Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.647.837
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Yunan Prensi Yorgi, Başkumandan sıfatıyla, melanetlerine hız vermek için Yenişehir e gelmişti. Şehir varoşlarına hakim bulunan av köşkünün salonunda perdeleri sonuna kadar açık, gayet yüksek ve geniş pencerenin önünde duruyordu. Ellerini arkasında kavuşturmuş, ileride, uzakta ve aşağılarda, şehirden çıkıp tepelerin arasında kaybolan yola dikkatle bakı yordu. Arkasında bekleyen yaverinin yüzüne bakmadan:-Mükemmel!...diye konuştu. İşte yolun nihayetinde son müfrezeler de kaybolmak üzereler. Askerimize giydirilen kıyafet tam istediğim gibi. Eşkıyadan farkları yok. -Evet Ekselans. Bu çok güzel düşünülmüş bir plan. Kahraman askerlerimiz, bu eşkıya kıyafetleriyle Müslüman köylerini basıp, çoluk çocuk katletmeye, soyguna işkenceye başlayın ca, Osmanlı hükûmeti her şeye rağmen harekete geçmek mecburiyetinde kalacak. Eşkıya kı yafetindeki yiğit askerlerimizi takibe ve kovalamaya başlayacak. O zaman, her zamanki gibi Osmanlılar, Yunan tebeayı katlediyor...soykırıma başladı diye yaygara koparıp bütün Avru pa'yı ayaklandıracağız. Osmanlılarla aramızda bir savaş çıktı mı, ilk durağımız İstanbul olur.
21 Temmuz 1905 Cuma...Yıldız Camii, her hafta olduğu gibi yine hıncahınç dolu. Salâ verilirken Sultan Abdülhamid Han abdest tazeledi. Namaz vaktine doğru Baş Mabeyinci yaklaştı:-Arabanız hazır Efendimiz...dedi.Sultan teşekkür etti. En yeni elbiselerini giydi. Güzel kokular süründü. Yavaş yavaş yürümeye başladı. Her zaman olduğu gibi sade ve açık bir faytona bindiler. Yıldız sarayından, Yıldız Camiine kadar yol kenarları lebaleb doluydu. Müslim-Gayri Müslim tebaadan Türkler, Arap, Boşnak, Arnavut, Kürt ve Çerkesler kadar, Rum, Musevi ve Ermeniler de dikkat çekiyordu. Memleketimizi gezmeye veya iş icabı gelen yabancılar, Büyük Hakanı ancak Cuma günleri görebilirlerdi. Bu yüzden yol boyunca onlar da sıralanmışlardı.-Padişahım çok yaşa...-Allah seni başımızdan eksik etmesin...sesleri ve alkışlar arasında ilerleyen Padişah, selamlara karşılık veriyordu.
Kabisa bin Ukbe es-Süvâi hazretleri hadis ve tefsir âlimidir.136 (m. 753)'de Kûfe'de doğdu. Süfyân-ı Sevri hazretleri gibi büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Ahmed bin Hanbel hazretleri, onun talebelerindendir. 215'te (m. 830) Kûfe'de vefat etti. Buyurdu ki:
Ebü's-Sırri Sülemi hazretleri büyük velilerdendir. Basra'da yaşadı. 839 (H.225) senesinde Basra'da vefât etti. Zamânının meşhûr âlim ve velilerinden ilim öğrenip hadis-i şerif dinledi. Iraklılar ve Horasanlılar tarafından makbûl sayılan ve sevilen bir zâttı. Çok tesirli olan vaaz ve nasihatleri dinleyenleri kendinden geçirirdi.
Abdülmecid Şirvâni rahmetullahi aleyh, Tokat evliyâsının büyüklerindendir. Azerbaycan'da doğdu. Ülkesinde çıkan karışıklıklar sebebiyle Anadolu'ya geldi ve Tokat'a yerleşti. Çok kerametleri görüldü...
Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider. Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var.