Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.073.441

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Ilk Itirâzı, Secde Etmemek Oldu!

Hâce Ahmed bin Mevdûd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1113 (H.507) senesinde Afganistan'ın Çeşt beldesinde doğdu. 1181 (H.577)'de aynı yerde vefât etti. Evliyânın meşhûrlarından Hâce Mevdûd Çeştî hazretlerinin oğludur. Babasının ders ve sohbetlerinde yetişip kemale erdi. Evliyâlıkta üstün derecelere yükseldi. Babası onu kendine halîfe, vekil tâyin etti. Babasının vefâtından sonra, talebeleri yetiştirmekle vakitlerini geçirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Topal Arabaci

Düyûn-u Umûmiye Başkâtibi Hasan Şevki Efendi o akşam, dairesindeki işlerini geç saatte ancak bitirebilmiş, neyse ki Yakacık'taki yazlığına gitmek için en son trene yetişebilmişti. Kartal istasyonuna geldiğin de etrafta kimsecikler kalmamıştı. Yatsı ezanları okunuyordu. Yakacık'a gitmek için bu saatte nereden fayton bulacaktı? Yaya gitmek en az iki saat sürerdi. Biraz ilerde zaptiye karakolu vardı. Oraya gidip vaziyeti anlattı. Hemen etraftaki kahvehane leri araştırdılar ve biraz sonra, bir ayağı topal, genç bir arabacı geldi. Hasan Şevki Efendi hemen faytona atladı ve Yakacık'a doğru yola çıktılar. Adam, gecenin bu vaktinde önüne çıkan zoraki işten pek memnun olmamışa benziyordu. Hırsını atlardan alırcasına insafsızca kamçılıyordu. Derken bir yokuşun başında atlar durdu. Daha yarım saatlik yol vardı. Şevki Efendi arabacıya yaklaştı ve:-Bırak dinlensinler, sonra hiç yürümezler... diye bağırdı.

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Emekli bir albay anlatır: Sultan Ahmet camiine gidiyorum her sabah, ne kadar erken gidersem gideyim mihrabın bir kenarında saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam ümitsizce bedbin durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki ağlamadığı tek dakikayı yakalayama dım. Nihayet bir gün yanına sokuldum: "Muhterem dedim, Ah Efendim dedim, Allah'ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun?" Bana: "Beni konuşturma" dedi, "kalbim duracak". Ben çok ısrar edince ağlıya ağlıya anlattı. Dedi ki :

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Dürrizâde Mustafa Efendi, yetmişikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1114 (m. 1702) senesinde İstanbul'da doğdu. 1188 (m. 1774) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebül-hasan El-kûsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan el-Kûsi hazretleri, Mısır'da, Nil Nehri sâhilinde bulunan Kûs kasabasındandır. 1215 (H.612) senesinde Mısır'ın Kınâ şehrinde vefât etti...
Rivâyet edilir ki: "Biri, Ebü'l-Hasan hazretlerinin türbesine yakın bir yerde, çirkin bir günah işlemek üzereydi. Tam bu sırada, Ebü'l-Hasan hazretlerinin kabrinden;
-Ey Filân! Bu işi yaparken Allahü teâlâdan hayâ etmiyor musun? diyen bir ses duyuldu. Böylece o kimse, büyük günah işlemekten vazgeçti...

Sofradan, Doymadan Evvel Kalkmalıdır

Vehbi Tülek

Abdullah Cevaliki

Vehbi Tülek

Abdullah Cevaliki hazretleri, hadis hafızı, yani yüzbin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendi. İran'da Ahvaz'da doğdu. Hicaz, Şam, Mısır ve Irak'ta devrinin meşhur âlimlerinden hadis tahsil etti. 306 (m.918)'de Ahvaz'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden biri:

Karakaş Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Muhammed İsmâil

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Mûsâ Ebnâsî

Vehbi Tülek

İhtiyacı Olana Ödünç Verilir

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi İmâm-ül-haremeyn

Vehbi Tülek

Ravda-i Mutahharayı Ziyâret Hakkında

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Derdi Olan Neylesin?

Derdi Olan Neylesin?

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Örümcek Ağı

Kadin Akli

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Kum Ve Kaya

Helvaci Çocuk

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek