Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.761.185

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İbretli Dava

Hızır Bey yorucu bir günün ardından gitme hazırlığı içindedir. Ancak kapı önünde dolaşan tedirgin gölgenin farkına varır. Birisi eşikte eyleşmekte gidip gidip dönmektedir. Mübârek ansızın kapıyı açar "Buyurun!" der. Adamcağız yakalanmışlığın pişmanlığı ile girer içeri. Kılık kıyafetine bakılırsa Hıristiyan tebâdan biridir. Ancak yüce veli onu güler yüzle karşılar, yer gösterir. Hatta bakar hâlâ mütereddit elceğizi ile cezve sürer mangala. Adamcağız fincanı zor tutar zira eli kolu sarılıdır. Hızır bey sorar: -Eline n'oldu? -Kırdırdılar efendim. -Kim kırdırdı? -Sultanımız! -Öyle bir hakkı var mıymış? -Bilmiyorum efendim. -Mevzû ne peki! -Ben mimarım efendim. Evet, Sultanımıza kubbeleri Ayasofya'dan geniş ve yüksek bir cami yapabileceğimi vaâd ettim ama...

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine baðlayan gece, civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete, sinsi sinsi yaklaþıp Erzurum'un meþhur Aziziye Tabyası'na girmeyi baþarmıþtı. Türk-Rus harbinin kanlı ve karanlık günleriydi; tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler kahpece. Ve arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir mukavemet görmeksizin Aziziye Tabyası'na yerleþtiler.Bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker, koþa koþa Erzurum'a varıp kara haberi yetiþtirdi. Minarelerden sabah ezânı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye baþladı.

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakîh Hükümdar İkinci Hakem

Endülüs Emevi Devleti 765-1031 yılları arasında İspanya'da hakimiyet kurdu. İspanya'ya ilk olarak 711 tarihinde Tarık bin Ziyad kumandasında çıkan Müslümanlar, kısa zamanda bütün yarımadayı fethettiler. Burası Şam'daki Emevi halifeliğine bağlı bir eyalet olarak idare edildi. Abbasi hanedanı halifeliği ele alınca, Emevi ailesinden Abdurrahman bin Muaviye Kurtuba'ya giderek emirliğini ilan etti (756). Sonra da Halife olarak tanındı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bin Yıllık Mektup Sahibine Ulaşmıştı

Vehbi Tülek

Dün, Peygamber efendimizden bin yıl önce; Orta Doğu'nun hâkimi olan Humeyr ibni Redi adlı hükümdarın bir gün maiyeti ile birlikte Mekke'ye, oradan da Medine'ye geldiğinden bahsetmiştik. Resulullaha asırlar önce iman eden bu hükümdar bir de mektup yazmıştı. İşte o ibretli mektupta yazılanlar:

Tecvîd Ilmi, Hem Nazarî Hem Tatbîkîdir

Vehbi Tülek

Kâsım Bin Abdullah El-basrî

Vehbi Tülek

Kâsım bin Abdullah hazretleri, Basra'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 580 (m. 1184) senesinde Basra'da vefât etti. Kerâmetleri pek çoktur. Kendisini sevenlerden birisi şöyle anlatıyor:

Bu Kulumu Cehenneme Atın

Vehbi Tülek

Bu Benimle Kulum Arasındadır

Vehbi Tülek

Ebû Ahmed Çeştî Hazretleri

Vehbi Tülek

sen Beni Öldüremezsin

Vehbi Tülek

Farzı, Özürsüz Yapmamak Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Arabistân'da Şairlik En Yüksek Derecede Idi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Kum Ve Kaya

Allah Haramdan Kaçani Korur

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Delik Kova

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek