Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.633.657

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Avuç Bulgur

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Zigetvar seferine çıkmadan önce hazırlıklarını tamamlayıp, evliyâ kabirlerini ziyâret edip zafer kazanmak için duâ etti. Ayrıca hayatta olan evliyâ ve ulemâdan da duâ istedi. Devrin meşhûr evliyâsı olan Bahri Dede'den de duâ iste mişti. Ayrıca fakirlere muhtaçlara dağıtır diye bir kese içinde bin flori altın hediye etti. Bahri Dede bu hediyeyi kabul edip bir yere sakladı. Sonra savaşa kendisinin de katılacağı nı söyledi. Ordunun hareket günü gelince o da orduyla yola çıktı. Böyle evliyâ bir zâtın aralarında bulunması pâdişâh, komutanlar ve askerler için büyük bir ümit ve moral oldu.

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Hasib Efendi

Mü'minzâde Ahmed Hasib Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. Seyyiddir. Bursa'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderrislik ve kadılık yaptı. 1752'de İstanbul'da vefat etti. "Ravzatü'l-Küberâ" isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tâcüddîn İbrâhim Zâhid-i Geylânî

Vehbi Tülek

İbrâhim Zâhid-i Geylâni "Tâcüddin" İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Babasının adı Rûşen Emir'dir. Künyesi Ebü's-Safvet, lakabı "Tâcüddin"dir. Doğum târihi bilinmeyen İbrâhim Zâhid-i Geylâni, Âzerbaycan'da bulunan Geylân nâhiyesine bağlı Siyâverû isimli köyde doğdu. 1305 (H.705) senesinde Geylân yakınlarında bulunan Lenger-i Künân denilen yerde vefât etti. Kabri oradadır.

Magnisavîzâde Muhyiddîn Efendi

Vehbi Tülek

Câkîr El-kürdî

Vehbi Tülek

Câkir el-Kürdi, Kuzey Irak'ta yetişen büyük velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hanbeli mezhebi âlimlerinin büyüklerindendir. 1155 (H.550) senesinde vefât etti. Tâc-ül-Ârifin Ebü'l-Vefâ hazretleri, Câkir hazretlerini över, yüksekliğini anlatırdı...

Kabirleri Ziyaret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Hazreti Mehdî'nin Çok Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Kâinâtın Sırları Bana Baştan Sona Açıldı

Vehbi Tülek

Ebû Yahya Gırnâtî

Vehbi Tülek

Hafız İbrahim Cevherî

Vehbi Tülek

Ayakta Duramayan Hastanın Namazı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Ahde Vefa

Keramete İnanmayan Âlim

Latif Bir Şikayet

Alabilirsen Al

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek