Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.410
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
1509'da Memlük Sultanı Kansu Gavri, Portekizliler ile Kızıldeniz'de savaşmak için gerekli donanma malzemesini ve ateşli silahı Osmanlı Devleti'nden istemişti. Osmanlı Devleti de, 1511 yılında, 400 top, 40 kantar barut ve bir miktar bakırdan olusan bir yardım yaparak Memlükları Hristiyan Portekizlilere karşı desteklemişti. Bu yardımlar arasında gemi yapım malzemesi yanında asker ve arkebüzler (uzun namlulu tüfek) de bulunmaktaydı. Diğer taraftan İslam dünyasında ateşli silahların kullanımında önemli bir yeri olan Memlüklar, Kansu Gavri devrinde bir reform teşebbüsünde bulunmuşlarsa da Ridaniye'de, Osmanlilar karşısında mağlup olmaktan kurtulamamışlardı.
Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını
Ahi Çelebi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlimlerindendir. Tokatlıdır. Aksarây ile Topkapı arasında Ahizâde Câmii'ni yaptırdı. 905 [m. 1499] senesinde vefât etti. "Hediyyet-ül-mehdiyyin" kitabında buyuruyor ki:
Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında, Anadolu'da yetişen âlimlerdendir. Muhammed Efendi'nin babası, Mahmûd Hüseyni'dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin yüksek talebelerinden olup, çok zeki olduğu için, hocası tarafından Zeyrek lakabı verildi. Önce Bursa'da, Sultan Murâd Hân Gâzi Medresesi'nde müderrislik yaptı. İstanbul'un fethinden sonra, Sultan Fâtih'in yaptırmış olduğu Semâniyye medreselerinden birine tayin edildi. Bugün "Zeyrek" adı ile anılan semtte otururdu.
Seyyid Kaylavi hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Irak'ın Kaylaviye kasabasında yaşadı. Orada 1162 (H. 557) senesinde vefât etti. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. Abdülkâdir-i Geylâni ile sohbet ederlerdi. Gavs-ı âzam Abdülkâdir Geylâni'ye çok hürmet eder, edebli davranırdı. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:
Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.