Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.638.600

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâyı Sevmek Bütün Günahların Başıdır

Muhammed Dehlevî hazretleri Çeştiyye evliyâsının büyüklerindendir. 1385 (H.787) senesinde Hindistan’da Delhi'de doğdu. 1486 (H.891) senesinde Delhi'de vefât etti. Çerâğ-ı Dehlevî Nasîruddîn Mahmûd'un sohbetlerinde kemâle geldi. Bu zâtın en büyük talebelerinden ve halîfelerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefâtıyla, 30 Ekim 1757'de hükümdâr oldu. Çalışkan ve azim sâhibiydi. Devlet işlerini iyi tâkip ederek, mâli ve askeri sâhalarda ıslâhatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları sulh ve sükûn içinde geçti. İlk sadrâzamı Koca Râgıb Paşayı tahta çıkışından vefâtına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyân eden (1756-1763) "Yedi Yıl Harbleri"nde müttefiklerden her biri Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya veFransa ittifaklarına katılmaları hâlinde, siyâsi, askeri ve mâli vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle tâkip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sâhiplerinin menfaatkâr ve plânlı hareketlerini yerinde teşhis edip, onları ustalıkla oyaladılar. Süratle ordunun, donanmanın techizine ve yenilenmesine, mâliyenin iyice düzeltilip, takviyesine başlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. İstanbul'da bulunan Baron de Tott, Tophâneyi tanzim etmekle vazifelendirildi. Baron de Tott, Tophâneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının tahkim ve müdâfaası için boğaz içindeki kalelerin plânlarının tanzimiyle Hasköy'de yeni bir top dökümhânesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tâdili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han yapılan işleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân, bir gece rüyâsında ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın sırtını sıvazladığını gördü. İhtiyâr kendisine: "Efendimiz, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor. Onu ziyâret ediniz." dedi. Pâdişâh uyanınca bu sıcak sesi mânâlândırmaya çalıştı. Kimdi bu Baba Haydar? Devamlı Eyüb'e gitmesine rağmen, Baba Haydar diye birisinden bahsedildiğini hiç duymamış tı. Pâdişâhı ayağına dâvet eden bu zât kimdi? Kânûni bunları düşünürken Şeyhülislâm huzûra girdi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" diye sordu. Pâdişâh da; "Hayrolsun inşâallah. Bu gece rüyâda yaşlı bir zât bana; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor." dedi. Buna bir mânâ veremedim. Bu dâvete, sen ne dersin?" dedi. Şeyhülislâm; "Hayırdır inşâallah Pâdişâhım! Eyüp'te hiç bu isimde kimsenin bulun duğunu bilmiyorum. Baba Haydar kim acabâ? Sizinle Baba Haydar'ı arayıp bir ziyâret etsek iyi olur." dedi.

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Sizler Şahid Olun

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İzzeddîn Türkmânî

İzzeddin Türkmâni hazretleri, Mısır'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1424 (H.828) senesinde Meraga'da vefât etti. Dergâhındaki bahçeye defnedildi.
Bu mübarek zat hâfız olup, Kur'ân-ı kerimi çok güzel okurdu. Bir gün birisi içinden; "İzzeddin Türkmâni hazretleri acabâ beni de okutur mu?" diye geçirdi ve talebelerin arasına karıştı. Sonra birisi gelip kendisini İzzeddin Türkmâni hazretlerinin çağırdığını haber verdi. O da varıp onun huzûruna çıktı. Ona; "Kur'ân-ı kerimi öğrenmek ve okumak lâzımdır. Hatırına getirir lâkin öğrenmezsin?" buyurdu. Sonra okutmaya başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muaviye (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Muaviye (radıyallahü anh) Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve selem) kayınbiraderi olup, Mekke'nin fethi günü babası ile beraber Müslüman oldu. Sonra Medine'ye yerleşerek Peygamberimizin "Yâ Rabbi, onu doğru yolda bulundur ve başkalarını da doğru yola götürücü kıl!" ve "Yâ Rabbi! Muâviye'ye yazı ve kitab öğret, onu azabından koru!" "Yâ Rabbi! Onu memleketlere hakim kıl!" duâlarıyla şereflendi. Onun "Vahiy Kâtibliği"ne alınması, Cebrâil aleyhisselâmın bildirmesi ile olmuştur. Cebrâil aleyhisselamın getirdiği Kur'ân-ı kerimi ve Peygamberimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) mektublarını yazardı...

Bildiği Ile Amel Etmeyen Câhil Demektir

Vehbi Tülek

Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

Keşanlı Zâti Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. Gelibolu'da doğdu. Bursalı İsmâil Hakkı hazretlerinin talebelerindendir. Akli ve nakli ilimleri hocasından öğrendi. Hocası tarafından Gelibolu'ya gönderildi. Daha sonra Keşan'a gidip Halvetiyye dergâhı postnişini oldu. 1738 (H. 1151) senesinde Keşan'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Bahâeddin Ibn-i Akil

Vehbi Tülek

Müctehidlerin Farklı Ictihadları Rahmettir

Vehbi Tülek

İbn-i Hulâvî

Vehbi Tülek

Estergon Muhafızı Kara Ali Bey

Vehbi Tülek

İbn-i Arafe

Vehbi Tülek

Secdede Iken Çok Duâ Ediniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Anzakli Ömer

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Gerçek Zehir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek