Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.273.497

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Büyüklerine Itâat Etmemenin Netîcesi!

Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Çivizâde, 1545 senesinde Rumeli kadıaskeri olunca, Şâh Muhammed Çelebi'nin Sirâciyye Medresesine tâyin edilmesi için pâdişâha arz edip, onun iyiliğinden bahsederken; "Bu hakirin mülâzimi olmasından başka hiçbir aybı yoktur." dedi. Bunun üzerine pâdişâh, Çivizâde'ye iltifât edip; "Efendi! Yalnız sizin talebeniz olması ona şeref olarak yeter." dedi. Çivizâde bunun üzerine; "Saâdetli pâdişâhım, iki mülâzimim vardır. Biri Şâh Muhammed Çelebi, diğeri de Kınalızâde Ali Çelebi'dir. İki gözüm gibidirler. İkisinin birbirinden farkı yoktur" dedi.

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Han, Peygamber efendimizin mübârek Kadem-i şerifin izi bulunduğu bir taşı Mısır'da Kayıtbay Türbesinden İstanbul'a getirtmiş ve Eyyûb Câmiine koydurmuştu. Sultanahmed Câmii tamamlanınca da Nakş-ı Kadem oradan alınarak buraya nakledildi. Nakil işinin yapıldığı günün gecesinde Sultan Ahmed şöyle bir rüyâ gördü:Bütün pâdişâhların toplandığı yüce bir divanda Peygamber efendimiz kâdılık yapmaktadır. Kayıtbay Türbesini ziyârete vesile olan "Kadem-i şerif" resmini kendi câmii ne nakleden Sultan Ahmed'den dâvâcıdır. Peygamber efendimiz dâvâcıyı dinledikten sonra, Kadem-i şerifin alındığı yere geri verilmesi istikâmetinde karar verir. Suçlu mevkiinde oturan Ahmed Han, kan ter içerisinde uyanır ve derhal şeyhi Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine giderek rüyâsını anlatır. Hüdâyi hazretleri, rüyâyı; "Emânetin derhâl yerine gönderilmesi." şeklinde yorumlar ve Kadem-i şerif Kayıtbay Türbesine iâde edilir.

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuşdur

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâkim Nafaka Vermeyen Fakîri Ayıramaz

Mehmed Zeyni Efendi Altmışaltıncı Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Kadıasker Manisalı Ak Mahmûd Efendi'nin oğludur. Seyyiddir. 1078 (m. 1667)'de İstanbul'da doğdu. 1164 (m. 1751)'de vefât etti. Eyyûb Sultan civarında babasının kabri yanına defnedildi. Şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

sâlihlere Hizmet Eden Yükselir

Vehbi Tülek

Ebû İshâk hazretleri, tasavvufta Çeştiyye yolunun büyüklerindendir Çeşt'te otururdu. Bu yüzden yoluna "Çeştiyye" denildi. 940 (H.329) yılında vefât etti. Kabr-i şerifi, bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akka'dadır...

Mekkîzâde Asım Efendi

Vehbi Tülek

Şems-ül-eimme Serahsî

Vehbi Tülek

Şems-ül-eimme Serahsi hazretleri Türkistan'da yetişen Hanefi mezhebi fıkıh alimidir. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Ebi Sehl'dir. 400 (m. 1010) senesinde Merv yakınındaki Serahs'ta doğdu. 483 (m. 1090)'de vefat etti. "Muhit" kitabında buyuruyor ki:

Kötü Arkadaş, Zehirli Yılandan Da Kötüdür

Vehbi Tülek

Züheyr Bin Harb

Vehbi Tülek

Adil Hükümdar Nuşirevan

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız!

Vehbi Tülek

Allah Yolunda Şehit Olanları Ölü Sanmayınız

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Begavî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

At Hirsizi

Korkma!

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kum Ve Kaya

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek