok düşkündü. Dünyânın, Allahü teâlânın rızâsı için olmayan her şeyinden el çekmişti. Çok büyük evliyâdan olmasına rağmen, kendisini büyüklerden başkası tanımazdı. Said bin Gaffâr'a hitâben buyurdu ki: "Ey Said, en kıymetli vaktin olan şu ânını, en kıymetli şeyle değerlendir."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli İmran El-kasr

Vehbi Tülek

İmran el-Kasr hazretleri Allahü teala ve Resulünün muhabbeti ile yanıp kavrulan evliyaullahtandır. Hikmetlerle dolu kıymetli nasihatleri vardır. İşte onlardan bir demet:
"Allah korkusu, kalbde yerleşmiş olan bir ağaç gibidir."
"Allah korkusu, ibâdetin süsüdür."
"Düşünmeden konuşan pişmân olur. Konuşmadan önce düşünen selâmet bulur."

Ömer Bin Sa'îd El-hemedânî

Vehbi Tülek

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Nasûhi Mehmed Efendi Halveti şeyhlerindendir. Halveti-Şâbâni tarikatının Nasûhiyye kolunun kurucusu olup, 1060 (m. 1650)'de Üsküdar'da doğdu. Şeyh Karabaş Veli'ye intisap etti. İcazet alarak Mudurnu'ya gitti ve halkı irşad etmeye başladı. Sonra İstanbul'a döndü. 1130 (m. 1718)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Mazhar-ı Cân-ı Cânân

Vehbi Tülek

Amr Bin Vehb'in Akıllı Ve Güzel Kızı

Vehbi Tülek

Her Ümmetin Bir Fitnesi Vardır

Vehbi Tülek

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

İçinden Misk Kokusu Gelen Kabir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sarik Ve Sakal

Latif Bir Şikayet

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Üç Kandil

Başka Du Bilmez Misin?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek