Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.345.054

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Sultan II. Bayezid Han rahmetullâhi aleyh, her seferden dönüşünde elbisesine bulaşan tozları toplar ve bir kavanozda biriktirirdi.Yine bir harp dönüşüydü. Bayezid Han elbisesini çıkartmış, üzerindeki tozları toplamaya başlamıştı. Hanımı Gülbahar Hâtun, merakla sordu:" Pâdişâhım, merakımı hoş görün, ama, o tozları niçin biriktirdiğinizi sorabilir miyim? Pâdişah:" Elbette Gülbahar Hâtun, diye karşılık verdi ve devamla, benim senden gizlim yoktur. Bu tozlardan bir tuğla döktürüp mezarıma koyulmasını vasiyet edeceğim. Çünkü Allah, ayakları Hak yolunda tozlananları cehennem ateşinden koruyacağını buyurmaktadır. İşte Hak yolunda küffarla savaşırken üstümüze bulaşan tozları bu yüzden topluyoruz. Vasiyetimizdir; öldüğümüzde bu tozları kabrime koysunlar.Sultan II. Bayezid Han, biriktirdiği bu tozlardan bir tuğla yaptırdı. Bu tuğla, vasiyeti gereğince, öldüğü zaman kabrine kondu.

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sevilen Bir Kul Olabilmak Için

Bezcizâde Muhyiddin Efendi Osmanlı velilerindendir. Konya'da doğdu. Seyyiddir. Medrese tahsilinden sonra Halveti şeyhlerinden Nûreddinzâde Molla Çelebi'ye intisap etti. Sultan I. Ahmed devrinde İstanbul'a davet edilerek Üsküdar'daki Şemsi Paşa Tekkesi şeyhliğine getirildi. Nuhkuyusu'nda bir tekke yap­tırdı. 1020'de (m. 1611) vefat edince buraya def­nedildi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Ümmetin Bir Fitnesi Vardır

Vehbi Tülek

Ümmiveledzâde hazretleri Osmanlılar zamanında yetişen Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Asıl adı Abdülevvel bin Hüseyn'dir. Molla Hüsrev'den ilim tahsil ettikten sonra, Molla Hüsrev'in kızıyla evlendi. Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında Silivri Kadılığına tayin edildi. 950 (m. 1543)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allah'tan Hayâ Etmek, Müminlerin Hazinesidir

Vehbi Tülek

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Vehbi Tülek

Mehmed Şerif Efendi 109. Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1130'da (m. 1717) doğdu. Medrese tahsilinden sonra kadılık, Anadolu, sonra Rumeli kazas­kerliği yaptı. Nihayet şeyhülislâmlığa getirildi. 1204'te (m. 1790) vefat etti. Buyurdu ki:

Cennetin Yüksek Derecelerine Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Mümin, Cennette Ebedî Kalır

Vehbi Tülek

Fahreddin Zeylâî

Vehbi Tülek

Rabbine, Onu Görür Gibi Ibâdet Et

Vehbi Tülek

Pîr Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Sarik Ve Sakal

Bunlar Şarapti

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

İcÂzetin Sirri

9 Evi Dolaşan Kelle

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek