Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.660.235

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rodos’un Fethi

Kânûni, Belgrad'ı fethettikten sonra, Avrupalıların kendi içişleriyle uğraşmalarından da istifâde ederek, Rodos'u fethetmeye karar verdi.Kânûni'nin bu niyetini öğrenen şövalyelerin başı Vilye dö Lil Adam, hazırlık yaparak, şövalyeleri topladı ve yiyecek stoku yaptı.Seferin serdârlığına İkinci Vezir Mustafa Paşa tâyin edildi. 300 harp ve 400 nakliye gemisinden meydana gelen donanmanın sevk ve idâresi ise, Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetişen meşhur amirâl Kurdoğlu Muslihiddin Reis'e verildi. 4 Haziran 1522'de İstanbul'dan donanmayla harekete geçen Mustafa Paşa, 24 Haziran'da Rodos'a geldi. Kânûni Sultan Süleymân ise, 16 Haziran'da kapıkulu ve eyâlet askerleriyle birlikte İstanbul dan kara yoluyla harekete geçti.

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı zamanında, Avusturya üzerine yapılan Uyvar seferi sırasında, Osmanlı ordusu, kendisilerinden kat kat daha kalabalık bir Avusturya birliği ile karşılaştı. Sadrazam, bu ordu ile harbi kabul etmek mecburiyetindeydi. Fakat, o devirde Osmanlı ordusu, diğer müesseseler gibi eski ihtişamını kaybetmiş, ancak maddi tedbirlerle muvaffakiyetler kazanabiliyordu. İşte Fazıl Ahmet Paşa, böyle bir durumda, yapılacak olan şeyi yaptı. Düşman kellesi getirecek olan her askere altın verileceğini vadetti.

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dinleyeni Sıkacak Kadar Uzun Konuşmamalıdır

Şemsüddin Megûşi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimidir. Tunus'ta doğdu. Kanuni Sultan Süleymân Hân onu İstanbul'a davet etti. İstanbul'daki âlimler arasında meşhur oldu. Daha sonra, Mısır'a gitmek için izin istedi. 947 (m. 1540)'da Kâhire'de vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabir Azâbını Inkâr Eden Adamın Hâli!

Vehbi Tülek

Muîdzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Aslen Maraşlıdır. 1516 (H.922) senesinde Tarsus'ta doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra İstanbul’da medreselerde meşhur âlimlerden ilim öğrenerek icazet aldı. Bursa ve Edirne kadılıkları, Şam müftülüğü yaptı. 1575 (H.983) senesinde Kudüs kâdısı iken vefât etti. Kâdı Beydâvî Tefsîri ile Keşşâf Tefsîri arasında bir mukâyesesi, Hidâye ve Miftâh-ul-Ulûm isimli eserlere ilâveleri vardır.

hikmetten Bir Nükte Öğreteyim

Vehbi Tülek

Hadramutlu Mutasavvıf Ebû Abdullah Hadramî

Vehbi Tülek

Büyük veli Ebû Abdullah Hadrami aslen Hadramutlu olup doğum târihi bilinmemektedir. 1253 (H.651) senesi Yemen'de Tihâme taraflarında, Dıhhi köyünde vefât etti. Kabri ziyâret mahallidir...
Ebû Abdullah Hadrami hazretleri, birçok âlimden ilim tahsil edip hadis, fıkıh ilimlerinde büyük bir âlim oldu. Bunun yanında Allahü teâlânın sevgili kullarıyla görüşüp tasavvuf yolunda ilerledi. Devamlı onlarla bulunmayı arzu eder, onlardan bir an ayrı kalmamaya çalışırdı...

Önce Nefsi Bilmek Gerekir

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Ibn-i Arabî

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Bürzûlî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Sûka

Vehbi Tülek

Sevabı En Büyük Ilim

Vehbi Tülek

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Örümcek Ağı

Namazini Ben Kildirayim

Ölüyü Diriltemem

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Abdullah Bin MübÂrek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek