Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.650.088

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yağmur, Ekine Önce Mi Sonra Mı Faydalı Olur?

Feyzullah Feyzî Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarının kırkyedincisidir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul’da doğdu. Zamanın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil edip, kısa sürede ilmî üstünlüğe ulaştı. Müderrislik, İstanbul kadılığı, Anadolu, Rumeli kadıaskerliğinden sonra 1101 (m. 1689) senesinde şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1110 (m. 1698) senesinde İstanbul’da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kirim Savaşi

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

Vehbi Tülek

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Uzun yıllar mesane hastalığından ıstırap çeken Sultan Reşat Han'a ölümünden iki yıl önce, Alman profesör İsrail tarafından başarılı bir ameliyat yapılmıştı. Yıldız sarayında bitkin halde yatmakta olan Padişah, ameliyat odası haline getirilen salona götürüldü. Doktorlar ve yardımcıları salonda bekliyorlardı. Ameliyat odasına girdiklerinde Padişah, oradakilerle ayrı ayrı helalleşti. Sonra da kıbleye dönerek:"Ey Büyük Allah!ım! Eğer ben milletim ve vatanım için hayırsız ve bahtsız isem beni şu ameliyat masasının üzerinden sağ kaldırma!" diye dua etti. büyük bir cesaret ve tevekkül ile ameliyat masasına uzandı. Yapılan başarılı ameliyat sonunda sıhhatine kavuştu ve iki yıl daha yaşadı.

Sultan Ii. Mahmud’un Rumeli Seyahati

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eğer Gavs Iseniz, Beni Bu Mecliste Öldürün

Abdülehad Nûrî Efendi evliyanın büyüklerindendir. 1604 (H.1013) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesi vefât etti. İlim tahsîline Sivas'ta başladı. Dayısı Abdülmecîd Sivâsî yeğenini himâyesine alarak tahsîl ve terbiyesiyle meşgûl oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Asırlardır harp meydanlarında gayr-i müslimlerle karşılaşmış yiğitlerimiz, ilk defa 19. asırda, sulh zamanında "diyar-ı Frengistan"da gayri müslim pehlivanlarla güreş tutmuşlardır. Avrupa ve Amerika'da güreşerek dünyaya nam salan pehlivanlarımızın en meşhuru Koca Yusuf'tur... Koca Yusuf pehlivan, ulemâların; Müslümanların maddeten de güçlü olduklarını isbat etmenin bir cihad olduğu yolunda fetvalarını ve dualarını alarak Avrupa ve Amerika'ya gitmiş oralardaki bütün meşhur pehlivanların sırtını yere vurarak "Cihan Pehlivanı" unvanını almıştır.

Koğacızâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

hay­rın Anah­ta­rı Sâ­bit El-be­nâ­nî

Vehbi Tülek

Sâ­bit el-Be­nâ­ni haz­ret­le­ri, Tâ­bi­ini­n ha­dis âli­mi ve ve­li­le­rin­den­dir. Kün­ye­si Ebû Mu­ham­med'dir. 737 (H.120) se­ne­sin­de ve­fât et­ti. Ha­dis il­min­de si­ka, emin, gü­ve­ni­lir ve iti­mâd edi­lir bir âlim­dir. Bas­ra'nın en bü­yük âlim ve râ­vi­le­rin­den­dir. Sâ­bit el-Be­nâ­ni, bir­çok Sa­hâ­bi­den ha­dis-i şe­rif ri­vâ­yet et­miş­tir. Enes bin Mâ­lik, İbn-i Ömer, İbn-i Zü­beyr, Şed­dâd (ra­dı­yal­la­hü an­hüm) bun­lar­dan­dır.
Ha­dis­le­ri, Kü­tüb-i Sit­te di­ye meş­hûr olan al­tı ha­dis ki­ta­bı­nın hep­sin­de var­dır.
Enes bin Mâ­lik onun için bu­yur­du ki: "Her şe­yin bir anah­ta­rı var­dır. Hay­rın anah­ta­rı da Sâ­bit'tir."

Nasîhat Istersen, Ölüm Yeter!

Vehbi Tülek

Seyyid Ziyâüddîn Nahşebî

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Haffâf

Vehbi Tülek

Dünyânın âşıkları Sarhoşturlar

Vehbi Tülek

Ahmed Sârbân Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Dört Şey Mühimdir

At Hirsizi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek