Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.129.515

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların Sözlerine Değil, Işlerine Bak

Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Koca Yusuf

Beykoz, Tokat Bahçesi

A'meş Ve Hanımı

Keramete İnanmayan Âlim

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Kiyamet

Hicri 915 senesinin Rebiülahir ayının 25. Salı gecesi (l4 Agustos l509) Memaliki-Rûm denilen Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve havalisinde başlayıp 45 gün şiddetle devam eden depremde halk, iki ay kadar dışarda çadır ve örtüler altında kalıp hayatını devam ettirmek zorunda kalmıştı. Bu deprem, aynı şiddette İstanbul ve Edirne'de de oldu. Gerçekten, l4 Eylül l509'da İstanbul, Osmanlı tarihinin kayd ettigi en şiddetli ve hızlı depremine maruz kalmıştı. Küçük kıyamet denilen bu depremde İstanbul'da yüz dokuz cami ve mescid ile bin yetmiş ev harab olmustu. Halktan da beş bin kadar insan ölmüstü. İstanbul'un, Eğrikapı'dan Yedikule'ye kadar olan üç kat suru yıkıldığı gibi, Yedikule'den de başlayıp deniz kenarındaki İshak Pasa Semti kapısına kadar harab oldu. Bunlardan başka Fâtih Camii'nin kubbesi ve direklerinin başları çatladığı gibi imâret, hastahane ve Sahn Medreseleri'nden bazıları ile diğer medreseler den bir kısmının kubbeleri yıkıldı.

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın oğlu Bâyezid Amasya vâlisi idi. Şehzâde Bâyezid, Çelebi Halife Muhammed Cemâleddin Efendiye çok iltifât eder, talebele rine ve dergâhına ihsânlarda bulunur, duâlarını taleb ederdi. Fâtih Sultan Mehmed Han vefâtından önce de duâ etmesi için haber gönderip, fakirlere sadaka dağıttırmıştı. Her şehzâde gibi, şehzâde İkinci Bâyezid de, babasından sonra pâdişâh olmak, kendisine veri len onca emeğe karşılıkta bulunmak istiyordu. Çünkü her şehzâde sultan olmak için yetiş tirilir, kısmetse sultan olurdu. Çelebi Halife, herkese karşı iyi niyet ve hüsn-i zân sâhibi, ilim ve tasavvuf ehli Şehzâdeyi kırmadı. Onun için duâ ve niyazda bulundu.

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhârâlı Velî Ârif-i Dikgerânî

Ârif-i Dikgerâni, on dördüncü yüzyılda, Buhârâ'da yetişen velilerdendir. Kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Emir Külâl (Gilâl) hazretlerinin dört halifesinden ikincisidir. İsmi, Ârif'tir. Buhârâ civârındaki Dikgerân köyünde doğduğu için "Dikgerâni" nisbesiyle meşhûr oldu. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dikgerân'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sen, Kendi Hatalarına Ağla

Vehbi Tülek

Abdürrahmân ibn-i Takıyyüddin Sâlihi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 782 (m. 1380)'de Şam'da doğdu. 856 (m. 1452)'de Kudüs'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allah'tan Başkasına 'yaratıcı' Denmez

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Çatalcalı Ali Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırk üçüncüsüdür. 1041 (m. 1632)'de Çatalca'da doğdu. Dördüncü Mehmed Han zamanında şeyhülislâm oldu. 1103 (m. 1692) de vefat etti. "Ali Efendi Fetvası" isimli eseri meşhurdur. Bu kitapta buyuruluyor ki:

Her Gün Tövbe Etmek Lazımdır

Vehbi Tülek

onun Hastalığı Ilaç Kabul Etmez

Vehbi Tülek

sen Beni Öldüremezsin

Vehbi Tülek

Haram Olan Emirlerine Itaat Etmeyiniz

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Vehbi Tülek

Yûsuf Kâmitî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Gül Yaprağı

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Hizir Ve Gelin

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek