Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.635.638

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Şeyhülislam Abdullah-i Ensârî hazretleri evliyânın meşhûrlarından ve Hanbelî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 1005 (H.396) senesinde Afganistan’da Herat'ta doğdu. 1088 (H.481) senesinde aynı yerde vefât etti. Hadîs ilminde yüksek derecede âlim idi. Üç yüz binden ziyâde hadîs-i şerîf ezberlemiştir. Ayrıca tefsîr, fıkıh, kelâm, târih, neseb ve diğer ilimlerde âlim idi. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ebü'l-Hasan-ı Harkânî hazretlerine intisab ederek tasavvufta da yüksek derecelere ulaştı. Abdullah-ı Ensârî buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han'ın namaz kılınmasına dikkat edilmesi hususunda Rum vilayetlerine gönderdiği ferman şöyledir:

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

İsterse Sirtimdan Geçsin

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülaziz Buhârî

Abdülaziz Buhâri rahmetullahi aleyh, Hanefi fıkıh âlimlerindendir. Buhara'da doğdu. 730 (m. 1330)'da aynı yerde vefat etti. "Keşfü'l-esrâr" isimli eseri meşurdur. Bu eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cemal Halveti'nin Medine Yolculuğu

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid döneminde İstanbul iki büyük musibet ile karşı karşıya kalmıştı... Bunlardan biri büyük bir deprem meydana geldi, ardından da artçı depremler uzun süre devam etti. Deprem korkusu ile yaşayan halk bir de taun (veba) hastalığı ile karşılaştı...

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi rahmetullahi aleyh Yavuz Sultan Selim Hân devri âlimlerindendir. 931 (m. 1524) senesinde Kırım'da Kefe şehrinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde buyurdu ki:

Toprağın Peygamberleri Çürütmesi Haram Kılındı

Vehbi Tülek

Onun Annesini Buraya Getirin

Vehbi Tülek

Abdullah Bin İbrahim Cedrî

Vehbi Tülek

Baharatçı Velî berbehârî

Vehbi Tülek

Sadi Çelebi

Vehbi Tülek

Muhabbetin En Yüksek Tabakasına Erişenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Helvaci Çocuk

Cünnetü'l-esmâ

Sünnet Akçesi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek