Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.791

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Fransız ihtilalinin kudreti adamı Napoleon, kısa bir zaman içinde bütün Avrupa'yı şaşırttı. Toulon limanından 450 gemiyle çıktı. 1.000 yıllık Venedik Cumuriyetini tarihe gömdü. Asırlarca Akdeniz'İ haraca kesen Malta şövalyelerini dize getirdi. Papanın İtalya'sını, Dalmaç ya sahillerini ve bu civardaki bütün adaları, birçok liman ve şehirleri silindir gibi ezdi, geçti. Nihayet hayalindeki Ehramlar şehrine ulaştı. Hile ve zor kullanarak Mısır'ı işgal etti ve halka Osmanlıca broşürler dağıtarak, Osmanlı hükûmeti tarafından asi Memlûk leri itaat altına almakla görevlendirildiği yalanını yaydı. Osmanlı Devleti, 400 yıldan beri Fransızlarla savaşmamıştı. Bilakis daima dostluk elini onlara uzatmıştı. Kanuni, krallarını bile esaretten kurtarmıştı. Napoleon bütün bunları unutmuş olamazdı. Fakat umursamıyordu. Saldırıyor, saldırıyordu...Üstelik şeytan kadar da kurnazdı. Silahtan önce herkesi kandırmaya çalışıyordu.

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

Bir gün Azapkapı'da... Keyif bu ya Hatice Turhan Sultan, İstanbul'u dolaşmaktan çok hoşlanır. Yanına sadık nedimesini alır, güzergahı arabacıya bırakır. İhtiyar faytoncu Valide Hanım'ın huyunu iyi bilir. Daha ziyade fukaranın içine sürer ve gezi bir garip gönlü yapılarak sonlanır. İşte yollarının Azapkapı'ya çıktığı günlerden birinde, boyu büyüklüğünde destiyi sürükleyen minik bir kız dikkatini çeker ve dizginlere asılır. Arabanın perdesi belli belirsiz aralanır ve bir çift meraklı göz küçük kıza takılır. Kızcağız güç halle destiyi kucaklar, lüleye dayar. Alttan diziyle destek verip doldurur ama indirmesi çok zordur. Nitekim beklenen olur, ağır desti yalağa çarpar ve parçalanır. Minik kız kısa bir şaşkınlığın ardından kırıkları toplamaya başlar. Bir yandan içli içli ağlar, bir yandan dizini döve döve ağıt yakar.

Seydi Ahmed Paşa

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Ebû Bekr

Abdullah bin Ebû Bekr Sekâfi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde doğdu. Küçük yaşta iken babası vefat etti. Amcası Ömer Muhdâr, onu tasavvuf yolunda yetiştirdi. Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Burhaneddin

Vehbi Tülek

Seyyid Burhaneddin aslen Maveraünnehir'deki Tirmiz şehrindendir. Oradan çıkarak ilim öğrenmek için birçok memleket gezdi. Sonunda Behaeddin Veled hazretlerine kavuştu ve onun halifesi oldu. Bir ara Tebriz şehrine gitmişti. Burada iken hocasının vefat edeceği ilham olundu. Hocası ona rüyada, oğlu Celaleddin'in terbiyesini kendisine verdiğini söyleyince hemen Konya'ya gitti. Mevlana Celaledin-i Rûmi hazretlerinin en büyük hocası oldu.

Resûlullahı Canından Çok Sevmedikçe

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiram, âyet-i Kerimeyle Methedildi

Vehbi Tülek

Muhammed bin Tayfûr Gaznevi hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. Afganistan'da Gazne'de doğdu ve burada yaşadı. Oradaki büyük âlimlerden tefsir ve kıraat ilmi tahsil etti. 560 (m. 1165)'de vefat etti. "Aynü'l-meâni fi tefsiri's-seb'i'l-mesâni" isimli tefsirinde şöyle anlatmaktadır:

Küfre Düşmekten Çok Korkmalı, Az Konuşmalı

Vehbi Tülek

İslâm Târihçilerinden Ahmed Bin Abdülcebbar

Vehbi Tülek

Dünyayı Talep Edenin Ahiretten Nasibi Olmaz

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Enmatî

Vehbi Tülek

Zâlimler Için Hiçbir Yardımcı Yoktur

Vehbi Tülek

sa­na Hü­zün, Gam ­ke­der Gir­mez!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Alabilirsen Al

Geç Gelen Kurtarıcı

Anzakli Ömer

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek