Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.362.073

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan'a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan'da Devletâbâd’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

Haci Mesud

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Osmanlılarda ilk önemli matematikçi ve astronom 1440'da vefat eden Bursa'lı Kadizade Rumi'dir. Musa Paşa da denen Kadızade-i Rumi, önce Bursa' da öğrenim gördü. Matematik ve astronomiyi Molla Fenari' den öğrendi. Kadızade, öğretimini Bursa'da yaptı. Kız kardeşinden başka kimseye haber vermeden Horasan'a oradan Türkistan'a giderek bilgisini artırmaya çalıştı. Timur Han'ın torunu Ulug Bey (1394-1449) zamanında Semerkand'da bulunduğu sırada, müdür Gıyaseddin Cemşid'in ölümü üzerine Semerkand rasathanesi müdürlüğüne, aynı zamanda Semerkand Medresesi baş müderrisliğine getirildi. Dört köşe olan bu medresenin dört tarafında dört sınıf vardı. Bir gün Uluğ Bey, müderrislerden birini görevden uzaklaştırdı. Kadızade, bunu protesto etmek için derslerine girmedi. Uluğ Bey, onu hastalandı sanarak ziyarete geldi. Karşısında Uluğ Bey'i gören gören Kadızade, 20. yüzyıl profesörlerine örnek olabilecek şu açıklamayı yapmış:" Biz müderrisliği, hiçbir kimseyle ilgisi olmayan bir görev zannederdik. Halbuki şimdi bunun da hüküm sahiplerinin elinde oyuncak olduğunu gördük. Öyleyse biz de dersten vazgeçtik."Bunun üzerine Uluğ Bey, görevden aldığı müderrisi eski görevine döndürdü ve bir daha bu işlere karışmayacağını açıkladı. Tarihte gerçekten büyük olan bilim adamlarının ve yöneticilerin varlığına bir örnek.

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Naime Sultan

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah’ı Sevmek Saadet Vesilesidir

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bugün Yunanistan’da bulunan Yenişehir’de (Larissa) doğdu. İstanbul’a giderek zamanının ulemasından akli ve nakli ilimleri tahsil ettikten sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zattan Nakşibendiyye yolunun adab ve erkânını öğrendi. İstanbul’a döndükten sonra daha çok, insanlara nasihat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibadet etmekle meşgul oldu. 1151 (m. 1738) senesinde İstanbul’da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

En Çok Ibadet Eden!..

Vehbi Tülek

Abdülgafûr Hâlidi Müşâhidi hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Hazret-i Hüseyin efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Bağdad'da yaşamıştır. Mevlânâ Hâlid hazretleri, Seyyid Abdülgafûr'a çok iltifatlarda bulunurdu...

Abdülgafûr Hâlidi Müşâhidi hazretleri, sohbetlerinde buyurdu ki:

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Şemseddîn Nakîb

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık Hazretleri

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık hazretleri, Hazret-i Ali'nin torunlarındandır ve "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. Tâbiin devrinin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerindendir. "Silsile-i aliyye"nin dördüncüsüdür. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:
"Beş kimsenin sohbetinden, yâni beş kimse ile berâber bulunmaktan sakın: Birincisi, yalan söyleyenden sakın. Çünkü ona dâimâ aldanırsın. Sana iyilik yapayım derken, kötülük yapar. İkincisi, cimriden sakın. Üçüncüsü, ahmaktan yâni aklı az olandan sakın. Çünkü en çok işine yarayacağı zaman, seni bırakır. Dördüncüsü, kötü kalbli kimseden sakın. Çünkü işi bozulunca, seni harcar. Beşincisi, fâsıktan yâni günâh işlemekten utanmayan kimseden sakın! Çünkü, seni bir lokma ekmeğe satar."

Muhammed Osman El-mergânî

Vehbi Tülek

Âhirete Faydalı Olacak Iş Peygamberlerin Işidir

Vehbi Tülek

sen Beni Öldüremezsin

Vehbi Tülek

Ali Gâlib Vasfî Efendi

Vehbi Tülek

İlimde, Önemli Olan Öne Alınmalıdır

Vehbi Tülek

Allahü Teala Seni Ateşten Korusun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte Gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte'ye hareket ederken, Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- Cihâda çıkacak olan şu insanlara Hz. Zeyd bin Hârise'yi kumandan tâyin ettim. Eğer o şehid olursa, yerine Ca'fer bin Ebi Tâlib geçsin. O da şehid olursa, yerine Abdullah bin Revâha geçsin. Eğer o da şehid olursa, aranızda münâsip gördüğünüz birini seçip, ona tâbi olursunuz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Allah'ın Emaneti

Yirmi Saniyede

Anzakli Ömer

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Gerçek Zehir

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek